Bizimle iletişime geçiniz

Genel

RTÜK’ten Faruk Bildirici açıklaması: “Hesaplaşma değil!”

RTÜK’ten yapılan açıklamada, CHP kontenjanında üye Faruk Bildirici’nin görevden çekilmesi ile ilgili kurul kararının siyasi değil, kurulun iç meselesi ile ilgili olduğu öne sürüldü.

BOLD – Radyo Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK), CHP kontenjanında üye Faruk Bildirici’nin görevden çekilmesi ile ilgili kurul kararı hakkında açıklama geldi. Açıklamada muhalefet kontenjanından pek çok kişinin, bugüne kadar kurulda üyelik yaptığı vurgulanarak, ‘Gerilimler ortaya çıkmışsa da herkes vazifesini Kanunlar çerçevesinde yürütmüştür’ denildi.

Açıklamada Bildirici’nin, Üst Kurul Başkanı Ebubekir Şahin’i kamudaki diğer görevlerinden aldığı maaşları kamuoyu ile paylaştığı için görevden alınmadığı vurgulanarak ‘Mesele Üst Kurulu ve almış olduğu kararları tanımaması meselesidir’ ifadeleri kullanıldı. Bu konunun RTÜK’ün iç meselesi olduğunun altı çizilen açıklamada, ‘Siyasi partiler hesaplaşması değildir’ denildi.

KISITLAMA YOK

Kurulun açıklamasında Üst Kurul Başkanı Ebubekir Şahin hakkındaki iddialar ile ilgili de ‘TÜRKSAT Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmasında hukuki ve idari hiç bir kısıtlama yoktur’ ifadeleri yer aldı.

NE OLMUŞTU?

Radyo Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK), CHP kontenjanında üye Faruk Bildirici, RTÜK Üst Kurul Başkanı Ebubekir Şahin’in kamudaki 3 görevinden toplam 60 bin liraya varan maaş aldığını açıklamıştı. BU açıklamanın ardından RTÜK, Bildirici’nin görevden çekilmesine karar vermişti.

RTÜK’ün yaptığı açıklama şöyle;

“Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 31.10.2019 günü yapılan toplantısında Faruk Bildirici’nin 6112 sayılı Kanunda düzenlenmiş olan Üst Kurul üyelerinin uyması gereken esaslar ve yasaklara aykırı eylemleri nedeniyle üyelikten çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Bu karar sonrasında kimi yerlerde bilgi eksikliğinden, bazı mecralarda ise sistemli ve maksatlı şekilde ‘RTÜK’ün TBMM’nin yetkilerini ve iradesini hiçe sayarak yetki gaspı yaptığı’ haberleri yayınlanmış, bu yönde değerlendirmeler yapılmıştır. TBMM iradesinin gasp edildiği iddiaları asılsızdır.

Kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye yönelik manipülatif açıklama ve haberlere karşı açıkça belirtmek gerekir ki, RTÜK Üyelerinin seçim ve görevden çekilmiş sayılmalarına ilişkin usul ve esaslar 6112 sayılı Kanunda net olarak açıklanmıştır.

Faruk Bildirici;

1- Faruk Bildirici, Yasanın açık hükümlerle emrettiği ve üyelerin uymak zorunda olduğu siyasi tarafsızlık konusuna ısrarla uymamıştır. Yasanın üyelerden beklediği “tarafsız” olma düzenlemesine uymadığı gibi adeta bir siyasi parti temsilcisi gibi hareket etmiştir.

2- Üst Kurulun gizlilik taşıyan bilgi ve belgelerini kamuoyuna ve basına açıklamış, kanuna göre gizli olan toplantı müzakerelerinin açıklanması yasağını defalarca ihlal etmiştir. Bu konuda pek çok kez şifahen uyarılmasına rağmen aynı tutumunu sistematik olarak sürdürmüştür.

