Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

BDDK’nın bazı yetkileri Merkez Bankasına geçiyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) bazı görev ve yetkileri Merkez Bankasına devredilecek, Merkez Bankası ödemeler alanındaki yetkili otorite olacak.

BOLD – AKP Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ve bazı AKP’li milletvekillerinin imzasını taşıyan Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna göre, ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşları, BDDK tarafından katkı payı alınabilecek kuruluşlar arasında yer almayacak.

Banka kartları ve kredi kartları ile ilgili yürütülecek “takas ve mahsup” faaliyetlerine ilişkin ifadeler de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan çıkarılacak.

SUÇ GELİRLERİYLE İLGİLİ KANUNDA DEĞİŞİKLİK…

Düzenlemeyle 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinde yer alan “uzmanlarını” ibaresi “uzmanları ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası denetçileri ve uzmanlarını” şeklinde değiştirildi.

Ödeme ve elektronik para kuruluşlarının kendi aralarındaki müşterek ihtiyaçlarının karşılanmasını, mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasını, mesleğin genel faaliyetlere uygun olarak gelişmesinin sağlanmasını, meslek mensuplarının birbirleriyle ve ödeme hizmeti kullanıcılarıyla olan ilişkilerinde dürüstlüğün ve güvenin hakim kılınmasını, mesleki disiplin ile ahlakın korunmasını teminen oluşturulan ve üyeliğin zorunlu kılındığı Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği kurulacak.

Ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemlerine ilişkin yürütülen gözetim faaliyetleri kapsamında, gözetim faaliyetlerinin sistem işleticisi ile birlikte sistem katılımcıları, mutabakat kuruluşu, bağlantılı diğer sistemler ile dış hizmet sağlayıcıları gibi faaliyetleri sistemin çalışmasıyla yakından ilgili tüm tarafları kapsaması ihtiyacını karşılamak için Merkez Bankasının gözetim faaliyetlerinin etkinliği artırılıyor.

Merkez Bankası, gözetim faaliyetlerinin kapsamına giren kuruluşların gerçekleştirdiği bütün işlemlere ilişkin kayıt, bilgi ve belgeyi, gerekli gördüğü durumlarda anlık ve işlem bazında olmak üzere talep edebilecek.

Merkez Bankası, sistemlerin kesintisiz işletimini sağlamak amacıyla sistemik öneme sahip kurulmuş ve kurulacak sistem işleticilerine hissedar olabilecek.

Ödeme sistemleri alanındaki teminat uygulamalarına ilişkin hüküm daha açık ve anlaşılabilir şekle getiriliyor; teminat uygulamaları bakımından Sermaye Piyasası Kanunu’na koşut hükümlere yer veriliyor.

BDDK’nın 6493 Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamındaki görev ve yetkilerinin Merkez Bankasına devredilmesini teminen, ikincil düzenleme yapma yetkisi Merkez Bankasına devrediliyor.

Merkez Bankası’na ödeme hizmeti kapsamındaki belirli bir işlem türüne ilişkin olarak herhangi bir isim altında işlemin taraflarından birinin aldığı ücret, masraf, komisyon ve diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etme, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakma yetkisi veriliyor.

Merkez Bankası, sadece ödeme aracını çıkaranın iş yerinde, sınırlı bir hizmet sağlayıcı ağında ya da sınırlı bir mal veya hizmet çeşidi için ödeme aracını ihraç eden ile yapılan ticari bir anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilen mal veya hizmet alımında kullanılabilen araçlara ilişkin işlemler ile ödeme işleminin gönderen ya da alıcı namına mal veya hizmet pazarlığına ya da alım satımına yetkili olan ticari temsilci aracılığıyla yapılması yönündeki işlemlerin ve buna benzer diğer işlemlerin toplam büyüklük ve etki alanı açısından, Merkez Bankası tarafından belirlenecek seviyeye ulaşması durumunda, ödeme hizmeti olarak değerlendirilmesine karar verebilecek.

Kanunla ödeme hizmeti sağlayıcılarının faaliyetleri nedeniyle taraf oldukları hukuki ilişkileri, bu alanda oluşabilecek sorunların tespiti ve gelişim alanlarının belirlenmesi amacıyla Merkez Bankası tarafından izlenecek.

Merkez Bankasına, faaliyetler kapsamında ödemeler alanının gelişimini olumsuz etkileyebilecek nitelikte durum ve uygulamaların bulunduğunun tespit edilmesi durumunda, konu ile ilgili çalışma komiteleri kurma, bu komitelerin çalışma usul ve esaslarını ilgili tarafların görüşlerini alarak belirleme ve bu komitelerde alınan kararların uygulamaya geçirilmesi için gerekli iş ve işlemleri yapma yetkisi veriliyor.

