Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

“Barış Pınarı” Volkswagen’in Türkiye yatırımını da vurdu

“Barış Pınarı” operasyonu nedeniyle silah satışını durduran Almanya’nın bir hamle daha yaptığı belirtiliyor. Alman otomotiv devi Volkswagen, Türkiye’de planladığı fabrika yatırımını erteledi.

BOLD – Almanya’nın önde gelen günlük ekonomi gazetelerinden Handelsblatt, otomotiv devi Volkswagen’in Manisa’da kurmayı planladığı fabrika yatırımını ertelediğini yazdı.

Dünya Gazetesi’nden Aysel Yücel’in haberine göre Handelsblatt, VW’e yakın kaynaklara dayandırdığı haberde Alman markanın, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki harekatı nedeniyle Manisa’daki yatırım planını askıya aldığını aktardı.

Haberde, fabrika kararının şirketin imajını zedeleyeceğine ilişkin soruya net bir yanıt vermeyen VW sözcüsünün, “Durumu büyük bir endişeyle izliyoruz” dediği belirtiliyor.

“ŞU DURUMDA ERTELEMESİ NORMAL”

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Alper Kanca, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Erteleme kararına yönelik bir bilgim yok ancak bu anlaşılabilir bir durum. Çünkü Alman kamuoyu Türkiye’ye yönelik konularda çok hassas, hatta bence gereğinden fazla. Dernek olarak bizim de bu yatırım sırasındaki çalışmalarımız hep bu yöndeydi, yani Alman kamuoyundaki Türkiye’ye yönelik gereksiz ve bazen de olumsuz hassasiyeti elimizdeki bilgilerle ve yaptığımız temaslarla etkilemeye değiştirmeye çalıştık.

VW’nin bugünlerde yatırımını resmen açıklaması pek akıllıca olmazdı. Alman, İngiliz, ABD basınında şu anda savaş içinde olan bir ülke imajı yaratılmaya çalışılıyor. Böyle bir durumda zaten son birkaç senedir ciddi kamuoyu sorunu yaşamış bir şirketin risk alması anormal olurdu. Ertelemeleri kendi kamuoyu açısından normal.”

Türkiye, VW’nin uzun süredir gündemde olan yeni fabrika yatırımı konusunda en güçlü adaylardan biriydi. Geçtiğimiz haftalarda ise VW’nin Manisa merkezli Türkiye birimini kurduğu ortaya çıkmış, böylece yatırım için Türkiye’nin seçildiği kesinleşmişti.

Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan bilgiye göre, 943 milyon 500 bin Türk Lirası sermaye ile “Volkswagen Turkey Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” unvanlı şirketin startı verilmişti.

Yaklaşık 1.4 milyar euroya mal olacağı belirtilen tesisin Doğu Avrupa pazarı için VW Passat ve Skoda Superb benzeri modellerden yılda 300 bin araç kadar üreteceği, fabrika inşaatının 2020 sonu, üretimin ise 2022 yılında başlayacağı konuşuluyordu. Tesisin Manisa ve çevresinden 4 bin kişiye istihdam yaratacağı öngörülüyordu.

Türkiye’ye 5 Avrupa ülkesi silah ambargosu kararı aldı, AB geneli ambargo gündemde

Ekonomi

Varlık Fonu’na devredilen şirketler zarar yazdı, borçları katlandı

Yönetimi Cumhurbaşkanlığında olan Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Çaykur, Botaş, TCDD ve Kayseri Şeker zarar etti, şirketlerin borçları katlandı.

BOLD – Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredilen şirketlerin mali performanslarındaki başarısızlık dikkat çekiyor. TVF bünyesindeki Çaykur, Botaş, TCDD ve Kayseri Şeker zarar ederken, THY, Halkbank, Ziraat Bankası, Türkiye Denizcilik İşletmeleri ve PTT’nin kârlarında ise ciddi düşüşler yaşandı. Fon bünyesindeki şirketlerin borçlarındaki büyük artışlar da dikkat çekiyor.

Cumhuriyet’in haberine göre, kurulduğundan bu yana kamunun değerli şirket ve arazilerini elinde toplayan fon, 1 milyar Avro’luk borçlanma ve İstanbul Finans Merkezi’ni 1.67 milyar TL bedelle satın almak dışında henüz bir faaliyette bulunmadı.

