Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Beşiktaş’ta başkanlık koltuğu ortada, camia Adalı-Çebi çekişmesi bekliyor

Beşiktaş pazar günü seçime gidiyor. Son dönemlerin en çekişmeli başkanlık yarışı olacak. Yarıştaki üç adayın son durumları, ve seçimin detaylı analizi..

BOLD – Beşiktaş’ta 20 Ekim pazar günü başkanlık seçimi yapılacak. Fikret Orman’ın görevi bırakacağını açıklamasının ardından Siyah-Beyazlı camia yeniden seçim sürecine girdi. Başkanlık koltuğu için Serdal Adalı, Ahmet Nur Çebi, İsmail Ünal ve Hürser Tekinoktay resmi olarak aday oldu. Ancak İsmail Ünal bugün adaylığını geri çekerek üç ismi yarışta baş başa bıraktı.

KULİSLER ADALI-ÇEBİ ÇEKİŞMESİ BEKLİYOR

Beşiktaş’ın Akaretlerdeki tesislerinde gerçekleşecek seçimlere yaklaşık 15 bin kongre üyesinin katılma hakkı bulunuyor. Ancak sandığa gidecek üye sayısı 10-12 bin civarı olması bekleniyor. Süreçte herkesin merak ettiği soru şu: Kim kazanacak? Ve kazanan Beşiktaş’a ne verebilecek. Serdal Adalı mevcut yönetimde olması bir avantaj gözükse de oylar ortada. Orman’a tepki aleyhine de işleyebilir. Dengeli bir oy dağılımında her adayın başkanlık şansı var. Koltuğun sahibini tahmin etmek oldukça zor. İsmail Ünal’ın son dakika çekilmesi dengeleri değiştirebilir. Ancak kulisler yarışın Adalı ile Çebi arasında geçeceği net bir şekilde ortada.

KULÜBÜN MALİ TABLOSU VE ABDULLAH AVCI

Önce yeni başkanı nelerin beklediğine bakalım. En büyük sorun kulübün borçları. Yaklaşık 3 milyar lirayı bulan borç, kim seçilirse seçilsin uzun vadede ciddi bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Kısa vadede ise futbolcu ve personel ödemeleri var. Bunun içinde nakit paraya ihtiyaç duyuluyor. Koltuğa oturacak isim 100 milyon liralık bir ödemeyi hazır tutması gerekiyor. Sonrasında yeniden durum değerlendirmesi şart.

İkincisi ise Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın takımın başında kalıp kalmayacağı. Görünen şu ki seçilen kim olursa olsun Avcı ile devam etmek zorunda. Abdullah hocayı göndermek hem kulübe ekstra maliyet hem de yeni bir hocanın gelmesi sezonu gözden çıkarmak anlamına gelir. Şu ortamda Abdullah Avcı’dan daha iyi bir teknik adamda bulmak da zor.

CAMİA GÖZÜYLE ADAYLARIN DURUMU

Başkan Fikret Orman, seçim süreci ve adaylarla ilgili geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı yaptı. Orada kongre üyeleri ve üyelerin ödenen aidatıyla ilgili bir bilgiyi de kamuoyuyla paylaştı. Orman, Mayıs ayındaki seçimler öncesi 5264 kongre üyesinin aidatının ödenmesi ile ilgili konuştu. Kendisinin itham edildiğini vurgulayarak bazı bilgiler verdi.

Geçen sene yapılan kongre öncesinde 5264 kongre üyesinin aidatı yatırılmış. Tabi burada Orman’ın tek rakibi Hürser Tekinoktay’dı. Şimdi bu üyeler bu seçimde de oy kullanacak. Fikret Orman konuyu şöyle detaylandırıyor: “5264 yatan oyun 527’si benim dönemimde üye olmuş. 172’si kongreye gelmiş. 1609 kişi Yıldırım Demirören döneminde kongre üyesi olmuş, 333’ü gelmiş. 1056 kişi Bilgili döneminde olmuş, 236’sı kongreye gelmiş. 1884 kişi de Seba döneminde olmuş, 468’i kongreye gelmiş. Benim dönemimde üye olup salona gelenlerin önemli bir kısmı da Hürser hocaya vermiştir.”

