Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

AKP 17 yıl sonra konutun verimli yatırım olmadığını anladı

2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ile üretken olmayan yatırımların cazibesi azaltılıyor. İkinci ve sonraki konut alımlarında kullanılan kredi faizleri artacak.

BOLD – 2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre vergi ve makroihtiyati düzenlemeler yoluyla üretken olmayan yatırımların cazibesi azaltılarak tasarruflar verimli alanlardaki yatırımlara yönlendirilecek.

Programda, “Üretken olmayan yatırımların cazibesini azaltmak amacıyla ikinci ve sonraki konut alımında uygulanan vergi istisnaları gözden geçirilecek, gerekli görülen istisnalar kaldırılacak. Konut kredilerinde geçerli olan kredi değer oranı gibi parametrelerin ikinci ve sonraki konut alımlarında farklılaştırılmasına yönelik mevzuat çalışması yapılacaktır” deniliyor.

“İKTİDAR, KONUTUN VERİMLİ YATIRIM OLMADIĞININ 17 YIL SONRA FARKINA VARDI”

Sözcü Gazetesi Yazarı Vergi Uzmanı Dr. Nedim Türkmen, bu uygulama ile ikinci konut alımında düşük faizli konut kredisi uygulamasından vazgeçildiğini belirtti. Türkmen, şöyle devam etti:

“Bir kişi sahip olduğu bir veya birden çok konutu 5 yıl elinde tuttuktan sonra satarsa, değer artış kazancı elde ettiği gerekçesiyle gelir vergisine tabi tutulamamaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 80. maddesinin (7) numaralı bendinde yer alan istisna nedeni ile iktidar, konutun verimli yatırım olmadığının 17 yıl sonra farkına vararak, ikinci konut alımında düşük faizli konut kredisi uygulamasından vazgeçiyor.

Hatta yüksek faiz uygulamayı düşünüyor. Gelir Vergisi Kanunu’ndaki istisnayı, sahip olunan tek konuta uygulamayı düşünüyor. Yakın zamanda bu hususlarla ilgili yasal düzenlemeler yapılacak.”

Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı ise “İkinci ve sonraki konut alımlarında ek vergi ve kredi kullanımlarında yapılacak sınırlandırmalar gayrimenkul sektöründe yeni sorunları beraberinde getirebilir. TÜİK verilerine göre ülkemizde yaşayan nüfusun ancak yüzde 59’u kendilerine ait bir konutta oturuyor. Konutlarda kira geri dönüş oranlarımız 20 yılın da çok üzerinde. Eğer bir de yatırım ve gelir amacı ile gayrimenkul almak isteyenleri konut yatırımlarından uzaklaştırırsak, bu yeni konut üretimini azaltacağı gibi kira bedellerini de yükseltecektir” ifadelerini kullandı.

“KONUTTA EK VERGİLER DE GÜNDEME GELEBİLİR”

Şu an konutta düşük faizli kredilerin bulunduğunu belirten Özelmacıklı, “Özellikle mevcutta devlet bankaları tarafından verilen düşük faizli konut kredileri bulunuyor. Lakin ikinci konut ve sonrasını alanların bu uygun kredilerden faydalandırılmaması düşünülüyor. Ayrıca gayrimenkule ilişkin emlak vergisi başta olmak üzere, elde edilen kira gelirlerinden ek vergiler de düşünülebilir” dedi.

Emeklilerin yıllardır beklediği yasa teklifi AKP’li vekillerin oylarıyla reddedildi

Dünya

ABD, F-35 parçaları için Türkiye’ye alternatif üreticileri buldu

ABD Senatosu’ndaki F-35 Savaş Uçakları Programı ile ilgili komisyona bilgi veren F-35 Program Direktörü Korgeneral Eric Fick, Türkiye’nin savaş uçakları için ürettiği parçaları temin edecek alternatif üreticilerin bulunduğunu söyledi.

BOLD – F-35 Programı Direktörü Korgeneral Eric Fick, ABD Senatosu’nun F-35 Programıyla ilgili komisyonunda senatörlere bilgi verdi.

Dün AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyaz Saray’da Amerikan Başkanı Donald Trump’la görüşürken Senato’da da Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasıyla oluşacak üretim açığının nasıl karşılanacağı konuşuldu.

Senatörlerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Korgeneral Fick, Türkiye’nin ürettiği parçaları temin edecek alternatif üreticilerin bulunduğunu söyledi.

Korgeneral Fick, “Biz bir yıl önce gayet sessiz ama bilinçli bir biçimde tüm parçalar için alternatif üreticiler bulmak üzere harekete geçmiştik” ifadelerini kullandı.

12 PARÇA İÇİN ARAYIŞ SÜRÜYOR

Fick, henüz tüm parçalar için alternatif bulunamadığını halen 12 parça için arayışın devam ettiğini söyledi.

Korgeneral, Türkiye’nin F-35 programından resmi olarak 2020 yılının Mart ayında çıkmasını beklediğini ancak bu tarihe kadar alternatif arayışlarının süreceğine dikkat çekti.

Fick, senatörlerin sorusu üzerine hali hazırda devam eden üretimlerde bir aksama ya da gecikme olmayacağını da söyledi.

Korgeneral Fick şu ana kadar Türkiye’nin ürettiği parçalara alternatif arayışındaki ana üretici firma olan Lockheed Martin ve Pratt & Whitney’in alternatifler bulmak konusunda son derece iyi bir ilerleme kaydettiklerini belirtti.

