Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Hulusi Akar: Bağdadi’nin yerini operasyondan önce en azından ben bilmiyordum

IŞİD lideri Bağdadi’nin Türkiye’nin korumasında saklandığı tartışmaları sürerken Hulusi Akar CNN International’da “Operasyondan önce yerini en azından ben bilmiyordum” dedi.

BOLD – Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CNN International kanalına verdiği röportajda ilginç bir cümle kullandı. “IŞİD’ın öldürülen lideri Bağdadi’nin yerini ABD’nin operasyonundan önce biliyor muydunuz” şeklindeki soruya Hulusi Akar, “Bu operasyondan önce en azından ben yerini bilmiyordum” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CNN International kanalında Becky Anderson’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Anderson’ın Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG/PKK terör örgütüne karşı yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı’na ilişkin sorularını yanıtlayan Bakan Akar, Türkiye’nin desteklediği Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) Suriye’deki bazı terör örgütleriyle irtibatı olduğu iddialarını reddetti.

Akar, “Onların herhangi bir terör örgütü ile bağı yok. Onlar tamamen Suriyeliler ve kendi bağımsızlıkları, toprakları ve evleri için mücadele veriyorlar” dedi.

“EN AZINDAN BEN BİLMİYORDUM”

IŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi’ye yönelik operasyona ilişkin soruları da yanıtlayan Bakan Akar, “Operasyon öncesinde askeri olarak bazı bilgileri paylaştık. Unsurlarımız da koordinasyon sağladılar. Tüm bu faaliyetlerin yanı sıra komuta kademesindeki arkadaşlarımız sahadaki unsurlarımızı devam eden operasyonlara bir zarar vermemeleri konusunda uyardı. Kuvvetlerimiz arasında (yanlış anlamaya dayalı) bir çatışma çıkmaması bakımından askeri olarak koordinasyonumuz vardı. Diğer taraftan istihbarat kurumlarımız arasında da yakın bir işbirliği var. Onların da bu konuda koordinasyon ve iş birliği yaptıklarına inanıyorum.”

Bakan Akar operasyon öncesinde Bağdadi’nin İdlib’de olduğu bilgisine sahip olmadığını da dile getirdi.

Ancak Akar’ın bu sırada kurduğu cümle ilginçti: “Ama bundan önce, bu operasyondan önce en azından ben bunu bilmiyordum.”

BLOOMBERG: ABD KONUYU ARAŞTIRIYOR

Bloomberg Haber Ajansı’na çalışan Dış Politika ve Ulusal Güvenlik konularında uzman gazeteci Eli Lake, Bloomberg Haber Ajansı için geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı makalede Bağdadi’nin saklandığı yeri Türkiye’nin bilip bilmediği konusunu ele almıştı.

Bloomberg, IŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi ve örgütün sözcüsü Ebu Hasan El Muhacir’in saklandıkları binalarda ele geçirilen belgeleri araştıran Amerikalı ekibin önemli görevlerinden birinin Türkiye’nin istihbarat servisi ile IŞİD arasındaki ilişkiyi araştırmak olduğunu yazmıştı.

ABD’li bazı istihbarat analizcilerinin bu konuda bazı şüpheleri olduğunu belirten Lake, ABD istihbaratının Ebubekir El Bağdadi’nin saklandığı sığınakta ele geçirilen elektronik verileri ve dokümanları incelemeye devam ettiğini belirtti.

Gazeteci Eli Lake, ABD istihbaratın kafasındaki en önde gelen sorulardan birinin “Türk Ordusu ve ona bağlı güçler tarafından kontrol altında tutulan Suriye’deki bir vilayette IŞİD liderinin kendine nasıl bir sığınak bulduğu” konusu olduğunu vurguladı.

