Bizimle iletişime geçiniz

Teknoloji

Telefonların pil ömrünü uzatacak basit çözümler

Cep telefonlarının şarjının çabuk bitmesinin arkasında yatan en önemli sebeplerden biri ömrü tükenen bataryalar. Peki bataryanın ömrü hangi basit çözümlerle uzatılabilir?

BOLD – Dikkatsiz kullanım sonucunda ömrü biten bataryalar, günlük hayatta daha az kullanım süresi sağlar.

Telefonun şarjının yüzde 50 dolulukta tutulması, gece şarjda bırakmama, çeşitli ayarlar ve telefonu sıcaktan uzak tutma gibi basit çözümler bu durumun önüne geçebilmeyi ve batarya ömrünün uzamasını sağlıyor.

Batarya ömrünü uzatabilmek için şarj etme mantığını da temelde kavramak gerekiyor. Bir batarya, grafit ve lityum kobalt oksit olmak üzere iki katmandan oluşuyor. Lityum iyonları grafit katmandan lityum kobalt oksit katmana geçtikçe ortaya enerji çıkıyor. Bataryayı şarj ederken bu işlem tam tersi yönde gerçekleşiyor.

Buradan çıkarılması gereken sonuç, her iki katmandaki lityum iyonlarını eşit miktarda tutmak. Bu denge, pile güç sağlayan lityum iyonları en az miktarda zorluyor ve bataryanın şarj ömrünü de artırıyor. Bu nedenle pilin minimum yüzde 20, maksimum yüzde 80 dolulukta tutulması en iyisi.

Öte yandan telefonu gece şarjda bırakmanın bataryaya ekstra şarj girmesiyle hiçbir alakası yok. Fakat telefonlarda bulunan bir mekanizma batarya ömrünü yiyebiliyor.

GECE PRİZE TAKILI BIRAKILAN TELEFON DEFALARCA ŞARJA GİRİP ÇIKIYOR

Gece şarja bıraktığımız telefonlar yüzde 100 seviyeye ulaştığında aslında şarj olmayı bırakıyor. Fakat yüzde 0.1’lik bir düşüş bile telefonu yeniden şarj durumuna sokuyor. Dolayısıyla telefonunuz defalarca şarja girip çıkıyor.

Ayrıca telefonun bataryasını korumak için her telefonda bulunan batarya koruma modu açılabilir. Bu seçenek telefonun parlaklığını düşürür, bildirimleri azaltır ve işlemci yükünü hafifletir. Dolayısıyla telefon daha az güç harcar.

BULUNDUĞUNUZ YERDE KABLOSUZ AĞ VARSA TELEFONUN İNTERNETİNİ KAPATIN

Bataryayı korumak için diğer seçenek ise Bluetooth, Wi-Fi ve GPS gibi bataryayı “sömüren” özellikleri kapatmak. Wi-Fi ağına bağlı olmadığınız durumlarda bile cihazınız sürekli yeni ağlar bulmaya çalışır. Ayrıca ev ya da işyeri gibi Wi-Fi ağı bulunan yerlerde telefonun internetini kapatıp Wi-Fi kullanmak daha verimli.

Telefonda LED göstergesi varsa bunu kapatmak da batarya ömrü için iyi olabilir. Bunun dışında klavye sesi ve titreşim de daha fazla batarya ömrü için kapatılabilir. Son olarak yapılabilecek şey, kullanılmayan hesapların telefon hafızasından silinmesi.

Telefonların çoğunda otomatik olarak ortama göre parlaklık ayarlama seçeneği mevcut. Bu seçeneği kapatıp parlaklığı kullanıcının ayarlaması, telefonun enerjisini daha az harcayacaktır. Bir de telefon ekranını kullanılmadığı zamanlarda kapatmak unutulmamalı. Ekran belirli bir süre (bu süre de ayarlanabiliyor) sonra zaten otomatik olarak kapanıyor, ancak kullanıcı ne kadar erken kapatırsa telefon o kadar az enerji harcar.

Eğer telefon OLED ekrana sahip ise karanlık modu etkinleştirmek batarya ömrüne fayda sağlayacaktır. Ancak LCD ekran varsa bu durum bir değişiklik yaratmayacaktır.