3- Gerek açıklamalarıyla, gerekse de eylemlerinde kimi medya kuruluşlarına hasımlık derecesinde tutum sergilemiş, kimi medya kuruluşlarının ise hamiliğini yapmaya çalışmış ve medya kuruluşları arasında tarafsızlığını tamamen yitirmiştir. Bu durum da, Kanunda Üyelerin uyması için hüküm altına alınan usul ve esaslar kapsamındadır.

Ayrıca Faruk Bildirici, müstafi olduğunu iddia ettiği Üst Kurul Başkanı’nı ve ‘Milli İrade’nin seçtiği Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu tanımayarak Üst Kurul toplantılarını ve kararlarını sabote etmiştir.

Oysa Faruk Bildirici’nin RTÜK Başkanlığına Üst Kurul Başkanı Ebubekir Şahin’in kamudaki diğer görevleri nedeniyle Üyelikten çekilmiş sayılması gerektiği iddiasıyla yaptığı müracaat Üst Kurul toplantısında görüşülmüş, hukuki ve idari anlamda doğruluğu kabul görmeyerek reddedilmiştir. Mahkemece aksi yönde bir hüküm kurulmadıkça da Üst Kurulun almış olduğu karar geçerlidir.

Dilekçesi reddedilen Faruk Bildirici, Üst Kurul kararlarının kesin olduğunu ve alınan kararları ortadan kaldıracak tek yetkili merciin mahkemeler olduğunu göz ardı eden bir yaklaşımla Kurul toplantılarında alınan kararlara topluca muhalefet şerhi koymuştur. Aziz Türk Milletinin temsilcisi parlamentonun seçtiği Üst Kurulu ve kararlarını yok sayması çekilme sebepleri arasındadır. Yoksa Üst Kurul Başkanına bir başka yönetim kurulunda görev aldı diye yönelttiği eleştirilerden dolayı Faruk Bildirici’nin Üyelikten çekilmesi kararı verilmemiştir.

Göreve seçildiği andan itibaren kararlarda ve kullandığı oylarda çelişkili tavır sergileyen Faruk Bildirici, kendisi için karar alan Üst Kurulun milli iradenin yetkisini gasp ettiğini iddia ederken Başkan Ebubekir Şahin’in üyelikten çekilmiş sayılması kararı için ise Üst Kurulu yetkili görmüştür.

Mahkemelerin terör örgütleri hakkında verdiği yayın yasaklarına muhalefet eden Faruk Bildirici, Başkanlık makamının Barış Pınarı Harekâtı’na destek veren açıklamalarını kabul etmeyerek karşı açıklamalarıyla milli meselelerde hassasiyet göstermemiş, teröristleri cesaretlendiren bir tutum takınmıştır.

Üyelikten çekilmiş sayılması kararı, bazılarının iddia ettiği gibi Faruk Bildirici’nin muhalefet etmesi değildir. Muhalefet yapmak başka, hukuka uymamak ise bambaşka bir konudur.

Mesele, Faruk Bildirici’nin ısrarla hukuka uymama, Üst Kurulu ve almış olduğu kararları tanımaması meselesidir.

RTÜK’te bugüne kadar muhalefet kontenjanından pek çok Üye görev almış ve her dönem çok sert tartışmalar yaşanmış, gerilimler ortaya çıkmışsa da herkes vazifesini Kanunlar çerçevesinde yürütmüştür. 25 yıllık RTÜK tarihinde bu hep böyle süregelmiştir. RTÜK tarihinde hiçbir muhalefet kontenjanından seçilmiş Üyenin üyeliği muhalefet etmekten düşürülmemiş, bu akla dahi getirilmemiştir. Buradaki ince çizgi Kanunlara uyulup uyulmamasıdır.

RTÜK’ün iç meselesi olan konu, bir siyasi partiler hesaplaşması asla değildir.

