Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Otizmli bir doktoru anlatan reyting rekortmeni Mucize Doktor dizisi ne kadar gerçekçi?

Fox TV’nin reyting rekorları kıran etkileyici dizisi Mucize Doktor’daki detaylar ve dizinin ele aldığı konuya çoğu kişi yabancı değil. Savant sendromu denilen hastalığa sahip kişiler matematik, bilim, sanat gibi pek çok zorlu alanda başarılı olabiliyor. Dünyada 50 ile 100 arasında kişinin bu durumda olduğu tahmin ediliyor.

BOLD – Eylül ayında yayın hayatına başlayan Fox TV’nin yeni dizisi Mucize Doktor reyting rekorları kırıyor. Her yeni bölümüyle seyirciyi biraz daha çok ekrana kilitleyen bu dizi son derece dikkat çekici.

Netflix ve Blu TV gibi platformlarda sevilen yapımlara alışmışken, televizyonda böyle başarılı bir dizi çıkması herkesi çok etkiledi.

Televizyona küsmüş pek çok izleyiciyi yeniden televizyon başında dizi saati beklemeye başlatan Mucize Doktor dizisinde klasik bir doktor hikayesi olması beklenirken, dizi izleyicisini bambaşka bir dünyaya ve bununla beraber de yeni farkındalıklara sürüklüyor.

Klasik bir hastane hikayesi gibi başlayan dizi, Doktor Ali Vefa’nın hikayeye dahil olmasıyla beraber izleyiciyi hiç de alışık olmadığı bir dünyaya sokuyor.

Türkiye’de hala yeterince farkındalığın oluşmadığı otizm, bu dizide karşımıza çıkıyor. Bu otizmli kişi bir doktor.

Otizmli çocukların yuhalandığı okul müdürü açığa alındı

Çocukken abisini kaybederek büyük bir travma yaşayan Ali Vefa’nın hayatı, ailesi tarafından da istenmeyen evlat olunca tam alt üst olacakken, Adil Hoca tarafından koruma altına alınmasıyla değişiyor.

Abisini kaybettiği göçük kazasından kendisini kurtaran Adil Hoca’nın da yönlendirmesiyle otizmli Ali Vefa, tüm önyargılara rağmen Tıp Fakültesi’ni bitiriyor ve bir mucize doktor oluyor.

Adil Hoca’nın yönetim kurulunda olduğu Hayat Hastanesi’nde cerrahi asistan olarak meslek hayatına başlayan Ali Vefa, hayatı boyunca karşılaştığı önyargılarla burada da karşı karşıya geliyor. Fakat o bir mucize doktor, mesleğindeki başarısı ve dost canlısı karakteriyle burada kendini günden güne daha da gösteriyor.

Peki Mucize Doktor gerçek mi? Değilse dizideki neler gerçek?

Ali Vefa gerçek hayatta yaşamış bir karakter değil, fakat otizmlilerin doğru yönlendirmelerle neler yapacağını gösteren gerçek bir örnek.

Dizi bir uyarlama. Orijinal dizi Good Doctor ismiyle 2013 yılında Güney Kore’de yapıldı. Daha sonra bir Amerikan versiyonu da 2017 yılında çekilmeye başlandı. 2018 yılında bir de Japon versiyonu çekilen dizi, son olarak Türkiye’de Mucize Doktor adıyla yayınlanmaya başladı.

Bu başarılı yapımın The Good Doctor ismiyle bir de sinema filmi çekildi. Başrolünde Orlando Bloom’un oynadığı 2011 yapımı film pek beğenilmese de bu orijinal hikayeyi sinemaya da taşımış oldu. Bu hikaye gerçek bir olaya dayanmasa da mucize doktor Ali Vefa’nın durumu gerçek. Tam ismi savant sendromlu otizm olan bu durum, dünyada çok sık olmasa da görülen bir durum.

Mucize Doktor dizisiyle beraber çoğu kişinen hayatına yeni giren savant sendromu son dönemde en çok merak edilen konulardan biri. İdiot Savant ya da Türkçe olarak Aptal Dahi olarak isimlendirilebilecek olan bu durumdaki kişiler matematik, bilim, sanat gibi pek çok zorlu alanda başarılı olabiliyor fakat sosyal hayata uyum sağlamak için gerekli olan becerilere pek yatkın değiller.

