Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP’li Mahmut Tanal: “TBMM Biri Bizi Gözetliyor Evi’ne döndü”

CHP’li Tanal, geçen hafta Meclisteki kulislere güvenlik kameraları yerleştirildiğini hatırlatarak “Ben milletvekili olarak neden izleniyorum, neden fişleniyorum” diye sordu.

BOLD – İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, sadece milletvekillerinin girebildiği, Meclisteki balkonların kulislerine geçen hafta konulan güvenlik kameralarını genel kurul gündemine taşıdı. “TBMM, BBG Evi’ne döndü” diyen Tanal, güvenlik kameralarının ne amaçla konulduğunun Meclis Başkanlığınca açıklanmasını istedi. Milletvekillerinin bu yolla birilerince fişlenebileceğini ileri süren Tanal, görüntü alan kameraların ses kaydı da yapıp yapmadığını sordu.

NEDEN FİŞLENİYORUM?

Meclis Başkanlığından geçen hafta konan kameraları bir an önce kaldırmasını talep eden Tanal, “Bu bir fişlemedir, bu bir izlemedir. Güvenlik kaygısı ile telem hak ve özgürlükler bu kadar feda edilemez. Ben milletvekili olarak neden izleniyorum, neden fişleniyorum” dedi.

Diyanetten 295 bin liralık kısa film savunması

Okumaya devam et
Reklamlar

Politika

Meclis’te Uygur Türkleri tartışması: Çin’e savaş mı açalım?

Meclis’te Uygur Türkleriyle ilgili önergenin görüşmeleri sırasında HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu ile MHP’li Erkan Akçay arasında tartışma çıktı. Gergerlioğlu’nun “50 milyar dolar anlaşma var. Uygur Türklerini sattığını düşünüyoruz” sözlerine Akçay, “Çin’e savaş mı açacağız?” dedi.

BOLD – Oylama sonucunda İyi Partinin verdiği araştırma önergesi reddedildi.

İyi Parti, “Çin Halk Cumhuriyeti yönetimi tarafından Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik uygulanan sistematik baskı, zulüm ve asimilasyon politikalarından kaynaklanan sorunların araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi” amacıyla verdiği önerge dün TBMM Genel Kurulunda görüşüldü.

İyi Parti adına konuşan Samsun Milletvekili Bedri Yaşar,5 Temmuz 2009 Urumçi Katliamının 11’inci yıl dönümünü olduğunu hatırlatarak, “Dünyanın her tarafındaki katliamlara bakın, dünya bir şeyler söylerken maalesef Uygur Türklerine uygulanan katliamla ilgili hükumetimiz, Meclisimiz bir kınama bile yayınlayamamıştır” dedi.

Amerika’nın bile Doğu Türkistan’da yapılan zulmü kınadığını, kınamayan parlamentolardan birinin TBMM olduğunu ifade eden Yaşar, “Bu kürsüde 40 kişiyle Çin sarayını basan Kürşad’ın devamı olduğunu iddia eden arkadaşlarımız, esaret rüyası gören arkadaşlarımız, bütün siyasi partilerde var ama bu olayları duyup da hâlâ tepki göstermiyorsak hakikaten bizlerde de bir sorun olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Bedri Yaşar’ın konuşmasını bitirmesinin ardından MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Yaşar Bey, yarın gidelim 40 kişi, basalım mı Çin’i? Hazır mısın?” dedi. Yaşar, “39 kişi lazım” karşılığını verirken Akçay, “Ben hazırım” cevabı verdi.

ÇİN YETKİLİLERİ CEVAP VEREMEDİ

HDP Grubu adına konuşan Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da Uygur Türklerinin durumunun kötü olduğunu ve 3 milyon kişinin kamplarda tutulduğunu söyledi. Çok sayıda kişinin hapishanelerde işkenceyle öldüğünü belirten Gergerlioğlu, “Biz bunları uzun süredir takip ediyoruz. Genel Kurulda bu konu üzerine iki konuşma yaptım ve Çin Büyükelçiliği yetkilileri 2 defa bizi ziyaret ederek açıklama yapma ihtiyacı duydu. Kendilerine Çin zindanlarındaki 325 aydının halini sordum; cevap veremediler” dedi.

