Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Dünya Yahudi Kongresi’nden Almanya Başbakanı Merkel’e “Theodor Herzl” ödülü

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkedeki Yahudi toplumunun refahının yeniden temin edilmesine yönelik katkıları dolayısıyla Dünya Yahudi Kongresinin Theodor-Herzl Ödülü’ne layık görüldü.

BOLD Almanya Başbakanı Angela Merkel, Dünya Yahudi Kongresi (WJC) tarafından verilen Theodor-Herzl Ödülü’nü Münih’te düzenlenen törenle aldı. Törende yapılan konuşmalarda Merkel’in “Yahudi Rönesansı” olarak adlandırılan Almanya’daki Yahudi toplumunun refahının yeniden temin edilmesine yönelik katkıları ve İsrail devletinin güvenliğine verdiği önemden övgüyle söz edildi.

Merkel, 2008 yılında İsrail parlamentosu Knesset’te yaptığı konuşmada Yahudilerin korunması ve İsrail devletinin güvenliğinin Alman devlet politikası olduğunu kaydetmişti.

IRKÇI PARTİLER YASAKLANSIN

WJC Başkanı Ronald S. Lauder törende yaptığı konuşmada ırkçı partilerin kapatılması çağrısında bulundu.

“Neonazi ideolojisini destekleyen partiler yasaklansın” ifadelerini kullanan Lauder, Yahudi düşmanlığının Ausschwitz’ten 75 yıl sonra yeniden artış göstermeye başladığını belirterek, “Artık harekete geçmeli” dedi.

Tüm partilere seslenen Lauder, onları bünyelerindeki Yahudi karşıtlarıyla yollarını ayırmaya davet etti.

Lauder ayrıca antisemitizm kaynaklı suçlara yönelik cezaların artırılmasını, bütün sinagog ve Yahudilerin toplandıkları mekanların polis korumasına alınmasını istedi.

Lauder, Halle kentinde üç hafta önce ırkçı bir saldırıya maruz kalan sinagogun polis korumasında olmamasını ve saldırının sadece kapının kilitli olması nedeniyle önlenmiş olmasını “şoke edici” sözleriyle değerlendirdi.

Dünya Yahudi Kongresi Başkanı, “Antisemitizme, ırkçılığa, İslamofobiye, yabancı düşmanlığına ve homofobiye karşı birlikte direnmeliyiz” diye konuştu.

THEODOR HERZL ÖDÜLÜ

Yılda bir kez verilen verilen Theodor Herzl Ödülü’nü alanlar arasında ABD’li politikacılar Ronald Reagan, Colin Powell, Joseph Biden ve Henry Kissinger’in yanı sıra yazar Elie Wiesel ve eşi Marion ile Alman yayıncı Axel Springer gibi isimler yer alıyor.

1860-1904 yılları arasında yaşamış Avusturya-Macaristanlı gazeteci, oyun yazarı, politik aktivist ve yazar Theodor Herzl, Yahudilerin bağımsız bir devlet kurmaları için Filistin’e göçmeleri gerektiği fikrini savundu.

AİHM, Wikipedia savunması için Türkiye’ye 6 haftalık ek süre verdi

Dünya

Kraliçe Elizabeth, Britanya’nın AB’den ayrılışını içeren tasarıyı onayladı

2016’daki referandumdan sonra İngiltere için siyasi bir krize neden olan Brexit süreci, Kraliçesi II. Elizabeth’in, Britanya’nın Avrupa Birliği’nden (AB) çıkılmasını içeren tasarıyı onaylamasıyla son buldu.

BOLD-1 Ocak 1973 tarihinde Avrupa Birliği’nin (AB) ve Avrupa Parlamentosu’nun (AP) üyesi olan Birleşik Krallık, 47 yıl sonra üyesi olduğu AB’den ayrıldı. Britanya’nın 67 yıldır görevde olan kraliçesi II. Elizabeth, Birleşik Krallığın AB girişini ve çıkışını onaylayan isim olarak tarihe geçti.

AB’den ayrılmayı öngören yasanın onaylanmasının ardından Britanya AB’ye yaklaşık 30 milyar sterlin ödeyecek, Britanya’da yaşayan AB vatandaşlarının haklarını garanti altına alacak ve İrlanda Denizi’nde bir gümrük noktası oluşturulacak.

Britanya, 2020 sonuna kadar devam edecek geçiş süreci boyunca ise Brüksel’in kurallarına tabi olmayı sürdürecek.

BREXİT SÜRECİ

İngiltere, Galler, Kuzey İrlanda ve İskoçya’dan oluşan Birleşik Krallık’ta, Haziran 2016’da yapılan AB referandumunda yüzde 48’e karşı yüzde 52 ile Brexit kararı alınmıştı.

Eski Başbakan Theresa May liderliğindeki azınlık hükümeti, AB ile varılan Brexit anlaşmasını parlamentodan geçirmeyi başaramamıştı. 29 Mart’ta gerçekleşmesi gereken Brexit önce 31 Ekim’e, ardından da 31 Ocak 2020’ye ertelenmişti.

