Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Açarız sınırları, yürüsünler Avrupa’ya”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, mülteciler konusunda Avrupa’yı bir kez daha tehdit etti. “Suriye’deki projelerimize destek verilmezse açarız sınırları, yürüsünler Avrupa’ya” diye konuştu.

BOLD – Tayyip Erdoğan, kongre üyeliğinde 25. yılını doldurarak Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu üyesi olduğu toplantıda konuştu. “Ülkemizdeki 3 milyon 650 bin Suriyelinin ilk etapta 1 ile 2 milyonluk kısmının geri dönüşü için geliştirdiğimiz projelere destek verilmezse sınırlarımızı açmaktan başka çaremiz kalmaz. Açarız sınırları yürüsünler Avrupa’ya” dedi.

150 SAAT SONUNDA TEMİZLENMEZSE…

Erdoğan’ın Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin de açıklamalar yaptı. “Suriye’den ülkemize yönelen PKK/YPG ve DEAŞ saldırılarını önlemek için bir güvenli bölge tesisi için çalışıyoruz. Rusya ile yaptığımız anlaşmayla da yaklaşık 340 kilometrelik genişlikte ve 30 kilometre derinliğinde bir alanı teröristlerden arındırıyoruz. 150 saat sonunda eğer burası teröristlerden temizlenmezse ondan sonra bu işi biz ele alacak ve bütün temizliği biz yapacağız” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın konuşlasından satır başları şunlar:

  • ‘Biz size bundan sonra silah vermeyeceğiz’ diyorlar. Verme. Zaten kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Nasıl oldu? Bakın insansız hava aracı istiyorduk bize ‘bugün git yarın gel’, ‘kongre izin vermedi.’ Ee ne oldu, şimdi insansız hava araçlarını biz kendimiz üretiyoruz.
  • Zaten bunları yapar halde olmasaydık sayın Obama döneminde Antalya’daki G20 toplantımızda ben kendilerinden akıllı bomba istedim tabii veririz dediler aylar geçti vermediler. Akıllı bombayı şimdi biz üretiyoruz.
  • İçeride ve dışarıda tüm bu çalışmalarımızın altında eğer bu kadar rahat hareket edebiliyorsak bunun sebebi nedir; artık imkanlarımız çoğaldı. Maliyetler tabii artık çok daha düşük. Uluslararası toplum bizi bununla tehdit ediyor. Fransası bunu yapıyor, Amerikası bunu yapıyor… Biz de kendilerine açık ve net söylüyoruz; ne yaparsanız yapın siz bunları yaptıkça biz çok daha güçleneceğiz. Bu milleti sindiremezsiniz.

Özelleştirme adı altında kamu yatırımları nasıl peşkeş çekiliyor?

Politika

Kılıçdaroğlu: Hazine tamtakır, iktidar böyle devam ederse ekonomik ve sosyal buhran olur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP hükumetinin başlattığı yardım kampanyasının Hazine’nin durumunu gösterdiğini söyledi. “Hazine tamtakır. Daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz” uyarısında bulundu.

BOLD – Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelede sağlık açısından bir başarı elde edebileceğini, ancak ekonomideki sorunlar nedeniyle başarıyı yakalama şansının olmadığını savundu. Kılıçdaroğlu, “Siyasal iktidar bugünkü anlayışını sürdürmeye devam ederse daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz. Çok daha acı tablolarla karşı karşıya kalabiliriz” dedi.

Gazeteci Murat Yetkin’in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, koronavirüs, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı bağış kampanyası ve ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

İKTİDAR TÜKENMİŞLİK SENDROMU YAŞIYOR

Yoksullar için 2 milyar lira ayrıldı… Daha önce yoksulluk envanterinde yer alan 2.111.000 aileye 1.000 lira ödenecek. Peki, Bakanlığın yoksulluk listesinde olmayıp, işinden olan simitçi, sokak satıcısı, kahvede ücretli çalışan ne olacak? Bunların işyerleri kapandı. Milyonlarca kişi işsiz kaldı… Bunlarla ilgili bir önlem alındı mı? Hayır… İşsizliğin doğal olarak yoksulluğu artıracağını hepimiz biliyoruz. Yoksullukla mücadele için “Aile Yardımları Sigortası Yasası”nı çıkaralım dedik. Kabul etmiyorlar. Yılın ikinci yarısı artan ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Yine üzülerek ifade edeyim, siyasal iktidar sorunların arkasından sürükleniyor… Sorunları çözme yerine adeta sorunlara kaynaklık yapan hale geldi…Siyasal iktidarın bir anayasal kurum olan Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplamamasının asıl nedeni de sorunları dinleme tahammülünü artık gösterememesidir. İktidar bir tükenmişlik sendromu yaşamaktadır.

