Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Uluslararası Kriz Grubu: Suriye operasyonu Türkiye’ye karşı PKK direnişini körükleyebilir

Uluslararası Kriz Grubu, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda yaptığı Barış Pınarı Harekatı’nın ve sonrasında sağlanan mutabakatların konuşulduğu dönemde PKK raporunu yayınladı.

BOLD – Uluslararası Kriz Grubu, raporunda “Türkiye içindeki etkisi şu an için belirsiz olan Suriye operasyonunun Türkiye’ye karşı PKK direnişini körükleyebileceği” değerlendirmesi yapıldı.

Dünya çapında çatışmalı ihtilafların olduğu bölgeler üzerine saha araştırmaları yapan ve verilere dayanarak belirli aralıklarla bunları raporlaştıran Uluslararası Kriz Grubu, 22 Ekim’de PKK raporunu yayınladı.

SERT POLİTİKA ÇATIŞMANIN SÜRMESİNE YOL AÇAR

Raporda yapılan değerlendirmede “Türkiye’de iktidar partisi son dönemde savaşta ve seçimde elde ettiği kazanımların, PKK’ya karşı sert politikasını haklı çıkardığını düşünüyor. Ancak bu politikalar aynı zamanda Kürtler’in sorunlarını da körüklüyor; bu da çatışmanın sürmesine yol açıyor. Ankara bu nedenle akılcı davranıp yıkıcı çatışmayı azaltmanın yollarını arayabilir”ifadeleri kullanıldı.

ÇATIŞMA DİNAMİĞİ DEĞİŞTİ

Raporda, Türk Silahlı Kuvvetleri ile PKK arasındaki çatışmaların 2015 yılı Temmuz ayından bu yana Türkiye ve Kuzey Irak’ta 4,600 can kaybına yol açtığı belirtildi.

Verilerin çatışma dinamiğinin değiştiğini gösterdiği belirtilen çalışmada, çatışmanın kentlerin dışına taşındığı, son iki yıldır PKK ya da ona bağlı TAK’ın metropolitan bölgelerde saldırı düzenlemediğini gösterdiği ifade edildi.

Raporda, 2019 yılında ayda ortalama 40 can kaybının yaşandığı ve bunların Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu güneydoğunun kırsal kesimlerinde yoğunlaştığı kaydedildi.

PKK DİRENİŞİNİ KÖRÜKLEYEBİLİR

Uluslararası Kriz Grubu, 9 Ekim’de başlayan Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik operasyonunun Türkiye içindeki etkisi belirsiz olsa da operasyonun Türkiye’ye karşı PKK direnişini körükleyebileceğini vurguladı.

Uluslararası Kriz Grubu, “Ankara’ya sertlik yanlısı politikalar sonuç veriyor gibi görünse de, hem savaşta hem de sandıkta bu politikalar, Türkiye’nin Kürtleri’nin bir kesiminde PKK ile çatışmanın sürmesine yol açan tepki ve öfkeyi körüklemeye devam ediyor” uyarısında bulundu.

“Türkiye, Barış Pınarı Harekatı öncesi Suriyeli mültecileri ülkelerine zorla geri gönderdi”

Dünya

Suriye’deki Türkiye destekli muhaliflerden “Rus subayları öldürdük” iddiası

Rus savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib vilayetinde geçtiğimiz gün Türkiye destekli milisleri hedef almasının ardından düzenlenen misilleme saldırılarında Rus subayların da öldüğü iddia edildi.

BOLD – Hafta başında Rus savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib vilayetinde Türkiye destekli muhalif silahlı grupları hedef alan saldırısı sonrasında yoğun misilleme saldırıları düzenlendiği bildirildi.

Ulusal Kurtuluş Cephesi çatısı altındaki Türkiye destekli milislerin İdlib ve Halep’teki Suriye ordusu mevzilerine Pazartesi akşam saatlerinden itibaren yüzlerce füze ve topçu roketiyle saldırı düzenlediği kaydedildi.

