Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Komşuları ve arkadaşları siyanürle intihar eden dört kardeşi anlatıyor

Türkiye’yi sarsan 4 kardeşin siyanürle toplu intiharı hakkında konuşan, kardeşlerin 35 yıllık arkadaşı Serpil Alkan, arkadaşlarının yaşadığı parasal sorunları anlattı.

BOLD- İstanbul Fatih’te bir evde ekonomik sıkıntıları yüzünden toplu intihar eden 48 yaşındaki Cüneyt Yetişkin, 54 yaşındaki Oya Yetişkin, 60 yaşındaki Kamuran Yetişkin ve 56 yaşındaki Yaşar Yetişkin kardeşler konuşulmaya devam ediyor. Kapısına “Dikkat siyanür var” yazılı not astıkları evlerinde ölü bulunan kardeşlere yapılan ön otopside, 4 kişinin siyanür içerek intihar ettikleri ortaya çıktı. Kesin otopsi raporu daha sonra açıklanacak.

“BEN ÖLÜRSEM PERİŞAN OLURLAR”

Ailenin ekonomik yükünü çeken Oya ve Kamuran Yetişkin’in 35 yıllık arkadaşı Serpil Alkan, arkadaşının ve ailesinin yaşadığı ekonomik sıkıntıyı katıldığı bir radyo programında anlattı. Alkan, “Oya ve Kamuran benim 35 senelik arkadaşım. Oya’nın annesi vefat ettikten sonra 60 bin lira borçlanmış ve kredi çekmiş. Düğün salonlarında şarkıcılık yapmıştı, daha fazla para kazanabilmek için Mimar Sinan’da modellik yapmaya başladı. 130 kiloya çıkmıştı. Nü fotoğrafı çekilirken ‘çocuklar bana gülüyordu, gücüme gidiyor’ diyordu.

OYA KARDEŞLERİNİ ARKASINDAN SÜRÜKLERDİ DİYE DÜŞÜNÜYORUM

Parasal sıkıntılar yüzünden arkadaşı Oya Yetişkin’in psikolojisinin bozulduğunu söyleyen Alkan konuşmasına şöyle devam etti, “Ben ölürsem ablam, kardeşim, abim perişan olurlar bütün yük benim üzerimde. En çok ablasını severdi. Ben ölürsem perişan olurlar ben öleyim onları da arkamdan sürükleyeyim gibi düşündü diye hissediyorum. Hiç evlenmediler, hep beraber yaşıyorlardı. Ev sahibi kirayı arttırmak istiyordu bu yüzden mahkemelik olacaklardı. Ramazan ayında erzak yardımı yapanlardan toplayıp onlara veriyordum. Bu sene Kamuran’a söyledim ‘ben almayacağım durumu benden daha kötü olanlara ver’ dedi.”

ONURLU İNSANLARDI

Cenazeleri için diğer iki kardeşe seslenen Alkan, “Ben aileden olmadığım için bana cenazeyi vermeyecekler. En azından cenazeyi kaldırmak için bana yardım etsinler. Durumlarını düzeltmek, borçlarını kapatmak için Mersin’de bir miras olayı vardı. Ucuza gitmesin diye biraz bekletmişlerdi. Aile Sosyal Bakanlığından geldiler, başvuru yok dediler. Haber vermedikleri için yardım da gelmemiş. Daha önce yeşil kart çıkartsınlar diye çok söyledim ama kabul etmediler, onurlu insanlar. O kadar kötü insanlar varken arsız, yüzsüz insanlar varken böyle olmamalıydı. Onur duyuyorum ama ölmeyi hak etmediler” dedi.

VERESİYEYİ ÖDEYEMEDİLER

İntihar eden kardeşlerin 2 bin 260 lira veresiye borçları olduğunu belirten bakkal Yusuf Deniz de, “Cuma günü bana borcunu ödeyecekti, ödeyemedi, dedi ki ‘Maaşıma haciz koymuşlar.’ Pazartesi günü alışveriş yaptığında ertesi gün bana para vereceğini söyledi. Gelen giden olmayınca biz de merak ettik, telefonu açmayınca şüphelendik, çıktık baktık, sonra da polisi aradık” diye konuştu.