Çavuşoğlu: Libya’da ateşkese uyulduğu sürece ilave asker gönderilmeyecek

Okumaya devam et

Dünya

İtalya’da ırkçı siyasetçiden Tunuslu ailenin kapısında çirkin sözler: Uyuşturucu mu satıyorsunuz?

İtalya’da aşırı sağcı Lig Partisi lideri Matteo Salvini’nin önceki gün Bologna kentinde Tunuslu bir ailenin kapısını çalarak “Uyuşturucu mu satıyorsunuz?” diye ısrarla sormasına tepkiler büyüyor.

BOLD – İtalya’da bir önceki hükümette başbakan yardımcısı ve içişleri bakanı olarak görev yapan Lig lideri Matteo Salvini, geçen Salı günü Bologna’ya yürüttüğü seçim kampanya kapsamında gitti.

Destekçileri, gazeteciler ve kameralar eşliğinde Bologna’nın kenar mahallelerinden Pilastro’yu turlayan Salvini, mahalleli bir İtalyan kadının şikayeti üzerine Tunuslu bir ailenin kapısına dayandı.

61 yaşındaki İtalyan kadının torbacılık yaptığını iddia ettiği Tunuslu ailenin apartmanının girişinde yaşananlar kameralar tarafından kaydedildi.

Salvini, kameralar önünde ismini açıkça söylediği ailenin diafonuna basarak, “İyi akşamlar! Evinize girebilir miyim? Bize bu mahallede uyuşturucu satıcılığı yaptığınızı söylediler” dedi.

Salvini’ye yanıt veren kişinin ise “Kimsiniz? Neden?” gibi sorular sorduğu ve ardından cevap vermeyi bıraktığı duyuldu.

AİLE YASAL YOLLARA BAŞVURACAK

Salvini’nin sergilediği bu davranış ülkede tepki ve tartışmalara neden oldu.

Demokratik Parti’nin Temsilciler Meclisi grubunun resmi Twitter hesabında Salvini’nin apartman kapısına gittiği görüntüler paylaşılarak “demokrasi için utanç kaynağı” olduğu belirtildi.

Uyuşturucu sattıkları suçlamasını reddeden Tunuslu aile, Salvini ve kendilerini suçlayan kadına karşı yasal yollara başvurma kararı aldı.

TUNUS’TAN SERT TEPKİ

Tunus Parlamentosu Başkan Yardımcısı Osama Sghaier de Salvini’nin yaptığını “İtalya-Tunus ilişkilerine zarar veren ırkçı ve utanç verici bir tutum” sözleriyle kınadı.

Tunus’un İtalya Büyükelçisi Moez Sinaoui de, Salvini’nin davranışını “özel mülke saygısızlık teşkil eden bir provokasyon” olarak niteledi. Büyükelçi, bir senatör ve siyasi parti liderinin bir aileyi yasa dışı şekilde karalamasının “dehşet verici” olduğunu da vurguladı.

İtalyan parlamentosu mafyayla mücadele komisyonu başkanı Nicola Morra da Salvini’nin ev baskınının faşist dönemi hatırlattığı eleştirisini yaptı.

Sosyal medyada da Salvini’ye tepkiler yayılıyor.

İngiltere’de Lordlar Kamarası da Brexit Anlaşmasını onayladı: Parlamento aşaması tamamlandı

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da Combat 18 adlı neonazi grup yasaklandı

Almanya’da ‘Combat 18’ adlı Neonazi grubu İçişleri Bakanlığı kararıyla yasaklandı. Yasak kararının ardından 6 eyalette gruba yönelik operasyon düzenlendi.

BOLD – Almanya’nın altı eyaletinde polis Combat 18 adlı Neonazi grubuna yönelik operasyon düzenledi. Operasyonlara yaklaşık 210 polis memuru katıldı.

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer Combat 18 adlı grubun yasadışı ilan edildiğini açıkladı. “Bugünkü yasak açık bir mesajdır” diyen Seehofer “Aşırı sağcılık ve antisemitizme toplumumuzda yer yok” diye konuştu.

Anayasal düzene karşı olduğu belirtilen grubun Almanya çapında 20 üyesi olduğu tahmin ediliyor.

Şiddet eğilimli aşırı sağcı örgütün, Almanya’da İngiltere merkezli “Blood and Honour” (Kan ve Onur) adlı Neonazi ağının silahlı kanadı olarak görülüyor. Blood and Honour Almanya’da 2000 yılında yasaklanmıştı.

Combat 18 isminde yer alan 18 ise alfabedeki birinci ve sekizinci harfe gönderme.

Alfabedeki birinci harf A, sekizinci harf ise H ve bunlar Nasyonal Sosyalizmin lideri diktatör Adolf Hitler’in isminin ilk harfleri.

Suudiler tarafından telefonu hacklendiği iddia edilen Jeff Bezos’tan Kaşıkçı paylaşımı

Okumaya devam et

Popular