Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Cüneyt Özdemir: ABD’deki Halkbank davasında, Erdoğan sanık, Zarrab tanık olacak

ABD’deki Halkbank iddianamesinde yer alan “Halkbank’ın üst yönetimi yüksek düzeyli Türk hükumeti tarafından desteklendi ve korundu” ifadesini değerlendiren Özdemir, “Bir numaralı hedef Erdoğan” dedi.

BOLD- CNN Türk’e bağlanan 5 N 1 K programının yapımcısı ve sunucusu Cüneyt Özdemir, “ABD’nin dolandırılması”, “İran’a yönelik yaptırımların delinmesi” ve “kara para aklama” suçlamaları ile ilgili ABD’de davalık olan Halkbank iddianamesini değerlendirdi. İki gün önce mahkemeye sunulan iddianamedeki ifadelerin ne anlama geldiğini anlatan Özdemir, “ABD’deki Halkbank davasında sanık koltuğuna Erdoğan’ı oturtacaklar. Bir numaralı hedef Erdoğan” şeklinde yorumladı.

TUHAFLIKLAR VAR

“Dava açılması manidar” diyen Özdemir, “Halkbank davasının ikinci bölümü başlıyor. Davada tuhaflıklar var. Savcılar bir noktaya kadar geliyorlar, sonra devam etmiyorlar. 45 saniyelik bu iddianamenin birebir kopyası ancak ikinci bölümü başlıyor. İlk davada Rıza Sarraf tanık olmuş Hakan Atilla yargılanmış 32 ay ceza almıştı” diye konuştu.

TANIK RIZA ZARRAB OLACAK

İlk davayı yakından takip ettiğini söyleyen Özdemir, “Bana sorarsanız bu davada Halkbank yargılanacak Rıza Sarraf tanık olacak . Gerçi şuan avukatlarıyla konuştuğumuzda ‘pek istenmiyor , çünkü bu TC devletine karşı bir dava gibi mırıldanılıyor.’ diye çeşitli bilgiler alıyorum ama hayır olacak. Çünkü Rıza Sarraf şuan elini kolunu sallayarak ABD’de geziyorsa oranın Bodrum’u diyebileceğimiz yerde rahatça ev tutabiliyorsa işte bugünü bekledikleri için. Bu davanın sanık koltuğuna bence Cumhurbaşkanı Erdoğanı oturtacaklar. Çünkü bir önceki davada pek çok ilişkiyi getirmişler oraya kadar tutmuşlardı. Bazı iddialar vardı Zarrab’a sormamışlardı üzerine gitmemişlerdi. Davanın 2. bölümünde bunu göreceğiz. Önümüzdeki günlerde çok konuşulacak” ifadelerini kullandı.

Trump sosyal medyayı gaflarıyla yine salladı: İtalyan Başbakan Mattarella’ya mozarella dedi, tarih bilgisi pes dedirtti

Okumaya devam et
Reklamlar

Medya

Gazeteci Ahmet Takan, evinin önünde saldırıya uğradı

Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan, Ankara Dikmen’de evinin önünde yumruklu saldırıya uğradı. Saldırısı sonrası Takan, 29 Mayıs Hastanesinde tedavi altına alındı. Polisin olayla ilgili soruşturma başlattığı ifade edildi.

BOLD-Ankara siyasetine ilişkin yayınladığı kulis haberlerle bilinen Korkusuz Gazetesi yazarı Ahmet Takan, akşam saatlerinde evinin önünde saldırıya uğradığı öğrenildi. Saldırganın Ahmet Takan’ın arkasından gelerek bacağına sopayla vurduğu öğrenildi.

Yeniçağ Gazetesi’ne konuşan Takan, “Slogan atarak yaklaşan saldırganı fark ettiğimde elimdeki çantayla kendimi korudum. Çanta sayesinde sadece bacağıma vurabildi. Daha sonra uzaklaştı. Daha sonra en yakın hastaneye giderek tedavi oldum. Karakolda bir kez daha ifade verdim” dedi. Takan’ın saldırı sonrasında yapılan tedavisinde bacağındaki kaslarda ezikler meydana geldiği belirtildi.

Ahmet Takan’a yönelik gerçekleştirilen sopalı saldırıdan saatler öncesinde MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman’ın, Takan’ı hedef alan paylaşımlarda bulunması dikkat çekti.

Büyükataman, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarından “Ahmet Takan isimli boş muhabbet erbabından başka herkes görmüş ve anlamıştır ki Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli her beşer gibi hastalanmış ve başarılı bir tedavi sürecinin ardından görevinin başına geri dönmüştür” ifadelerine yer vermişti.

“İçişleri’nde bir tane Menzilci göstersinler bakanlığı bırakırım”

Okumaya devam et

Medya

İbrahim Eren’in TRT’yi nasıl batırdığını bakanlık ortaya çıkardı

Bilal Erdoğan’ın sınıf arkadaşı İbrahim Eren’in Genel Müdürlüğünü yaptığı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun (TRT) neden 2 yıldır faaliyet raporu açıklamadığı bakanlık raporuyla ortaya çıktı.