BEDAŞ KENDİNİ FATURA KARDEŞLERİN ÜZERİNE DEĞİL DİYEREK SAVUNDU

İntihar eden 4 kardeşin evinin elektriği ödenmeyen faturalar nedeniyle o gün CK Enerji Boğaziçi Elektrik (BEDAŞ) tarafından kesilmişti. Elektriği kesen BEDAŞ sosyal medyada büyük tepki topladı. Tepkiler üzerine kurum açıklama yapmak zorunda kaldı. BEDAŞ açıklamasında, faturanın ölenlerin üzerine kayıtlı olmaması üzerinden kendini savundu.

BEDAŞ’ın açıklaması şöyle; “Öncelikle; 5 Kasım gecesi İstanbul Fatih’te 4 kişinin bir konutta ölü bulunması ile ilgili olaydan büyük bir üzüntü duyduğumuzu belirtir; ölenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz. Acı bir tesadüftür ki tüm bildirimlere rağmen ödenmemiş 3 elektrik faturası bulunan ve aboneliğin olayda hayatı kaybedenlerin adına olmadığı dairenin elektriğinin kesilme işlemi de yasal düzenlemeler çerçevesinde bu sabah saat 09.00 sularında gerçekleşmiştir. Belirttiğimiz gibi abonelik olayda hayatını kaybedenlerin adına olmaması nedeniyle gece yaşanan gelişmelerle ilgili herhangi bir bilgisi olmayan ekiplerimiz, sabah erken saatlerde yasal prosedürler çerçevesinde görevini yaparak binadan ayrılmıştır. Ancak olayın öğrenilmesinin hemen ardından bu süreçte herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına kesme işlemi iptal edilmiş olup, daireye yenide elektrik verilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre borcunu ödemeyen elektrik abonelerine en az 10 günlük süre tanınmakta ve akabinde ödeme yapılmaması halinde enerjinin kesilmesi süreci başlatılmaktadır. Söz konusu konutla ilgili olarak kurumumuz tarafından borucun ödenmesi için 1 aya ulaşan bir esneklik de sağlanmış bulunmaktadır. Yaşanan elim olay nedeniyle üzüntülerimizi bir kez daha paylaşır durumu bilgilerinize sunarız.”

SAYMAZ’A TEPKİ

Öte yandan sosyal medya hesabından ekonomik sıkıntının toplu intihara inandırıcı sebep olmadığı yönünde paylaşım yapan İsmail Saymaz, ‘Başka ve daha önemli bir neden olmalı’ dedi. İntihar eden kardeşler olayında bit yeniği arayan Saymaz’ın açıklamaları takipçilerinin tepkisine neden oldu.

 

 

 

 

Fatih’te intihar eden 4 kardeş elektrik borcunu ödeyemedi: BEDAŞ evin elektriğini kesti

Okumaya devam et
Reklamlar

Genel

Metin Feyzioğlu, 12 baronun talebini değerlendirdi: İstiyorlarsa yargı yolu açık

12 baronun istifasını istediği Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, koltuğundan vazgeçmek istemediğini bir kez daha deklare etti. Baroların genel kurul talebine, “Suni gündem” diyen Feyzioğlu, hükumet kontrolündeki yargıyı adres gösterdi.

BOLD – 12 baronun olağanüstü genel kurul talebinin reddedilmesiyle ilgili Erzurum Barosu’nda açıklamada bulunan Feyzioğlu, “Kanunda talepte bulunma hakkı var. Bu hakkın muhatabı TBB yönetim kuruludur. TBB yönetim kurulu da yine kanundan kaynaklanan yetkisini kullanarak değerlendirdi” dedi.

Feyzioğlu, Avukatlık Kanunu’ndaki açık hükme rağmen, TBB başkanının ancak mahkeme kararıyla uzaklaştırılabileceğini savundu. Feyzioğlu, “Olağanüstü genel kurul toplantılarında seçim olmaz. Tüm talep de seçimli genel kurul yapılması üstünedir. Kanunumuzda bu yok. Kanunda birlik başkanı ve yönetiminin nasıl değişeceği belli. Mahkeme kararıyla değiştirmek, görevden uzaklaştırmak mümkün. Seçimli bir yol yok” dedi.