TÜRKİYE’NİN İŞ KAYBI: 9 MİLYAR DOLAR

Çoğu gövde ve iniş takımlarında olmak üzere F-35 savaş uçaklarında kullanılan 937 parça Türk firmalarınca üretiliyor.

ABD, bu parçalardan satın almayı 2020 yılı Mart ayında sona erdirecek ve diğer alternatif üreticilerden alım yapacak.

Türk firmalarının uzun yıllar sürecek F-35 üretimi sırasında bu parçaları üretip satamaması nedeniyle yaşayacağı iş kaybının toplam 9 milyar doları bulacağı belirtiliyor.

ABD, Rus S-400 hava savunma sistemi alımı dolayısıyla Türkiye’yi F-35 savaş uçağı programında çıkarmış ve Türk firmalardan F-35 savaş uçakları için parça alımını da 2020 yılı Mart ayı itibariyle durduracağını açıklamıştı.

ABD Savunma Bakanı: Türkiye’nin yuvaya dönmesine ihtiyaç var

Okumaya devam et

Ekonomi

Bir şehir hastanesinin maliyetiyle 1.200 yatak kapasiteli 29 hastane yapılabiliyor

CHP, şehir hastanelerinin 25 yılda kamuya getireceği yükün 142.4 milyar dolar olduğunu, bir şehir hastanesinin maliyetiyle 1.200 yatak kapasiteli 29 hastane yapılabileceğini açıkladı.

BOLD – CHP’nin Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi üzerinden elde ettiği verilerle yaptığı çalışma; 30 şehir hastanesinin toplam hizmet ve kira bedeliyle 25 yılda kamuya getireceği yükün 142.4 milyar dolar olduğunu ortaya çıkardı.

Çalışmaya göre, 1 şehir hastanesiyle 1200 yatak kapasiteli yaklaşık 29 hastane yapılabiliyor.

“CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK KARA DELİĞİ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürekli gündeme getirdiği şehir hastanelerinin maliyetinin ne olduğu konusunda parti içinde çarpıcı bir tespit yapıldı. CHP, şehir hastaneleri için “Cumhuriyet tarihinin en büyük kara deliği” tespitinde bulundu.

CHP’nin çalışmasında; 20 hastane için 2022’de bütçeye konulan ödenekler üzerinden 30 hastane için yapılan 25 yıllık hesaplamalara göre, kira bedeli bugünkü kura göre 77 milyar 188 milyon 128 bin 250 dolar olurken, aynı yöntemle hesaplanan hizmet bedelinin ise 65 milyar 208 milyon 262 bin 595 dolar olduğu belirlendi.

Buna göre 30 şehir hastanesinin 25 yıllık kira ve hizmet bedelinin getireceği yükün toplamı 142 milyar 396 milyon 390 bin 815 dolar olarak hesaplanıyor.

CHP’nin çalışmasında, şehir hastaneleri için her yıl kira ve hizmet bedeli toplamı olarak ödenecek 5.7 milyar dolar ile 475 yatak kapasiteli kamu özel işbirliği (KÖİ) maliyetleriyle Yozgat modeline göre en az 37 adet hastanenin hizmete açılabileceği dile getirildi.

Çalışmaya göre, klasik ihale yöntemiyle Erzurum’da 165 milyon dolar ile hastane yaptırıldığına dikkat çekilerek, şehir hastaneleri için yıllık verilecek 5.7 milyar dolar ile klasik ihale yöntemiyle 1.200 yataklı 34 hastane açılabileceğine dikkat çekildi.

25 yılda ödenecek olan 142.4 milyar dolar ile 862 adet 1.200 yataklı hastane yapılabileceği de vurgulandı. Başka bir deyişle 1 şehir hastanesinin 25 yıllık maliyetiyle yaklaşık 29 hastane yapılabiliyor.

“KÖİ’DEN VAZGEÇMEK YETMEZ MEVCUT ŞEHİR HASTANELERİ DE SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMELİ”

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın önceki gün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 6 bin 100 yatak kapasiteli 3 “şehir hastanesi”nin kamu özel işbirliği (KÖİ) modeli ile değil, “genel bütçe kaynaklarıyla” yapılması için ihaleye çıkıldığını belirtmesi üzerine yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, “Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası olarak başından beri KÖİ modeline karşı çıktık. Bu modelin ülkemize büyük mali yük getirdiğini anlattık. Bakan Koca’nın açıklamasını sevinçle karşılıyoruz. Ancak KÖİ modelinden vazgeçilmesi yetmez! Mevcut şehir hastaneleri de Sağlık Bakanlığı’na devredilmelidir!”

THY, uluslararası iki hattını kapattı

Okumaya devam et

Ekonomi

THY, uluslararası iki hattını kapattı

Son yıllardaki zarar açıklamalarıyla gündeme gelen Türk Hava Yolları (THY), Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan sefer düzenlediği Riyad ve Abu Dhabi hatlarını kapatma kararı aldı.

BOLD – İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Suudi Arabistan’ın Riyad şehri ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dhabi’ye sefer düzenleyen THY, bu hatlardaki faaliyetlerini durdurdu.

Söz konusu hatların yeteri kadar talep görmediği gerekçesiyle kapatıldığı belirtildi.

Geçen ay tarım ürünlerine tarlada yüzde 18.22 zam geldi

Okumaya devam et

Popular