Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Beş işçinin yanarak öldüğü işyeri sahibi: İsteselerdi kaçabilirlerdi

Ankara’da 5 göçmen işçinin ölümüne neden olan yangına ilişkin davada işyeri sahibi skandal bir savunma yaptı. İşyeri sahibi, yanarak ölen işçilerin istemeleri durumunda kaçabileceklerini, ancak bunu yapmadıklarını iddia etti.

BOLD – Ankara Siteler’de ağır ihmaller sonucu 16 Ocak’ta meydana gelen ve 5 göçmen işçinin can verdiği yangına ilişkin beş sanığın yargılandığı davaya dün devam edildi. Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya tutuksuz sanıkların yanı sıra, ilk duruşmaya katılmayan işyeri sahibi Mustafa Demirci de katıldı.

Birgün’ün haberine göre, ilk kez hâkim karşısında ifade veren Demirci, işyerinin kendisinden habersiz bir şekilde kiracısı tarafından başka bir işletmeye kiraya verildiğini öne sürerek, suçsuz olduğunu iddia etti.

‘İSTESELER KURTULURLARDI’

Yangınla ilgili kendisinin bir ihmalinin bulunmadığını, ısıtıcıyla ısınan yabancı uyruklu işçilerin bu işleminin hatalı olduğunu savunan Demirci, kendini şu skandal ifadelerle savundu: “Binamız imalathane olarak kullanılamayacak kadar güzel bir binaydı. Binayı tek giriş olduğu için tek kişiye kiraya verdik. Sonrasında kiraya verildiğini bilmiyordum. Ölenler, yük asansörünü kullansalar kurtulabilirlerdi. Ön tarafa koşsalardı da kurtulurlardı. Binada geniş merdiven var. Onu da kullanabilirlerdi. Camları kırıp ya da çatıya doğru çıkıp yine yangından kendilerini kurtarabilirlerdi.”

SGK’NIN DA YANGIN MERDİVENİ YOK

İşyerinde yangın merdiveninin bulunmayışı hakkında da konuşan Demirci, “Siteler’deki işyerlerinin tamamına yakınında yangın merdiveni yok. Hatta Sosyal Güvenlik Kurumu’nda bile yangın merdiveni yok” dedi. Mobilyacılar Odası Ankara Şube Başkanı Hüseyin Atmaca ise ‘tanık’ sıfatıyla dinlendi. Siteler’deki binaların çoğunda yangın merdiveni olmadığını doğrulayan Atmaca, “Yüzde 99’unda dört katlı yapılaşma izni olmasına karşın zorunlu kılınan yangın merdiveni yok. Çalışmaya devam edilen binalarda da şu anda öyle bir kaçış yolu bulunmuyor” diye konuştu. Dava, 27 Ocak’a ertelendi.

 

Gündem

Yolsuzluk-torpil-kadrolaşma skandalı patlak veren TÜGVA’dan cami içinde basın açıklaması

TÜGVA dosyasıyla dikkatleri üzerine çeken gazeteci Metin Cihan, TÜGVA’daki kadrolaşma ve yolsuzluk işleyişini anlattı. İddialara cevap için toplanan TÜGVA’lılar cami içinde basın açıklaması yaptı.

BOLD – Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kontrolünde olan Türkiye Gençlik Vakfı’ndan (TÜGVA) çıkan kadrolaşma ve yolsuzluk belgeleri bir süredir gündemin en önemli konusu.

Eski yöneticilerinin gazeteci Metin Cihan’a gönderdiği belgelerde, vakfın MİT, TSK, Emniyet ve devlettin diğer önemli kurumlarında kadrolaştığı ortaya çıktı.

Belgeleri önce yalanlayan vakfın başkanı Enes Eminoğlu, eski yöneticilerin belgeleri doğrulaması üzerine ‘sızdırılmış’ dedi.

TÜGVA dosyasıyla son günlerin en çok konuşulan gazetecisi Metin Cihan Artı TV’de gazeteci Erk Acarer’e konuk oldu.

TÜGVA’daki işleyişi anlatan Cihan, “TÜGVA’nın bütün yöneticileri bir belediyede ya da bir kamu kuruluşunda işe gitmeden para alacağı şekilde yerleştirilmiş durumda. Hepsinin bilgisi geliyor!” dedi.

CAMİDE AÇIKLAMA

Cihan’a yanıt camide toplanan TÜGVA üyelerinden geldi. TÜGVA Hakkari İl Temsilciliği’nin sosyal medya hesabından yapılan bir paylaşım tepki çekti. Paylaşımda, TÜGVA üyelerinin cami içinde basın açıklaması yaptığı görülüyor.

Paylaşımda ise şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz
Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğer ki harbe giden son nefer şehit olsun.
Şu karşımızdaki mahşer kudursa çıldırsa,
Denizler ordu bulutlar donanma yağdırsa…”

Çöpçüler Kralı Erdoğan: Çöpteki ranta kadar düştü!