Feyzioğlu, olağanüstü genel kurul yolunun açılması durumunda barolarda iki ayda bir seçim yapmak gerekeceğini belirtti. Mahkemeyi adres gösteren Feyzioğlu şunları söyledi: “İki kişi bu taraftan diğer tarafa geçtiği zaman genel kurul toplantısı yolu açılır. TBB de barolarda, yönetimde istikrarı çok önemserler. O sebeple esası inceledik. TBB yönetim kurulu oy çokluğuyla bu talebin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Yol yöntem bellidir. Arzu ederlerse yargı yolu açıktır. İdare mahkemesine giderler. İdare mahkemesi karar verir. Karara herkes uyar. Biz de uyarız onlar da uyar. Türkiye’nin bu kadar gündemi varken, vatandaşın, meslektaşlarımızın bu kadar ağır gündemi varken, ben suni bir gündemle avukatların ve Türkiye’nin gündeminin işgal edilmesini doğru bulmuyorum. Bu kadarla yetinmek istiyorum. Süreç kendi içinde akacak, gidecek. Başkanlarımızın 20 yıldır talep ettiklerini bir yargı paketinde yaptık.”

YARGI REFORMU GÜZEL İŞLİYOR

AKP’nin çıkarttığı yargı reformunu savunan Feyzioğlu,  “Yargı reformu gerçekten güzel işliyor. Gerçekten önemli işler yapılıyor. Hiç yapılmaz denilen bir işi hep birlikte yaptık. Sadece ilk yargı paketinde yapılanlar, şu an görevde olan ve olmayan başkanlarımızın son 20 yıldır seçim kampanyalarında talep ettikleri. Neredeyse tamamını ilk yargı paketinde geçirmişiz. İkinci yargı paketinde talep etmeyi hayal bile etmedikleri geliyor. Üçte, dörtte daha fazlası geliyor” dedi.

Hiçbir siyasi partinin karşıtı ya da destekçisi olmadığını savunan Feyzioğlu, “Biz hukukun siyasetini yapıyoruz ilk günden beri. Devam ediyoruz. Bu bir demokratik haktır. Yolu idari yargıdadır. Biz hukukçuyuz hukukçu gibi davranmamız gerekir. İdari yargının kestiği parmak acımaz” ifadelerini kullandı.

AHMET ALTAN KARARINI ELEŞTİRDİ

Metin Feyzioğlu, Ahmet Altan’ın yeniden tutuklanmasıyla ilgili soruyu da şöyle yanıtladı: “Ahmet Altan’ın cezaevine gönderilmesi Ahmet Altan’ın tekrar tutuklanması meselesini özelde değil ‘Türkiye’nin tahliye edildi 24 saat sonra tekrar tutuklandı’ genel şeması üzerinde konuşalım. Tahliye ediliyor sosyal medyada kampanya başlıyor. Tahliye kararı verenler tutukluyor. Bizim kanunumuzda dava aşamasında tahliye kararını verdikten sonra buna itiraz yoktu. Eskiden mahkeme tahliye kararı verdi mi tahliye olurdu dava aşamasında mahkemenin tahliye ettiğini savcının itirazı üzerine tekrar tutuklayabilir haline geldi. Ben bunu sisteme aykırı buluyorum. Mahkemenin tahliye kararıyla bu iş biterse tahliyeye karşı itiraz edilip sistem yıpranıyor. Tutuklama istisna özgürlük kuralsa mahkemenin tahliye verdiği kişinin savcının itirazıyla tutuklanması doğru değil. Bunun üzerinde çalışırsak bu tür polemiklerin biteceği kanaatindeyim.”

Türkiye Barolar Birliği’nde Feyzioğlu’na tepki: 3 isim istifa etti

Okumaya devam et

Genel

Enes Kanter’li Boston Celtics Durdurulamıyor

NBA’de Boston Celtics, Enes Kanter’in ilk beşte başladığı maçta, Washington Wizards’ı 140-133 mağlup ederek galibiyet serisini 9 maça çıkardı.

BOLD – NBA Doğu Konferansında yer alan Boston Celtics üst üste aldığı 9. galibiyet ile NBA’nin bu sezon en başarılı takımı olma ünvanını devam ettirdi. En son 2007-2008 sezonununda böyle iyi bir başlangıç yapan Boston Celtics, o sezonu şampiyon olarak tamamlamıştı.

