Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Burhan Kuzu ‘Kaddafi’nin parasını getireceğim’ diye beni dolandırdı”

Burhan Kuzu hakkında “Kaddafinin paralarını Türkiye’ye getireceğim 1’e 10 veriyorum” diyerek dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunuldu.

BOLD – AKP Esenler Eski Belediye Meclis Üyesi, AKP’li Burhan Kuzu hakkında ‘dolandırıcılıktan’ suç duyurusunda bulundu.

AKP Esenler Eski Belediye Meclis Üyesi Mustafa Atılgan, “Burhan Kuzu, Kaddafi’nin paralarını Türkiye’ye getireceğim diye çocuğumu kandırdı. Kaddafı’nın 760 milyon dolarını Türkiye’ye getireceğim diyen Kuzu, parayı getiremedi ve topladığı paraları geri ödemeyince fatura aileme ve oğluma kesildi. Bu olayı yargıya taşıdım,” dedi.

Atılgan iddialarını kendi ağzından şöyle dile getiriyor:

“Partimizin üst düzey yöneticilerinden ve çok saygı duyduğumuz Burhan Kuzu hocamız siyasi büyüğümüzdür ama 18 yaşına yeni girmiş oğluma eski para ile 1,5 trilyon lirayı nasıl ve neden teslim ettiğinin hesabını vermeli. Kendilerine söylüyorum, ‘Siz saygın kişisiniz ve Kayserilisiniz, hemşeriyiz ve ben meclis üyesiyim. Bu yaptıklarınız yarın duyulursa, Burhan Kuzu birilerini dolandırmış derlerse utanmayacak mısın?’ Burhan Kuzu, Kaddafi’nin parasını Türkiye’ye getireceğim diyerek yurtdışında bazı bankalarda hesap numarası açarak insanlardan para toplattı. Bu bankalara veya şahıslara para yatırmasını isteyen sayın Kuzu, yatırdıkları paraların karşılığında 1’e 10 vereceğim dedi ve benim oğlumu bu işlerle ilgilenmesi için görevlendirdi.

BURHAN KUZU’YA GİDEN PARALARIN HEPSİNİN DEKONTLARI VAR

Oğlum Burhan Kuzu ile nasıl tanıştı diye sorarsanız, partide hatırı sayılır kişilerle tanışan ve zaman zaman buluşan birisiyim. Benim aynı zamanda siyasi bir kimliğim Meclis Üyesi olmam münasebetiyle bu tanışma gerçekleşti. Laleli’de bir restoranda. Bu tanışmadan sonra oğlum hergün Burhan Kuzu’nun yönlendirmesiyle gelen kişilerin paralarını yurtdışında bulunan kişilere kimlik bilgilerine göre döviz olarak yatırıyordu. Bu kişilere talimatı veren ve oğluma her yatırılan paraya bire on vereceğim diyen Burhan Kuzu. Yatırılan paraların hepsinin dekontları bizde olduğu gibi ve saygın bir hukuk bürosunda da var, ben bu gelişen olayı için dava açılması için şikayette bulundum.”

“OĞLUMU ÖLESİYE DÖVDÜLER”

“Bir sene bu işler devam etti ve birgün para yatıranlar paralarına bırakın bire on almayı anaparalarını alamayacaklarını anlayınca Burhan Kuzu’ya gidiyorlar ve Kuzu ‘bana ne’ diyor ‘gidin kime para verdiyseniz ondan alın’ diyor. Ayni kişiler bu sefer oğluma geliyorlar, ‘verilen paralar çok yüksek, nereden ödeyeceğiz, sizleri oğluma yönlendiren Sayın Kuzu’ diyoruz ama bu kişiler oğlumu alıyor ölesiye dövüyorlar, kırılmadık yer bırakmıyorlar. Bu gelişmelerin üzerine oğlum intihar etmek için karar alıyor. İntihar olayını duyunca AK Parti Esenler ilçe başkanına ve Belediye Başkanımız Göksu’ya konuyu anlatıyorum, yardım istiyorum. Herkes korktuğundan beni oyalama yöntemi uyguluyorlar. Beni il başkanımıza yönlendiriyorlar, il başkanımız ise intihar olayını önlüyor ve bizi saygın bir hukukçu olan Abdurrahim Karslı’ya gönderiyor.

