Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

74 yaşındaki Ekrem Yaşlı, Kürtçe konuştuğu gerekçesiyle saldırıya uğradı

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören ve eşiyle Kürtçe konuşan Ekrem Yaşlı, hastanede bulunan başka bir hasta yakını tarafından saldırıya uğradı.

BOLD- Kürtçe konuştuğu için Adapazarı’nda saldırıya uğrayan ve sonra başından vurulan mevsimlik işçi Şirin Tosun, 50 gün süren tedavi sürecinden sonra vefat etmişti. Tosun’un başına gelen benzer bir olay Çanakkale’de yaşandı. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Hastanesinde göz ameliyatı olan eşi Bedriye Yaşlı (71) ile Kürtçe konuşan Ekrem Yaşlı (74) saldırıya uğradı.

Saldırıya ilişkin alınan bilgiye göre, göz ameliyatında Türkçe bilmeyen eşine refakatçilik yaparken Kürtçe konuşan Ekrem Yaşlı’ya, aynı odada bulunan başka hastanın yakını saldırdı. Saldırganın “Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti” diyerek odadan çıktığı daha sonra soda şişesi ile odaya geri geldiği ve Ekrem Yaşlı’ya şişeyle saldırdığı öğrenildi.

SODA ŞİŞESİ İLE SALDIRDI

Kendisine yönelik saldırıyı şu ifadelerle anlatan Yaşlı, “Ben bir şey demedim ona. Bana ‘sen nereden geldin?’ gibi bir şeyler söyledi. Ben anlamadım önce. Sonra koltukta oturuyordum, bir ara göz göze geldik. ‘Bana neden bakıyorsun?’ dedi. Ben de ona bakmadığımı söyledim, ayrıca ‘bakmak yasak mı?’ dedim. Arkasında soda şişesi saklıyormuş. ‘Ben sana bana bakma demedim mi’ dedi, ‘burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ diyerek soda şişesiyle iki kez kafama vurdu” dedi.

Kendisine vuranın 20’li yaşlarda biri olduğunu söyleyen Yaşlı, hastane polisine şikâyetçi oldu. Orada ilk ifadesini veren Yaşlı, savcılığa da şikâyette bulunacağını ifade etti. Konuyla ilgili İnsan Hakları Derneği (İHD) Çanakkale Şubesine başvuru yapılırken, İHD yetkilileri olayın adli boyutu itibariyle takip edileceğini, Çanakkale’de insanların bir arada ve barış içinde yaşadığını, bu tür ırkçı saldırılara izin verilmeyeceği ifade edildi.

Kürtçe konuştuğu için dövülen genç hayatını kaybetti

A Haber’in yalan haberciliği TRT’de deşifre oldu: Ne mevzi nede Tel Abyad gerçek

 

 

 

Gündem

Metin Feyzioğlu kimdir: Cuntacılıktan AKP yandaşlığına…

AKP iktidarını en sert eleştirenlerin başında gelirken son yıllarda iktidarla birlikte hareket etmeye başlayan TBB Başkanı Feyzioğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nı öve öve bitiremedi.

BOLD – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nın yıldızlara erişmeyi sağlayacak bir plan ve yol haritası olduğunu söyledi.

“PLANIN OLUŞMASINA KATKI SUNDUK”

Avukatların da planın hazırlık sürecinde görüşlerini aktardığını hatırlatan Feyzioğlu, planın olgunlaşmasına katkı sunduklarını bildirdi. Feyzioğlu, eylem planında öngörülen düzenlemelerin vatandaşların hayatına dokunduğunu söyledi. Feyzioğlu, “İnsan Hakları Eylem Planı, sokaktaki insanımıza, hane halkına dokunuyor. Yıldızları tarif eden bir eylem planı değil, o yıldızlara erişmemizi sağlayacak bir eylem planı. Ciddi bir yol haritası” dedi.

ERDOĞAN’LA GİRDİĞİ POLEMİKLERLE GÜNDEMDEYDİ

AKP iktidarının büyük kısmında Erdoğan’la girdiği polemiklerle gündeme gelen Feyzioğlu, son yıllarda ise Erdoğan’ın yanından ayrılmayan bir kişiye dönüştü. 2014 yılı Mayıs ayında Danıştay töreninde yaptığı konuşmada dönemin Başbakanı Erdoğan’ı eleştirince “edepsiz” olmakla suçlanmış ve Erdoğan’ın töreni terk etmesi günlerce konuşulmuştu. Törende Feyzioğlu’nun konuşmasını bölen Erdoğan, “Yanlış konuşuyorsun. Böyle bir edepsizlik olmaz ki’ diye tepki göstermişti. Konuşması devam eden Feyzioğlu, Erdoğan’ın bu sözleri üzerine kürsüden; “Edepsizlik yapan ben değilim sayın Başbakan” diye yanıt vermişti.