Enes Kanter sakatlık sonrası ilk beşte başladığı Washington Wizards’ı maçını 13 sayı, 9 ribaunt, 3 asist ile tamamlayarak başarılı bir oyun ortaya koydu. 24 dakika süre alan Türk yıldız, 1 eksik ribaunt ile double-double yapma fırsatını kaçırdı. Takımın resmi twitter hesabı @celtics maçı öncesinde bilgi paylaşımında Enes Kanter’in fotoğrafını kullandı.

Boston Celtics’de Kemba Walker 25 sayı, J.Tatum 23 sayı, J.Brown 22 sayı ile oynadı. Washington Wizards’da 44 sayı ile oynayan B.Beal’in çabaları Boston Celtics’i durdurmaya yetmedi. Spurs maçında eli kırılan ve sonrasında ameliyat olan Celtics’in yıldız oyuncusu G.Hayward takımını kenardan izledi. Başarılı oyuncunun en az altı hafta parkelerden uzak kalacağı açıklandı. Boston Celtics Cumartesi günü 06:30’da (tsi) Golden State Warriors ile deplasmanda karşılaşacak.

FURKAN KORKMAZ, CEDİ OSMAN’I ÜZDÜ

Furkan Korkmaz ile Cedi Osman’ı karşı karşıya getiren maçta ise Philadelphia 76ers, Cleveland Cavaliers’ı 98-97 mağlup etti. Philadelphia’da oynayan Furkan Korkmaz maçı 10 sayı, 4 ribaunt ile başarılı bir oyun ortaya koyarken, Cleveland’da oynayan Cedi Osman ise maçı 4 sayı, 1 ribaunt ile tamamladı. Maçta bir pozisyonda Furkan Korkmaz, Cedi Osman’ı blokladı. Philadelphia galibiyet sayısını 7 maça çıkarırken, Cleveland 4 maçta kaldı.

Okumaya devam et

Genel

Ahmet Altan’ın tutuklama kararına avukatından itiraz: Yargıtay’ın yetkisi gasp edildi. Yasada olmayan bir dayanak uyduruldu

Ahmet Altan’ın hakkında verilen yakalama kararına avukatı Figen Çalıkuşu tarafından itiraz edildi. Çalıkuşu, “CMK’da sayılmayan uyduruk gerekçelerle, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek verilen tutuklamanın kaldırılarak Altan’ın tahliyesini” istedi.

BOLD – 1138 gün sonra tahliye edilen gazeteci-yazar Ahmet Altan özgürlüğünün üzerinden 7 gün sonra  tahliye kararına yapılan itiraz üzerine yeniden gözaltına alındı. Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu tutuklama kararına itiraz etti. Çalıkuşu, “Yasada olmayan bir dayanak uydurularak tahliye kaldırıldı” dedi.

Kararın kendisine verilmeyip yandaş medyaya sızdırılmasına tepki gösteren Avukat Çalıkuşu, “Karar mahir bir şekilde medyaya derhal sızdırılmıştır. Karar sanık tarafında olmadığına ve saat 17.00 de yazıldığına göre bu karar medyaya 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiştir. Bu durumun yasal ve mesleki sorumluluğu vardır, cezai müeyyidesi bulunur” ifadesini kullandı.

ARA KARAR DEĞİL HÜKÜM

Avukat Çalıkuşu’nun Altan için verdiği itiraz dilekçesinde şunlar kaydedildi: “27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, CMK 100.maddesinde sayılmayan, yasal olmayan dayanak ve uydurulmuş gerekçeler ile itiraz kabul edilmiştir.  Bu karara karşı CMK 271/4 maddesinin son cümlesi olan ‘ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir’ hükmüne göre itiraz etmekteyiz. Ahmet Altan da hüküm ile tahliye edilmiştir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre tutuklama ile aynı şartlara sahip adli kontrolün tatbikini yeterli görmüştür. Verilen karar ara karar değil, “hüküm” dür.

