Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Silivri Cezaevi’nde insanlık dışı muamele: Hastane sevkinde zincir vuruluyor

22 bin 781 tutuklu ve hükümlünün kaldığı Silivri Cezaevinde hak ihlalleri zirve yaptı. Hastane sevklerinde tutuklu ve hükümlülere zincir denilen çift kelepçe vuruluyor.

BOLD Meclis Tutuklu ve Hükümlü Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, 5 Eylül 2019 tarihinde incelemelerde bulunmak üzere ziyaret ettiği Silivri Ceza İnfaz Kurumlarında yaşanan hak ihlallerini rapor haline getirdi. Komisyon bu kapsamda Silivri 1 No’lu L Tipi ve 4 No’lu L Tipi Cezaevleri ile Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda incelemelerde bulundu. Raporda, hastane sevklerinde çift kelepçe (zincir) uygulamasının yapıldığı, hatta bu uygulamanın kampüs içerisinde yer alan hastaneye götürülürken dahi uygulandığı, bu uygulamaya tepki olarak sevkin reddedilmesi nedeniyle ciddi sağlık sorunlarının yaşandığı kaydedildi.

KAPASİTE ÜSTÜ FAZLALIK

T24’ün haberine göre raporda, komisyon tarafından yapılan incelemeler sonucu tespit edilen insan hakları ihlallerinin başında kapasite fazlalığı geliyor. Raporda, incelemenin yapıldığı tarihten itibaren Silivri Ceza İnfaz Kurumlarında 22 bin 781 tutuklu ve hükümlünün kaldığı ve kapasite üstü fazlalığın fiziki koşullarda yetersizliğe neden olduğu belirtildi.

Meclis raporunda, yaşanan hak ihlalleri şu şekilde sıralandı:

CİDDİ SAĞLIK SORUNU VAR

1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

“Kendilerine verilen yemeklerin yeterli ve besleyici olmadığı, günlük kişi başı verilen bir ekmeğin yeterli olmadığı, dolayısıyla yemeklerin günlük ihtiyacı karşılayacak şekilde iyileştirilmesinin ve kişi başına düşen ekmek sayısında da artış yapılmasının uygun olacağı.

İncelenen ceza infaz kurumlarında başta diş muayenesi ve tedavileri olmak üzere sağlık konusunda ciddi sorun yaşandığı, kurum revirine ve Kampüs içinde bulunan devlet hastanesine gidişte, dış hastanelere sevke göre nispeten daha az sıkıntı yaşanmakla birlikte sorunlar yaşandığı.

Hükümlü ve tutukluların belki de en çok ihtiyaç duyduğu psikolojik desteğin sağlanması konusunda yine personel yetersizliği nedeniyle hükümlü ve tutukluların psiko-sosyal yardım konusunda yeterince desteklenmediği.

KANTİN FİYATLARI PİYASANIN ÜSTÜNDE

Tuz, yoğurt, deterjan ve benzeri temel ihtiyaç maddeleri başta olmak üzere birçok ürünün uzun süre kantinden tedarik edilemediği, özellikle son günlerde ürün fiyatlarında ciddi artışların meydana geldiği ve bazı ürün fiyatlarının piyasa rayicinden çok yüksek fiyata satıldığı.

AÇIK GÖRÜŞTE AİLEYLE FİZİKSEL TEMAS YASAĞI

Görüş günlerinde kurum personeli tarafından görüşe gelen ziyaretçilere zorluklar çıkarıldığı, görüş süresinin tam kullandırılmadığı, zira görüş için belirlenen sürenin çoğunun görüş alanına gidiş ve gelişte geçtiği, açık görüşün hükümlü ve tutuklular açısından büyük önem arz etmesine rağmen ziyaretçilerle fiziksel temas kurulmasına izin verilmediği ve bu imkândan dahi mahrum bırakılmanın manevi çöküntüye neden olduğu.

NAKİL TALEBİ KARŞILANMIYOR

Nakil taleplerinin genel olarak karşılanmadığı, nakil talepleri kabul edildiğinde de nakil masrafı olarak yüksek meblağlarının talep edildiği ve bu nedenle nakillerin fiilen imkânsız hale geldiği ve bu konuda bir çözüm yolunun bulunmasının elzem olduğu.

