Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Adli Tıp raporuna rağmen, çocuğun velayeti istismarcı babaya verildi

Kahramanmaraş’ta yaşayan doktor bir anne, hakim kocasına karşı akıl almaz bir hukuk mücadelesi veriyor. Oğlu istismar edilen doktor Aynur Erzengin’in anlattıkları korkunç…

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye’de cinsel istismar vakaları son 3 yılda 23 kat arttı. Bunun en önemli sebebi, taciz veya tecavüzle suçlananların ya hiç tutuklanmaması ya da caydırıcı cezalar verilmemesi. Bu sorun yetmezmiş gibi Gaziantep’teki mahkemelerde ‘arkadaşlık ve dostluk’ ilişkileri rezaleti yaşanıyor.

Doktor bir anne, 9 yaşındaki oğluna istismarda bulunan eski eşine karşı 8 yıldır inanılmaz bir mücadele veriyor. Aynur Erzengin, eski eşi idari hakim Ş.K.’ya açtığı hiçbir davayı kazanamadı. Mahkeme, annenin akıl sağlığından şüphe edip rapor istedi. Aynur Erzengin ‘deli olmadığını’ gösteren raporu 3 yılda alıp mahkemeye sundu. Yine olmadı, Erzengin mücadelesine devam etti. Çocuğunu alıp İstanbul’a önce psikiyatriste gitti. Sonra adli tıbba sevk edildi. İstanbul Adli Tıp, babanın çocuğa karşı uygunsuz davranışları olduğuna dair, 21 Eylül 2017’de rapor vermesine rağmen çocuğun velayeti 15 gün önce babaya verildi.

Beş doktorun imzasının bulunduğu 18 sayfalık raporda “Küçükle yapılan görüşme ve ele geçen tüm bilgi ve belgelerin bir arada değerlendirilmesi sonucunda babanın küçüğe yönelik uygunsuz cinsel içerikli davranışlarının bulunduğu kanaatine varıldığı görüşümüzü içerir raporumuzdur” deniliyor.

Aynur Erzengin, bu raporu aldığı için eski eşinin açtığı tazminat davasını da kaybetmiş ve 32 bin TL tazminat ödemeye mahkum edilmiş. 2002’de Çukurova Tıp Fakültesinden mezun olan ve Kahramanmaraş’ta aile hekimi olarak görev yapan Aynur Erzengin (43) anlattıkları korkunç:

8 YILDIR HUKUK MÜCADELESİ VERİYORUM

“Çırpınıp duruyorum. 2006’da evlendik. 2010’da oğlum dünyaya geldi. 2014’te resmi olarak ayrıldık. 2012’den beri ayrı yaşamaya başlamıştık. 8 yıldır hukuk mücadelesi veriyorum. Karşımdaki insan hakim olduğu için bütün davalar kapatılıyor. Ben hep haksız çıkarılıyorum. Başımda çok büyük adaletsizlik dönüyor. medyaya çık anlat dediler. Ulusal kanallara gönderdim, RTÜK engel koyuyor, enseste giriyor, bunu haber yapamayız dediler. Şimdi bir de imza kampanyası başlattım.

Evliliğimizde de normal biri değildi. Biz de boşanmak ayıptır, çok zor bir evlilik yaşadım zaten. Çocuğumuz olunca da bunlar devam etti. Oğlum 2 yaşındayken ayrıldık. Çocuk büyüdükçe babasının yaptıklarını anlatmaya başladı. İlkokul birinci sınıfa başlayınca rehber öğretmen konuştu oğlumla. Rapor hazırladı. “Doktor hanım oğlunuz kötü şeyler anlatıyor, benim oğlum olsa göndermem babasına” dedi. Sonra ben oğlumu psikiyatriste götürdüm. O da aynı şeyi söyledi. İleride çok daha kötü olur dedi.