Telefonda kurulu olan uygulamaları sürekli takip etmek gerekiyor. Eğer şarjınızın çok çabuk tükendiğini düşünüyorsanız “Ayarlar”dan bataryanızı en çok emen uygulamayı tespit edin. Ayrıca kullanmadığınız uygulamaları da kaldırın. Kullandığınız uygulamalardaki işe yaramaz bildirimleri de kapatın çünkü bu bildirimler telefonunuzun ekranını sürekli açıp kapatıyor.

BATARYAYI EN ÇOK SÖMÜREN UYGULAMALAR

Bataryayı en çok sömüren uygulamalar Snapchat, Netflix, YouTube gibi video uygulamaları olarak biliniyor. Tabii bunların yanında Facebook ve Instagram uygulamaları da bataryayı fazlasıyla yoran uygulamalar arasında yer alıyor. Bu yüzden söz konusu uygulamaların arka planda çalışmalarını engellemek, bataryanız için yararlı olacaktır.

Bataryanızı ısıtacak şeylerden kaçırın. Yüksek sıcaklıklar bataryanız üzerinde baskı yaratır ve kapasitesini kaybetmesine yol açar.

25-30 derece arasında kalan bataryalar bir yıllık kullanım sonucunda kapasitelerinin yüzde 80’ini koruyabiliyor.

James Bond’un tasarladığı Aston Martin’in satış fiyatı 700.007 dolar

Gündem

Siyanürü internette en çok hangi il aradı?

Türkiye’de siyanürle toplu intiharların arkası kesilmiyor. En çok konuşulan konu ise siyanüre çok kolay ulaşılabilmesi… Peki Google’ın istatistiklerine göre siyanürle ilgili aramalar ne boyutta?

BOLD – Türkiye, yeni bir siyanürle intihar haberiyle bir kez daha sarsıldı. İstanbul’da üç kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Yetkililer tarafından yapılan incelemelerde bu ölümlerin de siyanür kaynaklı olduğu ortaya çıktı. Türkiye, 10 gün içinde üçüncü kez siyanürle intihar vakasına şahit oldu. Bu durum, vatandaşların siyanürle ilgili merakını artırmış durumda.

Siyanürle bir toplu intihar daha: Korkulan oluyor…

Daha önce siyanürün aslında ne kadar kolay erişilebilir bir madde olduğu ve insanların şu sıralar sık sık siyanürle ilgili araştırmalar yaptığı gündeme gelmişti. Şimdi ise yapılan internet aramalarının aslında ne kadar korkunç boyutlara ulaştığı ortaya çıktı.

Google’da aranan kelimelerin popülaritesinin istatistiğini gösteren “Google Trends”, Türkiye’nin şu sıralar siyanüre kilitlendiğini gösteriyor.

Google Trends, dünyanın herhangi bir ülkesindeki internet aramalarını kelimeler bazında inceleyebilmeyi sağlıyor. Bu bağlamda Google’ın dünyanın en popüler arama motoru olduğu kabul edildiğinde, hangi kelime aranırsa aransın ulaşılan sonuçlar belirleyici oluyor. Bu yüzden Google Trends üzerinden alınan veriler ciddi anlamda önem taşıyor.

İşte Türkiye’nin siyanür araması yapma popülaritesinin zamanla değişimi:

Bu grafik, Türkiye’nin siyanüre son 12 aydaki ilgisini gösteriyor. Grafiğin minimum değeri 0 ve en çok 100’e ulaşabiliyor. Grafik incelendiğinde Türkiye’nin son bir yıldır siyanürle genelde ilgilenmediği görülüyor. Sadece geçtiğimiz mayıs ve ağustos aylarında ufak bir dalgalanma yaşanmış durumda. Ancak siyanürle ilgili aramalar, kasım ayının başından itibaren patlama yaşamış.