Dünyada pek sık görülmeyen bu duruma genelde otizmli insanlarda rastlanıyor fakat farklı hastalıklar da bu duruma sebep olabiliyor. Bu kişilerin nasıl böyle üstün yeteneklere sahip olabildikleri tam olarak bilinmese de savant sendromlu kişilerin nörolojik yapılarında net olarak görülen farklılıklar tespit edilmiş ve bu durum bu farklılıklarla ilişkilendirilmiş. Dünyada 50 ile 100 arasında kişinin bu durumda olduğu düşünülüyor.

MEB’den otizmli çocukları yuhalama skandalına soruşturma

Gündem

Erdoğan’ın “Birkaç tane şehit var” dedikleri arasında; Birlik Komutanı Tuğgeneral de var!

Libya’daki TSK unsurlarına yapılan saldırıda Birlik Komutanı Tuğgeneral Halil Soysal’ın de şehit olduğu ifade edildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Libya’da birkaç tane şehidimiz var” diyerek gizlediği olaya sosyal medyadan tepki yağdı.

BOLD-AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği doğrultusunda TBMM’de AKP’li vekillerin oylarıyla Libya’ya asker gönderme teskeresi, muhalefetin tepkisine rağmen MHP’li vekillerin desteğiyle kabul edilmişti. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne askeri destek amacıyla gönderilen Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait birlik geçtiğimiz günlerde Hafter Güçleri tarafından saldırıya uğradığı iddia edilmişti.

Cumhurbaşkanlığı ve hükümet yetkililerinin sakladığı saldırıda TSK personelinden şehitler vardı. İzmir’in Kınık ilçesinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hafter’e karşı kahraman askerlerimiz ve Suriye Milli Ordusu’ndan ekiplerimizle beraber oradayız. Mücadeleyi orada sürdürüyorlar. Tabii birkaç tane şehidimiz var. Birkaç tane şehidimizin karşılığında yüze yakın orada lejyonerlerden etkisiz hale getirdik. Şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacak.” ifadelerini kullanmıştı.

Kamuoyundan saklanan ve sosyal medya “sessiz şehitler” diye tabir edilen askerler arasında Libya Türk Birliği Komutanı Tuğgeneral Halil Soysal’ın da olduğu belirtildi. Tuğgeneral Soysal’ın cenazesi askeri tören dahi yapılmadan sessiz bir şekilde Aydın’da toprağa verildiği öğrenildi.

15 Temmuz’dan sonra emekli ettiler göreve çağırıp Libya’ya yolladılar şehit cenazesini sessizce defnettiler

Okumaya devam et

Gündem

‘Birkaç şehit’ mi yoksa daha fazlası mı…! Adem Yavuz Arslan yorumladı

Türkiye’nin önemli gündemlerinde biri olan Libya’da şehit olan askerlerin gizlice defnedilmesinin arkasındaki plan ne? Libya’da gerçekte kaç askerimiz şehit oldu?

BOLD-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Birkaç şehit” diyerek neyi perdelemeye çalışıyor? 17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturmasında gündeme gelen ‘Sıfırlama’ tapelerinin gerçek olduğu ortaya çıktı. Kaçırılan kişilere işkence yapıldığı iddiaları Baro’ları harekete geçirdi.

Mahkeme işkence için suç duyurusu yaptı…Bahçesaray’da 41 kişiyi çığ değil yolsuzluk öldürdü…Gazeteciler Adem Yavuz Arslan ve Fatih Akalan gündemin sıcak başlıklarını Bold Medya’nın Youtube kanalından değerlendi.

Okumaya devam et

Gündem

Gezi Davası’nın gerekçeli kararı açıklandı: Kavala’nın finansör olduğunu gösteren delil yok

Gezi Parkı olaylarına ilişkin Osman Kavala’nın bulunduğu 9 sanık hakkında beraat kararı veren mahkeme, gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, Kavala’nın Gezi olaylarının finansörü olduğuna yönelik bir delil bulunamadığını belirtildi.