Spor faaliyetlerine yeterli düzeyde katılım sağlanmadığı, bu olanağın çok sınırlı bir düzeyde kullandırıldığı ve faaliyetlerin hem süresinin hem de sayısının artırılmasının uygun olacağı.

İş yurtları ve atölyelerin yetersiz olduğu.

PERSONELDEN HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULARA KÖTÜ MUAMELE

Özellikle belli kurum personeli tarafından hükümlü ve tutuklulara karşı keyfi tutum ve davranışlarda ve özellikle kötü muamelede bulunulduğu, hükümlü ve tutukluların kuruma ilk girişlerinde gayri insani muameleye tabi tutuldukları.

AÇIĞA GEÇİŞE İZİN YOK

4 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu Hak ihlalleri
Fiziki imkân ve koşulların yetersizliği.

Yemeklerin yeterli ve besleyici olmaması.

Temel ihtiyaç maddelerinin kantinden tedariki konusunda sıkıntılar.

Görüş sürelerinin tam kullandırılmaması.

Spor faaliyetlerinden yararlandırılmaması.

Açığa ayrılma koşullarını sağlayan hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna geçemedikleri, cezanın kapalı ceza infaz kurumunda infaz edilmeye devam olunduğu, dolayısıyla kanunen tanınmış bir hakkın kullandırılmadığı.

İNSAN ONURUNA AYKIRI DAVRANIŞ

Dışarıdan kitap tedarikine engel olunduğu.

Açık görüşlerde, kimi kurum personeli tarafından, ailelerinin yanında hükümlü ve tutuklulara karşı insan onuruna aykırı biçimde küçük düşürücü davranışlarda bulunulduğu ve bu uygulamalara karşı kurum idaresi tarafından herhangi bir tedbir alınmadığı.

Suyun, kirli olması nedeniyle kullanıma elverişli olmadığı, başta cilt hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa neden olduğu ve kışın sıcak su temininde de sorunlar yaşandığı.

GÖRÜŞ SÜRELERİ TAM KULLANDIRILMIYOR

Kapalı ceza infaz kurumu
Görüşlerde mevzuatta tanınan sürenin tam kullandırılmadığı, görüş süresinin genel olarak asgari sınırdan belirlenmesinin neredeyse yazılı bir kural haline dönüştüğü.

Çocuğu okul çağında olan hükümlü ve tutukluların görüş günlerinin hafta içi olması durumunda çocukların devamsızlık yapmadan görüşe gelmelerinin mümkün olmadığı.

Sohbet hakkı ve dilekçe hakkının kullandırılmadığı.

Hastane sevklerinde çift kelepçe (zincir) uygulamasının yapıldığı, hatta bu uygulamanın kampüs içerisinde yer alan hastaneye götürülürken dahi uygulandığı, bu uygulamaya tepki olarak sevkin reddedilmesi nedeniyle ciddi sağlık sorunlarının yaşandığı.”

Hakim inanmamıştı, tutuklu Kimya Bozkurt’un 6 aylık hamileliği belgelendi

Genel

Metin Feyzioğlu, 12 baronun talebini değerlendirdi: İstiyorlarsa yargı yolu açık

12 baronun istifasını istediği Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, koltuğundan vazgeçmek istemediğini bir kez daha deklare etti. Baroların genel kurul talebine, “Suni gündem” diyen Feyzioğlu, hükumet kontrolündeki yargıyı adres gösterdi.

BOLD – 12 baronun olağanüstü genel kurul talebinin reddedilmesiyle ilgili Erzurum Barosu’nda açıklamada bulunan Feyzioğlu, “Kanunda talepte bulunma hakkı var. Bu hakkın muhatabı TBB yönetim kuruludur. TBB yönetim kurulu da yine kanundan kaynaklanan yetkisini kullanarak değerlendirdi” dedi.

Feyzioğlu, Avukatlık Kanunu’ndaki açık hükme rağmen, TBB başkanının ancak mahkeme kararıyla uzaklaştırılabileceğini savundu. Feyzioğlu, “Olağanüstü genel kurul toplantılarında seçim olmaz. Tüm talep de seçimli genel kurul yapılması üstünedir. Kanunumuzda bu yok. Kanunda birlik başkanı ve yönetiminin nasıl değişeceği belli. Mahkeme kararıyla değiştirmek, görevden uzaklaştırmak mümkün. Seçimli bir yol yok” dedi.

