Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Temel Karamollaoğlu: AKP bitkindir ve Türkiye’yi de bitirmektedir

Saadet Partisi’nin 7’nci Olağan Büyük Kongresi’nde konuşan Temel Karamollaoğlu, Necip Fazıl ve Nazım Hikmet’in şiirleri ile başladığı konuşmasında AKP’nin miadını doldurduğunu ve kendisiyle birlikte Türkiye’yi de bitirmekte olduğunu söyledi.

BOLD-Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen Saadet Partisi’nin 7’nci Olağan Büyük Kongresi’nde Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ikinci kez tek aday olarak katılıyor. 200 delegenin oy kullanacağı kongrede Genel İdare Kurulu (GİK) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri seçilecek.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, kongre konuşmasına Necip Fazıl’ın “Zindandan Mehemd’e Mektup” şiiri ile başladı, Nazım Hikmet’in “Davet” şiiri ile devam etti.

“YASİN BÖRÜ’DE BERKİN ELVAN’DA BİZİMDİR”

“Bu dava bizim, bu sevda, bu vatan bizimdir” diyen Karamollaoğlu, “Karacaoğlan bizim, Dadaloğlu bizim, Yunus Emre bizimdir. Ahmet Yesevi, Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş, Mevlana bizimdir. Kürt’ü, Türk’ü, Çerkes’i bizimdir. Semah bizim, halay bizim, horon bizimdir. Munzur bizim, Fırat bizim, Kaz Dağları bizimdir. Acıyla ansak da Madımak, Roboski, Başbağlar bizimdir. Yasin Börü, Eren Bülbül, Berkin Elvan bizimdir. Acısı bizim, sevinci bizim, kederi bizim, türküsü bizimdir.” dedi.

“VARLIK FONU ADI ALTINDA İPOTEK EDİLMİŞ BİR TÜRKİYE VAR”

“Ekonomiden ekolojiye, adaletten demokrasiye, tarımdan sanayiye, eğitimden dış politikaya sürekli savrulan bir Türkiye var” eleştirisinde bulunan Karamollaoğlu, “Ekonomisi dar boğaza girmiş, tarım ve hayvancılığı bitmiş, bütün birikimleri “Varlık Fonu” adı altında ipotek edilmiş bir Türkiye var.” İfadesini kullandı.

Yaklaşık 500 binin üzerinde çiftçinin tarımı bıraktığını vurgulayan Karamollaoğlu, “3 milyon hektardan fazla tarım arazisinin betona, inşaata kurban edildiği bir Türkiye var. Cumhuriyet tarihinde ilk kez, borçlanabilmek için “Borçlanma Genel Müdürlüğü” kurmak zorunda kalmış bir Türkiye var.” dedi.

“OLAĞANÜSTÜ HAL OLAĞAN HALE GELDİ”

AKP iktidarında “Komşularla sıfır sorun diye yola çıkıp, sorunlu olmadığı tek bir komşusu kalmayan bir Türkiye var” eleştirisinde bulunan SP lideri Karamollaoğlu, “Olağanüstü halin olağan hale geldiği, baskı ve tahakkümün arttığı, farklı ve muhalif seslerin susturulduğu, devletin omurgasını oluşturan kurumların yıpratıldığı bir Türkiye var…” şeklinde konuştu.

“ADALET OLGUSU İFLAS ETMİŞ, MAĞDURLAR ORDUSU OLUŞMUŞ BİR TÜRKİYE VAR”

“Adalet olgusu iflas etmiş, mağdurlar ordusu oluşmuş bir Türkiye var” diyen Temel Karamollaoğlu, “İltimas, adam kayırma, torpil ve partizanlığın sıradanlaştığı, israf ve yolsuzluğun had safhaya çıktığı bir Türkiye var. Eğitimi yazboz tahtasına dönmüş, Aile yapısı, toplumsal bağları zayıflamış bir Türkiye var. Gençlerin gelecekten ümidini kestiği, Yarınlara dair umutların tükendiği bir Türkiye var.” dedi.

“AKP’NİN TÜRKİYE’YE VEREBİELCEK HİÇBİR ŞEYİ KALMADI”

“Şimdi bu gerçeklere bakarak diyorum ki” sözleriyle konuşmasına devam eden Karamollaoğlu, “3 Kasım 2002 Ak Parti’nin iktidara gelişinin ilk günü olmuştu. 3 Kasım 2019’da, iktidardan ayrılışının tescillendiği gün olarak tarihe geçecektir. Çünkü Ak Parti miadını doldurmuştur. Ne yazık ki, Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin yorgun olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, AKP için “Yorgundur, Türkiye’yi de yormaktadır. Bitkindir, Türkiye’yi de bitirmektedir. Adı Adalet ve Kalkınma Partisi olmasına rağmen ne Adaleti kalmıştır, ne de kalkınması!..” dedi.