Görünen o ki seçimin sonucunu da bu oylar belirleyecek. Bir önceki seçimde Orman’ın kazanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. 5264 kişiden 1209’u oy kullanmaya gelmiş. Bu seçimde katılım rakam 3000 civarı olabilir. Bu da seçimi kazanacak başkanı belirleyecektir.

SERDAL ADALI’NIN MAĞDURİYETİ KARŞILIK BULUYOR

Seradal Adalı son yönetimde ikinci başkan olarak görev yaptı. Daha önce Fikret Orman’a rakip olmuş kaybetmişti. Sonra aynı yönetimde beraber görev aldılar. Adalı, Siyah-Beyazlı camia için şike sürecinde hapis yatmış bir isim. Yıldırım Demirören başkanlığı döneminde futbolun başındaydı ve transfer görüşmesi yaptığı için bu ‘şike’ olarak değerlendirildi. Tayfur Havutçu ile birlikte cezaevine girdi. Demirören’in Adalı’yı yalnız bırakması camianın Adalı’ya sahip çıkmasında önemli rol oynadı.

Bu seçimde de Serdal Adalı’nın bu durumu dikkate alınacaktır. Fikret Orman’ın yönetiminde olması ve mevcut yönetimin devam etmesi de oy hanesine katkı sağlayacaktır. Maddi olarak da ilk etapta mevcut yükü karşılayacak gücü bulunması artı olarak hanesine yazılacak. İsmail Ünal’ın çekilmesi de kendisi için avantaj olacak. Ünal’ın ekibinde bulunan İzmir ekibinden Emin Önal’ın da Adalı’nın yanında olması da önemli.

AHMET NUR ÇEBİ’NİN BAŞARILARDA İMZASI VAR

Ahmet Nur Çebi, Fikret Orman’la birlikte 5 yıldan fazla yönetimde ikinci başkan olarak görev yaptı. Kulübün maddi manevi en zor dönemlerinde Orman’ın yanında yer aldı. Yeni stadın yapılmasında katkısı çok büyüktü. Yönetim içindeki akil insan olarak öne çıktı. Futbol takımının başarılarında hiç kuşkusuz payı vardı. Şenol Güneş’in Beşiktaş’a gelmesinde önemli rol oynadı. İki yıl üst üste yaşanan şampiyonlukta perde arkasındaki iletişim rolü oldukça güçlüydü. Güneş’in başarısının arkasında Çebi’nin desteği oldukça önemliydi.

Camia içinde ciddi bir ağırlığı ve saygınlığı var. Maddi olarak yönetimde olduğu dönemde de desteğini esirgemedi. Acil gereken miktarı seçim sonrası bulması kolay. En büyük sıkıntısı tarafsız kalması gereken Fikret Orman’ın hükmettiği üyelerin Adalı tarafına yönlendirilmesi. Çebi bunun içinde camianın sağ duyusuna güveniyor. Süleyman Seba sonrası gelen başkanların kulüp içindeki bir grup tarafından yönlendirildiğini iddia ediyor ve bu grubun kırılması gerektiğini savunuyor.

İSMAİL ÜNAL ÇEKİLME KARARI ALDI, EKİBİ ADALI’YA YAKIN

İsmail Ünal, Süleyman Seba döneminde ve Serdal Bilgili yönetiminde yer aldı. Kongre ortamlarını çok iyi biliyor. Beşiktaş belediye başkanlığını yapması, semti iyi tanıması avantajıydı. Ancak çekilme kararı aldı. Camia içinde gruplarla hareket etmeyeceğini ifade etmişti fakat ekibinden bazı isimlerin Adalı tarafına geçeceği konuşuluyor. Ünal’ın açıktan olmasa da Adalı lehine çekildiği belirtiliyor. Ancak kongre gününe kadar çok şey değişebilir.