ÇOK DAHA ACI TABLOLARLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ

“(Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüste ikinci dalga uyarısı) Gerçekçi, olmak gerekirse ikinci dalgada hem Türkiye hem de dünya daha tutarlı bir mücadeleyi sürdürecektir. Çünkü kısa bir süre önce yaşadığı gerçeklerden edindiği deneyimler, dersler vardır. Doğal olarak Türkiye’de, ikinci dalgada sağlık açısından bir başarı elde edebilir. Ancak ekonomide derin sorunların yaşandığı bir süreçte ekonomik ve sosyal yaşamda maalesef başarıyı yakalama şansı yoktur. Hele hele siyasal iktidar bugünkü anlayışını sürdürmeye devam ederse… Daha da derinleşen ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya kalabiliriz. Çok daha acı tablolarla karşı karşıya kalabiliriz. Bilim insanlarının yeni bir dünya, ya da düzenden söz etmeleri, sosyal patlamalara dikkat çekmelerinin özünde bu var…Yapılması gereken öncelikle mevcut politikaların değişmesidir. İktidarla vatandaş arasındaki güven büyük yara almıştır. Devlette liyakat sistemi tümüyle çökmüştür. Tarımda ciddi sorunlarımız var. Önümüzdeki süreçte bir kıtlıkla karşılaşırsak şaşırmamak gerekiyor. 11 Ağustos 2018’de Türkiye’nin ekonomik krizden nasıl çıkacağını 13 madde halinde açıklamıştım. O maddeler bugün için de geçerli.”

 BELEDİYELERİN KAMPANYASI ERDOĞAN’I RAHATSIZ ETTİ

Sayın Erdoğan’ın ‘Millî Dayanışma’ adıyla bir bağış kampanyası başlatmasının öncelikli nedeni CHP’li belediyeler. Çünkü CHP’li belediyeler, genel merkezin de koordinasyonunda salgına ve salgının yarattığı mağduriyetlere karşı gerçek bir sosyal devlet anlayışıyla mücadele başlattı. Kimseyi ötekileştirmeyen, bir elin verdiğini diğer bir elin görmediği, bilimsel, vicdani ve ahlaki bir yardım kampanyası yürütüyor, arkadaşlarımız. Bu kampanyalar, Ak Partili kardeşlerimiz de dahil herkes tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Bu durum Sayın Erdoğan’ı rahatsız etti.

HAZİNE TAMTAKIR

Ama bir başka gerçek daha var. Hazinenin durumu… Bu bağlamda bağış kampanyasının bir diğer amacını da anlıyorum… Çünkü Hazine tamtakır… Sayın Erdoğan’ın “tekalifi milliye emirleri”ne yollama yapmasının da nedeni bu… “Memleket yanıyor, hazine tamtakır, para yok, para verin…” Halkın bu kampanyaya geniş katılımını ben de arzularım… En azından işsizlere ihtiyaç sahibi ailelere katkı olsun diye… Ama siyasal iktidar halka bu güveni verebilir mi bilmiyorum. Göreceğiz. Çünkü burada ciddi bir sorun var. Daha önce şehit yakınları için toplanan paraların akıbeti hala belli değil… Çünkü burada ciddi bir sorun var. Daha önce şehit yakınları için toplanan paraların akıbeti hala belli değil…

ACINACAK DURUM

Öte yandan, aynı amaçla CHP’li belediyelerin bağış kabul etmelerinin yasaklanması tamamiyle hukuk dışı, açıkça Belediye Yasasına aykırı… Bazı sivil toplum örgütleri hiçbir yerden izin almaksızın bağış kampanyası açabiliyorken, CHP’li belediyelerin bankadaki bağış hesaplarının bloke dilmesi siyasal iktidar açısından acınacak bir durumdur. Önyargıya, çaresizliğe, çözümsüzlüğe teslim olmaktır, acizliktir.

