Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Fehmi Koru: ABD ve Rusya’nın verdiği sözler havada kalmış

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Macaristan’a giderken ABD ve Rusya’nın verdikleri sözleri tutmadıklarından şikayet etti. Fehmi Koru da buna şaşırmadığını, ABD ve Rusya’nın çıkarları istikametinde politikalar izlediğini kaydetti.

BOLD – Kişisel sitesinde Türkiye’nin izlediği dış politika ile ilgili bir yazı kaleme alan Yazar Fehmi Koru, ABD ve Rusya’nın kendi çıkarları istikametinde politikalar izlediğini, olanın da Türkiye’ye olduğunun altını çizdi.

ABD VE RUSYA SÖZLERİNİ TUTMADI

Fehmi Koru, yazısında şunlara değindi:

“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Macaristan’a giderken, PYD/YPG militanlarının bulundukları yerden uzaklaştırılacağına dair ABD ve Rusya’nın verdikleri sözleri tutmadıklarından şikayet etmiş; dönerken de o sözlerini bir kez daha tekrarlamış. ‘Barış Pınarı’ operasyonunun kaldığı yerden devam mı edeceği sorusuna da “Kesinlikle” cevabını vermiş Cumhurbaşkanı Erdoğan…

OLANA ŞAŞIRMADIM

Kaçırmışım. Karar’da Mustafa Karaalioğlu yazdı da ondan öğrendim.

Olana şaşırdım mı? Elbette hayır.

Oyuna mı geldik?

Türkiye, ABD başkanı Donald Trump’ın “Askerlerimi Suriye’den çekeceğim” sözünü telefonda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyurması üzerine, bunu “İstediğinizi yapabilirsiniz” diye yorumlayıp Suriye’ye askeri müdahalede bulundu.

‘Barış Pınarı’ o müdahalenin operasyon adıdır. Ancak aradan bir ay geçti geçmedi, yine Trump’ın talimatıyla, oradan çekilmiş Amerikan askerleri, hem de daha fazla sayıda, Suriye’ye geri döndü.

Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesini sona erdirmek için Trump’ın Ankara’ya gönderdiği yardımcısı Mike Pence ve dışişleri bakanı Mike Pompeo ile -PYD’lilerin bölgeden gönderileceği sözü üzerine- varılan mutabakat sonucu operasyon durdu; bu arada Amerikan askerlerinin boşalttığı boşluğu askerleriyle dolduran Rusya da, Ankara’ya “PYD’lileri bölgeden ben söküp atarım” sözünü verdi.

Hem ABD, hem de Rusya bu sözlerle Türkiye’nin PYD konusundaki endişelerini yatıştırmış oldu.

Demek ki, o sözler havada kalmış; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Macaristan’a gider ve dönerken söylediklerinden bu anlaşılıyor.

Benim “Şaşırmadım” dediğim işte bu tablo.

OLAN TÜRKİYE’YE OLUYOR

Sözün kısası şu: ABD de Rusya da kendi çıkarları istikametinde politikalar izliyorlar ve galiba olan onlar kadar çıkarcı davranmayan ve kendisine verilen sözlere itimat ederek tavırlar alan Türkiye’ye oluyor.

“Barış Pınarı operasyonu yeniden başlayabilir mi?” sorusuna “Kesinlikle” cevabını vermiş Cumhurbaşkanı Erdoğan. İyi de, o operasyon bölgesinin bir yerlerinde artık hem ABD hem de Rus ve Esad askerleri yok mu?

Nasıl olacak o iş?”

Eşi ve çocuklarını siyanürle öldürüp kendi canına kıydı, geride bir de mektup bıraktı

Gündem

Korona salgını devam ederken kene tehdidi hortladı

Yozgat’ta kene tarafından ısırılan 2 kişi ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ sonucu kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. 

BOLD – Türkiye korona salgınıyla mücadele ederken havaların ısınmasıyla kırsal kesimde sık rastlanan kene ısırması vakaları ortaya çıkmaya başladı.  

