Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

BM, Türkiye, Ürdün ve BAE’ni Libya’ya uygulanan silah ambargosunu delmekle suçladı

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan bir rapor, Türkiye, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) 2011 yılından beri Libya’ya uygulanan silah ambargosunu delmekle suçladı. Ayrıca, BAE Temmuz ayında Libya’da bir göçmen kampına yapılan ve 5o’den fazla kişinin öldüğü saldırıdan sorumlu tutuluyor.

BOLD – BM uzmanlarının hazırladığı rapora göre, üç ülke düzenli şekilde, bazen açıktan bazen gizli şekilde BM tarafından getirilen silah ambargosunu deldi ve ülkedeki savaşan gruplara silah tedarik etti.

BM raporu, başkent Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne hükümetine destek veren Türkiye’nin, zırhlı araçlardan drone’lara kadar çeşitli askeri teçhizat sağladığını iddia etti.

Ürdün ise Nisan ayında Libya’nın başkenti Trablus’ta denetimi ele geçirmek üzere harekete geçen General Halife Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu birliklerini eğitmekle suçlandı.

BAE’nin de hava kuvvetleri vasıtasıyla Haftar’e bağlı güçlere destek verdiği ve hava saldırıları düzenlediği ifade ediliyor.

BM GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELERİNE SUNULDU

BM uzmanlarının bir yıl süren çalışmaları sonucu hazırlanan raporda, üç ülkenin zaman zaman saklamaya dahi gerek görmeksizin Libya’ya silah sevkiyatı yaptıkları ifade ediliyor.

29 Ekim’de BM Güvenlik Konseyi üyelerine sunulan uzman raporunda, “Savaşan her iki tarafın da silah, askeri teçhizat ve teknik destek aldığı” ifadelerine yer verildi.

Raporun ay sonunda Güvenlik Konseyi’nin Libya’dan sorumlu yaptırımlar komitesinde 15 üye tarafından tartışılması ve aralık ayında yayımlanması bekleniyor.

MÜLTECİ KAMPINA SALDIRI

BM ayrıca Libya’da Temmuz ayında bir göçmen merkezine düzenlenen ve 53 kişinin öldüğü saldırının yabancı bir ülke tarafından düzenlendiğini belirtti.

BBC ise savaş uçağı ile düzenlenen saldırı sonrası hakkında soruşturma açılan ülkenin BAE olduğunu iddia etti.

Başkent Trablus’un doğusundaki Tajoura göçmen merkezine düzenlenen saldırıda130 kişi de yaralanmıştı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, “Bu saldırı, tam olarak düzenlendiği koşullara bağlı olarak, savaş suçu olabilir” demişti.

General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu, Nisan ayında Trablus’taki BM destekli hükümeti devirmek için askeri harekât başlatmıştı.

Bazı diplomatlar raporda Rusya’nın Libya’daki varlığından bahsedilmemesine dikkat çekiyorlar. Amerika medyası daha önce Rus askerlerinin Haftar güçlerine destek vermek adına Libya’ya gönderildiğini iddia etmişti.

ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya; Libya’ya 2011 yılından bu yana silah ambargosu uyguluyor. BAE de Ağustos ayında bu ambargoya uyma taahüdünde bulunmuştu.

Erdoğan’ın Washington’a akıttığı milyon dolarların haritası

Dünya

TIME, 2019 yılının en etkili kişisi olarak Greta Thunberg’i seçti

TIME Dergisi, 2019 yılının kişisi olarak 16 yaşındaki iklim aktivisti ve iklim için okul grevlerinin öncüsü Greta Thunberg’i seçti.

BOLD-TIME Dergisi, 1927’den beri her sene son sayısında icraatlarıyla o yıl dünyada en etkili insanlardan biri olarak ilan ettiği kişiyi kapağına taşıyor. Dergi, 2019 yılının “en etkili kişisi” olarak iklim aktivisti Greta Thunberg’i seçtiğini duyurdu. Dergide Thunberg için “O gerçeği söylemenin cesaretini güçle birleştirerek bir neslin ikonu hâline gelen sıradan bir genç kız” ifadelerini kullandı.

Okul greviyle başlattığı eylemiyle farkındalık oluşturduğuna dikkat çeken dergi, Thunberg’in gezegen hakkında var olan bulanık endişeleri dünya çapında bir mücadeleye harekete dönüştürdüğü belirtildi.

THUNBERG, BM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONFERANSINDA KONUŞTU

Thunberg ‘Yılın İnsanı’ seçildiği gün Madrid’de süren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda konuştu. Thunberg, bugün yaptığı konuşmada dünya liderlerini küresel ısınmayı durdurmak için güçlü bir adım atmak yerine kendi imajlarını parlatmakla suçladı.

Thunberg geçen sene okulu kırarak İsveç Parlamentosu önünde iklim için grev yapmaya başladı. Thunberg’in tek başına gerçekleştirdiği eylem kısa zaman içinde dünya çapında karşılık buldu. Küresel İklim Grevleri’nde dünyanın her yerinden genç iklim aktivistleri yetişkinleri krize karşı adım atmaya çağırıyor.

