Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Baskınla yıkılan yurdun avukatı Yavuz: “Diktatörlük işte bu”

Öğrenciler uyurken biber gazıyla basılıp yerle bir edilen Süleymancılara ait yurdun avukatı Yavuz, sahte belgeler düzenlendiğini, yapılanan diktatörlük olduğunu söyledi.

BOLD – Süleyman Efendi Cemaatine ait öğrenci yurdunun avukatı Ramazan Yavuz, öğrencileri ve eşyaları tahliye etmelerine izin vermeyen yıkım ekiplerinin kendisine “Sabahı bekleyelim de gidip yürütmeyi durdurma kararı mı alın” dediklerini açıkladı. Yavuz’a göre yıkıma dayanak gösterilen rapor sahte.

İstanbul’da Kağıthane Belediyesinin yıkım kararı verdiği Sadabat Eğitime Hizmet ve Kültür Derneğine ait yurt, gece polis eşliğinde gelen ekiplerce yıkıldı. Öğrenciler sokağa atıldı. Çevik kuvvet ekipleri, AKP’li Kağıthane Belediyesinin yıkım makineleriyle gece 03:30’da yurdun kapısına dayandı. Sadabat Talebe Yurdu’na polis ekipleri gece 05’ten itibaren kapıları balyozlarla kırarak girdi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Sadabat Eğitim ve Kültüre Destek Derneği Avukatı Ramazan Yavuz, sahte belgeler düzenlendiğini yapılanın diktatörlük olduğunu söyledi.

Yavuz şöyle konuştu:

“Bizim binamız sağlam, yıkabilmek için ellerinde tek yol vardı buraya çürük raporu vermek. Ve tamamen İston AŞ’nin tüm norm değerlerine aykırı rapor düzenlediler. Metrekareye 250 kilo ağırlık düştüğü halde bunu 1.5 ton gösterip, taşıyamaz gösterdiler.

Biz Kağıthane Belediyesi’nin çalıştığı firmalardan raporlar aldık. Binanın sağlam olduğuna dair rapor aldık. Hatta Kağıthane Belediyesi’nin araştırdığı 180 binanın içinde en sağlamı olduğuna ilişkin rapor da var elimizde. Ama buna rağmen sahte bir çürük raporu düzenleyerek bir gece ansızın buraya geldiler.

“DİKTATÖRLÜK İŞTE BU”

Geldiklerinde saat 3.30’du. Aceleleri ne acaba? Neden yangından mal kaçırır gibi geldiler? Benim üniversite talebelerim hepsi yataklarında uyuyorlar. Biber gazı ve göz yaşartıcı gaz basarak uyandırdılar öğrencileri. Bu ülkenin geleceği öğrencilere bir gün süre vermediler.

Yalvardık, bize bir gün süre verin biz bu öğrencileri çıkartalım, eşyaları çıkartalım. Ama müsaade etmediler. Sabahı beklemeye bile izin vermediler. Bir hukukçu olarak en canımı acıtan nokta da  ‘Sabahı bekleyelim de gidip yürütmeyi durdurma kararı alın’  cümlesiydi. Böyle bir cümle olabilir mi bu nasıl bir hukuk devleti.

Yurt dışında Türkiye’de diktatörlük var diyorlar ya işte diktatörlük bu. Hukukun mahkemenin reddedildiği, hukuk denetiminin tüm işlemlerden kaçırıldığı devlette hiçbirimiz güvende değiliz.”

Öğrenci yurdunu AKP yıktı, Süleymancılar “Suçumuz ne” diye isyan etti

Gündem

Gergerlioğlu: Savcı İbrahim Keskin’in sözlü tacizde bulunmadığı kanaatine vardım

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, daha önce sosyal medyadan tepki gösterdiği Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Keskin hakkındaki sözlü taciz iddiası hakkında yeni bir açıklama yaptı. Gergerlioğlu taraflarla yaptığı görüşmeler neticesinde “sözlü taciz” olayının yaşanmadığı kanaatine vardığını belirtti.