50 MİLYAR DOLAR İÇİN UYGUR TÜRKLERİNİ SATTINIZ

Türkiye ve Çin arasında geçen yıl 50 milyar dolarlık bir anlaşma imzalandığını hatırlan Gergerlioğlu, şunları söyledi: “Geçen sene temmuz ayında, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Çin ziyaretinde bir anlaşma yapıldı, 50 milyar dolarlık bir anlaşma ve ondan sonra, Çin siyaseti konusunda tıs, ses seda yok. Cumhur İttifakı -AK Parti ve MHP- tek kelime eleştiri yapmıyor. Neden? 50 milyar dolar anlaşma var. Ve sonrası: Bir yıldır güya -o ziyarette belirlenmişti- bir Türk heyeti Çin’e giderek toplama kamplarını inceleyecekti; bir yıldır gitmiyor arkadaşlar. HDP olarak Kürtlerin de, Uygur Türklerinin de hakkını savunan bir partiyiz ve iktidarın Uygur Türklerini sattığını düşünüyoruz. AK Parti ve MHP’siyle, 50 milyar dolar için bu satışın gerçekleştiğini net bir şeklide söylüyorum. Varsa hamaset dışında bir sözleri cevap versinler.”

NE YAPACAĞIZ? ÇİN’E SAVAŞ MI AÇACAĞIZ?

Gergerlioğlu’nun konuşması üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Gergerlioğlu’nu hadsiz konuşma yapmakla suçladı. Akçay, şunları söyledi: “Konuşmacının, kürsüde yaptığı bu hadsiz lafları iade ediyorum, reddediyorum ve kınıyorum. Kim kimi satmış? Utanmadan Çin’in yaptığı zulümlerle Türkiye’dekini aynı ölçüde değerlendiriyor. Yani, bu grup önerisinin bile ne kadar istismar edildiğini açıkça ortaya koyan görüşler ifade edildi burada. Türkiye Cumhuriyeti -biraz sonra, sıram geldiğinde konuşmamı da yapacağım- elinden gelen gayreti de göstermektedir. Ne yapacağız? Çin’e savaş mı açacağız? Yani, bu istismardan başka bir amaç taşımamaktadır.”

Meclis Genel Kurulunda yaşanan tartışma tutanaklara şu şekilde yansıdı:

TÜH SENİN YÜZÜNE

Ömer Faruk Gergerlioğlu (HDP) – Ben Türkiye’nin Çin politikasını uzun yıllardır takip ediyorum ve belgelerle konuşuyorum, sizin gibi hamasetle değil.

Mustafa Hidayet Vahapoğlu (MHP) – Hamaset değil, iftira atıyorsun sen.

Ömer Faruk Gergerlioğlu (HDP) – Bakın, şu anda 50 milyar dolar için Uygur Türkleri gerçekten satılmıştır.

Erkan Akçay (MHP) – Tüh yüzüne senin!

Ömer Faruk Gergerlioğlu (HDP) – Daha öncesinde Berat Albayrak’ın 3,6 milyar dolarlık aldığı kredi sonrasında Uygur Türkleri satılmıştı. Bakın, raporları inceleyerek biz bunları söylüyoruz, İnsan Hakları İzleme Derneğinin raporlarını inceleyerek söylüyoruz.

Mustafa Hidayet Vahapoğlu (MHP) – Hangi rapor, hangi?

Ömer Faruk Gergerlioğlu (HDP) – Birleşmiş Milletler “Kitlesel bir soykırım vardır.” diyor ve sadece sadece üç kuruşluk ekonomik menfaatiniz için susuyorsunuz.

Mustafa Hidayet Vahapoğlu (MHP) – Amerika’nın sesi misin sen?

ÜÇ KURUŞLUK MENFAAT İÇİN SUSUYORSUNUZ

Ömer Faruk Gergerlioğlu (HDP) – Çin’deki uygulamalara üç kuruşluk menfaat için susuyorsunuz. Bakın, bir dakika dinleyin de ben sizinle belgelerle konuşayım. Çin zindanlarındaki bir insan Kayrat Samarkand ne diyor?