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Oğlum annesinin yanından ayrılınca bir hafta konuşmadı”

Tutuklu anaokulu öğretmeni Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesiz. Eşi hapse girince çok zorlandıklarını söyleyen Ahmet Yalçın, “Oğlum annesinden ayrılınca eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye uğraşıyoruz ama anne gibi olmuyor.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Küçük bebekleri olduğu halde tutuklanan annelerin ve çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri her gün artıyor. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan anaokulu öğretmeni Elif Yalçın, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 5 Mayıs 2021’de tutuklanıp Gebze Kadın Kapalı Cezaevine gönderildi. Bank Asya hesabı ve ByLock kullandığı iddiasıyla hapse konulan Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesinden ayrı.

“ANNE SÜTÜ VE EK GIDAYLA BESLENİYOR”

Bold Medya’ya konuşan Ahmet Yalçın, “Eşimi almaya gelmeden önce aradılar. ‘Koronavirüs filyasyon ekibindeniz’ dediler. Oysa biz evdeydik, bir yere gittiğimiz yoktu. Oğlum anne sütü ve ek gıdayla besleniyor. İlk zamanlar oğlumu yanına götürdük. Bir ay yanında kaldı. Cezaevinin şartları çok zor. Eşim oğlumuzdan ayrılmaya dayanamadı ama kendi nefsim için bunu yapamam deyip mecburen bize verdi. Salih Enes normalde uysal bir çocuktu. Şimdi hırçınlaştı.” dedi.

İlk dönemler çok zorlandıklarını belirten Yalçın, “Enes’i annesinin yanından alıyorduk. Gebze’den eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye biz ilgileniyoruz ama anne gibi olmuyor, içimiz parçalanıyor.” ifadelerini kullandı.

10 KİŞİLİK KOĞUŞTA 23 KİŞİ KALIYOR

Elif Yalçın, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na geçtiğimiz günlerde mektup yazarak cezaevi koşullarını ve tutuksuz yargılanma talebini dile getirmişti: “20 aylık bebekli emziren mahpusum. 10 kişilik yerde 23 kişi kalınca sürekli yanımda kalamıyor. Yanıma alınca da oyun alanı bulamıyor. Bebeğim yemekteyken bir köfte daha istedi. Yoktu. Birlikte ağladık. Ev hapsi bile olsa tutukluluğum bitmeli.” demişti.

“SUÇ İŞLEMESELERDİ DİYENLERİ ANLAMIYORUM”

Kendisi de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da bulunan Ahmet Yalçın, yetkililere ve kendilerine “terörist” muamelesi yapanlara seslendi: “Suç işlemeselerdi diyenleri anlamıyorum. Dosyalarda suç yok. Hırsızlık, gasp, adam öldürme, yolsuzluk, ihaleye fesat… Hiçbiri yok. Olan varsa yargılansın ama dosyalarda yok bunlar. Bunlar şucu, delil bu. O yüzden bunlar terörist deniliyor özetle. Hak mı bu?

“BİZE TERÖRİST DİYENLER GELSİN EVİMİZE MİSAFİR OLSUN”

Terörist olup olmadığını merak ettiğiniz insanlarla vakit geçirin, evine misafir olun, sohbet edin. Ettiğiniz laflardan utanacaksınız garanti veriyorum. Oğlum 1.5 yaşında annesiz kaldı. Eşim okul öncesi öğretmeni ve hiç devlet memuru olmadı benim gibi. Yazık günah değil mi bu çocuk 5 aydır annesiz? Elektronik kelepçe ile evde dursun çocuğuna baksın dedik onu da kabul etmediler.

“HER GÜN ANNESİNİN FOTOĞRAFINI ÖPÜYOR”

Ben yavruma her gün annesinin fotoğraflarını öptürüyorum unutmasın diye. İnsan insana bunu yapar mı? Merhametiniz varsa kendinizi sigaya çekip bir düşünün. Salih Enes gibi kaç çocuk çok daha kötülerini yaşıyor. Yetmedi mi bunlar?”

 

“20 aylık bebekli, emziren bir mahpusum”

Okumaya devam et

Gündem

Bugün Mevlid Kandili: Ümit Nağmeleri’nden özel klip

mevlid kandil

Ümit Nağmeleri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa(s.a.v) doğduğu gün olan Mevlid Kandili münasebetiyle özel ve nostaljik bir klip hazırladı. Rebiülevvel ayının 12’nci gecesi olan bu gece kutlanacak olan kandil münasebetiyle hazırlanan kilpte salavat-ı şerifeler ve dualar okunuyor.

BOLD – Arapçada doğmak ya da doğum zamanı manasına gelen mevlid, Peygamber Efendimiz’in (asm) doğum zamanına dendiği gibi; onu tasvir etmeye, anlatmaya çalışan manzum eserlerin adı olarak da biliniyor.

“Mevlid Kandili” ise, İslâmî gelenekte, Resûl-i Ekrem Nebiyyi Muhterem Efendimiz’in (asm) âlemi şereflendirdiği, nura gark ettiği gecenin kamerî sene-i devriyesi olarak kutlandığı gecenin adıdır.

Okumaya devam et

Popular

Shares