Tehditler alıyorum, ailem huzursuz korku içinde, çocuklarım tedirgin. Elimde ne varsa verdim, halen daha veriyorum. Ablamın dairesini sattım ve elimde avucumda ne varsa verdim. Bana davayı geri çekmezsen seni öldüreceğiz diyorlar. Ben sözlü değil belgeli konuşuyorum ve elimdeki banka dekontları, Kuzu’nun mesajları avukatlık bürosunda olduğu gibi bende dosyalanmış vaziyette. Araştırılınca işin içinde kimlerin olduğunu göreceksiniz. Emniyette bile kendimizi ifade edemedik. Bakınız iki oğlum intihar etmek için ticari taksiyle boğaz köprüsüne gidiyor, emniyetin kameraları sayesinde bu eylem gerçekleşmiyor ama sonrası var. Çocuklarım emniyette tehdit ediliyor ve ‘Bir daha böyle bir işe başvurursanız sizi şöyle yaparız, böyle yaparız deniliyor ve bu işten kimsenin haberi olmayacak’ şeklinde tehditler aldık.”

Bülent Arınç, pişmanlığını böyle dile getirdi: “KHK faciadır dememeliydim”

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik paket yerine “bağış kampanyası” başlattı: Zekât kabul edilir!

Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınına karşı Milli Dayanışma Kampanyası başlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kampanyayı, şahsım olarak, 7 aylık maaşımı bağışlayarak açıyorum” dedi.

BOLD-Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında alınan tedbirler gereği telekonferans yöntemiyle düzenlenen kabine toplantısının ardından açıklama yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salgına karşı Milli Dayanışma Kampanyası başlatıldığını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 aylık maaşını kampanyaya bağışladığını belirtirken, iş insanları ve hayırseverleri kampanyaya destek olmaya çağırdı ve “Amacımız, yevmiye ile geçimini sürdüren kesimler başta olmak üzere, alınan tedbirlerden dolayı mağdur olan dar gelirli vatandaşlarımıza ilave destek sağlamaktır” ifadesini kullandı.

ZEKATLARINIZI KAMPANYAYA BAĞIŞLAYIN

Erdoğan, Ramazan zekâtlarıyla kampanyaya katılım çağrısı yaparken, en büyük katkıyı iş dünyasından beklediklerini vurguladı. Erdoğan, kampanyası ‘hayır yarışı’ olarak nitelendirirken “Tabii en büyük katkıyı da iş adamlarımızdan, hayırseverlerimizden bekliyoruz. Zekâtlarını Ramazan ayında dağıtmayı düşünen vatandaşlarımız da bu kampanyaya katılarak, hayır yarışında yerlerini alabilirler” dedi.

 

Okumaya devam et

Politika

Kabine üyelerine 4 günde bir koronavirüs testi!

Uzman doktorlar koronavirüs salgınının önlenmesi için test sayısının artırılmasını isterken, AKP hükumetinin bakanlarına her dört günde bir koronavirüs testi yapıldığı öğrenildi.

BOLD –  T24’ün haberine göre, kabine üyesi bakanlara her dört günde bir Koronavirüs testi uygulandığı ve böylelikle bakanların sağlık durumlarının yakından takip edildiği öğrenildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesindeki sağlık kuruluşunda görev yapan bir doktorda koronavirüs şüphesi yaşanması yeni bir gelişmeyi ortaya çıkardı. TBMM bünyesinde devlet hastanesi statüsünde faaliyet gösteren sağlık merkezinde kulak-burun- boğaz (KBB) uzmanı olarak görev yapan doktorda koronavirüs şüphesi yaşanması Meclis yönetimini alarma geçirmişti. Covid-19’daki semptomlardan bazılarını göstermesi nedeniyle izolasyona alınması sonrasına sağlık kurumu yönetimi söz konusu doktorun baktığı hastaları da uyarıp kontrole gelmelerini tavsiye etmişti.