Ulusal Kurtuluş Cephesi sözcülerinden Naci Mustafa, İdlib’in güneyine yönelik misilleme saldırılarında bölgede görev yapan Suriyeli askerlerin yanı sıra Rus subayların da hedef alındığını ve öldürüldüğünü açıkladı. Rusya ya da Suriye’den ise bu iddia ile ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de muhalif milislerin İdlib’in güneyi, Halep’in batısı ve Akdeniz kıyısındaki Lazkiye’de farklı bölgelerde bulunan Suriye ordusuna bağlı yaklaşık 20 mevziyi yüzlerce roketle vurduğunu bildirdi.

Rus savaş uçakları Pazartesi günü İdlib’de Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’na bağlı Feylaku’ş Şam’a ait bir eğitim kampını hedef almış, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi verilerine göre saldırıda 78 milis ölürken 100’e yakın milis yaralanmıştı.

Pazartesi günkü hava saldırısı, Moskova ile Ankara arasında 5 Mart’ta varılan mutabakatla yürürlüğe giren kırılgan ateşkes dönemindeki en ağır operasyon olarak kabul ediliyor.

ABD’DEN RUSYA, İRAN VE SURİYE’YE ELEŞTİRİ

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, İdlib vilayetinde Mart ayında yürürlüğe giren ateşkese aykırı olarak gerilimin tırmanmasının “tehlikeli” olduğunu söyledi.

Ateşkesten uzaklaşılmasının çatışmaların uzaması ve sivil halkın çektiği acıların derinleşmesi tehdidini beraberinde getirdiğini belirten Jeffrey, Suriye’de barış ve istikrara giden tek yolun BM öncülüğündeki siyasi süreçten geçtiğini vurguladı.

Jeffrey yaptığı yazılı açıklamada, “Esad rejimi ile Rus ve İranlı müttefikleri, askeri zafer çabalarını sürdürmek suretiyle bölge ve çevresindeki istikrarı tehdit etmektedirler. Esad rejimi ve müttefiklerinin Suriye halkına karşı yürüttükleri zalim ve beyhude savaşı bitirme zamanı gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Rus savaş uçakları İdlib’de Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu güçlerini vurdu: Onlarca ölü

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan ve Putin Dağlık Karabağ’ı görüştü: Putin “teröristlerden” rahatsızlığını iletti

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya lideri Putin yaptıkları telefon konuşmasında Dağlık Karabağ’ı görüştü. Putin “teröristlerin” savaşa dahil edilmelerine yönelik endişelerini aktardı. Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Azeri ve Ermeni liderlerle görüştü.

BOLD – Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan arasındaki telefon görüşmesine dair Kremlin’den yapılan açıklamada,  Putin’in Erdoğan’a Dağlık Karabağ bölgesindeki savaşa “teröristlerin” dahil edilmesinden duyduğu endişeyi aktardığı belirtildi.

Putin’in görüşmede çatışmaların hala sürmesinden dolayı duyduğu “derin kaygıyı” da dile getirdiği kaydedildi. Kremlin’in açıklamasına göre, Putin, Ortadoğu’dan teröristlerin bölgeye gitmeyi sürdürmesini de eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimi ile gerçekleştiği ifade edilen görüşmede, Libya ve Suriye’deki durumun ele alındığı belirtildi. Ancak ayrıntılı bilgi verilmedi.

Batı basını Suriyeli muhalif gruplara mensup savaşçıların Türkiye üzerinden Ermenistan’a karşı savaşmak üzere Azerbaycan’a gönderildiğini dile getirdi. Bu iddia Fransa, Rusya ve Ermenistan tarafından da resmi olarak dile getirildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de Suriyeli muhalif savaşçıların Dağlık Karabağ’a gönderildiğini ifade etmişti.

 POMPEO, PAŞİNYAN VE ALİYEV’LE GÖRÜŞTÜ

Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, yaptığı açıklamada, Pompeo’nun Paşinyan ve Aliyev ile telefonda ayrı ayrı konuştuğunu bildirdi.