AYASOFYA CAMİİ’NİN AÇILIŞINA DA KATILDI

Son yıllarda Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biri haline gelen, ve “saray hukukçusu” olarak nitelendirilen Feyzioğlu, pandeminin zirve yaptığı bir dönemde Ayasofya Camii’nin açılışına katılarak AKP eski Amasya Milletvekili Haluk İpek ile fotoğraf çektirdi. Ayasofya hatırasını, kişisel Twitter hesabından paylaşan İpek, “Rabbime şükürler olsun. Cumhurbaşkanımıza sonsuz teşekkürler” dedi. Feyzioğlu’nun Ayasofya’daki mutluluğu ise dikkat çekti.

CUNTACI DEDESİ YETİŞTİRDİ

Aslen Kayserili olan Metin Feyzioğlu, CHP eski Milletvekili Turhan Feyzioğlu’nun torunu. 1969 yılında annesi Saide Feyzioğlu, doğum esnasında hayatını kaybedince dedesi Turhan Feyzioğlu ve anneannesi tarafından evlat edinildi. Dedesi Turhan Feyzioğlu her dönemin cuntacıları ile yakın ilişkileri olan bir hukuk profesörü. Darbe dönemlerinde Millî Eğitim Bakanlığı, Başbakan yardımcılığı ve 5 saat Başbakanlık yapan dede Feyzioğlu, darbecilerle işbirliğini “milli ruh ve şuur” sahibi olmasına bağlıyordu.

“DERİNLERİN ADAMI MISINIZ” SORUSUNA ÖLÜRÜM DE SÖYLEMEM

Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, canlı yayında “Derin devletin adamı mısınız” sorusuna “Ben devletin menfaatlerini hukuk çerçevesinde korumakla görevli bir örgütün başkanıyım. Amerikan Barolar Birliği de Alman Barolar Birliği de bunu yapar. Siz Alman Barolar Birliğinin Alman devletinin milli politikasına, milli duruşuna karşı tek bir cümlesini duyamazsınız. Benden de duyamazsınız. Ölürüm de bunu söylemem” dedi.

Damat Berat Albayrak’ın ekonomi karnesi ‘çokomelli’

Okumaya devam et

Gündem

Vücudumda 898 yara vardı: Sıradan bir şeymiş gibi işkence yaptılar!

OHAL döneminde kaçırıldıktan sonra Ankara’da 6 ay işkence edilen Ayten Öztürk, dün mahkemede kendisine yapılan işkenceleri tekrar anlattı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nda “İşkenceye sıfır tolerans” tanındığını söylerken aynı saatlerde Ankara’da 6 ay işkence gören Ayten Öztürk, mahkemede bir kez daha yaşadıklarını anlattı.

Ağırlaştırılmış müebbet hapisle üç yıldır tutuklu yargılanan Öztürk dün hakim karşısına çıktı. İstanbul 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşma, Öztürk’ün tahliyesine ilişkin beyanlarda bulunmasıyla başladı. Öztürk, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevinden mahkeme salonuna getirildi.

“BENİ ORADA ÖLDÜRMEK İSTEDİLER”

Öztürk yaptığı savunmada, “Bana çok sıradan bir işmiş gibi işkence yapıldı ama dinleyenlerin sıradan bir olaymış gibi dinlemesini istemiyorum. Ben doktorla görüşmeden önce TEM şubeden biri geliyor ve doktorla görüşüyordu. Bu yüzden doktorlar kafasını kaldırıp bakmıyordu bile. İşkenceye ilişkin hiçbir soruşturma açılmadı bugüne kadar. Ben adres veremiyorsam işkencenin olmadığını mı gösteriyor? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Serbest bırakıldığım dosyada, şimdi ağır müebbetle yargılanıyorum” ifadelerini kullandı. Öztürk, Ankara’da bir senaryo oluşturulduğunu ve mahkeme heyetinin oluşturulan bu senaryoya göre hareket ettiğini belirtti.