KÂRLAR DÜŞTÜ

– 2016’da 82 milyon TL net kâr açıklayan Çaykur, TVF’ye devredildiği 2017’de 267 milyon TL, 2018’de 657 milyon TL, 2019’un ilk yarısında 369 milyon TL zarar etti. Şirketin 2016’da 1 milyar 503 milyon TL olan toplam borcu, iki yılda yüzde 53 artışla 2 milyar 300 milyon TL’ye yükseldi.

– 2016’da 6 milyar 935 milyon TL olan Botaş’ın net kârı, TVF’ye devredildiği 2017’de 2 milyar 676 milyon TL’ye düştü. Şirket 2018’de ise 2 milyar 481 milyon TL’lik rekor zarar açıkladı. Şirketin borçları ise iki yılda yüzde 164 artarak 10 milyar TL’den 26.6 milyar TL’ye yükseldi.

– 2016’da 2 milyar 506 milyon TL, 2017’de 1 milyar 784 milyon TL, 2018’de 2 milyar 557 milyon TL net zarar eden TCDD’nin son iki yılda toplam borcu, yüzde 114 artarak 2 milyar 796 milyon TL’ye yükseldi.

ŞİRKETLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİNDE OLAĞANÜSTÜ ARTIŞ

– Nisan 2018’de 81 milyon TL net kâr açıklayan Kayseri Şeker, Nisan 2019’da 70 milyon TL net zarar açıkladı. Şirketin borcu bir yılda yüzde 292.8’lik artışla 1 milyar 913 milyon TL’ye yükseldi.

– 2017’de 51.6 milyon TL olan Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin net kârı, 2018’de yüzde 78.5’lik düşüşle 11.1 milyon TL’ye geriledi. Şirketin toplam borcu iki yılda yüzde 1000 gibi olağanüstü artışla 385 milyon TL’ye yükseldi.

– 2017’de 517 milyon TL olan PTT’nin net kârı, 2018’de yüzde 67.5’lik düşüşle 168 milyon TL’ye geriledi. Şirketin toplam borcu ise iki yılda yüzde 21’lik artışla 3 milyar 289 milyon TL’ye yükseldi.

– 2018’in ilk 9 ayında 4 milyar 83 milyon TL olan THY’nin net kârı, 2019’un aynı döneminde yüzde 36.6’lık düşüşle 2 milyar 587 milyon TL’ye gerildi. Şirketin toplam borcu üç yılda yüzde 107.7’lik artışla 97 milyar 975 milyon TL’ye yükseldi.

2019’un ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre net kârlar, Ziraat Bankası’nda 31.9, Halkbank’ta yüzde 46.7 düştü.

BAŞKAN ERDOĞAN, BAŞKANVELİ ALBAYRAK

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Yönetim Kurulu Başkanı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Başkanvekili olduğu Türkiye Varlık Fonu’nun yönetiminde şu isimler bulunuyor: Selim Arda Ermut, Hüseyin Aydın, Rifat Hisarcıklıoğlu, Erişah Arıcan, Fuat Tosyalı ve Zafer Sönmez

“AKP ‘görev zararı’ diyerek vatandaşın parasını şirketlere aktarıyor”

Okumaya devam et

Ekonomi

Üniversite hastanelerinde kriz kapıda: Acil işleri yapamayacak noktaya gelebiliriz

Sağlık Uygulama Tebliğindeki (SUT) fiyat tarifeleri 14 yıldır güncellenmediği için üniversite hastaneleri, hastaların ihtiyacı olan malzemeleri alabilmek için borçlanıyor.

BOLD-Ankara Üniversitesi hastanelerinin başhekimleri Prof. Dr. Ayşe Adile Küçükdeveci ve Prof. Dr. Ahmet Rüçhan Akar, üniversite hastanelerinin ekonomik durumuna dikkat çekerek “Geldiğimiz noktada hizmeti çok zorlayarak götürüyoruz. İlerde bu acil işlemleri de yapamayacak noktaya gelebiliriz.” dedi.

“ZORUNLU DURUMLAR DIŞINDA KALP PİLLERİ TAKILAMIYOR”

“Kalp pilleri takılamıyor zorunlu durumlar dışında” diyen hekimler, Cumhuriyet’e verdikleri röportajda üniversite hastanelerinin mali açıdan ne kadar zor durumda olduğuna dikkat çekti. “Nöroradyolojik elektif işlemlerinde yapılamadığını anlatan hekimler, “Bir tek acilleri yapabiliyoruz. Acil olmayan durumlarda bir adım geride duruluyor. Kapsama alanı olarak yüzde 90’ın üzerindeyiz ama yavaş yavaş aşağı iniyoruz. Şu anda sadece acillerin yapılıp da rutin işlerin yapılamadığı alanlar var. İlerde bu acil işlemleri de yapamayacak noktaya gelebiliriz.” Uyarısında bulundu.