BOLD – İnsan Hakları savunucusu ve HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, ismi “sözlü taciz” iddiasına karışan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Keskin hakkında yeni bir açıklama yaptı. Taraflarla görüştüğünü belirten Gergerlioğlu, iddia edilen taciz olayının yaşanmadığına kanaat getirdiğini ifade etti.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 2016 yılında gözaltına alınan Nigar Kocabaş, hamile olarak ifade verdiği dönemin Bafra Başsavcısı İbrahim Keskin’in sözlü tacizine maruz kaldığını belirtti. Keskin’in “Evliliğin düzmece, eşinden hamile olduğuna inanmıyorum, düzmecede bana ne zaman sıra gelecek” dediğini aktardı.

İddialara sosyal medya hesabından tepki gösteren Gergerlioğlu ise “Bu Savcı hala görevine devam ediyor mu? Bu nasıl rezalettir” diye sordu.

Başsavcı Keskin ise yaptığı açıklamada Nigar Kocabaş’ın iddialarının doğruları yansıtmadığını belirtti. “Bugüne kadar hiçbir yasal zeminde, yazılı görsel medyada belirtilmeyen, ifade alma işleminden 4 yıl sonra, tarafımdan söylendiği iddia olunan, gerçekle ilgisi bulunmayan, tamamen yalan ve iftira içeren ahlaksız paylaşımlar nedeniyle ilgililer hakkında şikâyette bulunulmuş olup, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyadan konuyla ilgili yeni bir açıklama yapan Gergerlioğlu “Kırıkkale Başsavcısı İbrahim Keskin hakkında tutuklama kararı verdiği bir hamile kadına cinsel taciz içeren konuşmalar yaptığı yönünde iddialar vardı. Taraflarla konuştum ve böyle bir olayın olmadığı kanaatine vardım. Kişilik haklarına hassasiyetim gereği kamuoyuna duyurayım” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

Şehir hastaneleri sağlık sisteminde kara deliğe dönüştü

AKP’nin son yıllardaki en çılgın projelerinden şehir hastaneleri sağlıktaki kara deliklere dönüştü. Yap Kirala Devret modeliyle yapılan 13 şehir hastanesinin sadece kira bedelleri için dört yılda 63 devlet hastanesi yapılabilecek kadar para ödendi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı, sağlıktaki kara delikler olan şehir hastanelerine 2020 yılında kira olarak 5,5 milyar TL, hizmet bedeli olarak 3,2 milyar TL olmak üzere toplamda 8,7 milyar TL ödedi. 13 şehir hastanesinin sadece kira bedelleri için ise ödenen para 21 milyar lira oldu.

BÜTÇENİN YÜZDE 15’İ ŞEHİR HASTANELERİNE GİTTİ

Sağlık Bakanlığı, 2020 yılına ilişkin mali tablolarını yayımladı. Buna göre, bakanlık, şehir hastanelerine 2020 yılında 5 milyar 516 milyon TL kira ödedi. Ödenen kira bedeli “Yap Kirala Devret Modeli ile Yaptırılan Hastanelerin Kira Bedelleri” kalemi altında açıklandı. Bakanlık ayrıca, şehir hastanelerine 3 milyar 223 milyon TL’lik hizmet bedeli ödedi. Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılı toplam giderleri 58,5 milyar TL olurken, bu rakamın yüzde 15’ini şehir hastaneleri oluşturdu.

31 BİN YATAKLI 63 HASTANE YAPILABİLİRDİ

Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapılan 13 şehir hastanesinin yalnızca kira bedelleri için dört yıl boyunca 21 milyar 794 milyon lira ödendi. 13 şehir hastanesinin sadece kira ödemelerine ayrılan parayla 500 yataklı en az 63 devlet hastanesi yapabilirken, 13 şehir hastanesinin ise yalnızca 17 bin 509 yatak kapasitesine sahip olması dikkat çekti.