Hukuk kurallarına tamamen uygun bir şekilde alınan bu karar, Faruk Bildirici’nin 6112 sayılı Kanun’da yer alan yasaklara uymaması, Üst Kurul toplantılarında ve sonrasında başta Üst Kurul Başkanı ve Üst Kurul üyelerinin bu konudaki tüm ikaz ve uyarılara rağmen bu eylemlerine devam etmesi sonucu alınmıştır.

Yüce Meclisin iradesiyle seçilen Üyeleriyle görev yapan RTÜK, yine TBMM’nin çıkardığı 6112 sayılı Kanuna göre işlemini gerçekleştirmiş ve milli iradenin tecelligahı olan yüce Meclise kararını, yeni bir Üye seçilmesi için göndermiştir.

Yeni üye, yine CHP kontenjanından TBMM tarafından seçilecektir.

Üst Kurul Başkanı Ebubekir Şahin’in TÜRKSAT Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmasında hukuki ve idari hiç bir kısıtlama yoktur. Yapılan iş ve işlemler hukuka ve yasalara uygun olmasına karşın RTÜK ve TÜRKSAT gibi iki güzide kurumun haksız yere daha fazla yıpratılmaması için Üst Kurul Başkanı Ebubekir Şahin tamamen ahlaki, vicdani ve hukuki sınırlar içerisinde görev aldığı TÜRKSAT Yönetim Kurulu Üyeliğinden ayrılmıştır.

Devletin üst makamlarında bugüne kadar önemli vazifeleri hakkıyla yerine getiren RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, hayatının hiçbir döneminde ahlaka, hukuka ve vicdanlara aykırı bir gelir elde etmemiş, böylesi bir suçlamayla da karşılaşmamıştır.

Hakim inanmamıştı, tutuklu Kimya Bozkurt’un 6 aylık hamileliği belgelendi

Okumaya devam et
Reklamlar

Genel

Metin Feyzioğlu, 12 baronun talebini değerlendirdi: İstiyorlarsa yargı yolu açık

12 baronun istifasını istediği Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, koltuğundan vazgeçmek istemediğini bir kez daha deklare etti. Baroların genel kurul talebine, “Suni gündem” diyen Feyzioğlu, hükumet kontrolündeki yargıyı adres gösterdi.

BOLD – 12 baronun olağanüstü genel kurul talebinin reddedilmesiyle ilgili Erzurum Barosu’nda açıklamada bulunan Feyzioğlu, “Kanunda talepte bulunma hakkı var. Bu hakkın muhatabı TBB yönetim kuruludur. TBB yönetim kurulu da yine kanundan kaynaklanan yetkisini kullanarak değerlendirdi” dedi.

Feyzioğlu, Avukatlık Kanunu’ndaki açık hükme rağmen, TBB başkanının ancak mahkeme kararıyla uzaklaştırılabileceğini savundu. Feyzioğlu, “Olağanüstü genel kurul toplantılarında seçim olmaz. Tüm talep de seçimli genel kurul yapılması üstünedir. Kanunumuzda bu yok. Kanunda birlik başkanı ve yönetiminin nasıl değişeceği belli. Mahkeme kararıyla değiştirmek, görevden uzaklaştırmak mümkün. Seçimli bir yol yok” dedi.

Feyzioğlu, olağanüstü genel kurul yolunun açılması durumunda barolarda iki ayda bir seçim yapmak gerekeceğini belirtti. Mahkemeyi adres gösteren Feyzioğlu şunları söyledi: “İki kişi bu taraftan diğer tarafa geçtiği zaman genel kurul toplantısı yolu açılır. TBB de barolarda, yönetimde istikrarı çok önemserler. O sebeple esası inceledik. TBB yönetim kurulu oy çokluğuyla bu talebin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Yol yöntem bellidir. Arzu ederlerse yargı yolu açıktır. İdare mahkemesine giderler. İdare mahkemesi karar verir. Karara herkes uyar. Biz de uyarız onlar da uyar. Türkiye’nin bu kadar gündemi varken, vatandaşın, meslektaşlarımızın bu kadar ağır gündemi varken, ben suni bir gündemle avukatların ve Türkiye’nin gündeminin işgal edilmesini doğru bulmuyorum. Bu kadarla yetinmek istiyorum. Süreç kendi içinde akacak, gidecek. Başkanlarımızın 20 yıldır talep ettiklerini bir yargı paketinde yaptık.”