Metin Gündoğdu (AK Parti) – ABD’nin maşalığını yapıyor.

Ömer Faruk Gergerlioğlu (HDP) – Bakın, ben belgelerle konuşuyorum, Çin zindanlarından bir belge, Kayrat Samarkand: “Sorgulama sırasında ağır işkence gördük. Ufacık hücrelerde çok sayıda insan bir arada tutulduk ve kimilerini intihara sürükleyen parti rejiminin acımasız uygulamalarına maruz kaldık.” diyor. Biz, Çin’de başörtüsünün yasaklandığını söylüyoruz. Türkiye’de başörtüsü istismarı yapanlar Çin’deki başörtüsü yasaklamasına karşı tek bir kelime etmiyor. Neden? Üç kuruş para için, utanın ya, utanın!

Erkan Akçay (MHP) – Biz Çin’de, Doğu Türkistan’da, Çin’in yaptığı zulümler -o son birkaç yıldır yaptığı zulümler değil ki- elli yıldır, altmış yıldır, yetmiş yıldır yaşattığı zulümleri; ciğerinde, yüreğinde hisseden, bunu adeta varlık sebebi hâline getirmiş insanlarız biz. Hiç kimse bunu emperyal provokasyonların emeli doğrultusunda, bir propaganda ve provokasyon meselesi yapamaz ve yaptırtmayız.

CHP, çoklu baroya AYM’de iptal davası açacak: Emsal kararlar var

Okumaya devam et

Politika

Jakuzi gören AKP’li başkanın tepki çeken görgüsüzlüğü: ‘Lan fakirler…’

Jakuzi keyfi sosyal medyaya yansıyan Şanlıurfa AKP il Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Salih Saraç’ın, ”Lan fakirler, oğlum beni rahatsız etmeyin” sözleri tepki çekti.

BOLD- Şanlıurfa AKP il Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Salih Saraç, jakuzi keyfini kaydedip sosyal medyada paylaştı.

Saraç’ın arkadaş grubunda paylaştığı görüntülerde sarf ettiği sözler tepki çekti. Saraç videoda, ”Lan fakirler, oğlum beni rahatsız etmeyin , Tamam mı, biraz keyif ediyorum” ifadelerini kullandı. Saraç’ın videosu sosyal medyaya da yansıdı. Görüntüler sosyal medya kullanıcılarını tepkisini çekti.

“Hukuk devleti için Türkiye’nin hesaplaşmaya ihtiyacı var”

Okumaya devam et

Politika

CHP, çoklu baroya AYM’de iptal davası açacak: Emsal kararlar var

CHP, baroların tepki gösterdiği ‘çoklu baro’ yasasını Anayasa Mahkemesine götürmek için hazırlıklara başladı. Teklifin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten CHP’nin hukukçu milletvekili Alpay Antmen, “AYM’nin daha önce iptal ettiği benzer uygulamalar oldu” dedi.

BOLD – CHP’li Antmen, AYM’nin, 1991 yılında İstanbul Eczacılar Odasının davasında Türk Eczacılar Birliği Kanununun demokratik seçimi engellediği gerekçesiyle iptaline karar verdiğini belirtti.

80 baronun ve muhalefet partilerinin de karşı çıktığı, “Çoklu baro teklifi” AKP ve MHP’nin oyları ile kabul edilerek yasalaştı. CHP’nin, yasanın Resmi Gazete’de yayımlandıktan hemen sonra, AYM’ye taşımaya hazırlandığı bildirildi.

AYM süreciyle ilgili Birgün’e konuşan CHP Milletvekili Alpay Antmen, “Barolar, hukukun üstünlüğü ile insan haklarını savunmak ve korumak yetki ve göreviyle demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ve adaletin koruyucusu ve kollayıcısıdırlar. Baroları susturmak, totaliter rejimlerde dahi nadir görülen uygulamalardır” dedi.