Merkez Bankasına, bir ödeme hizmeti sağlayıcısındaki verilerin ödeme hizmeti başlatma ve hesap bilgisi sağlama faaliyetleri kapsamında başka bir ödeme hizmeti sağlayıcısı ile paylaşılmasına ilişkin her türlü usul ve esası belirleme yetkisi de veriliyor.

Merkez Bankası, elektronik parayı ihraç eden kuruluşun sadece kendi mağaza ağında, sadece belirli bir mal veya hizmet grubunun satın alınmasında veya yapılan bir anlaşma sonucunda sadece belirli bir hizmet ağında kullanılabilen ön ödemeli araçlar ile yapılan işlemlerin toplam büyüklük ve etki alanı açısından Merkez Bankası tarafından belirlenecek belirli seviyeye ulaşması durumunda, Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesine karar verebilecek.

PTT DE KAPSAMA ALINIYOR

Sektör talepleri de göz önünde bulundurularak elektronik para kuruluşlarının bankalara yatırdıkları fonların bankalarca, Merkez Bankası nezdinde bloke edilmesi uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, ikincil mevzuatta düzenlenmek üzere kanundan çıkarılıyor.

Merkez Bankasına elektronik para kuruluşlarının hangi faaliyetlerinin kredi verme faaliyeti olarak değerlendirilmeyeceğine ilişkin yetki veriliyor.

BDDK’nın 6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamındaki görev ve yetkileri Merkez Bankasına devredilecek ve Merkez Bankası ödemeler alanındaki yetkili otorite olacak.

Kanunla, ödeme hizmetleri ve elektronik para ihracı konusundaki düzenlemelere uyması gereken bankaların konu ile ilgili denetimlerinin de yapılabilmesini sağlamak amacıyla Merkez Bankasına yetki verecek hükümler ekleniyor.

PTT’nin ödemeler alanındaki faaliyetlerinin Merkez Bankası tarafından denetlenmesi sürecini etkinleştirmek adına ödeme ve e-para kuruluşlarına ilişkin denetim yapılması sürecinde uygulanan bazı hususlar PTT için de geçerli olacak.

Kanun kapsamında verilebilecek idari para cezasına ilişkin tutarlar yeniden değerleme oranı göz önünde bulundurularak güncelleniyor. Söz konusu idari para cezalarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılmasına imkan tanınıyor.

Kanunla, BDDK’nın 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamındaki görev ve yetkilerinin Merkez Bankasına devredilmesi dolayısıyla söz konusu değişikliğe ilişkin geçiş hükümleri de düzenleniyor.

İkinci e-haciz dalgası: 1.5 milyondan fazla kişinin banka hesapları bloke edildi

Dünya

Dünya’da en yüksek cirolu 100 silah şirketi arasında 2 Türk şirketi yer aldı

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün en yüksek cirolu yüz silah şirketinin yer aldığı 2018 listesine Türkiye’den iki şirket girdi. İlk beşte ise ABD’li şirketler yer aldı.

BOLD – Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2018 yılında dünya çapında silah ve askeri teçhizat üretimi yapan en yüksek cirolu yüz şirketten oluşan listesini açıkladı. İlk beş sırayı ABD’li şirketlerin paylaştığı listede Türkiye de iki şirketle yer aldı.

Raporda, 2018 yılında ilk yüze giren iki Türk şirketi ASELSAN ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ) toplam silah satışlarının yüzde 22 oranında artarak 2 milyar 800 milyon dolara yükseldiği kaydedildi.

SIPRI raporuna göre askeri elektronik şirketi ASELSAN silah satışlarını yüzde 41 oranında artırarak cirosunu 1 milyar 700 milyon dolara yükseltti. ASELSAN uluslararası alanda en büyük yüz silah satıcısı arasında 54’üncü sırada yer alırken yüzde 0,5’lik artışla 1 milyar 100 milyon dolarlık ciro yapan TUSAŞ 84’üncü sırada bulunuyor.

Raporda, başka çok sayıda Türk silah üreticisinin de 2018 yılında önemli büyüme kaydettiği, ancak ilk yüz arasına giremediği belirtildi.

En yüksek cirolu 100 şirket arasında ABD ve Avrupa’dan 70 şirket yer alırken bu şirketlerin toplam cirosu 2017’ye göre yüzde 5,2 artarak 348 milyar dolara yükseldi.

