Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanya’da yabancı din görevlilerine ‘temel seviyede dil bilme’ şartı getirildi

Almanya’da yabancı din görevlilerine temel seviyede Almanca bilme şartı getirilmesini öngören yasa tasarısı kabul edildi. Yabancı din görevlilerinin bir yıl içinde Almancayı öğrenmesi gerekiyor.

BOLD – Almanya’da istihdam ve ikamet düzenlemelerinde yapılması planlanan değişiklik tasarısı Bakanlar Kurulu’nda kabul edildi. Tasarı, imamlar gibi yabancı din görevlilerine Almanca bilme şartı getirilmesini öngörüyor.

TEMEL SEVİYEDE DİL BİLME ŞARTI

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer ve Federal Çalışma Bakanı Hubertus Heil tarafından hazırlanan tasarıda “Alman dilinin yabancı din görevlileri tarafından kullanımının güçlendirilmesi hedefi ancak bu kişilerin Almanya’ya giriş yaptıklarında Almanca bilmeleri durumunda başarılı olabilir ki bu, toplumla en başta iletişime geçmelerine de olanak sağlar” denildi.

Tasarıda ayrıca din görevlilerinin toplumda “biçimlendirici” bir rol oynadıklarına dikkat çekiliyor. Din adamlarının farklı kültürler ve dinler arası barışçıl ortak yaşamın tesisi ve yeni göçmenlerin Almanya’ya başarılı entegrasyonu için “örnek olma ve danışmanlık rollerinin” önemi vurgulanıyor.

Tasarıya göre “temel düzeyde dil bilen” yabancı din görevlilerine oturma izni verilmesi onaya tabi olmayacak. Ancak özel durumlarda temel Almanca bilgisine sahip olmayan din görevlilerine de oturma izni verilebilecek. Bu durumda din görevlisinin ülkeye giriş yaptıktan sonraki bir yıl içinde temel seviyede dil bilgisine sahip olduğunu kanıtlaması gerekecek.

TARTIŞMALARI BERABERİNDE GETİRDİ

Bakanlar Kurulunun kararı Alman siyasetini ikiye böldü. Yeşiller, Almanya için Alternatif (AfD) ve Sol Partinin din politikalarından sorumlu yetkilileri, planı eleştirerek dil bilmenin yabancı ülkelerin gönderilen görevliler aracılığıyla nüfuz kurması sorununu çözemeyeceğini savundu.

İktidardaki koalisyon hükumetinin büyük ortağı Hristiyan Birlik partilerinin din politikaları raportörü Christoph de Vries ise, “Bu şekilde şimdiye kadar Almanya’da görevlendirilmesi gündeme gelebilen pek çok imam artık Almanya’da görev yapamayacaktır” dedi. De Vries, bunun yerine imamlık eğitimi alan ve camilerde görevlendirilenler arasında Türk kökenli Almanların sayısının giderek artacağını kaydetti.

Alman Konrad-Adenauer Vakfının Mart ayında açıkladığı araştırma sonuçlarına göre, Almanya’daki camilerde görev yapan imamların yüzde 80 ila yüzde 90’ı yabancı ülkelerden gönderiliyor.

Almanya’daki en büyük Müslüman cemaati oluşturan Diyanet İşleri Türk İslam Birliğinin (DİTİB), Türkiye’deki Diyanet ile yakın bağı ve imamların çoğunun Türkiye’den gönderilmesi Almanya’da geçmişte de yoğun siyasi tartışmalara yol açmıştı. Ancak Almanya’da pek çok Hristiyan cemaat ve Katolik kilisesinde de yabancı din görevlileri bulunuyor.

ABD’li üst düzey diplomattan Suriyeli muhaliflere “savaş suçu” ve “etnik temzilik” suçlaması

Dünya

Alman Büyükelçiliği avukatı Yılmaz S.’nin davası erkene çekildi

Ankara’da beş aydır tutuklu bulunan ve yabancı büyükelçilikler için çalışan avukat Yılmaz S. hakkında açılan davanın ilk duruşmasının tarihi değiştirilerek erkene çekildi.

BOLD – Aralarında Almanya’nın da bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinin büyükelçilikleri için çalışan ve casusluk iddiasıyla beş aydır Ankara’da tutuklu bulunan avukat Yılmaz S. hakkında açılan davada, ilk duruşma günü değiştirildi.

Yılmaz S.’nin avukatlarından biri, ilk duruşma tarihin 12 Mart’a çekildiğini açıkladı. Daha önce ilk duruşmanın 20 Mart’ta yapılacağı açıklanmıştı.

İddianame geçen hafta Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. Yılmaz S.’nin avukatları, isnat edilen bazı suçların, sanıkların avukatlık görevi kapsamında olduğunu, bu nedenle Avukatlık Kanunu’nun 58’nci Maddesi gereği Adalet Bakanlığından izin alınması gerektiğini belirtmişti.

