Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Nadira Kadirova’nın abisi: Kardeşimi önce dövmüş sonra vahşiler gibi vurmuşlar

AKP’li Şirin Ünal’ın evinde ölü bulunan, Nadira Kadirova’nın ailesi konuşmaya başladı. Ağabey Kadiravo, olayın ilk anından itibaren gördüğü herşeyi anlattı.

BOLD – AKP Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde, vurulmuş halde bulunan 23 yaşındaki Özbekistan vatandaşı Nadira Kadirova’nın ölümündeki şüphelere ailesinden alınan bilgilerle yenileri ekleniyor. Ağabey Muhammet Ali Kadirova, kendisinin üç farklı gazeteye röportaj verdiğini ancak bunların yayımlanmadığını söyledi. Ağabey Kadirova, “Baskı yapıldığını düşünüyorum bu konuda haberler yapılması engelleniyor. Benimle yapılan röportajlar neden yayımlanmadı?” diye konuştu. Kadirova’nın Birgün Gazetesi’nden İsmail Sarı’nın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Kardeşinizin ölüm haberini nasıl aldınız?

Kardeşimin ölüm haberini 23 Eylül akşamı saat 20.48’de Şirin Ünal’dan gelen telefonla öğrendim. Telefonu açtığımda ‘Ben Şirin Ünal, evde silah kaybolmuş’ dedi. ‘Kardeşin çalıp sana mı getirdi’ demek istiyor diye düşündüm. ‘Ne oldu’ dedim? ‘Senin kardeşin manyak. Benim silahımı alıp kendisini odaya kilitlemiş’ dedi. Bana bunları söylerken arkadan sesler geliyordu kapıya ve duvara falan vuruyorlar diye düşündüm seslerden. O esnada telefonu kapattı. Ardından hemen taksiye atlayarak evine gittim.

MANYAK KAFASINA SIKTI

Evinde neler oldu ?

Evine gittiğimde beni içeriye almadılar. Kapısında 10’a yakın polis aracı vardı. Bir polise ‘Ne oldu kardeşime’ dedim. “Bir şey yok, kurşunla elinden yaralanmış, kurşun elini sıyırmış” dedi. Polislerle konuşurken içeriden Şirin Ünal çıktı ve “Senin kardeşin manyak, kafasına sıktı” dedi. Duyduklarıma inanamadım ve dondum kaldım. “Kardeşin Bilkent Şehir Hastanesi’nde” dediler. Apar topar gittiğim için üzerimde para yoktu.

Nasıl gittiniz hastaneye ?

Polislere yalvardım, hastaneye götürmeleri için. “Götüremeyiz, taksiye atlayıp git” dediler. Şirin Ünal da “Şuna para verin” dedi. Bir polis kendi cebinden 50 TL çıkarıp verdi. Taksiye atlayıp hastaneye gittim ve beni içeriye almadılar. Bir saat bekledikten sonra doktor çıktı ama “Kardeşinizi kaybettiniz” dedi. İnanamadım, “kardeşimi gösterin” dedim. ‘Olmaz, savcı izni gerekiyor’ dediler. Savcı saat 01.00’da geldi. Bir saat morgun önünde bekledim. Savcı ‘Kardeşinin sorunu var mıydı?’ falan dedi ve bir iki soru sordu sadece. ‘Kardeşim kendisini vuracak bir insan değil’ dedim.

VAHŞİLER GİBİ VURMUŞLAR
Kardeşinizin fotoğraflarını gördüğünüzü açıklamıştınız, nasıl gösterdiler?

“Kardeşimi görmek istiyorum” dedim. Bir polise “Fotoğraf var mı” diye sordu savcı. Orada gösterdiler fotoğrafları. Kardeşim çok darp edilmiş, belliydi fotoğraflardan. Daha önceden açıkladığım gibi mermi girişleri etrafında yanık izi yok. Fotoğraflarda silah ayrı bir yerde, şarjörü ayrı bir yerde. Kesinlikle kardeşimi önce dövmüşler, vahşiler gibi vurmuşlar. Artık korkmam ve bu saatten sonra susmam, gerekirse Türkiye’ye de gelirim.

ÜNAL’IN ÇALIŞANI HALLETTİ
Şirin Ünal’ın İbrahim isimli çalışanı olaya nerede dahil oldu ?

Hastaneye kadar ne İbrahim Bey, ne aile ne de kızları aramadı ve kimse gelmedi. Fotoğrafları gördükten sonra kardeşimi görmek istedim. Morga gittim ve gördüm. Olaydan altı saat sonra gece yarısı cenaze aracı geldi hastaneye. “Yarın sabah adli tıpa gelirsiniz. İşlemleri yaparsınız” dedi, hastane müdürü.