BAĞIŞLAR VERGİDEN DÜŞÜLÜYOR, KARŞILIKSIZ DEĞİL

Toplanan para, Türkiye’yi yaşadığı açmazdan kurtaramaz. Bu, siyasal iktidarın sorunların derinliğinin farkında olmadığını da göstermektedir. Zaten bağışı yapanların büyük bir kısmı kamu kurumlarıdır. Ayrıca bu bağışların vergi matrahından düşüleceğini de unutmamak gerekiyor… Yani gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri verildiğinde, yapılan bağışların tamamı vergi matrahından indirilecektir. Dolayısıyla vergi yükümlüleri tarafından yapılan bağışlar, gerçek yani karşılıksız bir bağış değildir…”

Akşener: Virüs bizim eve de girdi ama merak etmeyin iyiyim

Okumaya devam et

Politika

Prof Dr. Gaye Usluer: PTT ile maske dağıtmaya çalışan AKP siyasi rant peşinde

CHP’li Gaye Usluer, eczaneleri kullanmak yerine PTT ile dağıtılmaya çalışılan maskeler üzerinden AKP’nin siyasi rant elde etme çabasında olduğunu iddia etti.

BOLD- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın ‘maske satışlarına yakında başlayacağız’ sözleri tepkilere neden olmuştu. Muhalefetten, devletin zorunlu maskeyi vatandaşa ücretsiz vermesi gerektiği yönünde açıklamalar gelmişti. Aynı günlerde CHP’li belediyelerin ücretsiz maske dağıtımı yapması hükumete geri adım attırdı. Yapışan düzenleme ile maskelerin vatandaşa ücretsiz dağıtılması kararlaştırıldı. Vatandaşlar maskeleri PTT’den online edinebilecek.

RANT VURGUSU

Öte yandan CHP’li Gaye Usluer sosyal medya hesabından maskede dağıtımında yandaşa rant kapısı açıldığın söyledi. Usluer yaptığı paylaşımda, ”Bir maskenin kullanım süresi 4 saat sonra atılacak. Bir hafta 7 gün. Haftada 5 maske Neyin hesabı? Bu gece düşünün yarın cevap verirsiniz (yandaş hesaplara)” ifadelerini kullandı.

Paylaşımına açıklık getiren Usluer, ”İtirazımız devletin maske dağıtmasına değil. İtirazımız izlenecek yola
İnternet üzerinden siparişle ve PTT kargo sistemi ile yapılacak olmasına. Anında PTT sitesinin çökmüş olması da haklılığımızın bir göstergesi” diye konuştu.

CHP’Lİ VEKİLDEN DESTEK: ‘ECZANELER KULLANILSA SİYASİ RANT ALAMAZLAR’

Yenişafak’ın hedef aldığı Gaye Usluer’e CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu destek verdi. Erdoğdu, doktor olan Usluer’in sahada salgınla mücadele ettiğini belirterek, ”Pr Dr Gaye Usluer Hoca şu an hastanede hastalıkla mücadele eden bir tıp doktoru. Maskeler eczanelerde de dağıtılsın demiş. Halka daha kolay daha hızlı ulaşsın diye. Ama eczanede dağıtılırsa AKP siyasi rant alamaz. Şimdi hep birlikte Hocaya saldırıyorlar” ifadelerini kullandı.

ABD’de son 24 saatte korkunç bilanço!

 

Okumaya devam et

Politika

Akşener: Virüs bizim eve de girdi ama merak etmeyin iyiyim

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, evinde çalışan yardımcısının koronavirüse yakalandığını söyledi. Akşener, “Biz de test yaptırdık. Sonuç negatif çıktı. Büyük tedirginlik yaşadık. Ama çok şükür iyiyiz” dedi.