Feyzioğlu, olağanüstü genel kurul yolunun açılması durumunda barolarda iki ayda bir seçim yapmak gerekeceğini belirtti. Mahkemeyi adres gösteren Feyzioğlu şunları söyledi: “İki kişi bu taraftan diğer tarafa geçtiği zaman genel kurul toplantısı yolu açılır. TBB de barolarda, yönetimde istikrarı çok önemserler. O sebeple esası inceledik. TBB yönetim kurulu oy çokluğuyla bu talebin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Yol yöntem bellidir. Arzu ederlerse yargı yolu açıktır. İdare mahkemesine giderler. İdare mahkemesi karar verir. Karara herkes uyar. Biz de uyarız onlar da uyar. Türkiye’nin bu kadar gündemi varken, vatandaşın, meslektaşlarımızın bu kadar ağır gündemi varken, ben suni bir gündemle avukatların ve Türkiye’nin gündeminin işgal edilmesini doğru bulmuyorum. Bu kadarla yetinmek istiyorum. Süreç kendi içinde akacak, gidecek. Başkanlarımızın 20 yıldır talep ettiklerini bir yargı paketinde yaptık.”

YARGI REFORMU GÜZEL İŞLİYOR

AKP’nin çıkarttığı yargı reformunu savunan Feyzioğlu,  “Yargı reformu gerçekten güzel işliyor. Gerçekten önemli işler yapılıyor. Hiç yapılmaz denilen bir işi hep birlikte yaptık. Sadece ilk yargı paketinde yapılanlar, şu an görevde olan ve olmayan başkanlarımızın son 20 yıldır seçim kampanyalarında talep ettikleri. Neredeyse tamamını ilk yargı paketinde geçirmişiz. İkinci yargı paketinde talep etmeyi hayal bile etmedikleri geliyor. Üçte, dörtte daha fazlası geliyor” dedi.

Hiçbir siyasi partinin karşıtı ya da destekçisi olmadığını savunan Feyzioğlu, “Biz hukukun siyasetini yapıyoruz ilk günden beri. Devam ediyoruz. Bu bir demokratik haktır. Yolu idari yargıdadır. Biz hukukçuyuz hukukçu gibi davranmamız gerekir. İdari yargının kestiği parmak acımaz” ifadelerini kullandı.

AHMET ALTAN KARARINI ELEŞTİRDİ

Metin Feyzioğlu, Ahmet Altan’ın yeniden tutuklanmasıyla ilgili soruyu da şöyle yanıtladı: “Ahmet Altan’ın cezaevine gönderilmesi Ahmet Altan’ın tekrar tutuklanması meselesini özelde değil ‘Türkiye’nin tahliye edildi 24 saat sonra tekrar tutuklandı’ genel şeması üzerinde konuşalım. Tahliye ediliyor sosyal medyada kampanya başlıyor. Tahliye kararı verenler tutukluyor. Bizim kanunumuzda dava aşamasında tahliye kararını verdikten sonra buna itiraz yoktu. Eskiden mahkeme tahliye kararı verdi mi tahliye olurdu dava aşamasında mahkemenin tahliye ettiğini savcının itirazı üzerine tekrar tutuklayabilir haline geldi. Ben bunu sisteme aykırı buluyorum. Mahkemenin tahliye kararıyla bu iş biterse tahliyeye karşı itiraz edilip sistem yıpranıyor. Tutuklama istisna özgürlük kuralsa mahkemenin tahliye verdiği kişinin savcının itirazıyla tutuklanması doğru değil. Bunun üzerinde çalışırsak bu tür polemiklerin biteceği kanaatindeyim.”

Türkiye Barolar Birliği’nde Feyzioğlu’na tepki: 3 isim istifa etti

Okumaya devam et

Genel

Enes Kanter’li Boston Celtics Durdurulamıyor

NBA’de Boston Celtics, Enes Kanter’in ilk beşte başladığı maçta, Washington Wizards’ı 140-133 mağlup ederek galibiyet serisini 9 maça çıkardı.