Ünal’ın İbrahim isimli çalışanı sabah mı geldi ?

Saat dokuz gibi patronum geldi. İstanbul’dan Leyla ve bir ablamız da geldi. Patronumun arabasıyla dördümüz Adli Tıp’a gittik ve işlemleri beklerken o esnada İbrahim Bey geldi. Şirin Ünal’ın çalışanı yani. “Her şey hazır’ dedi.” Girin, imza atın’ dedi. İmzaları attık ve çıktık. Adli Tıp’ın karşısındaki bir firmadan anlaşma yaptık. İbrahim Bey her şeyi yönlendirdi, masrafı halletti. 24 Eylül akşamı kardeşim İstanbul’a gönderildi. Uçakla mı gitti araçla mı bilmiyorum. Kardeşimin cenazesinin 3. Havalimanı morgunda olacağını söylediler sadece.

ŞİRİN ÜNAL PARA VERMEYE ÇALIŞTI
AKP Milletvekili Şirin Ünal’la Özbekistan’a gitmeden görüştünüz mü?

24 Eylül akşamı İstanbul’a gitmeden kardeşimin eşyalarını almak için evine gittim. Beni kapıda karşıladı. ‘Başın sağolsun’ dedi. Elime para sıkıştırmaya çalıştı. Ünal’ın para teklifini kabul etmedim, hiçbir şekilde para almadım. Ondan sonra kızları ve eşi ile görüştüm. İbrahim Bey ve Şirin Ünal da bahçedeydi. Ben evdeyken kardeşimin çantalarını arabaya yüklemişler. Evden çıktım şoförü beni otogara bıraktı, İstanbul’a gittim.

Özbekistan’a ne zaman gittiniz?

İstanbul’da bir gece kaldıktan sonra 25 Eylül akşamı 22.45 uçağıyla kardeşimin cenazesiyle Özbekistan’a gittim. Benimle bir adamı gelmedi ve Özbekistan’da bana baskı yapılmadı. Özbekistan Konsolosluğu yetkilileri bana hiçbir şey söylemedi. Bu adamların eli çok uzun, bunun farkındayım. Korkmuyorum, kardeşim için adalet istiyorum.

Özbeklerden Nadira Kadirova için kampanya: Şirin Ünal hapse atılsın!

Gündem

Kuzey Irak’tan şehit haberi geldi

Savunma Bakanlığı, Kuzey Irak’ta yürütülen Pençe-Kaplan Operasyonu’nda bir askerin şehit olduğunu duyurdu. 3 teröristin ise etkisiz hale getirildiği açıklandı.

BOLD – Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Pençe-Kaplan Operasyonu bölgesinde, 12 Temmuz 2020 tarihinde teröristlerle çıkan çatışmada bir kahraman silah arkadaşımız yaralanmış ve derhal hastaneye kaldırılmış yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Bahse konu çatışmada bölücü terör örgütü mensubu 3 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz” denildi.

Pençe- Kaplan operasyonu kapsamında Kuzey Irak’ta, terör örgütü mensupları girilen çatışmada şehit olan 27 yaşındaki Astsubay Çavuş Ethem Demirci’nin ailesine haber ulaştırıldı. Şehit Ethem Demirci’nin Esenyurt Osman Gazi Mahallesi Gülbahar Sokak’ta yaşayan ailesine sağlık görevlilerinin de eşlik ettiği askeri heyet tarafından şehit haberi verildi. Şehit olduğu haberini alan aile büyük üzüntü yaşarken, şehidin evi ve sokağı Türk Bayraklarıyla donatıldı. Şehidin, memleketi Samsun’un Havza ilçesinde yarın defnedileceği öğrenilirken, ailesi cenazeye katılmak üzere Samsun’a gitti. Şehit Ethem Demirci’nin 6 ay önce evlendiği öğrenildi.

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 19 kişi daha hayatını kaybetti

Türkiye’de koronavirüs salgını nedeniyle son 24 saatte 19 kişi can verdi. Bin 12 yeni vaka daha tespit edildi. Böylece toplam ölü sayısı 5 bin 363’e, vaka sayısı 212 bin 993’e ulaştı.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin verileri paylaştı. Bakan Koca, Twitter hesabından şu paylaşımı yaptı:

“Son 3 günde ortalama entübe hasta sayısı en yüksek 5 il: İstanbul, Ankara, Konya, Diyarbakır, Bursa. Ortalama yoğun bakım hasta sayısı en yüksek 5 il: İstanbul, Şanlıurfa, Ankara, Gaziantep ve Konya. Beklediğimiz sonuçlar için tedbirlere daha fazla uyalım.”