AŞILAMA İÇİN 1.8 MİLYAR HARCANDI

Sağlık Bakanlığının personel giderleri toplam 27,5 milyar TL, SGK primi giderleri 6,2 milyar TL, mal ve hizmet alımı giderleri 19,3 milyar TL oldu. Aşılama hizmeti giderleri 1,8 milyar TL olarak açıklandı. Bakanlık ayrıca, 2020’de Mogadişu-Somali-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Projesine’ne 23,9 milyon TL, Sudan Nyala Türk Hastanesi Projesi’ne 11,8 milyon TL, Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesi Projesi’ne 8,4 milyar TL, Bangladeş Sahra Hastanesi’ne 9,4 milyon TL ödeme yaptı.

Mültecileri Yunanistan’a “şu an” iade edemezsiniz!

Okumaya devam et

Gündem

Kaynak bulamayan hükumet şehit paralarına da el koydu

Aradığı kaynağı bulamadığı için Merkez Bankasının ‘kefen parası’ olarak nitelendirilen ihtiyat akçesine çöken hükumet, şimdi de şehit yakınları için toplanan paralara el koydu. 15 Temmuz şehit ve gazileri için toplanan 340 milyon lira Hazine’ye aktarıldı.

BOLD – Pandemi nedeniyle iyice kaynağa sıkışan AKP Hükumeti, yurt içinde ve dışında kaynak arayışlarını sürdürüyor. İhtiyacı olan parayı bulamayan hükumet, Merkez Bankası’nın kefen parasına çöktüğü gibi şehit yakınları için toplanan paraları da Hazine’ye aktardı.

HALKIN BAĞIŞLARI SAHİPLERİNE DAĞITILMADI

15 Temmuz şehit ve gazileri ile Dolmabahçe’deki PKK saldırısında şehit olanlar için yardım kampanyaları düzenlendi. 15 Temmuz şehit ve gazileri için o günkü kur üzerinden 100 milyon ABD Doları karşılığı 300 milyon lira, Dolmabahçe şehitleri için de 15,5 milyon ABD Doları karşılığı bağış toplandı. Şehit yakınları ve gaziler için toplanan bu paralar ise hak sahiplerine dağıtılmadı. Toplanan para 338 milyon liraya ulaşırken dağıtılan toplam para 14.9 milyon lira oldu.

AKP’Lİ BİRİSİ MÜDÜR OLARAK ATANDI

Bağışların dağıtılması için vakıf kuran hükumet, vakfın yönetimine de Maliye Bakanı Yardımcısı Nurettin Nebati’nin özel kalem müdürünün eşi Fatma Güngör sözlü olarak müdür olarak tayin edildi. Şehit yakınlarına dağıtılmayan bu paralardan vakfın mütevelli heyetinin, yöneticilerinin ne kadar maaş aldıkları, vakıf adı altında ne gibi harcamalar yaptıkları ise bilinmiyor.

PARA HAZİNE’YE AKTARILDI

251 şehit yakını ile 2 bin 734 gazi için 2016 yılı sonunda toplanan 309 milyon lira 24 Aralık 2017 tarihinde yayınlanan kararla Şehit Yakınları ve Gaziler Vakfı’na aktarıldı. Ziraat Bankası’nda nemalandırılan para 338 milyon liraya ulaşırken, para daha sonra Hazine’ye aktarıldı.

MERKEZ’İN KEFEN PARASINA DA EL UZATILDI

Şehit paralarına çöken AKP hükumeti, daha önce de Merkez Bankası’nın kefen parası olarak nitelendirilen ihtiyat akçesine de el koydu. Merkez Bankası’ndan geçen yıl Hazine’ye 40.5 milyar lira aktarıldı. Hükumet bu para ile bütçe açığını azaltıp, yandaş müteahhitlerin ödemelerini yaptı.

‘Beşli Çete’nin Kalyon’u yine iş başında: Saray muslukları açtı

Okumaya devam et

Popular