YETKİ ÜST MAHKEMENİN

Dava dosyası Yargıtay incelemesinden geçmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı tebliğnamesinde suçun vasfının değiştirerek görüş bildirmiştir. Yargıtay 16. CD de 2019/521-4769 sayılı kararında suçun, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçu olacağı görüşü ile kararı bozmuştur. 26. Ağır Ceza Mahkemesinin savcısı da Yargıtay Bozma kararına uyulmasını talep etmiş ve neticede mahkeme bu bozma kararına uymuş ve Yargıtay 16. CD si kararına uygun olarak hüküm kurmuştur. Bu noktada sanık lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Artık aleyhe bozma yasağı vardır. Artık ilk derece mahkemesi dosyadan el çekmiştir ve bu hüküm ile ilgili denetleme ve karar verme yetkisi yasa yolunda yetkili üst mahkemelere geçmiştir.”

GEREKÇE UYDURULDU

Avukat Çalıkuşu, 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosya kapsamına aykırı ve yasal izahı olmayan, CMK 100’ncü maddede yazılı tutuklama koşullarına aykırı gerekçeler uydurarak tutuklama kararı verdiğini kaydetti. Yargıtay’ın bozduğu bir dosyada mahkemenin keyfi ve hukuksuz bir tutuklama kararı verdiğini kaydeden Çalıkuşu, “Bu gerekçeleri karardan bir gün önce göreve atanan, daha önce dosyada hiç inceleme yapmamış, kapsamlı dava dosyasına vakıf olmayan mahkeme başkanı nasıl verebilmiştir ki Yargıtay bu dosyada denetim ve incelemesini yapmıştır. Yargıtay kararında, bu tutuklama gerekçelerinin hiç birisi yoktur. Yargıtay bozma kararına uygun hüküm verilmiş dosyada, böylesi bir keyfiyet ve hukuksuzluğa izin verilmemelidir. Yargıtay bozma ilamına uygun verilen hükme rağmen ve ‘temyiz sürecinde cezanın ağırlaştırma ihtimali’ gibi bir gerekçeyi, tutuklama gerekçesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi yapamaz. Sanık lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur. Aleyhe bozma yasağı vardır” ifadelerini kullandı.

YARGI REFORMU HATIRLATMASI

26. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz eden savcısı da esas hakkındaki mütalaada Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararına uygun görüş bildirdiğini kaydeden Çalıkuşu, dilekçesini şöyle sürdürdü: “Cezanın sanık aleyhine değil tam da tersine lehine değişme ihtimali vardır. Yargı reformu kapsamında Terörle Mücadele Kanunu 7. Maddeye ekleme yapılmıştır; ‘eleştiri amaçlı düşünce açıklamak suç değildir. Bu değişiklik müvekkilim hakkında verilen Yargıtay bozma kararından sonraki lehe değişikliktir ve sanığın durumunu doğrudan etkilemektedir. 27. Ağır Ceza Mahkemesi, yoksa Yargıtay’ın da üzerinde bir mahkeme midir? Yasalar ile bağlı değil midir? Bu görev suçudur.”

38 AYDIR TUTUKLULUK

Altan’ın adli kontrol kararıyla tahliye edildiğini, bu karardan dönülemeyeceğini ifade eden Çalıkuşu, şunları kaydetti: “Gelinen aşamada tutuklama tedbirinden vazgeçilerek adli kontrol şartı uygulaması kararı verilmiş olması, Aleyhe bozma yasağı, usulü kazanılmış hak, 38 aydır tutuklukta geçen süre, TMK 7.maddedeki sanık lehine olan yeni yasal düzenleme gereği temyiz sürecinin sanık lehine değişme yolundaki kuvvetlilik, Ahmet Altan’ın tahliye edildikten 8 gün sonra evinde gözaltına alınmasına göre kaçma şüphesinden söz edilemeyeceği, delillerin tamamının toplanmış olmasına göre yasal anlamı ve dayanağı olmayan, dosya kapsamına aykırı uydurulmuş gerekçeler ile, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek kendi yetkisinde olamayan tutuklama kararını veren 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli tutuklama kararının kaldırılması ve Ahmet Altan’ın tahliyesine karar verilmesini dilerim.”

Ahmet Altan, polis tarafından evinde gözaltına alındı

Okumaya devam et

Popular