BOLD – AKP hükumetini eleştiren İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Sayın Erdoğan zoru sevmez, kaçar. Bir iktidar düşünün ki, açıkladığı pakette kendisi vatandaşına kredi veriyor, nakit yardım için parayı vatandaşına IBAN göndererek çözmeye çalışıyor. Ama görüyoruz ki, pakette müteahhitlere kaynak yaratmayı unutmamışlar. Müteahhide gelince kaynak bol, vatandaşa gelince IBAN üzerinden bağış kampanyası başlatılıyor” dedi.

Sözcü Gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Akşener, eşi Tuncer Akşener’le evde karantinaya girdiklerini, ekmeği evde kendisinin yaptığını söyledi.

Akşener’in açıklamaları şöyle:

AKŞENER, KENDİNİ EVİNDE KARANTİNAYA ALDI

Akşener, Türkiye’de ilk korona vakası görüldükten sonra virüs testi yaptırdığını sonucun negatif çıktığını söyledi. Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü: “O zamandan beri de ağırlıklı olarak evde kalıyorum. Sosyal mesafe kurallarını uyguluyorum. Alışverişleri eşim yapıyor, o da sosyal mesafe ve hijyen kurallarına üst düzeyde özen gösteriyor. Yalnız birkaç gün önce bir olay yaşadık. Evimizde 20 yıldır sigortalı olarak çalışan yardımcım Covid-19 belirtileri göstermesi üzerine hastaneye götürüldü ve yapılan test pozitif çıktı. Biz de yeniden test yaptırdık, sonuçlarımız negatif.”

ÇOK ŞÜKÜR İYİYİZ, HERŞEY YOLUNDA

Bu durumu öğrenince büyük tedirginlik yaşadığını belirten Akşener, şöyle devam etti: “Yardımcımın durumu iyi, kendi evinde karantinada. Biz de eşimle çok şükür iyiyiz, her şey yolunda, kimse merak etmesin. Geçen ay torunum Ayda dünyaya geldi. Ama salgın nedeniyle maalesef göremiyoruz, ona üzülüyoruz. Biz de o dönemde tedirginlik yaşadık. Ama bunu binlerce vatandaşımız yaşadı, yaşıyor. Sonuç pozitif çıkarsa nasıl bir yol izleriz, onu eşimle konuştuk. Sonuçta bugün itibarıyla 25 bine ulaşan corona virüsü kapmış vatandaşımızın yaşadığı süreci yaşayacaktık.”

BU ANLAYIŞ SALGINI DURDURMAZ

Hükumetin koronavirüse karşı aldığı tedbirlerin yeterli olmadığını belirten Akşener, “Devlet her ihtimali düşünür, imkanları ölçüsünde yaklaşmakta olan tehlikeye karşı hazırlık yapar. Maalesef iktidarın bu konuda yeterince dikkatli olduğunu söyleyemiyorum. Çünkü gerektiği gibi çalışmamışlar, dünyada olanlardan ders çıkarıp atılması gereken adımları zamanında atmamışlar. Vatandaşa nakit yardımından, zorunlu karantinaya ve hatta maske kullanımına kadar aslında çoktan değerlendirilip somut kararlar alınmış olması gereken konuları biz daha yeni konuşuyoruz. Sadece bu bile, iktidarın planlı bir kriz yönetimi sürecinden ziyade her gün nur topu gibi farklı bir krizi yöneten bir süreçle iş götürdüğünü bize gösteriyor. İhtiyaç hasıl oldukça adım atıyorlar ve maalesef salgını durdurmaktan çok, neden olacağı hasarı tamire yönelik bir yol haritaları var. Bu anlayış, salgını durdurmaz.