İlk beşte yer alan ABD merkezli şirketler; Lockheed Martin, Boeing, Northrop Grumman, Raytheon und General Dynamics toplam 148 milyar dolarlık ciro yaptı. İlk yüzde yer alan ABD’li şirketlerin toplam cirosu ise yüzde 7,2’lik artışla 246 milyar dolara yükseldi.

LockheedMartin, Türkiye’nin program ortakları arasından çıkarıldığı F-35 savaş uçaklarını üreten şirket olarak biliniyor. Raytheon ise ABD’nin Ankara’ya satmak istediği Patriot hava savunma sisteminin üreticisi konumunda.

AVRUPA’DAN 27 ŞİRKET

Avrupalı silah şirketleri ise dünyadaki toplam silah satışlarının yüzde 24’ünü gerçekleştirdi. İlk yüzde yer alan 27 Avrupalı şirket 2017’ye göre yüzde 0,7’lik artışla 102 milyar dolar tutarında silah satışı yaptı.

İlk yüzde sekiz İngiliz, altı Fransız, dört Alman, iki İtalyan şirket yer alırken Polonya, İspanya, İsveç, İsviçre ve Ukrayna’dan da birer şirket listeye girdi.

Listede Almanya’dan dört şirket yer alırken Alman şirketlerin cirosu 2017’ye göre yüzde 3,8 oranında azalarak 8 milyar 400 milyon dolara geriledi.

RUSYA’DAN 10 ŞİRKET

Dünya çapında silah şirketlerinin ciroları ise yüzde 4,6’lık artışla 420 milyar dolar olarak kaydedildi. Rusya’dan ise ilk yüzde yer alan 10 şirket, toplam 36 milyar 200 milyon dolar ciro yaptı. Güvenilir veriler sağlanamadığı için Çin bu yıl da listenin dışında bırakıldı.

S-400 krizinin yeni yansıması: ABD, Atak Helikopterinin satışına izin vermiyor

Okumaya devam et

Dünya

S-400 krizinin yeni yansıması: ABD, Atak Helikopterinin satışına izin vermiyor

Türkiye-ABD arasında yaşanan kriz ATAK helikopterini vurdu. Helikopterin motorunu yapan ABD’den izin çıkmadığı için ATAK’lar ihraç edilemiyor.

BOLD – Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan’a satılacak toplamda 1,5 milyar dolarlık Atak Helikopteri’nin satışına izin vermiyor. Olay S-400 krizinin yansıması olarak değerlendiriliyor. Helikopter büyük oranda yerli olsa da motoru Amerikan malı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, 13 Temmuz 2018’de Pakistan’a 30 adet ATAK helikopteri satışı için anlaşma sağladı. O dönem bu ihracatın 1.5 milyar dolar tutarında olacağı ve böylece Türkiye tarihinin tek seferde en büyük savunma sanayii ihracatının gerçekleştireceği belirtilmişti.

Pakistan’a ilk ATAK helikopterinin 2019 yılı içinde teslim edileceği yönünde planlamalar yapılmış ancak ihracatın önünde helikopterin en önemli parçalarından olan motor engeli ortaya çıkmıştı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ/TAI) tarafından üretilen ATAK helikopterinde Amerikan Honeywell ile İngiliz Rolls Royce’un ortak girişimi olan LHTEC şirketinin ürettiği CTS800 tipi motor kullanılıyor. Bu motorun kullanılması sebebiyle helikopterin başka bir ülkeye ihracatında ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) izni gerekiyor.

BAŞVURU VAR, SONUÇ ÇIKMADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce ATAK helikopterinde kullanılan motoru yapan şirketlerden İngiliz Rolls Royce nezdinde de girişimlerde bulunulduğunu ancak buradan da sonuç alınamadığını söylemişti. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, dün katıldığı bir televizyon programında “‘Pakistan’a ATAK satamazsınız’ diye bir cevap gelmedi henüz. Başvuru var sonuç daha çıkmadı” derken yerli helikopter motoru konusundaki çalışmaların sürdüğünü, yerli motorun 2 yıl sonra ATAK helikopterinde kullanılmasının planlandığını söyledi.