Rehber öğretmenin raporuyla birlikte savcılığa şikayette bulundum. Oğlum savcılıkta her şeyi anlattı ama eski eşim adliyenin pedagogunun odasına girip çıktı rapora ‘annesi yönlendirmiştir’ yazıldı. Mahkemede ağladığım için akıl muayenemi istediler. 3 yılda akıl sağlığımın yerinde olduğununa dair rapor alabildim. Oğlumla birlikte İstanbul’a psikiyatriste gittim. Onlar babanın uygunsuz davranışları vardır dediler ama sizi bir de adli tıbba sevk edelim dediler.

ADLİ TIP RAPORU NİYE ALDIM DİYE DAVA AÇTI, KAZANDI, TAZMİNAT ÖDÜYORUM

İstanbul Adli Tıp’a gittim. 15 gün çocuğu dinlediler, testlerden geçirdiler, beni testlerden geçirdiler. Onlar da 5 doktorun imzasıyla aynı şeyi söyleyip rapor verdiler. Sonra ben geldim, bu raporla tekrar savcılığa başvurdum, yine dosyayı kapattılar. Üstüne de bir de velayetini babaya verdiler. Adli tıp raporunu aldıktan sonra Kahramanmaraş Aile Mahkemesine başvurdum. Babaya 120 gün çocuğa yaklaşmama cezası verildi. Ama bunu daha devam ettiremedim. Daha fazla uzaklaştırma veremediler. Velayetin kaldırılması davası açın dediler. Açtık devam ediyor. Kaç hakime sordum, milletvekilleriyle görüştüm, artık bu iş zıvanadan çıkmış, çok güçlü biri, hakim işbirliği oluşmuş dediler. Medya ile sesini duyur dediler. Emine Erdoğan’a ulaş diyen oldu.

32 DAVA AÇTI BANA, HEPSİNİ KAZANDI

Adam Gaziantep’te hakim, bütün davalar Gaziantep’te görülüyor ve davalara arkadaşları bakıyor. İtiraz ediyorum davalar Kahramanmaraş’ta görülsün diye, ben çünkü burada oturuyorum ama hiçbir itirazımız kabul edilmiyor. Adam bana 32 mahkeme açtı. Bir tane kazandığım dava yok. İstanbul Adli Tıp Raporu niye var diye ben şu an adama tazminat ödüyorum. Geçen yıl açtı davayı ve kazandı. Tam bir bela. Ablam geldi şahitlik yaptı, ona da ceza verdiler. Bana ve oğluma bela olmasın, başka bir derdim yok.”

İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU RAPORU 1, 17, VE 18. SAYFALAR

VELAYETİN ANNEDEN ALINIP BABADAN ALINMASINI GÖSTEREN BELGE

 

Kızım eğer suçluysa asın, idam sehpasına ilk tekmeyi vurmazsam namerdim

Okumaya devam et
Reklamlar

BOLD ÖZEL

Bir aylık hamile akademisyen Emel Top Bayraktar tutuklandı

Hamile bir kadın daha tutuklandı. Bingöl Üniversitesinde çalışan ve hamile olduğunu yeni öğrenen Emel Top Bayraktar tutuklanıp cezaevine gönderildi.

BOLD ÖZEL – Üç yıldır Bingöl Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan Emel Top Bayraktar (29) 8 Nisan’da tutuklanıp Bingöl M Tipi Cezaevine gönderildi. 7 Nisan’da gözaltına alınan Bayraktar bir gece nezarethanede kaldıktan sonra ertesi gün tutuklandığı öğrenildi.

HAMİLE OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Emel Top Bayraktar’ın, kendileriyle ilgilendiğini söyleyen üniversite öğrencilerinin ifadeleri ve Bylock kullandığı iddiasıyla tutuklandığı belirtildi. Hamile olduğunu kendisi de yeni öğrenen Bayraktar’ın, elinde resmi bir rapor olmadığı için SEGBİS ile bağlandığı Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hamileliğini söylemedi.