Türkiye, Bağdadi’nin yerini biliyor muydu? ABD istihbarati konuyu araştırıyor

Dünya

Avrupa Konseyi’nde en kalabalık hapishaneler ve en fazla yaşlı mahkum Türkiye’de

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) dalga dalga dünyaya yayılırken 47 üyeli Avrupa Konseyi’nde en kalabalık hapishanelerin ve en fazla yaşlı mahkumun Türkiye’de olduğu ortaya çıktı. Türkiye’de cezaevlerinde her 100 yer için 123 mahkum bulunuyor.

BOLD – Türkiye’nin de üyesi olduğu 47 üyeli Avrupa Konseyi yıllık ceza istatistikleri raporunu yayımladı.

Raporda 2018-1019 yılları arasında Avrupa genelinde 100 bin kişi başına düşen mahkum sayısında neredeyse değişiklik olmadığı belirtiliyor. Cezaevlerinde mahkum sayısının en çok arttığı ülkeler yüzde 13 ile Türkiye, yüzde 11 ile Kıbrıs ve yüzde 9 artış ile Bulgaristan.

Rusya’dan sonra cezaevlerinde en fazla mahkum bulunduran Türkiye aşırı kalabalık koğuşlar ve 65 yaş üzerindeki mahkumlar konusunda başı çekiyor.

RUSYA’DAN SONRA EN ÇOK MAHKUM TÜRKİYE’DE

31 Ocak 2019 tarihinde cezaevlerinde en çok mahkum bulunduran ülkelerin başında 563 bin 166 tutuklu ile Rusya ön plana çıkıyor. Bu ülkeyi 269 bin 806 mahkumla Türkiye takip ediyor.

Rusya’nın toplam nüfusunun Türkiye nüfusunun iki katı olduğu düşünülürse 2 ülkenin yaklaşık aynı oranda cezaevi popülasyonuna sahip olduğu görülüyor.

Daha sonra sırasıyla İngiltere, Polonya, Almanya, İtalya, İspanya ve Ukrayna geliyor.

EN KALABALIK HAPİSHANELER TÜRKİYE’DE

Cezaevi idareleri tarafından Avrupa Konseyi’ne sağlanan bilgilere göre Türkiye, aşırı kalabalık hapishaneler bulunduran 10 ülkenin başında geliyor. Zira Türkiye cezaevlerindeki her 100 yer için 123 mahkum bulunuyor.

Türkiye’yi bu konuda Belçika, İtalya, Fransa, Macaristan, Romanya, Malta, Yunanistan, Avusturya ve Sırbistan takip ediyor.

EN YÜKSEK TUTUKLAMA ORANINDA TÜRKİYE İKİNCİ

En yüksek tutuklama oranı konusunda ise Rusya yine başı çekiyor. Liste başını, Türkiye, Gürcistan, Litvanya, Azerbaycan ve Çek Cumhuriyeti takip ediyor.

65 YAŞ ÜZERİ EN ÇOK MAHKUM TÜRKİYE’DE

Rapor, Türkiye’nin yaşlı mahkum sayısı bakımından incelemeye alınan üye ülkeler arasında ilk sırada bulunduğunu gösteriyor. Türkiye’de 3 bin 521 mahkumun 65 yaşın üzerinde olduğu belirtiliyor.

Türkiye’yi 2 bin 995 mahkumla İngiltere takip ediyor. Daha sonra sırasıyla Rusya, İtalya, Fransa, Polonya ve İspanya geliyor.

KADIN MAHKUM ORANI YÜZDE 5

Yapılan araştırmada cezaevlerinde bulunan kadınların oranının yüzde 5 olduğu tespit edildi. Yüzde 14 oranında yabancı kökenli insanların cezaevinde bulunduğu kaydedildi. Avrupa Birliği ülkeleri arasında yabancı kökenli mahkumlar konusunda büyük farklılıklar gözlemleniyor. Doğu Avrupa ülkelerinde cezaevlerinde bulunan yabancı kökenli mahkum oranı yüzde 5’in altında bulunuyor.