ANAYASA’NIN AÇIKÇA İHLALİ

Teklifin iptali için AYM’ye başvuracaklarını kaydeden Antmen, dünyanın pek çok ülkesinde çoklu baro bulunmadığını kaydetti. Antmen, şunları söyledi: “AYM’nin daha önce iptal ettiği, aykırılık tespit ettiği benzer durumlar oldu. Kamu kurumları bölünemez, birden çok kamu kurumu olmaz. Aynı ilçede iki kaymakam, bir ilde iki vali olamaz. Böyle bir uygulama baroların kamu kurumu olması hasebiyle dünyada da bulunmamaktadır. Almanya’da, Amerika’da, Fransa’da, yani tüm dünyada barolar vardır ve tektir. Çoklu baro teklifi Anayasa’yı açıkça çiğnemek ve Anayasa’nın açık ihlalidir.

AYM’NİN ECZACILAR ODASI KARARI ÇOKLU BAROYA EMSAL

CHP’li Antmen, Anayasa Mahkemesi’nin 1991 yılında barolarla ilgili değişikliğe emsal olacak bir karar verdiğine dikkat çekti. Antmen, şunları kaydetti: “AYM, 1991 yılında Eczacılar Odası ile ilgili verdiği kararda demokratik seçimin en önemli niteliğinin adil bir katılım ilkesine dayalı serbest, eşit ve genel oy esasını içerdiği belirtilerek ilgili hükmün adil katılımı önleyerek demokrasiye aykırı olduğu belirtmişti.O kararda, 6643 sayılı Türk Eczacılar Birliği Kanununun 51’inci maddesinde yer alan ‘Azası 200’e kadar olanlar 5, 200’den fazla olanlar 7 mümessil ve aynı miktarda yedek seçerler’ hükmü ele alınmıştı. 1989 yılında İstanbul Eczacı Odası, 4 binin üzerinde üyesi bulunduğunu ve oylarının mevcut delege sistemi yüzünden değersizleştiği ve bunun da demokrasiye aykırı olduğu iddiasıyla TEB Merkez Heyeti Başkanlığı’na başvurdu. Başvuru reddedilince İstanbul Eczacılar Odası ilgili hükmün iptali istemiyle idari dava açtı. İdare Mahkemesi de ilgili hükmün Anayasa’nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135’inci maddesine aykırı olduğu görüşüyle, iptali için AYM’ye başvurdu. AYM de kararı Anayasaya ve demokratik temsile aykırı bularak iptal etmişti.”

HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ZEDELEYECEK

Baro başkanlarının, teklifin komisyondaki görüşmeleri sırasında TBMM’ye alınmadığını ve polisin, TBMM önünde ablukaya alınan avukatlar için belediyenin gönderdiği çadırlara ve seyyar tuvaletlere bile izin vermediğini hatırlatan Antmen, “Her bir baro, TBB’de tarikat, cemaat, etnik, mezhepsel, hemşerilik gibi temeller üzerine işe alınacak çok sayıda hizipler yaratılacak ve bu hiziplere siyasi parti çağrışımlı resmi sıfatlar yapıştırılacaktır. Böylesi bir bölünme ve parçalı yapılanmanın da vatandaşların hak arama özgürlüğünün ağır biçimde zedeleyeceği aşikardır” ifadesini kullandı

YANDAŞ DEĞİL DİYE ÇOĞALTTILAR

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları ise, “Esasen görüştüğümüz Avukatlık Kanunu’ndan çok daha fazlasıdır. Her şeyde tek, tek, tek ‘tek millet, tek bayrak’ vesaire diye ajitasyon çekiyorsunuz ama iş barolara gelince barolar tek olduğu zaman sizin yandaşınız değil diye onları çoğaltmak istiyorsunuz, birden çoğulcu olmak geliverdi aklınıza. Ve bu kanun teklifiyle şunu çok net ifade etmek isteriz ki AKP iktidarı bölücülük yapmaktadır” dedi.

Yoğun tepkiler dağ keçisi avlatma ihalesini iptal ettirdi

Okumaya devam et

Popular