BOLD – NBA Doğu Konferansında yer alan Boston Celtics üst üste aldığı 9. galibiyet ile NBA’nin bu sezon en başarılı takımı olma ünvanını devam ettirdi. En son 2007-2008 sezonununda böyle iyi bir başlangıç yapan Boston Celtics, o sezonu şampiyon olarak tamamlamıştı.

Enes Kanter sakatlık sonrası ilk beşte başladığı Washington Wizards’ı maçını 13 sayı, 9 ribaunt, 3 asist ile tamamlayarak başarılı bir oyun ortaya koydu. 24 dakika süre alan Türk yıldız, 1 eksik ribaunt ile double-double yapma fırsatını kaçırdı. Takımın resmi twitter hesabı @celtics maçı öncesinde bilgi paylaşımında Enes Kanter’in fotoğrafını kullandı.

Boston Celtics’de Kemba Walker 25 sayı, J.Tatum 23 sayı, J.Brown 22 sayı ile oynadı. Washington Wizards’da 44 sayı ile oynayan B.Beal’in çabaları Boston Celtics’i durdurmaya yetmedi. Spurs maçında eli kırılan ve sonrasında ameliyat olan Celtics’in yıldız oyuncusu G.Hayward takımını kenardan izledi. Başarılı oyuncunun en az altı hafta parkelerden uzak kalacağı açıklandı. Boston Celtics Cumartesi günü 06:30’da (tsi) Golden State Warriors ile deplasmanda karşılaşacak.

FURKAN KORKMAZ, CEDİ OSMAN’I ÜZDÜ

Furkan Korkmaz ile Cedi Osman’ı karşı karşıya getiren maçta ise Philadelphia 76ers, Cleveland Cavaliers’ı 98-97 mağlup etti. Philadelphia’da oynayan Furkan Korkmaz maçı 10 sayı, 4 ribaunt ile başarılı bir oyun ortaya koyarken, Cleveland’da oynayan Cedi Osman ise maçı 4 sayı, 1 ribaunt ile tamamladı. Maçta bir pozisyonda Furkan Korkmaz, Cedi Osman’ı blokladı. Philadelphia galibiyet sayısını 7 maça çıkarırken, Cleveland 4 maçta kaldı.

Okumaya devam et

Genel

Ahmet Altan’ın tutuklama kararına avukatından itiraz: Yargıtay’ın yetkisi gasp edildi. Yasada olmayan bir dayanak uyduruldu

Ahmet Altan’ın hakkında verilen yakalama kararına avukatı Figen Çalıkuşu tarafından itiraz edildi. Çalıkuşu, “CMK’da sayılmayan uyduruk gerekçelerle, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek verilen tutuklamanın kaldırılarak Altan’ın tahliyesini” istedi.

BOLD – 1138 gün sonra tahliye edilen gazeteci-yazar Ahmet Altan özgürlüğünün üzerinden 7 gün sonra  tahliye kararına yapılan itiraz üzerine yeniden gözaltına alındı. Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu tutuklama kararına itiraz etti. Çalıkuşu, “Yasada olmayan bir dayanak uydurularak tahliye kaldırıldı” dedi.

Kararın kendisine verilmeyip yandaş medyaya sızdırılmasına tepki gösteren Avukat Çalıkuşu, “Karar mahir bir şekilde medyaya derhal sızdırılmıştır. Karar sanık tarafında olmadığına ve saat 17.00 de yazıldığına göre bu karar medyaya 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiştir. Bu durumun yasal ve mesleki sorumluluğu vardır, cezai müeyyidesi bulunur” ifadesini kullandı.

ARA KARAR DEĞİL HÜKÜM

Avukat Çalıkuşu’nun Altan için verdiği itiraz dilekçesinde şunlar kaydedildi: “27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, CMK 100.maddesinde sayılmayan, yasal olmayan dayanak ve uydurulmuş gerekçeler ile itiraz kabul edilmiştir.  Bu karara karşı CMK 271/4 maddesinin son cümlesi olan ‘ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir’ hükmüne göre itiraz etmekteyiz. Ahmet Altan da hüküm ile tahliye edilmiştir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre tutuklama ile aynı şartlara sahip adli kontrolün tatbikini yeterli görmüştür. Verilen karar ara karar değil, “hüküm” dür.