KHK’lı şehit Zekeriya Altunok’tan eşine mektup: Geçecek bugünler, kavuşacağız

Politika

Adalet Bakanı Gül sosyal medyadan adalet isteyenleri tribün amigosuna benzetti

Yeni savcı ve hakimlere konuşan Abdülhamit Gül, sosyal medyada toplumsal tepki yaratan olaylar karşısında başlatılan adalet çağrılarını üstü kapalı hedef aldı.

BOLD- Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, mesleğe yeni atanan hakim ve savcıların uygulamalı eğitim gördüğü Çankaya İncek’teki Türkiye Adalet Akademisi Uygulama Adliyesi’nin açılışında konuştu.

Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu söyleyen Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, adaletin tecelli edeceği yerin mahkemeler olduğunu hatırlattı. Kimsenin toplum yargıçlığına soyunamayacağını aktaran Gül, sosyal medyada toplumsal tepki yaratan olaylar karşısında başlatılan adalet çağrılarını da üstü kapalı hedef aldı.

KANUNLARA GÖRE SUÇTUR

Kimsenin mahkemeleri etkilemeye veya tesir altında almaya yetkili olmadığını belirten Gül: “Bu kanunlarımızda suçtur. Bazıları tahkir ve tahrip siyaseti içerisinde, adeta bir tribün amigosu edasıyla, beğenmediği kararlar karşısında yargı mensuplarını hedef gösterme cüretini maalesef kendisinde bulabilmektedir. Elbette milletimiz nezdinde, adalet nezdinde adil kararın yerine geçebilecek hiçbir değer yoktur. Yargısal işleyişte, hakim ve savcı faile değil, fiile bakar. Ne söylendiğine değil, delile bakar. Yargının ideolojisi yoktur, yargının ideolojisi adalettir” dedi.

ESKİ ZİHNİYETİN KALINTILARI

Sosyal medyadan yapılan adalet çağrıları ile kendisine yönelik eleştirileri yargıya müdahale talebi diye yorumlayan Gül konuşmasına şöyle devam etti: “Asla kabul etmiyoruz. Bunlar eski dönemin eski zihniyetin kalıntılarıdır. Yargıya müdahaleyi ima yoluyla bile kastedenlerin devletin temeline adaleti koymak bir dertleri yok. Ancak biz adaleti sağlarsak, milletçe refahımızı da sağlarız. Adaleti korursak, devletin bekasını da sağlarız. Adaleti yaşatırsak, insanı yaşatırız. O yüzden bu tür hukuk dışı yaklaşımlara asla izin vermeden, hukuktan ve anayasadan başka hiçbir yerden talimat almadan işinizi yapacağınıza inanıyoruz.”

Helikopterden atılan Osman Şiban için askeri hastaneden ‘ifade veremez’ raporu

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu: “TTB suç işlemiyor, halk sağlığını tehlikeye atanları uyarıyor”

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Türk Tabipleri Birliği’ne yönelik ‘kapatılsın’ ifadesi için “Hayatımda duyduğumu en saçma söz” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “TTB suç işlemiyor, halk sağlığını tehlikeye atan yöneticileri uyarıyor” çıkışı yaptı.

BOLD – Kovid-19 salgını sürecinde Sağlık Bakanlığı verilerine ve pandemi yönetimine ilişkin eleştirileri ile dikkat çeken Türk Tabipleri Birliği (TTB) için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Kapatılsın” çağrısı yapmıştı. Bahçeli’nin ifadesini “Hayatımda duyduğum en saçma söz” şeklinde tanımlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, TTB’ye destek ziyareti geldi.

HASTALIK 41’İ HEKİM 97 SAĞLIK ÇALIŞANININ HAYATINA MAL OLDU

Süreçte sağlık emekçilerinin özveriyle hareket ettiğini hatırlatan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Risk oranı yüzde 85 olan bu insanlar ne olduysa birden suçlu oldu? Çünkü doğruları söylüyorlar. Hepsi ‘yoğun bakımlarda, hastanelerde yer kalmadı önlem alın’ dedi. 97 sağlık çalışanı hayatını kaybetti, 41’i hekim. Bunlar iktidarı uyarmayacak da kim uyaracak? TTB suç işlemiyor, halkın sağlığını tehlikeye atan yöneticileri uyarıyorlar” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun yakasına, salgınla mücadele eden sağlık çalışanlarını anmada simgeleşen siyah kurdele takıldı.