MİJATOVİC: ÖNLEM ALINMALI

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Temsilcisi Dunja Mijatovic cezaevlerinde doluluk oranına dikkat çekerek hükümetlerin koronavirüs salgınına yönelik önlem alması gerektiği çağrısında bulundu. Bazı cezaevlerinde Kovid-19’dan dolayı hayatını kaybeden mahkum ve gardiyanların olduğunu söyleyen Mijatovic hastalara, kadınlara, çocuklara ve yaşlılara öncelik verilmesi gerektiğini kaydetti.

AVRUPA KONSEYİ

Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği’nden bağımsız olarak Avrupa çapında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmak amacıyla kurulmuş hükümetlerarası bir kuruluş.

1953 yılında ilan edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni uygulamakla yükümlü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi’ne bağlı.

47 üyesi bulunan Konseye, Beyaz Rusya, Kazakistan ve Vatikan hariç tüm Avrupa ülkeleri üye.

Konsey, 10 kurucu üye ülke tarafından kuruldu. Kurucu üyelerden sonra konseye ilk katılan ülkeler Türkiye ve Yunanistan oldu. Türkiye, 5 Mayıs 1949’da kurulan konseye aynı yıl 9 Ağustos’ta katıldı.

Avrupa Konseyi: Kovid-19 konusunda mahkumlara yönelik acil önlem alınmalı

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da aşırı sağ kaynaklı şiddet suçları azalırken siyasi suçlar artıyor

Almanya’da aşırı sağ kaynaklı suçların sayısı bir önceki yıla göre artarak 22 bin 337’ye yükseldi. Aşırı sağ kaynaklı şiddet suçlarında gerileme kaydedilirken siyasi kaynaklı suçlarda artış dikkat çekiyor.

BOLD – Federal İçişleri Bakanlığı’nın bir soru önergesine verdiği yanıta göre, Almanya’da aşırı sağcı saiklerle işlenen suçların sayısında geçen yıl artış kaydedildi.

Yeşiller Partisi milletvekili Irene Mihalic’in soru önergesine İçişleri Bakanlığı tarafından verilen yanıta göre, Almanya’da 2019 yılında aşırı sağcı nedenlerle işlenen 22 bin 337 suç polis kayıtlarına geçti. 2018’de aşırı sağcı nedenlerle işlenen suçların sayısı 20 bin 431; 2017’de ise 20 bin 520 olarak kaydedilmişti.

2019’da aşırı sağcı nedenlerle işlenen suçların çoğunun propaganda yapmak ve halk arasında nefreti yaymak olduğu belirtildi. Kaydedilen bine yakın vakanın ise adam yaralama, cinayet veya bunlara teşebbüs gibi şiddet eylemi olduğuna dikkat çekildi.

Soru önergesine verilen yanıta göre, aşırı sağcı şiddet olaylarında ise geçen yıl düşüş kaydedildi. 2018’de bin 156 olarak kaydedilen aşırı sağcı şiddet suçlarının sayısı, 2019’da 986 olarak tespit edildi.

Soru önergesine verilen yanıtta bu sayıların henüz kesin olmadığı, siyasi nedenlerle işlenen suçlara ilişkin istatistiklerin İçişleri Bakanlığı tarafından Mayıs ayında açıklanacağı belirtildi.

SİYASİ SUÇLARDA ARTIŞ

Hükümetin verdiği bilgilere göre, geçen yıl siyasi saiklerle işlenen suçların sayısı artış göstererek, 41 bin 175 olarak polis kayıtlarına geçti. 2018 yılında bu sayı 36 bin 62; 2017’de ise 39 bin 505 olarak tespit edilmişti. Geçen yıl aşırı solcular tarafından işlenen 9 bin 849 suç kaydedildi. Din kaynaklı suçların sayısı ise 427 olarak kaydedildi, bunlar arasında İslamcılar tarafından işlenen suçlar da bulunuyor.