İfadesinde, üniversiteyi çok zorluklarla okuduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu suçlamalar beni ziyadesiyle üzmektedir. Vatanımı, milletimi çok seviyorum. İhanet etmeyi kendime ve kimseye yakıştıramıyorum.” dedi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AKP’nin aldığı devlet yardımı çok ödediği vergi az 

Anayasa Mahkemesi, partilerin 2017 yılı kesin hesap defterlerini inceledi. İnceleme sonucunda ilginç detaylar ortaya çıktı. Vatandaşın vergilerinden en çok Hazine yardımı alan AKP’nin, MHP’den az vergi ödediği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL – Vatandaşın ve şirketlerin ödediği vergilere sürekli zam yapan AKP Hükumeti’nin ödediği vergi ‘devede kulak kaldı.’ Resmi Gazetede yayımlanan Siyasi Parti Mali Denetim Kararları AKP’nin gelir gider rakamlarını ortaya koydu.

Anayasa Mahkemesinin incelediği AKP’nin 2017 yılı kesin hesap çizelgesine göre iktidar partisine 119 milyon 170 bin 658 lira devlet yardımı yapıldı. Bunun karşılığında AKP, devlete ödenen kesin vergi rakamı açıklanmadı. Vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri kalemlerinin toplamında 256 bin 409 lira gider yazıldı.

HAZİNE’DEN ALIP AKP’LİLERE AKTARIYOR

186 milyon 338 bin 126 liraya ulaşan AKP gelirlerinin 119 milyon 170 bin 658 lirası halkın vergilerinden aktarılan Hazine yardımından oluştu. Başka bir deyişle AKP gelirlerinin yüzde 64’ü devlet yardımlarından sağlandı. Partinin 196 milyon 459 bin 669 lira giderlerinin 256 bin 409 lirası vergi, sigorta, noter ve mahkeme giderlerinden oluştu. Bu giderlerin sadece 0,1’inin vergiye gittiğini gösterdi. Aslan payı ise lüks arabada kokain çekerken görüntülenen Kürşat Ayvatoğlu gibi büro elamanlarına gitti. AKP personele 22 milyon 861 bin 206 lira ödedi.

HAZİNE YARDIMI ALMAYAN DEMOKRAT PARTİ

Yine 2017 yılında MHP ise 28 milyon 653 bin 663 lira Hazine yardımı aldı. Bunun karşılığında 442 bin 229 lira vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri ödedi. Baraj altında kaldığı için Hazine yardımı alamayan Demokrat Parti ise 2017 yılında 13 bin 269 lira vergi ödedi. 25 Ekim 2017 tarihinde kurulan İyi Parti ise 59 lira vergi ödedi.

İRFAN FİDAN İMZASI DA VAR

AKP’nin 2017 gelir giderlerinin denk olduğu kararına varan Anayasa Mahkemesi kararında Başkan Zühtü Arslan ve üyelerin imzası yer aldı. Kararda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önce Yargıtay’a ardından AYM’ye atadığı İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor. CHP ve HDP’nin incelemeleri tamamlanmadığı için Resmi Gazetede yayımlandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AİHM’den AKP Hükumeti’ne kalabalık cezaevi sorgusu: 7 ay tuvalet önünde tutuklu yattı mı?

AİHM, Türkiye’de aşırı kalabalık ve kötü şartlardaki cezaevlerinde hak ihlaline yol açıldığı gerekçesiyle açılan 87 davada AKP hükumetinden savunma istedi. Hükumetin, tutukluların yerde yatırılması, hijyen sorunu, havalandırma eksikliği, sınırlı sıcak su ve aileden uzak cezaevlerine nakil gibi soruları cevaplamasını istedi.

BOLD ÖZEL – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’deki cezaevlerinde kötü şartlar nedeniyle insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalan 87 tutuklu ve hükümlünün açtığı davada AKP hükumetinden savunma istedi.