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN TALİMATIYLA DEDİ GÜVENİ YİTİRDİ

Vatandaşa doğru bilgi verilmediğini, halkın yüzde 59’un açıklanan verilere güvenmediğini dillendiren Kılıçdaroğlu, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Hangi önlemlerin alınması gerektiğini uzmanlara sorar insan. Sağlık çalışanlarına, sade bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum. Kovid-19 ile mücadele eden terörist oluyor, hayatımda duyduğum en saçma şey. Madem tek adam yönetimi var, TTB’yi, Eczacılar Birliği’ni çağırıp sorması gerekiyordu. Siyaset kurumunun oturup dinlemesi lazım, suçlaması değil. Sağlık Bakanı da başta güven verdi ama sonra ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla’ diye başlayınca güveni yitirdi. Konuşacaksa bilim kurulundan yetkililer konuşacak. Doğru veriler verilmiyor.”

Gençlerin yoğun bakım oranı yüzde 25’e ulaştı

Okumaya devam et

Politika

Soylu ve Akar’a zor soru: İşkenceyi sizin yeni JİTEM’iniz mi yaptı?

Helikopterden atılan Osman Şiban ve Servet Turgut’un durumuna ilişkin detayları öğrenmek için Van’a giden HDP’liler polis ablukasıyla karşılaştı. HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Süleyman Soylu ve Hulusi Akar’a seslendi: “Sizin yeni JİTEM’iniz mi yaptı?”

BOLD – Van’da gözaltına alındıktan sonra işkence gördüğü ortaya çıkan Osman Şiban ve Servet Turgut’un, helikopterden atıldıkları hastane raporuyla kanıtlanmasının ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) şehre heyet gönderdi. MA’nın haberine göre heyette yer alan HDP Gurup Başkanvekili Saruhan Oluç, Van Milletvekili Muazzez Orhan, Murat Sarısaç, Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, PM üyeleri, MYK üyeleri, HDP, DBP, İnsan ve Özgürlükler Partisi il yöneticileri hastane önünde polis ablukası altında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı gazetecilerin takip etmesi polis tarafından engellendi.

USULÜNE UYGUN GÖZALTI!

Burada açıklama yapan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, yapılan işkencenin peşini bırakmayacaklarını belirtti. Van Valiliği’nin açıklamasına tepki gösteren Oluç, “Van valisi yaptığı açıklamada iki yurttaşın usulüne uygun şekilde gözaltına alındığını söylüyor. Yani vücut travması, çok sayıda kırık, iç kanama, beyin kanaması, kafa travması, bir diğerinde ise hafıza kaybı yaşanmış. Ama valilik usulüne uygun alındığını söyleyerek olayı gizlemeye çalışıyor. Hayır, bu insanlar usule uygun bir şekilde alınmamışlar. Bu insanlara çok açık bir şekilde işkence yapılmış. Van valisinin görevi yapılan işkenceyi gizlemek değil, yapılmış olan bu işkenceyi ve insanlık suçunu açığa çıkarmaktır. Bunu yapmış olanların, bunun emrini vermiş olanların hukuken soruşturmaya uğramalarını sağlamaktır. Ama Van valisi olayı örtmeye çalışıyor. Buradan soruyoruz; Bu işkencenin emrini kim verdi ve kim uyguladı? Bu işkence emrini kimler örtbas etmeye çalışıyor? Süleyman Soylu’ya soruyoruz; İçişleri Bakanlığı mı sorumludur? Hulusi Akar’a soruyoruz; Milli Savunma Bakanlığı mı sorumludur? Özel hareket mı yaptı bu işkenceyi? Emniyet güçleri mi yaptı? Sizin yeni JİTEM’iniz mi yaptı? Bunu öğrenmek istiyoruz” dedi.

KÜRDE ZULMEDENE BİR ŞEY YAPILMIYOR

Bu olayın peşini hukuken de politik olarak da bırakmayacaklarını belirten Oluç, şöyle devam etti: “Kürde zulmetmek serbest ve Kürde zulmedene hiçbir şey yapılmıyor. Hatta bunlar ödüllendiriliyor, cezasızlık uygulanıyor.”

Bir tek yurttaşın burnunun kanamaması için toplumsal adalet, barış ve özgürlük mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Oluç, şunları dile getirdi: “Kürt ve Türk halkıyla yaşanan bu işkence ve zulmün hesabının sorulacağını biliyoruz. Biz bu işkenceleri çok gördük ama bunların hiçbirine boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Bir kez daha sesleniyoruz; kötü muamele ve işkenceden vazgeçin. Bu insanların suçu varsa adalet önünde bunu sorun.”

Yapılan basın açıklamasının ardından heyet, Osman Şiban’ın zorla götürüldüğü askeri hastaneye gitmek üzere yola çıktı.

Okumaya devam et

Popular