HÜRSER TEKİNOKTAY DENGELERİ BOZABİLİR

Son seçimde hiç kimse Fikret Orman’ın karşısına çıkmayı göze alamazken Hürser Tekinoktay rakip olarak çıktı. Kazanamayacağını bilse de Beşiktaş’taki muhalefeti temsil etti. Fikret Orman Mayıs ayındaki seçimde 2882 oy alırken Tekinoktay 1617 oy aldı. Bu seçimde katılım oranı, oy dağılımı çok ince hesapların yapılmasına neden olabilir. Beşiktaş alt yapısını önem veriyor. Projeleri var ve idealist yaklaşıyor.

Divan Kurulu’nun başkan adaylarına verdiği yemek davetine Hürser Tekinoktay’ın davet edilmemesi büyük tepki çekti. Serdar Adalı, Ahmet Nur Çebi ve İsmail Ünal Beşiktaş’ın akil heyeti ile bir araya gelirken Tekinoktay’ın çağrılmaması hiç yakışık almadı. Divan başkanı Tevfik Yamantürk bu konuda sınıfta kalırken Beşiktaş’ta bu tür ayak oyunlarının her zaman ters tepebileceği de unutulmamalı. Mali durum için 3.5 milyar TL bulabileceklerini ancak bunun geleceği temlik altına almak olduğunu söyleyen Tekinoktay, birleşme konusunda ise, “Beşiktaş menfaati varsa, koalisyona da varım” diyor.

Beşiktaş’ta listeler belli oldu seçime üç aday katılacak

BOLD ÖZEL

63 yaşındaki hasta tutuklu Fatma Yurt: Yaşamımdan endişeliyim

Komşularına mukabele okuduğu ve dini sohbet yaptığı için tutuklanan 63 yaşındaki Fatma Yurt, cezaevinde hastalandığını ve hayatından endişelendiğini söyledi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Gözaltına alınmadan önce belini ve kolunu sakatlayan hasta tutuklu Fatma Yurt, sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde zor günler geçiriyor. Astım bronşit, ülseratif kolit hastası olan, bel ve boyun fıtığı ilaçları kullanan Yurt, geçirdiği kaza nedeniyle çatlayan kolunun 3,5 ay geçmesine rağmen koğuş şartlarından dolayı iyileşmediğini ifade etti. Soğuk bir koğuşta, yerde yatmak zorunda kalan Yurt, cezaevinde hastalıklarının arttığını belirtti.

“HALİMİ, MUHTAÇLIĞIMI ANLATMAYA KARAR VERDİM”

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup göndererek sesinin duyulmasını isteyen Yurt, “Size yazmaya ve halimi, muhtaçlığımı anlatmaya karar verdim. Sesimi duyacağınızı ve bana yardımcı olacağınız inancı ile size yazıyorum. Annenizle veyahut babaannenizle ilgileniyor gibi düşünürseniz beni çok mutlu edersiniz” dedi. Gergerlioğlu’na iki kez mektup gönderen Yurt ilk mektubunda hastalıklarını, ikincisinde ise dosyasındaki ‘gücüne giden, canını yakan’ iddiaları anlattı.

“OĞLUMU DİKİŞ DİKEREK OKUTTUM”

10 Mart 2020’de İstanbul’daki evinde gözaltına alınan Fatma Yurt, 2 gün İstanbul’da, 1 gün de Manisa Çocuk Şube’de gözaltına tutukladıktan sonra 13 Mart 2020’de tutuklanıp Manisa E Tipi Cezaevine gönderildi. Bir çocuk sahibi Fatma Yurt, mektubunda kendisini ilkokul mezunu bir kadın, oğlunu dikiş dikerek okutmuş bir anne, yatalak annesine bakmış bir evlat olarak tanıtıyor. Hapse gönderilmeden önce oğlu ve gelini ile yaşadığını ve torununa baktığını ifade ediyor.

“BU HASTALIKTAN AİLEMDE ÖLÜMLER OLDU”

Doktora gidemeden alındığını söyleyen Fatma Yurt, “Koğuş çok soğuk olduğu için astım bronşitim arttı. Yerde yatmaktan dolayı belimdeki ağrı arttı. Ayrıca ileri derecede ülseratif kolit hastalığım var. Ailemde bu hastalıktan dolayı ölümler olduğu için ağır risk grubundayım. Maalesef cezaevi şartlarından dolayı hastalıklarım artıyor” dedi.