TÜRKİYE SİYANÜRE KİLİTLENDİ

Kasım ayında yaşanan ilk intiharın ardından Türkiye’deki internet kullanıcıları siyanürle ilgili çok ciddi şekilde araştırma yapmaya başladı. Öyle ki 9 Kasım’a kadar siyanürle ilgili yapılan aramalar, bu kelimenin Türkiye’deki Google popülaritesini 87’ye fazlasıyla dik bir açıyla yükseltti. Bu hafta ise Türkiye, daha azalan bir eğimle siyanürün arama popülaritesini 100 yaptı. Yani Türkiye, tam anlamıyla siyanüre kilitlendi.

Siyanürle ilgili yapılan aramalarda kullanılan bazı kelimeler:

Google Trends, bir kelimeyle ilgili aramaların nasıl yapıldığını da gösteriyor. Sonuçlar, olayın ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu ve acilen önlem alınması gerektiğini gözler önüne seriyor.

Google Trends üzerinden alınan bu görüntü, Türkiye’deki internet kullanıcılarının daha çok “siyanür nerden alınır”, “izmir siyanür”, “siyanür satılan yerler” ve “siyanür sipariş” gibi aramalar yaptığını ortaya koyuyor.

“Baba siyanürle intihar etti, eşi ve çocuğu kokudan zehirlendi”

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, arama yapılan kelimelerin karşısında bulunan “Büyük Çıkış” ibaresi. Bu ibare, ilgili aramalardaki popülarite artışının yüzde 5.000 (beş bin) seviyesinde olduğunu gösteriyor.

Google Trends’in etkili özelliklerinden biri de kelimelere olan ilgiyi bölgelere ayırabiliyor olması. Yani Türkiye’deki hangi şehrin siyanürle ilgili daha çok arama yaptığını gösterebiliyor.

Bu Türkiye haritası, şehirlerin siyanürle ilgili aramalardaki yoğunluğunu gösteriyor. Mavi renk tonunun koyulaşması, o şehirdeki kullanıcıların konuyla ilgili daha çok arama yaptığı anlamına geliyor.

Gri renkle gösterilen Tunceli ve Ardahan’ın bu renkte olmasının sebebi, Google’ın bu şehirlerin internet aramalarıyla ilgili yeterli bilgi edinememiş olması.

Google Trends üzerinden edinilen bilgilere göre siyanür aramasının en popüler olduğu şehir Burdur olarak öne çıkıyor. Buna göre Burdur’daki kullanıcılar, yaptıkları toplam Google aramaları arasında en çok siyanürle ilgili arama yaptı. Öyle ki Burdur, 0 ile 100 puan arasındaki popülarite grafiğinde 100 puan almış durumda.

Siyanürle ilgili yapılan aramaların oranının bölgedeki toplam aramalara oranla en yüksek olduğu ikinci şehir ise Denizli. Denizli’yi de Çankırı, Yozgat ve Batman takip ediyor.

Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul, siyanürle ilgili aramalarda 47. sırada bulunuyor. Türkiye’nin diğer büyük şehirlerinden Ankara listenin 60., İzmir de 16. sırada yer alıyor.

MHP’nin siyanür teklifi gündeme bile alınmamış

Listenin en son sırasında ise Kilis var. Kilis, yaptığı internet araştırmalarının çok az bir kısmında siyanürle ilgili arama yapıyor. Kilis’in hemen üzerinde ise sırasıyla Bayburt ve Muş bulunuyor.

Google Trends verileri, Türkiye’nin tamamının siyanürle ilgili arama yaptığını gözler önüne seriyor. İnsanlar, her ne kadar bilgi almak için Google aramaları yapıyor olsalar da bu rakamların yüksek olması, yetkililerin bu konuda acilen önlem almaları gerektiğini gösteriyor. Çünkü elde edilen verilerin pek çoğu, siyanürle ilgili yapılan aramaların yüzde beş bin kadar arttığını gösteriyor.

“Biz bunları daha önce hiç yaşamamıştık: İnsanlar sadece kendilerini değil ailelerini gözden çıkarıyor…”

Okumaya devam et

Ekonomi

Gelişen teknoloji bankacılık ve finans alanında riskleri de beraberinde getiriyor

Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Bölgesi Baş Ekonomisti Aslı Demirgüç-Kunt, teknolojinin bankacılık ve finansta fırsatlarla birlikte birçok riski de barındırdığını söyledi.