Açıklamada, “Dışişleri Bakanı Pompeo, liderlere, çatışmalara son vermelerine ilişkin taahhütlere uymaları ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü bünyesindeki Minsk Grubu himayesinde Dağlık Karabağ sorununa diplomatik çözüm bulunması için hareket etmeleri konusunda baskı yaptı” ifadelerine yer veren Sözcü Ortagus, Dışişleri Bakanı Pompeo’nun meselenin askeri çözümü olmadığının altını çizdiğini de bildirdi.

Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın eşi askeri eğitim alıp cepheye gideceğini açıkladı

Okumaya devam et

Dünya

Fransız basınından boykot yorumu: Erdoğan’ın amacı dikkati ekonomiden başka yere çevirmek

Fransa’da hem sağ hem de sol eğilimli gazetelerde, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Macron’a yönelik sarf ettiği “zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var” sözlerini ve Fransız ürünlerini boykot çağrısını eleştiren yazılar yayımlandı.

BOLD – Fransa’nın en önemli merkez-sol gazetesi Le Monde’da Marie Jego imzalı bir makalede, “Türk Cumhurbaşkanı’nın Emmanuel Macron’a yönelik saldırıları onu bir kez daha uluslararası sahnenin ön sıralarına taşısa da, aynı zamanda derin bir krizle karşı karşıya olan ülkesinin zayıflayan ekonomisini açığa vuruyor” denildi.

Makalede, “ekonominin kötü performansının, Kürtlere yönelik artan baskının ve Kovid-19 salgınının kontrolden çıkmasının” Erdoğan’ın imajını kötü etkilediğini savunuldu ve “(Erdoğan’ın) öncelikli isteği olan dindar bir nesil yaratma hedefi bir fiyasko” ifadeleri yer aldı.

“ERDOĞAN YENİ KRİZLER YARATMA İHTİYACI HİSSEDİYOR”

Merkez sağdaki Le Figaro’da Dış Haberler Müdürü Philippe Gelie tarafından kaleme alınan başyazıda ise şu ifadeler yer aldı:

“Hız kaybeden bütün otokratlar gibi, Türk Cumhurbaşkanı dikkati ekonomik ve demokratik başarısızlıklarından başka yere çekmek için yeni krizler yaratma ihtiyacı hissediyor.”

ZAYIFLAMIŞ BİR POPÜLİSTİN KAPRİSLERİ”

Liberal yönelimli günlük gazete Les Echos’da yayımlanan ve Dış Haberler Müdürü Jacques Hubert-Rodier imzalı başyazıda, “Recep Tayyip Erdoğan Emmanuel Macron’a karşı sözlü saldırılarda bulunarak, Türk kamuoyu önündeki eski ışıltısını kazanmaya ve kendini İslam’ın lideri olarak konumlandırmaya çalışıyor. Bu ileriye doğru tehlikeli bir adım” deniliyor.

Katolik gazete La Croix’nın genel yayın yönetimi Jerome Chapuis tarafından yazılan başyazıda ise, “Batılı liderlerle bozuşarak, Erdoğan milliyetçi ve dini duygularını kabartarak destekçilerini yeniden bir araya getirmeyi planlıyor. Bunu bugün yapması tesadüf değil. Türk ekonomisinin durumu çok endişe verici. Ülkenin puanı bir derecelendirme kuruluşu tarafından yakın zamanda düşürüldü, döviz rezervleri 1990’ların ortalarından bu yana en düşük seviyede ve buna Suriye’deki son askeri gerilemeler eklendi. Bütün bu nedenlerden ötürü, onları önemsizleştirmeden, Türk Cumhurbaşkanı’nın sözleri oldukları gibi alınmalı: Zayıflamış bir popülistin kaprisleri.”

Fransız Charlie Hebdo’dan Erdoğan’ı kızdıracak karikatür

Okumaya devam et

Popular