“KARANTİNA NEDENİYLE HASTANEYE GİDEMİYORUM”

Koronavirüs salgını cezaevindeki hastaların hayatını daha da zorlaştırdı. Bazı cezaevleri doktor randevularını iptal etti, bazı tutuklular da hastane dönüşünde 14 gün karantinada kalma zorunluluğu olduğu için kendileri hastaneye gitmek istemedi. Kişisel ihtiyaçlarını koğuş arkadaşlarının yardımıyla giderdiğini söyleyen Fatma Yurt, “Hastaneye gidersem tekrar 14 gün tek başıma karantina mecburiyeti olduğu için gidemiyorum. Yaşamımdan ciddi endişeliyim” diye yazdı.

“ÇOK SOĞUK ORTAMDA YERDE YATTIM”

Fatma Yurt, hapse girdiğinde 14 gün tek başına kaldığını ve çok zor şartlarla karşılaştığını söylüyor: “Tabanı muşamba kaplı sıcak suyu olmayan, çok soğuk ortamda yer yatağında yattım. Bir hafta imkan oluşturulmadığı için sıcak çay bile içemedim. Kronik hastalıklarımdan dolayı yemeklerin çoğunu geri gönderdim.”

İLK MAHKEMESİ 10 TEMMUZ’DA

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Fatma Yurt’un ilk mahkemesi 10 Temmuz 2020’de Manisa’da görülecek. Fatma Yurt, iddianamesinde ne olduğunu soran Gergerlioğlu’na ikinci mektubunda şöyle cevap veriyor:

“MUKABELE OKUYAN HALKTAN BİRİYDİM”

“Maalesef iddianamemde itirafçı denilen ama yaptıkları şeyden dolayı iftiracı ifadesi daha uygun olan insanların ifadelerinden başka bir şey bulunmuyor. Ülkemizde birçok insanın da olduğu gibi mazbut bir ailenin Kuran Kursu eğitimi almış ve bildiklerini konu komşu ile doğal olarak paylaşan, sesim uygun olduğu için Ramazan’da mukabele ve mevlüt okuyan halktan biriydim. Maalesef iftiracı insanlar sohbet hocası ifadesini kullanmış. Bu ifadeler ile terörist olduğum iddia edilmekte maalesef. İmanıyla, ülke sevdasıyla yaşamış ve yaşayan bir insan olarak bu ifadelerle anılmak çok gücüme gidiyor, çok canımı yakıyor. Hayatımda hiçbir derneğe üye olmadım. Hiçbir sebeple okul-dershane-yurt denilen yerlerle bir irtibatım olmadı. Sigortam da yok. Bylock denilen medya aracılığıyla herkes ile beraber duydum. Yaşım itibariyle teknoloji ile ilgili bilgim olmadığı için nasıl bir şey olduğunu bile kestiremiyorum maalesef. Hac parası için Bank Asya’da hesap açtırdım.”

EVİNE TEDBİR KONULDU

Ailesinin verdiği bilgiye göre Fatma Yurt’un babasından kalan Manisa’daki 80 metrekarelik evine de tedbir konuldu.

FATMA YURT’UN ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Eşi de tutuklu hapisteki babanın feryadı: Yarın geç olabilir

Dokuz ay önce tutuklanan öğretmen Hüseyin Kaya, anneleri de tutuklu iki küçük kızının yaşadığı travmaları anlattı ve yardım istedi: “Feryadımızı paslanan gönüllere duyurun, yarın geç olabilir.”

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Anne ve babaları birlikte tutuklanan çocukların yaşadığı travmaların boyutu gün geçtikçe büyüyor. Cemaat soruşturmaları kapsamında 6 ay önce tutuklanan Hüseyin Kaya İzmir Buca Kırıklar Cezaevine, eşi Hilal Kaya Gebze Kadın Kapalı Cezaevine gönderildi. Sümeyye (5,5) ve Sarenur (1,5) adlı iki küçük kızları ise Şanlıurfa’da yaşayan 70 yaşındaki babaannelerinin yanında kaldı.