BAKANLARA 4 GÜNDE BİR TEST

Doktorun KBB uzmanı olması nedeniyle koronavirüs testlerinin hastalara uygulanmasında görev alması Meclis’teki milletvekilleri ile Kabine üyelerinin durumumu da gündeme getirdi. Bu kapsamda Türkiye’de ilk Covid-19 vakası çıkmasıyla birlikte sürekli görev başında olan kabine üyelerinin de sık sık kontrol geçirildiği ortaya çıktı. Salgın nedeniyle ülkede uygulanan kısmi sokağa çıkma kısıtlamasına rağmen mesailerine devam eden kabine üyelerinin her dört günde bir koronavirüs testinden geçtiği öğrenildi.

ACİL OLARAK SONUÇLANDIRILIYOR

Devlet görevlilerinden alınan örneklerin acil olarak sonuçlandırıldığı ve böylelikle bakanların sağlık durumlarının yakından takip edildiği belirtildi. Türkiye’deki salgın sürecinde şu ana kadar hiçbir kabine üyesinin şüpheli durumuna rastlanmadığı yetkililerce ifade edildi.

Meclis doktorunun Koronovirüs test sonuçlarının negatif çıktığı açıklanmıştı.

Kılıçdaroğlu: İşten çakarma yasaklansın, köprü geçiş garantisi askıya alınsın

Okumaya devam et

Politika

Davutoğlu’ndan “yurtdışından gelen herkese karantina uygulanmadı” eleştirisi

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, hükumetin koronavirüs tedbirlerinde geç kaldığını belirtti. “Çin’deki ilk ölümde harekete geçilmeliydi. Yurt dışından gelen dostlarımız hayretle bütün ülkelerde kontroller yapılırken Türkiye’de rahatlıkla geçtik dedi” ifadesini kullandı.

BOLD – Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından koronavirüs başta olmak üzere partisinin gündeme ilişkin değerlendirme ve önerilerini kamuoyu ile paylaştı. AKP hükumetine koronavirüs tedbirlerini almakta geç kaldığı eleştirisi yönelten Davutoğlu, “Komşumuz İran’da, komşumuz sayılabilecek İtalya’da ölümler yaşanırken yurt dışından gelen dostlarımız hayretle bütün ülkelerde kontroller yapılırken Türkiye’de rahatlıkla geçtik dedi” şeklinde konuştu.

Davutoğlu’nun konuşmasında şunları kaydetti:

YURT DIŞINDAN GELENLERE KARANTİNA UYGULANMALIYDI

“Kriz yönetiminin başarısının olmazsa olmaz şartı doğru zamanlamadır. Çin’de bu krizin çıkış tarihi 1 Aralık. İlk ölüm vakasının tarihi 30 Ocak. Türkiye’de bu krizle ilgili ilk kapsamlı açıklama ve vaka açıklamasının yapıldığı tarih 11 Mart, yani Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi ilan ettiği gün. Eğer hemen komşumuz İran’da bu kadar yoğun ölümler yaşanmışsa, yine komşumuz sayılabilecek ve bu kadar yoğun ekonomik-sosyal ilişkiler içerisinde bulunduğumuz İtalya’da böyle bir tırmanma yaşanmışsa, daha o gün harekete geçilmeliydi. Tanı kitleri Amerika’ya, Kolombiya’ya satılmadan önce Türkiye’de kullanılmalı, değerlendirilmeliydi. Havaalanlarında sadece ateşi yüksek hastaların kontrolü değil, ateşi yükselmediği halde taşıyıcı olabilecek hastalarla ilgili karantina işlemlerinin de hemen yapılması gerekirdi. O günlerde yurt dışından gelen dostlarımız hayretle bütün ülkelerde bu kontroller yapılırken Türkiye’de rahatlıkla geçtik dediler. Umre ziyaretleri daha önceden ertelenmeliydi.

İLK ANDAN İTİBAREN LİGLER ERTELENSİN DİYE TALEPTE BULUNDUK

Israrla Gelecek Partisi olarak ilk andan itibaren ligler ertelensin diye talepte bulunduk. Hiçbir şey kamu sağlığından daha önemli değil. Zamanlamaya özen gösterilmeli, zamanlama herşeyden daha önemli. İlerideki krizi öngörerek şimdiden alınacak tedbirden daha kıymetli bir tedbir yoktur. Ve vakti geçmiş bir tedbirden daha anlamsız bir tedbir de yoktur.”

Cezaevinde ihmalle ölüme sürüklenen Nesrin Gençosman’ın ablasından çağrı

Okumaya devam et

Popular