Osman Kacır ve diğer 56 kişinin hak ihlali iddiasıyla açtığı davaları 16 Mart 2021’de AKP hükumetine tebliğ eden AİHM, cezaevlerinin durumuyla ilgili soruların yanıtlanmasını istedi. AİHM’in araştırdığı konuların başında, aşırı kalabalık cezaevleri geliyor. Hükumetin savunmasının ardından başvurular Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinde yer alan işkence ve insanlık dışı muamele ile özel hayat ve aile hayatına saygı maddelerinin ihlali kapsamında yargılama konusu edilecek.

TUVALET ÖNÜNDE YERDE YATAK

AİHM, 15 Temmuz’un ardından tutuklanan ve İzmir Menemen Cezaevinde yedi ay boyunca dönüşümlü olarak yerde şilte üzerinde yattığını beyan eden bir başvurucunun yaşadıklarını hükumete sordu. Ayrıca Kocaeli T Tipi Cezaevinde kalan bir başvurucunun ise tuvaletlerin önünde dönüşümlü şekilde yerde şilte üzerinde yattıkları, tuvaletler için 45 dakika kuyrukta kaldıkları iddialarını hükumetin cevaplamasını istedi.

SINIRLI SICAK SU

AİHM bu kapsamda çok kişilik koğuşlara yerleştirilen mahpusların sayısını, hijyen ve havalandırma eksikliği iddiasını, yerde yatak, başvuranların tutukluluk koşullarının, özellikle kişisel alanlarının olup olmadığı, sıcak su, sınırlı sayıda tuvalet, haftada üç defaya mahsus sınırlı çöp toplama gibi iddiaları hükumetin yanıtlamasını istedi.

CEZAEVLERİNİN KAPASİTESİ VE TUTUKLU SAYILARI

AİHM’nin cezaevlerinin durumuyla ilgili hükumete sorduğu sorulardan bazıları şöyle:

  • Başvuranların tutulduğu cezaevlerinin süresi, yüzeyi ve kapasitesi ve buralardaki tutukluların sayısı
  • Koğuşlardaki pencerelerin tanımı, boyutları ve sayısı ve tutukluların bunları açma imkanı
  • Erişime izin verilen açık alan yüzeyi ve günlük zaman çerçevesi
  • Birimlerdeki tuvalet ve duş sayısı
  • Tuvalet ve duşlara erişim ve sıcak su mevcudiyeti ile ilgili sınırlamalar
  • Tesislerin temizliği, çöplerin haftalık toplama sıklığı ve temizlik malzemelerinin / ürünlerinin tutukluların kullanımına sunulmasına ilişkin yönetmelik;
  • Başvuranların gözaltına alınması sırasında izin verilen sosyal / kültürel / sportif faaliyetlerin kategorisi ve sayısı.
AİLEDEN UZAK CEZAEVİNE NAKİL

Türkiye’de aileleri ya da ikametlerinden çok uzak cezaevlerine gönderilen tutuklu ve hükümlülerin açtığı 30 davada da AİHM Türk hükumetinden savunma istedi. Mehmet Subaşı ve 30 tutuklu-hükümlünün açtığı davada Türk hükumetinden savunma isteyen AİHM, cezaevi yönetiminin kararları ile okula giden çocuklarıyla ziyaret gününde ya da telefonla görüşememeleriyle ilgili başvuruları özel hayat ve aile hayatına saygı haklarının ihlali kapsamında değerlendiriyor.

AİHM bu başvurularda da AKP hükumetine şu soruları yöneltti:

  • Başvuranların aile hayatına saygı hakkına bir müdahale oldu mu?
  • Ailelerinin ikamet yerlerinden uzaktaki cezaevlerinde tutuldular mı?

Af Örgütü’ne göre Türkiye’de en acil ihtiyaç yargı bağımsızlığı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0