Öztürk, “Beni orada öldürmek istemişlerdi öldüremediler şimdi hapishanede öldürmeye çalışıyorlar. 898 yara vardı benim vücudumda ruhumdakileri saymıyorum” diyerek tahliyesini talep etti. Avukat Seda Şaraldı, müvekkili Öztürk’ün tahliyesini talep etti. Savunmasında, iddianamede ve mütalaada tutukluluğunu gerektirecek bir olayın olmadığını vurgulan Öztürk, tutukluluğu ile yaşadığı işkencenin örtbas edilmeye çalışıldığını söyledi.

Müvekkilinin tedavi olması gerektiğini söyleyen Ayten Öztürk’ün avukatı Seda Şaraldı, Öztürk’ün tutuklu kaldığı zaman zarfı içerisine telafisi mümkün olmayacak sağlık sorunları yaşayabileceğini söyleyerek, müvekkili Öztürk’ün tahliyesini talep etti. Ayten Öztürk hakkında oy çokluğu ile tutukluluğunun devamına karar veren Mahkeme Heyeti, bir sonraki duruşma 19 Mart tarihine ertelendi.

OHAL DÖNEMİNDE KAÇIRILMIŞTI

OHAL döneminde kaçırıldığı bilinen tek kadın Ayten Öztürk 8 Mart 2018’de yaşadığı Lübnan’da Türkiye yetkililerine teslim edilmiş, Ankara’da 6 boyunca işkence görmüştü. Birlikte yargılandığı diğer sanığın beyanına dayanarak tutukluluğu devam eden Öztürk’e DHKP-C üyeliği iddiası yöneltiliyor. Öztürk, mahkeme karşısına ancak bir yıl sonra çıkarıldı ve maruz kaldığı işkence nedeniyle ömür boyu kullanacağı ilaçlara bağlı yaşıyor.

Ankara’daki işkence merkezinde 6 ay işkence gören Ayten Öztürk her şeyi anlattı

Okumaya devam et

Gündem

AKP’nin kongre yaptığı şehirlerde koronavirüs vakaları artıyor

Koronavirüs salgınına rağmen kongre yapmaya devam eden ve kongrelerde hiçbir önlem almayan AKP kongreleri, vaka artışlarını tetikliyor. AKP’nin yaptığı kongre sonrası Balıkesir ve İzmir’de vakaların artması dikkat çekti.

BOLD – AKP Hükumeti, normalleşme kapsamında salgına karşı getirilen kısıtlamaları kaldırmaya devam ediyor. Bu kapsamda iller risklerine göre kategorilere ayrılırken, çok yüksek riskli illerin çoğunun AKP kongresinin yapıldığı iller olması dikkat çekti.

KONGREDE YOĞUN TEMASLAR OLDU

Birgün’den Berkay Sağol’a konuşan çok yüksek riskli il olarak açıklanan Balıkesir’in Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet Uçan, “14 Şubat’ta tablo açıklandığında Balıkesir’de pozitiflik oranı 100 binde 83’tü. Daha sonra 15-21 Şubat’ta 100 binde 92’ye çıktı. Son oluşan tabloda da maalesef 100 binde 142 olarak açıklandı” dedi. AKP kongresine ilişkin de konuşan Uçan, “Burada da bir partinin kongresi yapıldı. Kongrede çok yoğun temaslar oldu. Bunların hepsi birer etken. Alınan kararlarda tutarlılık yok ve suçu vatandaşa yüklemek doğru değil” dedi.

TEST SAYISININ DÜŞÜRÜLMESİNE KARŞIN VAKALAR ARTTI

AKP’nin 22 Şubat’ta AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla kongre yaptığı İzmir’de vaka pozitiflik oranının 100 binde 53,42’ye çıktığını belirten Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı ise “Bir hafta içinde pozitif vakaların yaklaşık yüzde 25 arttığını görüyoruz. İzmir’de bir hafta içinde yaşanan gelişmelerin bu oranda bir vaka artışına sebep olduğunu düşünüyoruz. Tüm Türkiye ve İzmir’de yapılan test sayılarının Aralık ayına göre oldukça düşük olduğunu görüyoruz. 200 bin test yapılırken, bu sayı şimdi yaklaşık 100-120 bin civarına düşmüş durumda. Test sayısı arttırılırsa daha gerçekçi vaka sayıları saptanacaktır.”

Altan’ın avukatından Yargıtay’a: Hak, hukuk, vicdan, insaf diyorum

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0