BOLD – Sabancı Üniversitesi Center of Excellence in Finance’in (CEF) konuğu olarak Sabancı Center’da “Bankacılık Düzenlemeleri ve Denetim: Küresel Mali Krizden Sonraki On Yıl” başlıklı sunum yapan Kunt, 2008’deki küresel finansal krizin ardından bankacılık alanında birçok yeni düzenleme yapıldığını, ancak insanların kriz hafızalarının yavaş yavaş geride kaldığını belirtti.

YAVAŞ YAVAŞ UNUTULUYOR

Kuruluşların, devletlerin ve hükumetlerin düzenlemeler konusunda daha çekimser bir tavır sergilediğini, çünkü insanların krizi yavaş yavaş unutmaya başladığını dile getiren Kunt, teknolojik gelişmelerin bankacılık ve finans alanında birçok fırsatla birlikte birçok riski de beraberinde getirdiğine dikkati çekti.

Temel Kotil’in TUSAŞ’ı

Okumaya devam et

Dünya

Bu elektrikli otomobil tam 2.012 beygirlik

Japonya’da üretim süreci devam eden Aspark Owl, 4 elektrikli motorun ürettiği toplamda 2012 beygir güçle 0’dan 100’e 1.69 saniyede çıkıyor.

BOLD – Elektrikli hiperotomobiller ailesinin iki yeni üyesi Japonya’dan geliyor. Şimdiye kadar bu kategoride Lotus Evija, Pininfarina Battista ve Rimac C_Two modeli araçlara şimdi de Japon Aspark’ın yeni Owl modelleri ekleniyor.

Owl, yani Baykuş olarak isimlendirilen aracın en çabuk hızlanan seri üretim aracı olduğu söyleniyor. Elektrikli hiperotomobil Dubai Uluslararası Motor Show’da ilk defa tüketicilerin beğenisine sunuldu.

Şu ana kadar 50 adet üretilen aracın fiyatı 2.9 milyon euro olarak açıklandı.

Dubai’de Aspark Owl’un üretim versiyonu ortaya çıktı. 2017 yılında aracın ilk modeli Frankfurt’ta sergilenmişti ancak o model yalnızca bir konsept idi. Geçen zaman içerisinde Aspark aracı kusursuz hale getirmek ve performansını artırmak için çalışmalarını devam ettirdi. Firmaya göre araç 0’dan 100’e yalnızca 1.69 saniyede çıkabiliyor.

Aspark Owl’un 4 elektrikli motoru toplamda 2012 beygir güç ve 2000n/m çekiş gücü üretiyor. Aracın en yüksek hızının ise 399 kilometre olduğu söyleniyor ki bu da Owl’u Bugatti ve Koenigsegg ile aynı kategoriye koyuyor.

Aracın bataryası 800 voltluk, 64-kw/saatlik bir lityum iyon batarya ve üretici firmaya göre 450 kilometre menzile ulaşabiliyor. Bu menzil sürüş tarzına ve hızına göre değişiklik gösterebiliyor.

Aracın hem şasesinde hem de iskeletinde ağırlığı azaltmak amacıyla karbon fiber kullanıldı. Aspark Owl 2.200 kilogram geliyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak aracı çift süspansiyonlu ve ayarlanabilir sürüş yüksekliği sistemiyle de almak mümkün.

Owl’ların üretimi İtalya’daki Manifattura Automobili Torino’da gerçekleştiriliyor. Bu tesiste daha önce Apollo araçları ve Scuderia Cameron Glickenhaus’un 003 modellerinin ilk versiyonları üretilmişti. İlk Aspark Owl’lar 2020 yılının ikinci çeyreğinde yollarda olacak.

Aspark CEO’su Masanori Yoshida, “Owl’un agresif hedeflerine erişmek büyük bir meydan okumaydı. Ama 14 yıllık otomobil mühendisliği bilgisi ve Japon ve İtalyan destekçilerimizden gelen büyük destekle hepsinin üstesinden geldik” dedi.

Aspark Owl, elektrikli hiberotomobil pazarının önemli aktörlerinden olacak gibi görünüyor.

Dünyanın en pahalı SUV’u Karlmann King SUV oldu: Fil sürdüğünüzü hayal edin

Okumaya devam et

Popular