Yol uzun, maddi imkan yeterli olmayınca çocuklarını göremeyen Hüseyin Kaya, koronavirüs salgını başlamadan önce Mart 2020’de kızlarıyla yaptığı son görüş gününü ve sonrasında yaşadığı acıyı kaleme döktü. Büyük kızının terk edilme korkusu yaşadığını söyledi, küçük kızının ise kendisini artık tanımadığını, her gördüğünü anne, babası zannettiğini belirtti.

“AĞLAYARAK KAÇIYOR BENDEN”

Hüseyin Kaya’nın, kızları Sümeyye ve Sarenur ile yaptığı en son görüş günü. 3 Mart 2020, İzmir Buca Kırıklar Cezaevi.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup göndererek derdine çare arayan Kaya, “Büyük kızım terk edilme korkusuyla asi söz dinlemez olmuş maalesef. Küçük kızım her gördüğüne anne-baba demekte. En acısı bu ay görüşüme geldi. Kucağıma alıyorum, ağlayarak kaçıyor benden. Bıraktığımda benden ayrılmayan, her dışarı çıktığımda kağıda dakikalarca ağlayan kızım beni tanımıyor. Annelerini de görmeye gittiler, aynı şeyi anneleri de yaşamış.” dedi.

“FERYADIMIZI PASLANMIŞ GÖNÜLLERE DUYURUN”

“Ne olur yavrularımın sesini duyun. Eşimin sesini duyun. Yarın geç olabilir.” diyen Kaya, “Bir anne babanın en zor imtihanı yavrularının onları tanımaması. Rabbim kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Ben adam öldürmedim. Vatanıma ihanet etmedim. Tek suçum 2 yıl bir dershanede çalışmak. Kimse feryadımızı duymuyor. Feryadımızı paslanmış gönüllere duyurursanız size çok minnettar olacağım. Kimse toplumun beklentilerini duymuyor. Herkes kendi menfaatlerinin peşine takılmış durumda.” ifadelerini kullandı.

“OKUYABİLMEK İÇİN GÜNDE 120 KM YOL GİDİP GELİYORDUM”

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Matematik Öğretmenliği mezunu olan Hüseyin Kaya, mektubunda büyüdüğü köyü ve ne şartlarda ilkokulu ve liseyi tamamladığını da anlattı:

“Ben Urfa’nın ücra bir köyünde ilkokul eğitimimi tamamladım. Sonra imkanlar olmayınca 4 yıl okula gitmedim. Taşımalı eğitim çıkınca okuyayım dedim kendi kendime. Ama yaş ilerlemişti. Okullar kabul etmiyordu. Zorla kendimi taşımalı eğitim yapan bir okula yazdırdım. Gündüzleri gidiş-geliş 120 km okula gider. Geceleri çobanlık yapardım. İki yılım öyle geçti. 7. sınıftan itibaren devletin yatılı okulunda okudum. Eskişehir’de bir lise kazandım. İmkan olmayınca gidemedim. Urfa’da liseyi okudum, çok zor şartlar altında. Baraka evde kaldım. Köyden ekmek gelirse 60 km uzaklıkta, köy postası ile o zaman karnımızı doyururduk. Fırından ekmek alacak gücümüz yoktu.”

“ŞİMDİDEN HAYATA KÜSLER”

Kullanmadığı Bylock programı nedeniyle tutuklu olduklarını ifade eden Hüseyin Kaya (35), 15 Temmuz’dan sonra çalıştığı özel kurum tarafından da işten atıldığını vurguladı. Kaya, 2012-2014 yılları arasında özel bir dershanede çalıştığı ve orada SGK kaydı bulunduğu için hiçbir kurumun iş başvurusunu kabul etmediğini sözlerine ekledi.

Hüseyin Kaya’nın fotoğrafın arkasına yazdığı not: “Çocuklar bıraktığımızda böyleydiler. Şimdi hem büyümüş hem de şimdiden hayata küsler.”