YARGI REFORMU GÜZEL İŞLİYOR

AKP’nin çıkarttığı yargı reformunu savunan Feyzioğlu,  “Yargı reformu gerçekten güzel işliyor. Gerçekten önemli işler yapılıyor. Hiç yapılmaz denilen bir işi hep birlikte yaptık. Sadece ilk yargı paketinde yapılanlar, şu an görevde olan ve olmayan başkanlarımızın son 20 yıldır seçim kampanyalarında talep ettikleri. Neredeyse tamamını ilk yargı paketinde geçirmişiz. İkinci yargı paketinde talep etmeyi hayal bile etmedikleri geliyor. Üçte, dörtte daha fazlası geliyor” dedi.

Hiçbir siyasi partinin karşıtı ya da destekçisi olmadığını savunan Feyzioğlu, “Biz hukukun siyasetini yapıyoruz ilk günden beri. Devam ediyoruz. Bu bir demokratik haktır. Yolu idari yargıdadır. Biz hukukçuyuz hukukçu gibi davranmamız gerekir. İdari yargının kestiği parmak acımaz” ifadelerini kullandı.

AHMET ALTAN KARARINI ELEŞTİRDİ

Metin Feyzioğlu, Ahmet Altan’ın yeniden tutuklanmasıyla ilgili soruyu da şöyle yanıtladı: “Ahmet Altan’ın cezaevine gönderilmesi Ahmet Altan’ın tekrar tutuklanması meselesini özelde değil ‘Türkiye’nin tahliye edildi 24 saat sonra tekrar tutuklandı’ genel şeması üzerinde konuşalım. Tahliye ediliyor sosyal medyada kampanya başlıyor. Tahliye kararı verenler tutukluyor. Bizim kanunumuzda dava aşamasında tahliye kararını verdikten sonra buna itiraz yoktu. Eskiden mahkeme tahliye kararı verdi mi tahliye olurdu dava aşamasında mahkemenin tahliye ettiğini savcının itirazı üzerine tekrar tutuklayabilir haline geldi. Ben bunu sisteme aykırı buluyorum. Mahkemenin tahliye kararıyla bu iş biterse tahliyeye karşı itiraz edilip sistem yıpranıyor. Tutuklama istisna özgürlük kuralsa mahkemenin tahliye verdiği kişinin savcının itirazıyla tutuklanması doğru değil. Bunun üzerinde çalışırsak bu tür polemiklerin biteceği kanaatindeyim.”

Türkiye Barolar Birliği’nde Feyzioğlu’na tepki: 3 isim istifa etti

Okumaya devam et

Genel

Enes Kanter’li Boston Celtics Durdurulamıyor

NBA’de Boston Celtics, Enes Kanter’in ilk beşte başladığı maçta, Washington Wizards’ı 140-133 mağlup ederek galibiyet serisini 9 maça çıkardı.

BOLD – NBA Doğu Konferansında yer alan Boston Celtics üst üste aldığı 9. galibiyet ile NBA’nin bu sezon en başarılı takımı olma ünvanını devam ettirdi. En son 2007-2008 sezonununda böyle iyi bir başlangıç yapan Boston Celtics, o sezonu şampiyon olarak tamamlamıştı.

Enes Kanter sakatlık sonrası ilk beşte başladığı Washington Wizards’ı maçını 13 sayı, 9 ribaunt, 3 asist ile tamamlayarak başarılı bir oyun ortaya koydu. 24 dakika süre alan Türk yıldız, 1 eksik ribaunt ile double-double yapma fırsatını kaçırdı. Takımın resmi twitter hesabı @celtics maçı öncesinde bilgi paylaşımında Enes Kanter’in fotoğrafını kullandı.