Soru önergesine verilen yanıtta, antisemitist suçların da arttığı dikkati çekti. Buna göre, 2019 yılında Yahudi düşmanlığı içeren 2 bin 32 suç kaydedildi. 2018 yılında Yahudiler ve Yahudilere ait yerlere yönelik bin 799 suç tespit edilmişti.

İran’da Kovid-19’a karşı sahte içki tüketiminden ölenlerin sayısı 339’a çıktı

Okumaya devam et

Dünya

Koronavirüs salgınında evde kalma yasakları şişmanlatıyor

Koronavirüs nedeniyle pek çok kişi eve kapanırken uzmanlar kilo alma riskine karşı uyarıyor. Ayrıca evde yaşanan stres nedeniyle insanlar daha fazla yiyebiliyor.

BOLD – Sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamalar nedeniyle dünya nüfusunun dörtte birinden fazlası eve kapanmış durumda.

Türkiye’de de 65 yaş üstü ve 20 yaş altı vatandaşların evden çıkması yasak. Bu gruba girmeyen, ancak evden çalışanların sayısı da bir hayli fazla.

Uzmanlar, sağlıklı beslenmeye ve düzenli hareket etmeye dikkat çekiyor ve aksi takdirde yazın ortasında yasaklar kalktığında ayna karşısında pek istenmeyen bir tabloyla karşı karşıya kalabileceğimiz uyarısında bulunuyor.

STRES YEDİRİYOR

Hareketsizliğin yanında gözden kaçırılmaması gereken bir diğer faktör, stres. Pek çok kişi salgına yakalanmak ya da işini, gelirini kaybetmek gibi korkularla karşı karşıya. Stres durumlarında kendini yemekle teselli etme eğilimi baş gösteriyor.

Beslenme uzmanları yetersiz hareket nedeniyle evde günde 400 kaloriden daha az yakıldığına dikkat çekiyor. Bu nedenle porsiyonları küçültmenin ve mümkün olduğu kadar hareket etmenin önemine dikkat çekiyorlar.

STOKLARA VE HAZIR YİYECEKLERE DİKKAT

Korona döneminde şişmanlama tehlikesinin bir başka nedeni ise bilinçsizce stoklanan gıda malzemeleri. Eve hele ki çikolata, un, cips gibi bol kalorili yığınaklar yapanlar, bunları bir şekilde tüketip bitirmeye zorunlu hissediyor ve sonuçta belki normal günlük yaşamda alınmayacak kadar kalori, yakılamadığından fazla kiloya dönüşüyor.

TESELLİYİ YEMEKTE BULMAK

İngiliz Beslenme Derneği, pandeminin yarattığı ruhsal yük ve geleceğin belirsizliğinin insanların gerektiğinden fazla yemesine yol açtığı uyarısında bulunuyor. Dernek “İyi beslenmek ve sağlıklı kalmak bu ortamda gerçek bir sınav. Yemek teselli edici olabilir. Evde bu kadar fazla zaman geçirildiğinde, bir de yemek pişirmeyi seven biriyseniz, çok fazla yemek an meselesi” diye uyarıyor.

EVDEKİ ÇOCUKLAR

Sağlıklı beslenmenin önündeki bir başka risk ise evdeki çocuklar. Uzmanlar ebeveynlere, dışarıda atlayıp zıplayıp enerjisini atamayan çocukların evdeki can sıkıntılarını giderebilmek için yemek kartını kullanmamaları uyarısı yapıyor.

Uzmanlar korona krizinden formda çıkabilmek için ne yapmak gerektiği konusunda hemfikir: Düzenli, dengeli beslenme, hazır yiyeceklerden kaçınıp düzenli olarak evde pişirme ve fiziki aktivite.

İran’da Kovid-19’a karşı sahte içki tüketiminden ölenlerin sayısı 339’a çıktı

Okumaya devam et

Popular