Yozgat’ın Aydıncık ilçesi Kazankaya köyünde kene tarafından ısırılan 68 yaşındaki Ömer Çekerek, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) teşhisiyle tedavi altına alındı. Kayseri Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alınan Çekerek, hayatını kaybetti.  

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi şüphesi ile geçtiğimiz gün Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Afgan uyruklu 36 yaşındaki M.F. isimli bir çoban, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 

Normalleşme ile vaka sayısı artışı başladı!

Okumaya devam et

Gündem

Normalleşme ile vaka sayısı artışı başladı!

Dicle Üniversitesi Kovid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Tekin, “Normalleşmenin konuşulmasıyla vaka sayılarında artış başladı. İkinci dalga oluşup oluşmayacağını, 2 haftada görebileceğiz” diye ikaz etti.

BOLD – Koronavirüs salgınıyla düğün, nişan ve mevlitlerle taziye çadırlarına getirilen yasağa Elazığ, Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Mardin, Şırnak ve Batman gibi şehirlerde riayet edilmemesi vaka sayısının artmasına yol açtı. Uzmanlar, 1 Haziran sonrası süreç için endişilerini dillendiriyor.

HALK MASKE KULLANMAYACAĞIZ GEZECEĞİZ DİYE ANLADI

Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve Kovid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin, yeni normalleşmenin eski normalleşmeyle karıştırıldığını söyledi. “Nisan ve Mayıs itibarıyla güzel gidişat yakaladık. Vaka sayıları giderek düşüyordu. Normalleşmenin konuşulmasıyla vaka sayılarında artış yaşanmaya başlandı. Halk, süreci eski normalleşme gibi algılıyor. Maske kullanmayacağız, yakın mesafede temas sağlayacağız, toplu yemeklere gideceğiz gibi algılandı. Bunlara dikkat etmediğimizden dolayı vaka sayımız arttı” dedi.

BİR İKİ HAFTAYA İKİNCİ DALGA OLUP OLMAYACAĞINI GÖRÜRÜZ

Önümüzdeki iki haftaya dikkat çeken Tekin, şunları belirtti: “İkinci dalganın oluşup oluşmayacağını, bir iki haftada görebileceğiz. Buna dikkat edersek, vaka sayımızdaki artış çok olmayacak. Maske, sosyal mesafe ve el hijyenine dikkat etmezsek vaka sayımız çok artabilir. Yeni normalleşme sürecinde tedbiri elden bırakmamız gerekiyor.”

Kırım Kongo dönüyor: 1 ayda 17 hasta!

Okumaya devam et

Gündem

Cemaate yönelik operasyonlarda el konulan mal varlığı tutarı: 32 milyar dolar

OHAL döneminde el konulan mal varlıklarına ilişkin ilk uluslararası rapor hazırlandı. Yakın dönemin en büyük yağmasını raporun hazırlayıcılarından Ali Yıldız’la konuştuk.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD – Türkiye’de aralıklarla kendini tekrar eden mal varlıklarının devlet eliyle el değiştirmesi, mal varlıklarına el koyma uygulamalarının son hedefi Gülen Cemaati oldu. Cemaatin doğrudan Dernekler ve Vakıflar eliyle sahip olduğu çoğunluğu eğitim kurumları olan mülklerin yanında, cemaate yakın iş adamları da mal varlıklarını kaybettiler. Bloke edilen banka hesapları, Milli Emlak’a geçen gayrimenkuller, TMSF eliyle el konulan ve satılan fabrikalarla, Türkiye’deki son mülkiyet hakkı ihlali ve mülkiyet transferinin boyutunun en az 32 milyar dolar olduğu iddia ediliyor.

İnsan hakları ve mülkiyet hakları ihlalleriyle ilgili çalışmalar yapan London Advocacy, konuyla ilgili şuana kadar yapılmış en kapsamlı raporu hazırladı. Platform for Peace & Justice (PPJ) ve London Advocacy iş birliği, Avukat Ali Yıldız, Charles Sturt University Centre for Law and Justice’ten Leighann Spencer birlikte çalıştı ve Oxford Üniversitesinden akademisyen Rui S Verde’nin gözetimi altında tamamlandı.

