Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Partili Yargı: Ankara Başsavcısı memleketinde AKP’lilerle buluştu

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, ziyaret ettiği memleketi Zonguldak’ta AKP milletvekilleri, belediye başkanı, il ve ilçe başkanlarıyla buluştu. Görüşmeye, Zonguldak Başsavcısı Hüsnü Hakan Yağız da katıldı.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, 30 Mart seçim sürecinde de AKP’nin Devrek Belediyesi başkan adayı Sezai Bükrü’nün kampanyasına desteğe gitmişti.

Kocaman, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir dönem yattığı Pınarhisar Kapalı Cezaevi’nden sorumlu savcı olmasıyla tanınıyordu. 2017’de Ankara Başsavcılığı’na atanan Kocaman, sık sık memleketi Zonguldak’ın Devrek ilçesine gidip geliyor. Ancak Kocaman’ın son ziyareti tartışmaya neden oldu.

FACEBOOK HESABINDAN PAYLAŞTI

Anayasa uyarınca “tarafsız” olmak ve HSK Etik İlkeleri kapsamın da “tarafsız görünmek” zorunda olan Başsavcı Kocaman, Zonguldak’ta AKP’liler ile görüntü verdi. AKP Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, 2 Kasım’daki ziyarete ilişkin fotoğrafı Facebook hesabından paylaştı. Paylaşıma göre iki başsavcı ve AKP’lilerin bulaşmasına; Başsavcı Yüksel Kocaman, Zonguldak Başsavcısı Hüsnü Hakan Yağız, Zonguldak milletvekilleri Polat Türkmen, Hamdi Uçar, AKP Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun, Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş, AKP Devrek Belediyesi başkan adayı Sezai Bükrü yer aldı.

AKP’Lİ ADAYIN KAMPANYASINA DESTEK VERDİ

Devrekli olan Yüksel Kocaman, 30 Mart 2019 seçim sürecinde de ilçeyi ziyaret ederek, AKP’nin adayı Sezai Bükrü ile buluşmuş ve “başarılar” dilemişti. Zonguldak’ın yerel gazetelerine o dönem yansıyan habere göre Yüksel Kocaman, konuşmasında “Devrekimiz en doğru kararı verecektir. Sizin de Devrek’e çok güzel hizmetler yapacağınıza inanıyoruz. Tüm kalbimiz ve samimi duygularımızla size başarılar diliyoruz. Allah yardımcınız olsun. Bu kalabalık ve heyecanı görüyoruz, Devrek kararını vermiştir. Devrek’e inşallah büyük hizmetler yapacaksınız. Buna bir Devrekli olarak bizler de inanıyoruz” demişti. Ancak seçimi, CHP’nin adayı Çetin Bozkurt kazanmıştı.

MHP’li Enginyurt’tan Saray’a Altan ve Ilıcak göndermesi: ‘Yazıklar olsun!’

Genel

Almanya’dan deport kararı çıkan Rahman Gün: Gönderirlerse tutuklanacağım

Almanya’ya ailece gelip iltica eden Petkim çalışanı Rahman Gün’e deport kararı çıktı. Polis, Gün ailesinin evini bastı. Eşi hastanelik oldu.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL– Türkiye’nin en büyük petro kimya şirketi PETKİM’de çalışan Rahman Gün ve ailesi Mart 2019’da Almanya’ya gelerek iltica ettiler. Ancak Gün ve ailesinin Türkiye’ye deport kararı çıktı.

Almanya’ya geldiği andan itibaren çalışmaya başlayan ve sosyal devlet imkanlarından yararlanmayan Gün, Türkiye’ye deport olmamak için Afrika’da iş buldu. Ancak Gün’ün pasaportları verilmiyor. Gün, “Deport edilirsem kesin olarak tutuklanacağım” diyor.

Almanya’nın Sachsen Anhalt eyaletindeki Merseburg Polisi, 16 Kasım sabahı Rahman Gün ve ailesinin yaşadığı eve 8 polisle baskın düzenledi. Polis Rahman Gün, eşi Ayşe Hilal Gün ve iki çocuğunu Türkiye’ye deport etmek için gelmişti.