HÜSEYİN KAYA’NIN 8 MART 2020’DE YAZDIĞI MEKTUBUN ORİJİNALİ

Sümeyye ve Sarenur Kaya.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Mehmet Ali ilk yaşına hem annesiz hem babasız girdi

25 gün önce tutuklanan Yasemin-Fatih Çetinkaya’nın oğlu Mehmet Ali, 1. yaşına annesinden babasından ayrı girdi. Çetinkaya çiftinin kızları Zeynep Nesrin’in (6) de kalbi delik.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Anne ve babası bir gün arayla tutuklanıp Diyarbakır Cezaevine gönderilen Mehmet Ali Çetinkaya bugün 1. yaşına girdi. Geçtiğimiz günlerde milletvekilliği düşürülen ve bir gece yarısı tutuklanan HDP Milletvekili Leyla Güven, yan koğuşunda bulunan Yasemin Çetinkaya’nın yaşadıklarına tanık olmuş ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’na durumu haber verince bir aile dramı daha gün yüzüne çıkmıştı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan Çetinkaya çifti, 6 yaşında kalbi delik bir kızları, daha bir yaşını doldurmamış anne sütü ile beslenen bebekleri olmasına rağmen Diyarbakır 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 3 ve 4 Haziran’da peş peşe tutuklandı. Yasemin Çetinkaya bir hafta sonra cezaevinde virüs kaptı ve Diyarbakır’daki Gazi Yaşargil Hastanesi’nde karantinaya alındı.

KIZININ KALBİ DELİK

Olaydan 13 Haziran’da haberdar olan HDP milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu , “Şu işe bak!? Yasemin Çetinkaya, 10 ay bebek, 6 yaş kalbi delik çocuk annesi, Diyarbakır’da tutuklu Covid 19 (+), Gazi Yaşargil Hastanesinde karantinada. 2 çocuk Konya’ya götürüldü. Avukat itiraz etti, yasal sınır geçti, 8. gün Hakim hala karar vermedi! Ne insafsızlık?” ifadeleriyle Çetinkaya çiftinin ve çocuklarının durumunu duyurdu.

İkinci testi negatif çıkan Yasemin Çetinkaya 14 Haziran’da tekrar hapse gönderildi. İki çocuk da şimdi annesinden kilometrelerce uzakta. Artık mama ile beslenen Mehmet Ali’ye ve Zeynep Nesrin’e Konya’daki akrabaları bakıyor. Avukatının verdiği bilgiye göre hem çocuklarından ayrı kalan hem de hastanede ve cezaevinde karantina süreci yaşayan Yasemin Çetinkaya’nın psikolojisi çökmüş durumda.

6 yaşındaki Zeynep Nesrin ve Mehmet Ali, 25 gündür anne babalarından ayrı.

ANNE KURAN, BABA COĞRAFYA ÖĞRETMENİ

4 Haziran’da tutuklanan Fatih Çetinkaya (38), 2011-2014 yılları arasındaki Diyarbakır Sur’daki FEM derhanelerinde coğrafya öğretmeni olarak çalıştı. 2018’de ihraç edilen Kuran öğretmeni Yasemin Çetinkaya ise en son Yenişehir Berat Kuran Kursunda görev yapıyordu.

Tanık ifadeleri gerekçe gösterilerek tutuklanan Fatih Çetinkaya’ya Bank Asya’daki maaş hesabı, yurt dışına gidip gelme nedenleri, sohbetlere katılıp katılmadığı gibi sorular yöneltildi. Aynı sorulara cevap veren iki çocuk sahibi Yasemin Çetinkaya örgüt üyesi olmak iddiasıyla yargılanıyor.

“ZULMEN TUTUKLU YARGILANIYORLAR”

Ailenin durumunu yakından takip eden Gergerlioğlu, en son yaptığı açıklamada “Kadın çok zor durumda bebekler anneden ayrı bir durumda bu insanlar adli kontrol ile tutuksuz yargılanabilir ama zulmen tutuklu bir şekilde yargılanıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Yasemin-Fatih Çetinkaya’nın ikinci duruşması 5 Eylül 2020’de Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

MEHMET ALİ ÇETİNKAYA’NIN DOĞUM BELGESİ

Fatih Çetinkaya, çocukları Mehmet Ali ve Zeynep Nesrin ile.

Okumaya devam et

Popular