BOLD – Kararda 2013’te alınan dinleme kararlarının yasadışı delil hükmünde olduğu belirtilerek, hükme esas alınamayacağı belirtildi.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 ismin “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılandığı davayla ilgili 318 sayfalık gerekçeli kararını tamamladı.

FİNANS SAĞLADIĞININ HİÇBİR ŞEKİLDE İZAHININ YOK

Beraat kararının ardından 15 Temmuz soruşturması kapsamında tekrar tutuklanan Osman Kavala’nın Gezi olaylarının finansörü olduğu yönündeki iddia üzerine dosya kapsamında MASAK raporunun alındığı belirtilerek, raporda Gezi olaylarının Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. üzerinden finanse edildiğini gösteren herhangi bir delilin sunulmadığı belirtildi. Kararda, “İddianamede iddia edildiği şekilde Gezi eylemlerinin öncesinde veya sonrasında hangi transfer ile kime ne surette finans sağladığının hiçbir şekilde izahının yapılmadığı, tespitlerin afaki anlatım boyutunda bırakılıp delil ve takdirin savcılıkça değerlendirileceğinin bildirilmiş olduğu” denildi.

SOMUT BİLGİ VE BELGE BULUNMADIĞI…

Kararda, “İddianamede Kavala’nın Gezi olaylarına katılan şahısları finanse ettiği, eylemde kullanılacak malzemelerin temini için hesap numarası açtırdığına ilişkin hiçbir somut tespit ve belirlemenin de yapılmadığı, bu nesnelerin şiddet eylemlerinde kullanıldığını gösteren bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşılmıştır” ifadeleri yer aldı.

Kavala’nın tutuklanmasına gerekçe gösterilen tanık Murat Pabuç’un, iddianame hazırlanmadan sadece 3 gün önce savcılığa ihbarda bulunduğunun anlatıldığı kararda, ifadelerinin delil değerinin olmadığı da vurgulandı.

ZEHİRLİ AĞACIN MEYVESİ DE ZEHİRLİDİR

Kararda, iddianamenin büyük bölümünün tape kayıtlarına dayandığı belirtilerek, 18 Haziran 2013’te alınan dinleme kararlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ifade edildi. Kararda, “Yargıtay içtihatları ve “zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi de gözönüne alındığında iddianameye konu tapelerin yasak delil mahiyetinde bulunduğu kabul edilmiştir” denildi. Kararda, aynı şekilde teknik araçla izleme kararlarının da hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Gerekçeli kararda, “Yargıtay içtihatları ve ‘zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir’ ilkesi de göz önüne alındığında iddianameye konu tapelerin yasak delil mahiyetinde bulundukları kabul edilmiştir” ifadelerine yer verildi. Mimar Mücella Yapıcı’nın da aralarından yer aldığı 5 sanık hakkında daha önce beraat karar verildiği vurgulanan kararın kesinliştiği belirtildi.

BERAAT EDENLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Mahkeme, gerekçeli kararında, beraatine karar verdiği, aralarında Kavala’nın da bulunduğu sanıkların, yargılandıkları suçtan beraat etmelerine rağmen Gezi eylemlerinin sürmesine, polise direnilmesine yönelik eylemlerde bulunduklarını belirtti. İddianamede yazılı olmayan bu suçlar yönünden savcılığa beraat eden isimler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu vurguladı.

DİĞER SANIKLARIN DOSYASI AYRILDI

Gezi eylemlerinin “vandallık” olarak nitelendiği kararda, eylemlerin hükümeti zor durumda bırakmak, istifaya zorlamak amacını taşıdığını vurgulandı. Aralarında Memet Ali Alabora’nın da bulunduğu firari 6 sanığın eylemlerin altyapısını hazırladığı, Otpor/Canvas bağlantıları ile ilgili ilgili iddiaların ciddi olduğunu belirtilerek dosyalarının ayrıldığı ifade edildi.

Kılıçdaroğlu’nun avukatı: 17-25 Aralık ses kayıtları doğru, bilirkişi raporuna göre montaj yok

Okumaya devam et

Popular