Rahman Gün, Hizmet Hareketiyle bağlantıları nedeniyle Türkiye’de tehlikede olduğu için Almanya’ya gelip iltica etmek zorunda kalan bir elektrik teknisyeni. Ayşe Hilal Gün ise anakoulu öğretmeni ve yine Hizmet Hareketi’ne ait okullarda çalışmış.

Polis baskını sırasında panik atak tedavisi gören Ayşe Hilal Gün krize girdi ve ailenin iddiasına göre polis tarafından darp edildi.

Gün, ambulansla hastaneye götürüldü, doktorlar bir süre hastanede gözetim altında bulunmasına karar verdiler. Halen hastanede tedavi görüyor.

Gün, 10 Aralık’a kadar Almanya’da kalma süreleri olmasına ve iş bulduğu için Afrika’ya gönüllü olarak gideceğini belirtmiş olmasına rağmen evinin polisler tarafından basılıp Türkiye’ye gönderilmek istenmesine anlam veremiyor.

Ayşe Hilal Gün.

Gün başından geçenleri şöyle anlatıyor:

“Türkiye’de PETKİM’de çalışıyordum. Hizmet Hareketi’yle ilgili 15’e yakın çalışma arkadaşım tutuklandı. İşyerinde benim Hizmet Hareketi’yle ilişkim biliniyordu ve yoğun baskı altındaydım. Kimseyle konuşamadığım için öfke nöbetleri geçiriyordum.

Gece vardiyalı çalıştığım için eşim evde yalnız kalıyordu. Polisler hep gece geldikleri için eşim, sürekli endişe içinde beklemekten panik atak hastası oldu. Tedavi görmeye ve düzenli ilaç almaya başladı.

Tutuklanan arkadaşlarımın Şubat ayında ilk mahkemleri oldu. Duruşmada benimle ilgili de sorular sorulduğunu öğrenince, sıranın bana geleceğini anladım. Eşimi ve çocuklarımı alıp hızla yurt dışına çıktım ve Almanya’ya geldim. Normalde mesleğimde kolay iş bulabileceğim için Kanada’ya gidecektim ama her an gözaltına alınabileceğim için vize beklemeye zamanım yoktu.

Mart 2019’da Almanya’ya geldim. Almanya’ya geldikten sonra işe başladım ve kendi geçimimizi sağlamaya başladık.

Ağustos ayında BAMF’tan red kararı geldi. İtiraz ettim ve mahkeme bir hafta sonra itirazı reddetti. Temyize gittik. 17 Ekim’de temyizden de red kararı geldi. Yani Türkiye’ye deport kararım kesinleşti.

Çözüm için bana Ausbildung (mesleki eğitim kursu) bulmam gerektiği söylendi ama dilim henüz yetersiz olduğu için hiçbir kurstan kabul alamadım. Bize son olarak 10 Aralık’a kadar Almanya’da kalma süresi verdiler. .

Ama sürem olduğu halde 8 polisle aniden gelip, ‘sizi Türkiye’ye göndereceğiz’ dediler.

EŞİMİN BAŞINI YERE ÇARPTILAR

Polisler geldiğinde karım fenalaştı, zaten panik atak hastası. Polisler bizi birbirimizden ayırdılar. Eşim yere yığıldı. Çocukların yanına gitmeye çalışıyordu ama polisler izin vermiyordu. Bu sırada aniden bağırınca yanlarına gittim. Polisler yerdeyken darp etmişler. Başı yere çarpmış.

Sonra ambülans çağırdım. Rehabilitasyon merkezine götürüldü. Orada doktorlar hastanede yatması gerektiğine karar verdiler. Halen hastanede.

TÜRKİYE’YE GİDERSEM TUTUKLANIRIM

Türkiye’ye beni geri gönderirlerse tutuklanırım. Dosyamda benim telefon görüşme kayıtlarımın yeni çıkartıldığı görülüyor. Türkiye’ye gidersem kesin tutuklanırım.