YERLİ MOTOR ÇABASI

TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) yerli helikopter motoru olarak tasarladığı turboşaft motorunun ilk testi 2018 sonunda yapıldı. Bu motorun seri üretim aşamasına geçilmesinin ardından ATAK helikopterinde kullanılması planlanıyor. Türkiye’nin ATAK için LHTEC motoruna Fransa ve Polonya’dan alternatif aradığı yönünde geçen yılın sonunda haberler çıkmıştı. Ancak Pakistan ATAK helikopterinde ABD dışındaki bir ülkeden motor kullanılması durumunda Himalayalar’da yeniden test uçuşu yapılmasını şart koşuyor. Savunma Sanayii Başkanı Demir’in açıklamaları, alternatif arayışından vazgeçilerek yerli motora yoğunlaşıldığı anlamına geliyor.

54 ATAK ÜRETİLDİ

ATAK T-129 taarruz helikopteri projesi, TUSAŞ/TAI tarafından İtalyan AgustaWestland A-129 helikopteri üzerinden TSK’nin ihtiyaçlarına göre yeniden geliştirilerek 2007’de ortaya çıktı ve ilk helikopter teslimatı 2014’te yapıldı. Helikopterde yerli aviyonik ve silah sistemleri kullanılırken iki adet LHTEC-CTS800 motoru kullanılıyor. Halihazırda Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na 48, Jandarma Genel Komutanlığı’na 6 olmak üzere toplam 54 ATAK helikopteri teslim edildi.

Zafer Havalimanı hezimet oldu: Yolcu garantisi verilen şirkete 5 milyon euro ödendi

Okumaya devam et

Ekonomi

Ulaştırma Bakanı Turhan’dan Kanal İstanbul açıklaması: İBB ile işbirliği protokolü imzalandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Ekrem İmamoğlu’nun “cinayet” dediği Kanal İstanbul Projesiyle ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı. Turhan, bakanlıklar ve İBB arasında işbirliği protokolü imzalandığını belirtti.

BOLD –  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Kanal İstanbul Projesinin, İstanbul Boğazının geleceği için artık zaruret halini aldığını savunarak, “Kanal İstanbul, sadece bugünün değil yarının da projesidir. Kanal İstanbul, İstanbul Boğazını kazalardan kurtaracak projedir” dedi.

Turhan, şu anda 25 bin gemi kapasitesi bulunan İstanbul Boğazında her yıl ortalama 40-42 bin gemi trafiği olduğuna işaret ederek, Boğazı kullanacak gemilerin neredeyse bir hafta beklemek durumunda kaldıklarını, güvenliği sağlamak amacıyla da gemileri kılavuz ve römorklarla geçirdiklerini bildirdi.

7 BİN METRE SONDAJ YAPILDI

Turhan, projeyi İstanbul’a “sıfır hata” ile kazandırmak için yıllardır büyük bir özveriyle çalışıldığına işaret ederek, bu süreçte Kanal koridorunda ilave 7 bin metre sondaj tamamladıklarını anlattı. Trafik etüt çalışmaları kapsamında Kanal’dan geçecek gemi boyutlarının belirlendiğini ve bugünkü toplam Boğaz trafiğinin yüzde 99’unun Kanal İstanbulu kullanabileceğini dile getiren Turhan, bu çalışmaların yanı sıra çevre etkileri ile flora, fauna ve sualtı canlılarına etkileri çalışmasının da yapıldığını kaydetti. Turhan, güzergahtaki kurum kuruluşlara ait altyapı tesisleri ile projenin mütemmimi olan liman, yat limanı, kıyı tesisleri, işletme tesisleri gibi yapıların kavramsal çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

ÇALIŞMALAR SON AŞAMADA

Seçilen koridor üzerinde deprem, tsunami riski değerlendirme, hidrodinamik, su kalitesi, yer altı suyu model çalışmalarının da yapıldığına işaret eden Turhan, hiçbir şeyin şansa bırakılmadığının altını çizdi. Kanal İstanbul Projesi ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Turhan, güzergahta, mevcut ve planlanan diğer kurumlara ait projelerle ilgili görevlerin belirlenmesi ve yerine getirilmesi için Bakanlıklar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) arasında da iş birliği protokolü imzalandığını sözlerine ekledi.

İMAMOĞLU, ‘CİNAYET ‘ DEMİŞTİ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesini ucube olarak nitelendirirken, “Bu proje İstanbul’a bir ihanet projesi bile değildir. Resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için gereksiz bir felaket projesidir. Bu proje bittiğinde İstanbul bitmiş olacak” diye konuşmuştu.

Zafer Havalimanı hezimet oldu: Yolcu garantisi verilen şirkete 5 milyon euro ödendi

Okumaya devam et

Popular