HUKUKA AYKIRI MÜSADERE

Rapora göre, hukuka aykırı olarak müsadere edilen ya da el konulan mülkiyet haklarının değeri en az 32 milyar dolar.

Dünyanın önde gelen insan hakları savunucularından ve Rusya tarafından hukuka aykırı olarak el konulan varlıklarla ilgili hukuki mücadelesi ile bilinen Bill Browder raporu şöyle duyurdu:

“Bu rapor, Erdoğan’ın Putin ile aynı şeyi yaptığını ortaya koyuyor. Kendisiyle aynı fikirde olmayan herkesi hapse atmanın yanı sıra, mülk saldırıları ile tüm mallarına el koyuyor. Bu rapor, Türkiye’de 32.2 milyar dolarlık yasa dışı el konulmuş mülkü kataloglaştırmış.”

OHAL-KHK ve TMSF/Sulh Ceza Hakimlikleri eliyle kişilerin ve kurumların mülklerine yapılan haksız el koymalarla ilgili raporda, son dört yılda yaşanan mülkiyet hakları ihlallerinin boyutuna ve maddi karşılığına ilişkin önemli detaylar yer alıyor.

ALİ YILDIZ: EN AZ 32 MİLYAR DOLAR

Çalışma ekibinde yer alan Avukat Ali Ali Yıldız, hesaplamada Türkiye Cumhuriyeti’nin el konulan mal varlıklarıyla ilgili açıkladığı verileri ve listeleri baz aldıklarını, listelere yansımamış şirketler ve mülkler de olabileceğinin altını çizdi.

Yıldız, rakamın en az 32 milyar dolar olduğunu belirterek hesaplama yöntemiyle ilgili şöyle konuştu:

“El konulan şirketlerin marka değeri, sahip olduğu piyasa payı, gelecekte elde edeceği karlar, sahip olduğu fikri ve sınai hakları belirleyip hesaplama imkansız. Bunlar dikkate alınırsa belki 2 ya da 3 misli bir değer söz konusu olabilir. Biz Çevre ve Şehircilik Bakanlığının metrekare birim metrekare değerlerini esas aldık. TBMM raporunda 7.2 milyon metrekare kapalı alana sahip bina Hazine’ye devir edildi deniyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının asgari maliyet sirküleri (IV. A, B,C, 915 TL /metrekare) dikkate alındığında bu binaların inşaat maliyeti 6.73 milyar TL (2.23 milyar Dolar, 23/07/2016 tarihi itibariyle) olarak tahmin edilebilecektir. Bu minimum yeniden inşa bedeli ve güncel piyasa değeri bunun 2 ya da 3 misli olabilir.”

Avukat Ali Yıldız, raporu kaleme alan isimlerden.

BÜYÜK HEDEF GÜLEN HAREKETİ AMA EL KOYMA DAHA YAYGIN

Yıldız, OHAL kapsamında mülkiyet hakları ihlal edilenlerin büyük ölçüde Gülen Hareketi ile ilişkili olsalar da medya kuruluşları ve dernekler bazında Kürt ve Sol kesimlerin de mal varlıklarına el konulduğunu söyledi.

OSMANLI’DAN KALMA GELENEK: YARGI KARARI OLMADAN SİYASETEN KATL

Geçmişte Ermeni, Rum ve azınlık mallarına farklı yöntemlerle el konulduğunu hatırlattığımız Ali Yıldız, bunun Osmanlı’dan kalan bir gelenek olduğunu belirtiyor:

“Mal varlığına el koyma aslında Osmanlı’dan kalma bir gelenek. Osmanlı’da görevden alınan kamu görevlileri idam edilince malları da müsadere edilirdi. Siyaseten katl. OHAL kapsamında el koymalar da siyaseten yapıldı, yargı kararı yok, post modern siyaseten katl denilebilir.”

TAZMİNAT MÜMKÜN MÜ?