Okumaya devam et

Gündem

Barolar Birliğinde Feyzioğlu depremi sürüyor: 6 üye istifa etti

‘Avukatlık mesleğinin onuruna yakışmayan’ hukuksuzluklar karşısında Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’nun pasif duruşuna tepki gösteren TBB Emek Komisyonunun 6 üyesi istifa etti.

BOLD – TBB Emek Komisyonu Başkanı Av. Ali Çetin Aygün ve komisyon üyeleri, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun tutumuna tepki olarak görevlerinden istifa ettiklerini bildirdi. İstifa metninde, “Gerek avukatlara ve gerekse baro başkanlarına karşı güvenlik güçlerinin ‘avukatlık mesleğinin onuruna yakışmayan’ tutum ve hukuksuzlukları karşısında TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun gösterdiği pasif ve hatta mesleğin ve meslektaşlarının karşı safında yer alan davranışlarını, en üst meslek kuruluşumuz olan TBB kurumsal kimliğine yakıştıramadığımızdan, mevcut görevimize, şu andaki TBB Başkanı ile devam etmemizin mümkün olmayacağı açıkça ortadadır” denildi.

İstifa metninde şu ifadeler yer aldı:

TBB Emek Komisyonu Yürütme Kurulu olarak, büyük bir özveri ile bugüne kadarki başarılı etkinlikleri TBB Genel Kurulu faaliyet raporlarında ve Web sayfalarında, basında yer almış olan Komisyonumuz, Başkan ve üyeleri ile tüm avukatlarımızın örgütlü birliği olarak gördüğümüz kurumumuzu yüceltme, öne çıkarma amacı ile gereken tüm gayretleri göstermiştir.

Ancak; son yaşanan gelişmeler ve Avukatlık Kanunu değişikliğinin gündeme geldiği süreçte, gerek avukatlara ve gerekse Baro Başkanlarına karşı güvenlik güçlerinin ‘Avukatlık Mesleğinin Onuruna Yakışmayan’ tutum ve hukuksuzlukları karşısında TBB Başkanı Sn. Metin Feyzioğlu’nun gösterdiği, pasif ve hatta mesleğin ve meslektaşlarının karşı safında yer alan davranışlarını, en üst meslek kuruluşumuz olan TBB. Kurumsal kimliğine yakıştıramadığımızdan, mevcut görevimize, şu andaki TBB Başkanı ile devam etmemizin mümkün olmayacağı açıkça ortadadır.

Atalet içerisinde adalet aranmaz. Savunma mesleğinin temsilinde, liyakat, dirayet, basiret gerekir.

80 baro başkanımızın hukuka uygun ve anayasal hak kullanımı ile gerçekleşen dirençli mücadelesinin, antidemokratik ve hukuk dışı yollar ve bahaneler ile engellenmesini, başkanların, insanlık dışı abluka alında eziyetlere maruz bırakılmasını, ‘meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları’ olan Baroların işlevsiz hale getirilişini, ‘Yargı Erki’ içerisindeki bağımsız yerinden koparılıp, ‘Yürütme Erki’ talimatlarına boyun eğdirilişini, ‘Paralel Baro’, ‘Antidemokratik Temsil’ uygulamasının yasalaşma sürecini suskunluk içerisinde ve adeta tribünlerden izleyen, Türkiye Barolar Birliğinin, bütün baroların katılımı ile oluşan bir kuruluş ve tüm avukatların örgütlü çatısı olduğunu unutan ve umursamayan bir tavır içerisindeki anlayış ile birlikte yol yürümemiz, artık imkânsız bulunmaktadır.

Ve unutulmamalıdır ki; Sn. Metin Feyzioğlu ile birlikte bu suskunluğa ortak olanlar ve bireysel geleceklerini, savunma mesleğimizin temsilinin üzerinde tutanlar, tarihsel sorumluluklarından kurtulamayacaklardır. Kutsal savunma hakkını ve temsilini; eşitlik, adalet ve özgürlük içerisinde savunmaya devam etmek üzere, hukuksuzluğa karşı suskun ve seyirci kalan değil, direnen savunma saflarında yerimizi koruyarak, aşağıda isimleri bulunan TBB Emek Komisyonu Başkan ve Yürütme Kurulu üyeleri olarak, görevimizden ayrıldığımızı, TBB Başkanlığı ‘Sayın Makamına’ arz ediyoruz.

Av. Ali Çetin AYGÜN

Av. Selçuk ERTAN

Av. Sadık Onur GELBAL

Av. Necati ERDEM

Av. Hasan ERDEM

Av. Ayça ULAŞ

Okumaya devam et

Popular