TIME dergisinin bu yıl içinde belirlediği ‘Yılın İnsanları’ arasında Hong Kong aktivistleri, ABD Başkanı Donald Trump, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, ABD’de Trump’ın azil soruşturması sürecinin başlamasına neden olan ‘Muhbir’, Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern ve Trump’ın kişisel avukatı Rudy Giuliani yer alıyordu.

Gazetecileri Koruma Komitesi: Çin ve Türkiye en büyük gazeteci hapishanesi

 

 

Okumaya devam et

Dünya

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu; Türkiye’ye yaptırım öngören tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu, bugün gerçekleştirdiği görüşmede Türkiye’ye yaptırım öngören tasarı oylandı. Oylamada 18 evet, 4 hayır oyu çıktı. Tasarının Senato’da ne zaman oylanacağı bilinmiyor.

BOLD-ABD Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği ve yasalaşması için ABD Senatosu’na gönderdiği “ABD’nin ulusal güvenliğini teşvik ve IŞİD’in canlanmasının önlenmesi” adını taşıyan yaptırım tasarısı, ilk önce ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komisyonu’nda görüşüldü. Komisyonda gerçekleştirilen görüşmede yaptırım tasarısı 18 oy ile kabul edildi. Senatörler Rand Paul, Ron Johnson, Ted Cruz ve Tom Udall hayır oyu verdi. Komisyonda kabul edilen tasarı, Senato genel kurulunda görüşülecek.

TASARI HANGİ YAPTIRIMLARI İÇERİYOR?

Yaptırım yasa tasarısındaki isimler şu şekilde;

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez

Ordu işlemlerine uygulanması planlanan yaptırımlar şöyle:

Yaptırımlar Türk ordusuyla bilinçli olarak işlem yapan, satış yapan veya finansal destek sağlayan, teknolojik destek veren yabancı kişilere yaptırım uygulanacaktır. Bunlara şunlar da dahildir:

Türk ordusu tarafından kullanılmış uçak veya uçak parçaları, makine aksamı

Otomotiv ekipmanları ve Türkiye kara ve deniz güçleri tarafından değerlendirilmiş servisler

Türk ordusu tarafından kullanılmış silahlar veya savunma teçhizatları

Türkiye enerji sektörüne uygulanması planlanan yaptırımlar şöyle:

Türkiye’nin silahlı kuvvetleri tarafından kullanılması için yerel petrol üretimine ve doğal gaz üretimine madde, servis, teknoloji, bilgi veya başka türlü destek sağlayan yabancı kişi veya gruplara yaptırım uygulanacaktır.”

Yaptırımların dördüncü maddesine göre tasarı yürürlüğe girerse ABD ordusunun TSK’ya mermi satması veya paylaşması da engellenecek. ABD ordusu ayrıca Türkiye’ye savunma teçhizatları, hizmetleri ve materyalleri satamayacak.

Yasa tasarısında bir kez daha Türkiye’ye Rus yapımı hava savunma sistemi S-400’lerin alımı sebebiyle CAATSA yaptırımları uygulanması gerektiği savunuldu.

6’ıncı maddeye göre insani yardım, sağlık yardımı, demokrasi teşviki ve seçim desteği, istihbarat desteği yaptırım dışı tutulacak.

Yasa tasarı Türk liderlere ABD vizesi ambargosu uygulanmasını talep ederken, Erdoğan’ın mal varlığı hakkında da bir rapor istendi.

Şantaj politikasının sonu: ABD bölgedeki partnerini Yunanistan olarak güncelliyor

Okumaya devam et

Analiz

Şantaj politikasının sonu: ABD bölgedeki partnerini Yunanistan olarak güncelliyor

Erdoğan’ın şantaj politikasıyla ABD, partnerini Yunanistan olarak güncelliyor. İki ülke arasında imzalanan son anlaşmalar ışığında Türkiye’nin stratejik önemini tüketişi analizi..

FATİH YURTSEVEN

BOLD ANALİZ

AB ülkelerine karşı şantaj diplomasinin işlediğini gören Erdoğan Rejimi, her defasında elini daha fazla açıyor. Ancak; ABD ve AB’yi birbirinden ayırmak gerekiyor. ABD Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı nasıl etkileyeceğini gayet iyi biliyor. Hem rahip Brunson hem de Barış Pınarı Harekatının durdurulmasında, kişisel mal varlığının araştırılması gibi sert yaptırımları gündeme getirerek, Erdoğan’a kolayca geri adım attırıyor.

ABD küresel bir güç. Bu gücün ABD’ye yüklediği birtakım sorumluluklar var. Bu sorumlulukların başında da uzun vadeli planlar yapmak ve doğru aktörler ile çalışmak geliyor. Türk-Amerikan ilişkilerinde, her ne kadar Erdoğan’ın kıvrak dönüşleri ve içeriği tam olarak bilinmeyen Trump ile ilişkileri nedeniyle henüz büyük bir kaza yaşanmasa da köklü ilişkilerin çok ciddi yara aldığı aşikâr.