2 BİN 329 DOSYA TESPİT EDİLDİ

Avukat Yılmaz S. de ifadesinde “yasa dışı yoldan ele geçirdiği ileri sürülen verileri kendisinin toplamadığı, hukuki danışmanlık yaptığı büyükelçilikler tarafından teyit amaçlı kendisine iletildiğini” söylemiş, bu durumun da söz konusu büyükelçiliklere sorulmasını istemişti. Bu gerekçelerle iddianamenin iade edilmesine hükmeden mahkemenin kararına ise savcılık itirazda bulunmuştu.

Ayrıca avukat Yılmaz S.’nin ofisinde yapılan aramalarda, çalıştığını söylediği bazı Avrupa ülkelerinin büyükelçilikleri için hazırlanmış 2 bin 329 dosya tespit edilmişti. Yılmaz S.’nin Almanya dışında Norveç, Hollanda ve İsveç Büyükelçilikleri için de çalıştığı belirtiliyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu beş kişiye “Türk vatandaşlarına ait kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirmek, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek ve açıklanması yasaklanan gizli bilgileri casusluk maksadıyla temin etmek” suçlamalarını yöneltiyor.

Almanya Hanau’da binlerce kişi ırkçılığa karşı yürüdü

Okumaya devam et

Dünya

Libya’da Hafter güçleri son haftalarda 16 Türk askerini öldürdüklerini iddia etti

Libya’nın doğusunu elinde bulunduran General Halife Hafter’e bağlı silahlı güçler son haftalarda 16 Türk askerini öldürdüklerini iddia etti. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu yaptığı açıklamada “Libya’da birkaç tane şehidimiz var” demişti.

BOLD – Libya’da Halife Hafter’e bağlı silahlı güçler son haftalardaki çatışmalarda 16 Türk askerinin hayatını kaybettiğini iddia etti.

Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu (LNA) sözcüsü Halid el-Mahcub pazar günü yaptığı açıklamada, “Türk askerlerinin liman kenti Misrata’da, Trablus’ta ve başkentin güneyindeki El-Falah kasabasında öldürüldüğünü” ifade etti.

“BİRKAÇ TANE ŞEHİDİMİZ VAR”

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cumartesi günü yaptığı konuşmada, “Lejyoner Hafter’e karşı biz orada yönetici kahraman askerlerimiz ve Suriye Milli Ordusu’ndan ekiplerimizle beraber oradayız. Mücadeleyi orada sürdürüyorlar. Tabi birkaç tane şehidimiz var. Birkaç tane şehidimizin karşılığında yüze yakın orada lejyonerlerden etkisiz hale getirdik. Şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacak.” ifadelerini kullanmıştı.

Telsiz konuşmaları ortaya çıktı: Suriye rejimi İdlib’de TSK’yı kasten hedef alıyor

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye, üçüncü sondaj gemisini alıyor

Türkiye, Fatih ve Yavuz’un ardından 3. sondaj gemisini alıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Üçüncü sondaj gemisini İngiltere’den alıyoruz, birkaç hafta içinde Türkiye’de olacağını söyleyebilirim.” dedi.

BOLD– Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama ve çıkarma faaliyetleri konusunda yalnız kalan Türkiye, bölgede Güney Kıbrıslı Rumlar, Yunanistan, İsrail ve Mısır’la mücadele ediyor.

2000’lerin başında Doğu Akdeniz’de zengin doğal gaz ve petrol yataklarının bulunduğunu gösteren araştırmaların ardından bölgeye kıyısı olan ülkeler ve Kıbrıs Rum Yönetimi Münhasır Bölge Anlaşmaları yapmaya başladı.

Güney Kıbrıs, 2007 yılında ilan ettiği 13 parselde doğal gaz arama faaliyetlerini sürdürüyor. Buna karşılık olarak Türkiye, adanın kuzeyi ve doğusunda belirlediği bölgelerde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) arama ruhsatları verdi.

BARBAROS HAYREDDİN PAŞA SİSMİK ARAMA GEMİSİ

İlk olarak Barbaros Hayreddin Paşa sismik arama gemisini Nisan 2017’de Doğu Akdeniz’e gönderen Türkiye 2019’un başından itibaren bölgedeki faaliyetlerini yoğunlaştırdı.

Türkiye ilk sondaj gemisi Fatih’i geçen mayıs ayının başında adanın batısına gönderdi.

Bundan sonra ikinci hamle Haziran ayının sonunda Yavuz Sondaj gemisinin gönderilmesiyle geldi. Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine karşı yaptırım uygulama kararını vermesini ardından ise Oruç Reis sismik araştırma gemisi Akdeniz’e doğru yola çıktı.

Türkiye, Fatih ve Yavuz’un ardından 3. sondaj gemisini alıyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez: “Üçüncü sondaj gemisini İngiltere’den alıyoruz, birkaç hafta içinde Türkiye’de olacağını söyleyebilirim.” dedi.

İtalya’da virüs hızla yayılıyor: Ölü sayısı 4’e çıktı, vaka sayısı 150’yi geçti

Okumaya devam et

Popular