BOLD – Devletin resmi kanalı TRT, yayın hayatına başladığı 1964’ten bu zamana kadar ilk kez, İbrahim Eren yönetimindeki son iki yılında faaliyet raporunu kamuoyu ile paylaşmadı. Bünyesinde barındırdığı, 13 televizyon, 16 radyo, 38 dil ve lehçede web yayını ve 4 basılı dergisi ile Türkiye’nin en büyük medya kuruluşu olan TRT’nin gelirlerinin büyük bir kısmını elektrik faturalarından alınan paylar, bandrol gelirleri ve reklam gelirleri oluşturuyor.

KARDA YÜZDE 98 AZALMA

Hazine ve Maliye Bakanlığının yayınladığı Kamu İşletmeleri Raporunda, 2017 ve 2018 yılı faaliyet raporlarını kamu ile paylaşmayan TRT ile ilgili ilginç bilgiler yer aldı. Buna göre, 2018 yılında TRT’nin faaliyet kârı bir önceki yıla göre yüzde 121.2 geriledi ve kurum 92 milyon lira zarar etti. Sözcü gazetesinin haberleştirdiği bakanlık raporuna göre, ‘TRT’nin 2018 yılı dönem kârı ise yüzde 98.1’lik düşüşle 10.6 milyon lira oldu. Kurum 2017 yılında 425 milyon lira faaliyet kârı, 565 milyon lira da dönem kârı elde etmişti.

TİCARİ SIR

TRT, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden sınıf arkadaşı İbrahim Eren’in Genel Müdür olmasının ardından hiç faaliyet raporu açıklamadı. Muhalefetin ve gazetecilerin bilgi edinme kanunu gereği yaptığı başvurular ‘Ticari sır’ denilerek reddedildi. Geçen yıl, elektrik faturalarından 690 milyon lira pay alan TRT’nin bandrol gelirleri ise 1 milyar 703 milyon lira oldu. 264 milyon lira ilan ve reklam geliri elde eden kurumun, hizmet alımı için ne kadarlık ödeme yaptığı ise bilinmiyor.

Erdoğan Kılıçdaroğlu’nun yerine düşündüğü CHP’li ile Saray’da görüştü

Okumaya devam et

Medya

Uluslararası Yazarlar Birliği PEN, Altan’ı onur üyesi ilan etti

Uluslararası Yazarlar Birliği PEN’in Almanya şubesi, tahliye edildikten bir hafta sonra tekrar tutuklanan Yazar Ahmet Altan’ı onur üyesi ilan etti.

BOLD-Birçok ülkede şubesi bulunan Uluslararası Yazarlar Birliği’nin (PEN) Almanya Merkezi Başkan Yardımcısı Ralf Nestmeyer, 12 Kasım günü tekrar tutuklanan Ahmet Altan’a destek olmak için girişimde bulundu. Altan’ı onur üyesi olarak ilan eden Almanya PEN, Türkiye’ye Altan’ı “derhal ve koşulsuz serbest bırakma” çağrısı yaptı.

DW Türkçe yer alan haberde PEN Almanya Merkezi Başkan Yardımcısı Ralf Nestmeyer, “İlgili Türk makamlarından, onur üyemiz Ahmet Altan’ın derhal ve koşulsuz olarak cezaevinden tahliye etmesini talep ediyoruz” açıklamasını yaptı.

“TÜRK REJİMİNİN DESPOT KAREKTERİ”

Altan’ın Türkiye’de siyasi gerekçelerle hapiste tutulduğunu söyleyen Nestmeyer, “Bu ne meşru ne de kabul edilebilir” dedi. PEN Almanya Merkezi, Türkiye’de yargının “keyfi kararlarının siyasi nedenlere dayandığına” dikkat çekerek bunun “hukuk devletiyle çeliştiği, Türk rejiminin despot karakterini de gözler önüne serdiği” yorumu yaptı.

Vaclav Havel’in de bir zamanlar onur üyesi olduğu PEN Almanya Merkezi’nin günümüzdeki diğer onursal üyeleri arasında Anabel Hernández ve tutuklu HDP eski eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da yer alıyor.

NE OLMUŞTU?

Yargıtay’ın bozma kararının ardından tekrar hâkim karşısına çıkan tutuklu gazeteciler; Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek, Şükrü Tuğrul Özşengül ve tutuksuz Mehmet Altan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.

4 Kasım’da görülen davada tutuklu sanıklardan Ahmet Altan “örgüte yardım” suçundan 10 yıl 6 ay, Nazlı Ilıcak ise “örgüte yardım” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, tutuklu bulundukları süre göz önünde bulundurularak her ikisinin de tahliyelerine karar verilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise 6 Kasım’da, tahliye kararının kaldırılması için itiraz etmişti. İtirazı değerlendiren İstanbul 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi, Altan’ın tahliye edilmesine yönelik kararı kaldırarak yakalama kararı çıkarmıştı. Bunun üzerine gözaltına alınan Altan 13 Kasım tarihinde yeniden tutuklanmıştı.

Erdoğan Doğan Grubu’nun enkazını Demirören’den alıp OYAK’a devretmek istiyor

Okumaya devam et

Popular