Boston Celtics’de Kemba Walker 25 sayı, J.Tatum 23 sayı, J.Brown 22 sayı ile oynadı. Washington Wizards’da 44 sayı ile oynayan B.Beal’in çabaları Boston Celtics’i durdurmaya yetmedi. Spurs maçında eli kırılan ve sonrasında ameliyat olan Celtics’in yıldız oyuncusu G.Hayward takımını kenardan izledi. Başarılı oyuncunun en az altı hafta parkelerden uzak kalacağı açıklandı. Boston Celtics Cumartesi günü 06:30’da (tsi) Golden State Warriors ile deplasmanda karşılaşacak.

FURKAN KORKMAZ, CEDİ OSMAN’I ÜZDÜ

Furkan Korkmaz ile Cedi Osman’ı karşı karşıya getiren maçta ise Philadelphia 76ers, Cleveland Cavaliers’ı 98-97 mağlup etti. Philadelphia’da oynayan Furkan Korkmaz maçı 10 sayı, 4 ribaunt ile başarılı bir oyun ortaya koyarken, Cleveland’da oynayan Cedi Osman ise maçı 4 sayı, 1 ribaunt ile tamamladı. Maçta bir pozisyonda Furkan Korkmaz, Cedi Osman’ı blokladı. Philadelphia galibiyet sayısını 7 maça çıkarırken, Cleveland 4 maçta kaldı.

Okumaya devam et

Genel

Ahmet Altan’ın tutuklama kararına avukatından itiraz: Yargıtay’ın yetkisi gasp edildi. Yasada olmayan bir dayanak uyduruldu

Ahmet Altan’ın hakkında verilen yakalama kararına avukatı Figen Çalıkuşu tarafından itiraz edildi. Çalıkuşu, “CMK’da sayılmayan uyduruk gerekçelerle, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek verilen tutuklamanın kaldırılarak Altan’ın tahliyesini” istedi.

BOLD – 1138 gün sonra tahliye edilen gazeteci-yazar Ahmet Altan özgürlüğünün üzerinden 7 gün sonra  tahliye kararına yapılan itiraz üzerine yeniden gözaltına alındı. Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu tutuklama kararına itiraz etti. Çalıkuşu, “Yasada olmayan bir dayanak uydurularak tahliye kaldırıldı” dedi.

Kararın kendisine verilmeyip yandaş medyaya sızdırılmasına tepki gösteren Avukat Çalıkuşu, “Karar mahir bir şekilde medyaya derhal sızdırılmıştır. Karar sanık tarafında olmadığına ve saat 17.00 de yazıldığına göre bu karar medyaya 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiştir. Bu durumun yasal ve mesleki sorumluluğu vardır, cezai müeyyidesi bulunur” ifadesini kullandı.

ARA KARAR DEĞİL HÜKÜM

Avukat Çalıkuşu’nun Altan için verdiği itiraz dilekçesinde şunlar kaydedildi: “27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, CMK 100.maddesinde sayılmayan, yasal olmayan dayanak ve uydurulmuş gerekçeler ile itiraz kabul edilmiştir.  Bu karara karşı CMK 271/4 maddesinin son cümlesi olan ‘ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir’ hükmüne göre itiraz etmekteyiz. Ahmet Altan da hüküm ile tahliye edilmiştir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre tutuklama ile aynı şartlara sahip adli kontrolün tatbikini yeterli görmüştür. Verilen karar ara karar değil, “hüküm” dür.