Türkiye’ye dönüp tutuklanmamak için Afrika’da iş buldum. Ama pasaportum ve tüm evraklarım Alman makamlarında. Oraya da gidemiyorum. Afrika’da iş bulduğuma dair evraklar, iş sözleşmem dahil herşeyi sundum. 10 Aralık’a kadar da Almanya’da kalma sürem var. Bana en azından iş bulduğum ülkeye gitme hakkı verebilirlerdi. Tutuklanacağım kesin olduğu halde beni deport etmelerini anlayamıyorum.”

Okumaya devam et

Genel

Metin Feyzioğlu, 12 baronun talebini değerlendirdi: İstiyorlarsa yargı yolu açık

12 baronun istifasını istediği Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, koltuğundan vazgeçmek istemediğini bir kez daha deklare etti. Baroların genel kurul talebine, “Suni gündem” diyen Feyzioğlu, hükumet kontrolündeki yargıyı adres gösterdi.

BOLD – 12 baronun olağanüstü genel kurul talebinin reddedilmesiyle ilgili Erzurum Barosu’nda açıklamada bulunan Feyzioğlu, “Kanunda talepte bulunma hakkı var. Bu hakkın muhatabı TBB yönetim kuruludur. TBB yönetim kurulu da yine kanundan kaynaklanan yetkisini kullanarak değerlendirdi” dedi.

Feyzioğlu, Avukatlık Kanunu’ndaki açık hükme rağmen, TBB başkanının ancak mahkeme kararıyla uzaklaştırılabileceğini savundu. Feyzioğlu, “Olağanüstü genel kurul toplantılarında seçim olmaz. Tüm talep de seçimli genel kurul yapılması üstünedir. Kanunumuzda bu yok. Kanunda birlik başkanı ve yönetiminin nasıl değişeceği belli. Mahkeme kararıyla değiştirmek, görevden uzaklaştırmak mümkün. Seçimli bir yol yok” dedi.

Feyzioğlu, olağanüstü genel kurul yolunun açılması durumunda barolarda iki ayda bir seçim yapmak gerekeceğini belirtti. Mahkemeyi adres gösteren Feyzioğlu şunları söyledi: “İki kişi bu taraftan diğer tarafa geçtiği zaman genel kurul toplantısı yolu açılır. TBB de barolarda, yönetimde istikrarı çok önemserler. O sebeple esası inceledik. TBB yönetim kurulu oy çokluğuyla bu talebin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Yol yöntem bellidir. Arzu ederlerse yargı yolu açıktır. İdare mahkemesine giderler. İdare mahkemesi karar verir. Karara herkes uyar. Biz de uyarız onlar da uyar. Türkiye’nin bu kadar gündemi varken, vatandaşın, meslektaşlarımızın bu kadar ağır gündemi varken, ben suni bir gündemle avukatların ve Türkiye’nin gündeminin işgal edilmesini doğru bulmuyorum. Bu kadarla yetinmek istiyorum. Süreç kendi içinde akacak, gidecek. Başkanlarımızın 20 yıldır talep ettiklerini bir yargı paketinde yaptık.”

YARGI REFORMU GÜZEL İŞLİYOR

AKP’nin çıkarttığı yargı reformunu savunan Feyzioğlu,  “Yargı reformu gerçekten güzel işliyor. Gerçekten önemli işler yapılıyor. Hiç yapılmaz denilen bir işi hep birlikte yaptık. Sadece ilk yargı paketinde yapılanlar, şu an görevde olan ve olmayan başkanlarımızın son 20 yıldır seçim kampanyalarında talep ettikleri. Neredeyse tamamını ilk yargı paketinde geçirmişiz. İkinci yargı paketinde talep etmeyi hayal bile etmedikleri geliyor. Üçte, dörtte daha fazlası geliyor” dedi.

Hiçbir siyasi partinin karşıtı ya da destekçisi olmadığını savunan Feyzioğlu, “Biz hukukun siyasetini yapıyoruz ilk günden beri. Devam ediyoruz. Bu bir demokratik haktır. Yolu idari yargıdadır. Biz hukukçuyuz hukukçu gibi davranmamız gerekir. İdari yargının kestiği parmak acımaz” ifadelerini kullandı.