El konulan mal varlıklarıyla ilgili uluslararası hukuk önünde tazminatın mümkün olup olmayacağı konusuna değinen Ali Yıldız, OHAL’i aşacak tedbirlerin alınamayacağının Anayasa’da da olduğunu, mülkiyet hakkının uluslararası hukukla teminat altına alındığını belirtiyor:

“Uluslararası hukukta jus cogens dediğimiz kurallar vardır. Jus cogens hiçbir sözleşmede düzenlenmese de devletleri bağlayan evrensel, üstün ve emredici kurallardır. Mesela işkence yasağı bunlardır birisidir. Müsadere karşılığında bedel ödemek mecburiyeti de jus cogens bir kuraldır. Bedel ödemeksizin idari işlemle müsadere etmek hukuka aykırıdır. OHAL kapsamında bedelsiz ve süresiz müsadere kesinlikle Sözleşme’nin 15 ve Ek. 1 maddesine aykırıdır.”

Yamanlar Koleji el konulmadan önce saldırıya uğradı.

TÜRKİYE’NİN YAYGIN SORUNU

Geçmişten bugüne Türkiye’deki mülkiyet hakları ihlallerinin incelendiği raporda, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararlarının yüzde 31’inin mülkiyet hakkı ihlallerinden kaynaklandığı vurgulandı.

EL KONULAN DERNEKLER

OHAL KHK’ları ile 1,419 dernek temelli olarak kapatıldı ve mal varlıkları hazineye devredildi. TBMM’nin 15 Temmuz Darbe Girişimi raporuna göre bu derneklerden 1,326 tanesinin 69,926 üyesi, 81 otomobili ve 178 taşınmazı bulunmaktaydı.

EL KONULAN VAKIFLAR

OHAL KHK’ları ile 145 vakıf temelli olarak kapatıldı ve mal varlıkları Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne (VGM) devredildi. Bu vakıflara ait 2,214 taşınmaz VGM’ne geçti. Bu vakıflardan 123 tanesi 1,531 taşınmaz olmaz üzere 2,3 Milyar TL’lik (826 milyon USD, 23/07/2016 tarihi itibariyle) varlığa sahipti.

EL KONULAN NAKİT MİKTARI

Dönemin Maliye Bakanı, Naci Ağbal’ın 2016 yılı Mayıs ayında yaptığı açıklamaya göre OHAL KHK’ları kapatılan tüzel kişilerin elinde bulunan 472 milyon TL (USD 163.5 milyon, 23/07/2016 tarihi itibariyle) tutarındaki nakit para ve kambiyo senetleri Hazine’ye devredildi.

EL KONULAN GAYRİMENKULLER

Rapora göre; 213,696 taşınmazın tapu kayıtlarına İdare ve Yargı makamlarının talebi ile tedbir konuldu.

ÖZEL OKULLAR

OHAL döneminde 400 bin öğrenci kapasiteli ve 2016 itibariyle 138 bin öğrencinin eğitim görmekte olduğu 1,060 okul temelli olarak kapatıldı ve mal varlıkları Hazine’ye devredildi.

Kamu İhale Kurumu ilanlarına göre 24 derslikli bir okulun yapımı ortalama 7.5 milyon TL’ye ihale edilmektedir. Bu veriden hareketle, kapatılan okulların değeri 7.95 Milyar TL (2.76 milyar USD, 23/07/2016 tarihi itibariyle).

ÖĞRENCİ YURTLARI

TBMM’nin 15 Temmuz Darbe Girişimi raporuna göre OHAL KHK’ları ile 86,397 öğrenci kapasiteli 841 yurt kapatıldı ve mal varlıkları Hazine’ye devredildi.

Kamu İhale Kurumu ilanlarına göre 1,000 öğrenci kapasiteli bir yurdun yapımı asgari 27 milyon TL’ye ihale ediliyor. Bu veriden hareketle, kapatılan yurtların değeri 2.3 Milyar TL (806 milyon USD, 23/07/2016 tarihi itibariyle).

MEDYA KURULUŞLARI

OHAL KHK’ları 34 televizyon, 38 radyo, 73 gazete ve dergi, ve 6 haber ajansı olmak üzere 151 medya kurulusu kapatıldı ve mal varlıkları Hazine’ye devredildi. Kapatılan medya kuruluşlarından iki televizyon, 2 gazete, 1 radyodan oluşan İpek Medya Grubunun değeri Aralık 2015 itibariyle 250 milyon USD.