“ÖZEL HASTANELER YÜZDE 400’E VARAN EK ÜCRET ALIYOR”

SUT’taki değerlerin tıbbi malzeme fiyatlarının altında olması nedeniyle firmaların üniversite hastanelerine mal vermek istemediklerini anlatan hekimler, “Piyasadaki hastaya kullanılabilecek malzemelilerin neredeyse hiçbirini biz SUT’da belirlenen fiyatlarla alamıyoruz. Acil olanları ‘sağlık hizmeti’ diyerek alıyoruz ama acil olmayanlar ya duruyor ya da alınamıyor. Hatta işlemleri yapıyoruz ve zarar ediyoruz. Tedbir alınmazsa eğer daha ciddi boyutlara ulaşacak. Bütün hastaneler bu durumda. Özeller hariç. Özelde hastalardan yüzde 400’e varan ek ücretler alıyorlar. Biz zarar etmeyi göze alarak çalışıyoruz. Sağlık hizmetini, eğitimi, araştırmayı durduralım deme şansımız yok.” dedi.

“ŞİMDİ KIRMIZI ALRMDAYIZ”

Eğer gerekli önlemler alınmadığı takdirde “Bir yerde işler durma noktasına gelecek ama o zamanı tam olarak kestirebilmemiz mümkün değil.” diyen hekimler, “Bir anlamda eskiden sarı alarm gibiyse durum şimdi kırmızı alarm durumunda. Artık önümüzü görme şansımız yok, giderek nefes aldığımız havadaki oksijen azalıyor gibi. İşler artık daha durma noktasına doğru yaklaşıyoruz gibi.” uyarısında bulundu.

Ak Saray kara deliğe dönüştü

Okumaya devam et

Ekonomi

“AKP ‘görev zararı’ diyerek vatandaşın parasını şirketlere aktarıyor”

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, “görev zararı” adı altında bilançoları tükenen firma ve bankalara para aktarıldığını belirtti. Görev zararlarının 50 kat arttığını söyledi.

BOLD – Ülke bütçelerinde yolsuzluğa zemin hazırladığı belirtilen görev zararları 2020 yılı bütçesinde 99.5 milyar TL’ye yükselerek bütçenin onda birine denk geldi.

HDP’li Garo Paylan, görev zararları adı altında bilançoları tükenen firma ve bankalara para aktarıldığını dile getirdi.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı için 2020 genel bütçe kapsamında öngörülen görev zararları miktarı akıl almaz boyutlara ulaştı. Genel bütçe kapsamındaki Kamu İdarelerinin 2020 Bütçe Kanun Teklifindeki “Görev zararları” başlığında iki bakanlık için öngörülen toplam tutar 99 milyar 579 milyon 432 bin TL oldu.

Bu rakam aynı zamanda 1 trilyon 96 milyarlık büyüklüğü olan bütçenin yaklaşık onda birine denk geliyor.

GÖREV ZARARLARININ SORUMLUSU CUMHURBAŞKANI

233 sayılı KHK’de belirtilen görev zararı ifadesi iki şekilde ortaya çıkabiliyor. Bu iki durumdan ilki, Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) tarafından üretilen mal ve hizmetlerin fiyatlarının cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi ve belirlenen bu fiyatların satış fiyatının altında olması.

Diğer bir durum ise KİT’lere cumhurbaşkanı tarafından faaliyet konularıyla ilgili görev verilmesi ve bu görevden dolayı ortaya bir zarar çıkması ya da kardan mahrum kalınması.

Popülist iktidarlar ve ekonomik modellerin sık başvurduğu bir yöntem olan görev zararı pratiği, son yıllarda AKP iktidarı süresince tekrar kullanılmaya başlandı.

Görev zararları 2013 yılında 1.93 milyar TL, 2014 yılında 1.65 milyar TL, 2015 yılında 2.06 milyar TL, 2016 yılında 2.69 milyar TL ve 2017 yılında 3.20 milyar TL idi.

Ancak Türkiye piyasalarının 2018 yılının ortalarında kendisini hissettiren finansal, mali ve yapısal kriz ile birlikte görev zararları 58.8 milyar TL artarak 2019 yılında 61 milyar TL’ye çıktı.

Kamu bankalarının karı yüzde 50 düştü

Okumaya devam et

Popular