YETKİ ÜST MAHKEMENİN

Dava dosyası Yargıtay incelemesinden geçmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı tebliğnamesinde suçun vasfının değiştirerek görüş bildirmiştir. Yargıtay 16. CD de 2019/521-4769 sayılı kararında suçun, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçu olacağı görüşü ile kararı bozmuştur. 26. Ağır Ceza Mahkemesinin savcısı da Yargıtay Bozma kararına uyulmasını talep etmiş ve neticede mahkeme bu bozma kararına uymuş ve Yargıtay 16. CD si kararına uygun olarak hüküm kurmuştur. Bu noktada sanık lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Artık aleyhe bozma yasağı vardır. Artık ilk derece mahkemesi dosyadan el çekmiştir ve bu hüküm ile ilgili denetleme ve karar verme yetkisi yasa yolunda yetkili üst mahkemelere geçmiştir.”

GEREKÇE UYDURULDU

Avukat Çalıkuşu, 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosya kapsamına aykırı ve yasal izahı olmayan, CMK 100’ncü maddede yazılı tutuklama koşullarına aykırı gerekçeler uydurarak tutuklama kararı verdiğini kaydetti. Yargıtay’ın bozduğu bir dosyada mahkemenin keyfi ve hukuksuz bir tutuklama kararı verdiğini kaydeden Çalıkuşu, “Bu gerekçeleri karardan bir gün önce göreve atanan, daha önce dosyada hiç inceleme yapmamış, kapsamlı dava dosyasına vakıf olmayan mahkeme başkanı nasıl verebilmiştir ki Yargıtay bu dosyada denetim ve incelemesini yapmıştır. Yargıtay kararında, bu tutuklama gerekçelerinin hiç birisi yoktur. Yargıtay bozma kararına uygun hüküm verilmiş dosyada, böylesi bir keyfiyet ve hukuksuzluğa izin verilmemelidir. Yargıtay bozma ilamına uygun verilen hükme rağmen ve ‘temyiz sürecinde cezanın ağırlaştırma ihtimali’ gibi bir gerekçeyi, tutuklama gerekçesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi yapamaz. Sanık lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur. Aleyhe bozma yasağı vardır” ifadelerini kullandı.

YARGI REFORMU HATIRLATMASI

26. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz eden savcısı da esas hakkındaki mütalaada Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararına uygun görüş bildirdiğini kaydeden Çalıkuşu, dilekçesini şöyle sürdürdü: “Cezanın sanık aleyhine değil tam da tersine lehine değişme ihtimali vardır. Yargı reformu kapsamında Terörle Mücadele Kanunu 7. Maddeye ekleme yapılmıştır; ‘eleştiri amaçlı düşünce açıklamak suç değildir. Bu değişiklik müvekkilim hakkında verilen Yargıtay bozma kararından sonraki lehe değişikliktir ve sanığın durumunu doğrudan etkilemektedir. 27. Ağır Ceza Mahkemesi, yoksa Yargıtay’ın da üzerinde bir mahkeme midir? Yasalar ile bağlı değil midir? Bu görev suçudur.”

38 AYDIR TUTUKLULUK

Altan’ın adli kontrol kararıyla tahliye edildiğini, bu karardan dönülemeyeceğini ifade eden Çalıkuşu, şunları kaydetti: “Gelinen aşamada tutuklama tedbirinden vazgeçilerek adli kontrol şartı uygulaması kararı verilmiş olması, Aleyhe bozma yasağı, usulü kazanılmış hak, 38 aydır tutuklukta geçen süre, TMK 7.maddedeki sanık lehine olan yeni yasal düzenleme gereği temyiz sürecinin sanık lehine değişme yolundaki kuvvetlilik, Ahmet Altan’ın tahliye edildikten 8 gün sonra evinde gözaltına alınmasına göre kaçma şüphesinden söz edilemeyeceği, delillerin tamamının toplanmış olmasına göre yasal anlamı ve dayanağı olmayan, dosya kapsamına aykırı uydurulmuş gerekçeler ile, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek kendi yetkisinde olamayan tutuklama kararını veren 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli tutuklama kararının kaldırılması ve Ahmet Altan’ın tahliyesine karar verilmesini dilerim.”

Ahmet Altan, polis tarafından evinde gözaltına alındı

Okumaya devam et

Popular