3 gazete, 1 haber sitesi, 2 TV kanalı ve 1 haber ajansından oluşan Doğan Medya’nın 2018 Mart ayında 1.1 milyar dolara satıldığı göz önüne alındığında kapatılmış olan 151 medya kuruluşunun değerinin 1 milyar dolardan az olamayacağı değerlendiriliyor.

HASTANE VE SAĞLIK KURULUŞLARI

667 ve 689 sayılı KHK’lar ile 47 hastane, sağlık merkezi, poliklinik kapatıldı ve mal varlıkları Hazine’ye devredildi.

Bu sağlık kurumlarından dokuz tanesinin yatak kapasitesi 2,052’ydi. İş ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2016 yılı açıklamasına göre bu kurumlardan 21 tanesinin yıllık cirosu 400 milyon TL’ydi. Kapatılan 47 sağlık kurumunun değeri 1.29 milyar dolar.

Türkiye’nin vergi rekortmenlerinden Koza İpek Holding’in tüm mal varlığına da el konuldu.

ÖZEL ŞİRKETLER

Gümrük ve Ticaret Bakanlığının TBMM’ye gönderdiği bilgi notuna göre TMSF’ye devir edilen 998 şirketin yanı sıra 1,075 şirket tamamen kapatılarak ticaret sicilinden terkin edildi ve mal varlıkları Hazine’ye devredildi.

11.TMSF’ye devir edilen şirketlerin değeri 58.94 milyar TL (20.4 milyar USD, 23/07/2016 tarihi itibariyle) olarak açıklanırken kapatılıp mal varlıkları Hazine’ye devir edilen 1,075 şirketin değerine dair veri ise yok.

MÜSADERE EDİLEN BİNALAR

Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen 2,214 taşınmazın yanı sıra (Maliye Bakanı, Naci Ağbal’ın açıklamasına göre) 4,351 taşınmaz da Hazine’ye devredildi. Bunlardan 3,361 tanesi bina. Bu binalar, ayni açıklamaya göre, 7.2 milyon metrekare kapalı alana sahiptir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının asgari maliyet sirküleri (IV. A, B, C, 915 TL /metrekare) dikkate alındığında bu binaların inşaat maliyeti 6.73 milyar TL (2.23 milyar Dolar. 23/07/2016 tarihi itibariyle)

ÜNİVERSİTELER

OHAL KHK’ları 15 üniversite ve onlara ait 7 hastane kapatıldı ve mal varlıkları Hazine’ye devredildi.

Kapatılma günü itibariyle, 64,533 öğrencisi olan ve 2,808 akademisyenin çalıştığı üniversitelerin değeri hakkında bir veri yok. Ancak bu üniversitelerden sekizinin (Turgut Özal, Fatih, Zirve, Mevlana, Melikşah, Gediz, Süleyman Şah ve İpek Üniversitesi) değerinin 23/07/2016 tarihi itibariyle asgari 1.5 milyar USD olduğu raporlaştırıldı.

EN AZ 32 MİLYAR DOLAR

Raporda OHAL KHK’ları ve Terörle Mücadele kanunları kullanılarak el konulan mal varlıklarının değerinin OHAL ilan edildiği 23/07/2016 itibariyle en az 32.24 Milyar USD olduğu ifade edildi.

TAZMİNAT HARİÇ

Rapor, ayrıca adil yargılama prensiplerine uygun bir yargılama olmaksızın ve tazminat ödenmeksizin gerçekleştirilen bu el koyma işlemlerinin niteliği itibariyle müsadere olduğu ve bu işlemlerin; Uluslararası Teamül Hukuku, BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (md. 17) BM Medeni ve Siyasal Haklara İlişkin Sözleme (md.4), AIHS (md. 15), AIHS 1. Ek Protokol, Anayasa, (md. 13-35-38-46-47), Türk Ceza Kanunu (md. 54), OHAL Kanunu ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğunu belirtildi.

Raporun tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et

Popular