15 Temmuz sonrasında Rusya ile yaşanan yakınlaşma, S-400 alımı, Suriye meselesi gibi konular ABD’yi uzun vadeli bölge stratejisi açısından Türkiye’ye alternatif olabilecek seçenekleri bulmaya zorladı. Yunanistan ABD için bölgede yeni bir stratejik ortak olarak gündeme geldi.

YUNANİSTAN ARTIK TÜRKİYE’NİN ALTERNATİFİ

Yunanistan’da 2014 yılında yapılan bir kamuoyu araştırmasına katılanlarının %34 ‘ü dünyayı ABD’nin yönetmesi %52’si ise Rusların yönetmesi daha iyi cevabını verdi. Çipras seçildikten sonra ekonomik destek almak ümidiyle Rusya’ya gitti, ancak eli boş döndü. Aslında 2013 yılında Güney Kıbrıs’ın da ekonomik yardım talebine olumlu cevap vermemişti. Yunanistan, Türkiye ve Rusya arasında Türk Akımı, S-400 alımı gibi konularda yaşanan yakınlaşma nedeniyle Türk-Yunan sorunlarında Rusya’yı 80’lerde olduğu gibi güvenilir bir ortak olarak görmüyor.

Rusya ve Yunanistan’ın Batı Balkanlara bakış açısı da farklılık arz ediyor. Yunanistan Ukrayna Ortodoks kilisenin, Rusya Ortodoks kilisesinden ayrılışına onay verdi. Makedonya ile isim krizinin çözülmesi, Kuzey Makedonya’ya NATO üyeliğinin önünü açtı. İki Rus diplomat bu anlaşmayı sabote etmek için milliyetçileri ayaklandırmaya çalışmakla suçlanarak sınır dışı edildi. Çipras’ın 2017 yılında yaptığı ABD ziyaretinde, iki ülke arasında F-16 uçaklarının modernizasyonu için 1 milyar dolarlık anlaşma imzalandı. Son sekiz yıldır savunma harcamalarında %50 kesintiye giden Yunanistan için ABD yardımı bu noktada çok önemli. ABD Balkanlar ve Doğu Avrupa’nın kontrol edilmesinde Romanya ve Polonya’nın yanında Yunanistan’ı da kilit ülke olarak görüyor.

Yunanistan Başbakanı Mitsotakis ile ABD Dışişleri Bakanı Pampeo

ABD İNCİRLİK’İN ALTERNATİFİNİ YUNANİSTAN’A KURUYOR VE TEKNOLOJİ TRANSFER EDİYOR

Nihayetinde güvenlik ve jeopolitik ortamda yaşanan gelişmeler ABD ve Yunanistan’ı birbirine yakınlaştırdı. Nitekim bu gelişmelerin ilk somut yansıması da meyvesini 7 Ekim’de yapılan ABD-Yunanistan stratejik diyalog toplantısında verdi. Doğu Akdeniz ve değişen güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda ABD-Yunanistan Savunma İşbirliği Anlaşması 7 Ekim tarihinde yapılan Stratejik Diyalog Toplantısında yenilendi. Bu anlaşma ile ABD başta insansız hava araçları olmak üzere kritik askeri sistemler konusunda teknoloji transferi yapacak, Dedeağaç’ta bir deniz üssü kuracak, Girit-Suda deniz üssü genişletilecek, Larissa Hava Üssü ortak kullanılacak, ABD Stefanovikio’da helikopter üssü kuracak. Anlaşma’nın içeriğinden de anlaşılacağı üzere ABD İncirlik Üssü’nün de taşınması dahil Yunanistan’ı Türkiye’nin alternatifi olarak görüyor.

Hal böyle iken ABD Temsilciler Meclisi Türkiye’ye yaptırımı ve İncirlik Üssü’ne alternatif seçeneklerin değerlendirilmesini içeren yasa tasarısını gündeme almışken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu; yaptırım gündeme gelirse İncirlik ve Kürecik de masaya gelir açıklaması yapıyor. Yunanistan daha dün Türkiye’yi Libya Anlaşması nedeniyle BM Güvenlik Konseyine şikâyet ederek, kınama talep etti. Zaten daimî olan Fransa ile ilişkiler gergin. Üstüne bir de ABD-Yunanistan ilişkilerinin hızla arttığı bir zaman diliminde, sinir uçlarına dokunurcasına Yunan Başkanının ABD ziyareti öncesinde İncirlik ve Kürecik’i gündeme getirmek, akılla değil ancak şantaj diplomasisi ile açıklanabilir.

Bütün bu gelişmeleri köşesinde ellerini ovuşturarak izleyen tek kişi Rus lider Putin. Yaşanan her krizin Türkiye’yi Rusya’ya daha da mecbur ettiği ortada iken Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırabilecek Kürecik ve İncirlik kartlarının masaya sürülmesi bir tek nedenle açıklanabilir. Erdoğan rejiminin bekası devletin bekasının çok çok üzerinde.

Erdoğan’ın son basın toplantısında kurduğu cümle durumu özetler gibiydi: “İngiltere, Almanya, Fransa ve ‘şahsım’ dörtlü zirve yaptık.”

Okumaya devam et

Popular