ERDOĞAN’IN YÖNETİM BİÇİMİNDE KOMPLO ARAMAK VAR

Tayyip Erdoğan’ın yönetim biçiminde ‘Azar azar tedbir almak, radikal tedbirlerden kaçınmak, bilime inanmamak, her şeyin arkasında bir komplo aramak’ var. Bu arkadaşlar iktidarları boyunca kriz yönetmediler. Kaldı ki, olası bir krizde çok ihtiyaç duyacakları birçok devlet organizasyonunu da çeşitli vehimlerle dağıttılar. Mesela İstanbul’da tablonun kötü olduğunu bir aydır biliyoruz. Yakından takip ediyoruz. Bu bir aylık gecikmenin sonunda, durum kontrolden çıkacak aşamaya gelince kentin bağlantısını kestiler. Salgın Türkiye’ye geç geldi, dolayısıyla iktidarın hazırlık yapacak, plan yapacak ve bunun altyapısını hazırlayacak vakti vardı. Bu fırsatı değerlendiremediler, uyarıları da dinlemediler. İktidarın kriz yönetimdeki acemiliğinin bedelini herkes ödüyor.

BİLİM KURULUNU YETERİNDE DİKKATE ALMIYORLAR

Zaman içinde Bilim Kurulu’nun öneri ve taleplerinin yeterince dikkate alınmadığını gördüm. Bazı bilgiler alıyoruz. Bilim Kurulu’nda tam karantina konusuna hassasiyet gösterildiğini biliyoruz.  Ancak bu konuda iktidarın tutumu tersi yönde. Krizlerde siyasi irade ve siyasi çıkarlar bilimin önüne geçerse, ne karantina kararını zamanında alabilirsiniz, ne de vatandaşınıza ihtiyacı olan desteği sunabilirsiniz. Sonra gider vatandaşa direkt nakdi yardım yapmak yerine IBAN numarası gönderirsiniz, adına da olmayan tarih bilginizle ‘Tekalif-i Milliye’ dersiniz. Allah milletimizin yardımcısı olsun.

EVDE KALIRSA AİLELERİMİZ AÇ KALIR

Geçinebilmek için sokağa çıkmak zorunda olan insanlarımız var. Onlara, ‘Kendi OHAL’ini ilan et’ edebiyatı yapamazsınız. Çünkü bu insanlarımız evde kalırsa ailelerimiz aç kalır. Eğer siz insanlarımızı evde tutmak istiyorsanız, onlara evlerinde huzurla oturabilecekleri, ay sonunu düşünmeyecekleri imkanı sağlamak zorundasınız. İşte bu nedenle ısrarla ‘Tam karantina’ diyorum. Başka türlü bu hareketliliğin ve salgının önüne kolay kolay geçemezsiniz.

ERDOĞAN ZORU SEVMEZ

Sokağa çıkmayı yasakladığı andan itibaren devletin, vatandaşının ihtiyaçlarını gidermesi yasal zorunluluktur. İktidar bu zorunluluktan kaçıyor, ekonomik yükün altına girmek istemiyor. Sayın Erdoğan zoru sevmez, kaçar. İktidarın elinde bir zorunlu karantinanın ekonomik yükünü karşılayacak kaynak var. Ama atılan adımlar adeta devletin parası yokmuş gibi korkakça. Bir bakın yabancı ülkelerin açıkladığı paketlerin kapsamına. İşte o zaman devlet olmak nedir, devlet yönetmek nasıl olur görürsünüz.

EKONOMİ UÇUYOR DEDİ, IBAN GÖNDERİP YARDIM İSTİYOR

İktidarın, esnafın, emeklinin, çiftçinin, öğrencinin, işsizin derdinden ne kadar habersiz olduğunu, salgında açıklanan ekonomik destek paketiyle gördüm. Hangi konuda iktidarı uyardıysak bugün hepsini problem olarak karşımızda buluyoruz. ‘Başkanlık sistemi yanlış. Merkez Bankası’nın kaynaklarına dokunmayın, onlar kefen paramız. Tarıma önem verin. Köprü, tünel, otoyol, havaalanını devlet yapsın, ucuza mal ederiz. Saraydan çıkın, israf etmeyin’ dedik. Onlar, ‘İtibardan tasarruf olmaz’ dedi. Ekonomi uçtu, uçuyor, uçacak’ dedi. Şimdi devlet vatandaşına IBAN gönderip yardım istiyor. Sorarlar: Nerede kaldı itibar?”

Gelecek Partisi’nden ‘İnfaz Yasası’ teklifine itiraz: Kriter; ‘irtibat ve iltisak’ değil ‘cebir ve şiddet’ olmalı

Okumaya devam et

Popular