YETKİ ÜST MAHKEMENİN

Dava dosyası Yargıtay incelemesinden geçmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı tebliğnamesinde suçun vasfının değiştirerek görüş bildirmiştir. Yargıtay 16. CD de 2019/521-4769 sayılı kararında suçun, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçu olacağı görüşü ile kararı bozmuştur. 26. Ağır Ceza Mahkemesinin savcısı da Yargıtay Bozma kararına uyulmasını talep etmiş ve neticede mahkeme bu bozma kararına uymuş ve Yargıtay 16. CD si kararına uygun olarak hüküm kurmuştur. Bu noktada sanık lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Artık aleyhe bozma yasağı vardır. Artık ilk derece mahkemesi dosyadan el çekmiştir ve bu hüküm ile ilgili denetleme ve karar verme yetkisi yasa yolunda yetkili üst mahkemelere geçmiştir.”

GEREKÇE UYDURULDU

Avukat Çalıkuşu, 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosya kapsamına aykırı ve yasal izahı olmayan, CMK 100’ncü maddede yazılı tutuklama koşullarına aykırı gerekçeler uydurarak tutuklama kararı verdiğini kaydetti. Yargıtay’ın bozduğu bir dosyada mahkemenin keyfi ve hukuksuz bir tutuklama kararı verdiğini kaydeden Çalıkuşu, “Bu gerekçeleri karardan bir gün önce göreve atanan, daha önce dosyada hiç inceleme yapmamış, kapsamlı dava dosyasına vakıf olmayan mahkeme başkanı nasıl verebilmiştir ki Yargıtay bu dosyada denetim ve incelemesini yapmıştır. Yargıtay kararında, bu tutuklama gerekçelerinin hiç birisi yoktur. Yargıtay bozma kararına uygun hüküm verilmiş dosyada, böylesi bir keyfiyet ve hukuksuzluğa izin verilmemelidir. Yargıtay bozma ilamına uygun verilen hükme rağmen ve ‘temyiz sürecinde cezanın ağırlaştırma ihtimali’ gibi bir gerekçeyi, tutuklama gerekçesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi yapamaz. Sanık lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur. Aleyhe bozma yasağı vardır” ifadelerini kullandı.

YARGI REFORMU HATIRLATMASI

26. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz eden savcısı da esas hakkındaki mütalaada Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararına uygun görüş bildirdiğini kaydeden Çalıkuşu, dilekçesini şöyle sürdürdü: “Cezanın sanık aleyhine değil tam da tersine lehine değişme ihtimali vardır. Yargı reformu kapsamında Terörle Mücadele Kanunu 7. Maddeye ekleme yapılmıştır; ‘eleştiri amaçlı düşünce açıklamak suç değildir. Bu değişiklik müvekkilim hakkında verilen Yargıtay bozma kararından sonraki lehe değişikliktir ve sanığın durumunu doğrudan etkilemektedir. 27. Ağır Ceza Mahkemesi, yoksa Yargıtay’ın da üzerinde bir mahkeme midir? Yasalar ile bağlı değil midir? Bu görev suçudur.”

38 AYDIR TUTUKLULUK

Altan’ın adli kontrol kararıyla tahliye edildiğini, bu karardan dönülemeyeceğini ifade eden Çalıkuşu, şunları kaydetti: “Gelinen aşamada tutuklama tedbirinden vazgeçilerek adli kontrol şartı uygulaması kararı verilmiş olması, Aleyhe bozma yasağı, usulü kazanılmış hak, 38 aydır tutuklukta geçen süre, TMK 7.maddedeki sanık lehine olan yeni yasal düzenleme gereği temyiz sürecinin sanık lehine değişme yolundaki kuvvetlilik, Ahmet Altan’ın tahliye edildikten 8 gün sonra evinde gözaltına alınmasına göre kaçma şüphesinden söz edilemeyeceği, delillerin tamamının toplanmış olmasına göre yasal anlamı ve dayanağı olmayan, dosya kapsamına aykırı uydurulmuş gerekçeler ile, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek kendi yetkisinde olamayan tutuklama kararını veren 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli tutuklama kararının kaldırılması ve Ahmet Altan’ın tahliyesine karar verilmesini dilerim.”

Ahmet Altan, polis tarafından evinde gözaltına alındı

Okumaya devam et

Popular