AHMET ALTAN KARARINI ELEŞTİRDİ

Metin Feyzioğlu, Ahmet Altan’ın yeniden tutuklanmasıyla ilgili soruyu da şöyle yanıtladı: “Ahmet Altan’ın cezaevine gönderilmesi Ahmet Altan’ın tekrar tutuklanması meselesini özelde değil ‘Türkiye’nin tahliye edildi 24 saat sonra tekrar tutuklandı’ genel şeması üzerinde konuşalım. Tahliye ediliyor sosyal medyada kampanya başlıyor. Tahliye kararı verenler tutukluyor. Bizim kanunumuzda dava aşamasında tahliye kararını verdikten sonra buna itiraz yoktu. Eskiden mahkeme tahliye kararı verdi mi tahliye olurdu dava aşamasında mahkemenin tahliye ettiğini savcının itirazı üzerine tekrar tutuklayabilir haline geldi. Ben bunu sisteme aykırı buluyorum. Mahkemenin tahliye kararıyla bu iş biterse tahliyeye karşı itiraz edilip sistem yıpranıyor. Tutuklama istisna özgürlük kuralsa mahkemenin tahliye verdiği kişinin savcının itirazıyla tutuklanması doğru değil. Bunun üzerinde çalışırsak bu tür polemiklerin biteceği kanaatindeyim.”

Türkiye Barolar Birliği’nde Feyzioğlu’na tepki: 3 isim istifa etti

Okumaya devam et

Genel

Enes Kanter’li Boston Celtics Durdurulamıyor

NBA’de Boston Celtics, Enes Kanter’in ilk beşte başladığı maçta, Washington Wizards’ı 140-133 mağlup ederek galibiyet serisini 9 maça çıkardı.

BOLD – NBA Doğu Konferansında yer alan Boston Celtics üst üste aldığı 9. galibiyet ile NBA’nin bu sezon en başarılı takımı olma ünvanını devam ettirdi. En son 2007-2008 sezonununda böyle iyi bir başlangıç yapan Boston Celtics, o sezonu şampiyon olarak tamamlamıştı.

Enes Kanter sakatlık sonrası ilk beşte başladığı Washington Wizards’ı maçını 13 sayı, 9 ribaunt, 3 asist ile tamamlayarak başarılı bir oyun ortaya koydu. 24 dakika süre alan Türk yıldız, 1 eksik ribaunt ile double-double yapma fırsatını kaçırdı. Takımın resmi twitter hesabı @celtics maçı öncesinde bilgi paylaşımında Enes Kanter’in fotoğrafını kullandı.

Boston Celtics’de Kemba Walker 25 sayı, J.Tatum 23 sayı, J.Brown 22 sayı ile oynadı. Washington Wizards’da 44 sayı ile oynayan B.Beal’in çabaları Boston Celtics’i durdurmaya yetmedi. Spurs maçında eli kırılan ve sonrasında ameliyat olan Celtics’in yıldız oyuncusu G.Hayward takımını kenardan izledi. Başarılı oyuncunun en az altı hafta parkelerden uzak kalacağı açıklandı. Boston Celtics Cumartesi günü 06:30’da (tsi) Golden State Warriors ile deplasmanda karşılaşacak.

FURKAN KORKMAZ, CEDİ OSMAN’I ÜZDÜ

Furkan Korkmaz ile Cedi Osman’ı karşı karşıya getiren maçta ise Philadelphia 76ers, Cleveland Cavaliers’ı 98-97 mağlup etti. Philadelphia’da oynayan Furkan Korkmaz maçı 10 sayı, 4 ribaunt ile başarılı bir oyun ortaya koyarken, Cleveland’da oynayan Cedi Osman ise maçı 4 sayı, 1 ribaunt ile tamamladı. Maçta bir pozisyonda Furkan Korkmaz, Cedi Osman’ı blokladı. Philadelphia galibiyet sayısını 7 maça çıkarırken, Cleveland 4 maçta kaldı.

Okumaya devam et

Popular