Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Tuncer Çetinkaya Welt’e konuştu: “Ameliyata askerlerin eşliğinde girdim, ailemin haberi yoktu”

Gazeteci Tuncer Çetinkaya Alman Die Welt gazetesine konuştu: “Cezaevinde aşağılandım, işkence gördüm. Beni ayakta tutan sadece iki şey vardı: İnancım ve ailem…”

BOLD – Uzun yıllar İstanbul’da gazetecilik yapan son olarak da Antalya’da Anadolu Ajansının Müdürü olan Tuncer Çetinkaya, Almanya’nın en büyük yayın kuruluşlarından Welt’e röportaj verdi.

Çetinkaya’nın gözünden 15 Temmuz sonrasında yaşananları aktaran Welt’in haberi şu ifadelerle başlıyor: “2016 yılının Temmuz ayında gerçekleşen askeri darbenin ardından, çoğu yeterli soruşturma yapılmadan ‘temizleme dalgası’ kurbanı olan bu kişilerin arasında 300’den fazla basın mensubu da var. Gülen Hareketi’ne -darbe girişimini sözde organize eden Cemaate- veya başka terör oluşumlarına destek vermekle suçlandılar. Çetinkaya da -Türk hükumetine göre- bir darbeci. Bir yıldan fazla bir süre hapiste kaldı ve 2018 sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilince bunu ülke dışına kaçmak için bir fırsat bildi.”

Gazeteci Çetinkaya, hapiste yaşadıklarını anlatırken şöyle konuştu: “Aşağılandım, işkence gördüm ve ölüm korkusu. Beni ayakta tutan sadece iki şey vardı: İnancım ve ailem.”

İşte Tuncer Çetinkaya’nın Welt’e verdiği röportaj:

Tuncer Çetinkaya Türkiye’de işkence görmüş diğer mağdurlarla birlikte Türk devletine karşı Karlsruhe’de Alman Federal Savcılığına dava açtı. Evrensel yargı yetkisi kapsamında işkence gibi insanlığa karşı işlenen suçlar, Almanya’da işlenmemiş olsa dahi yargı konusu olabiliyor.

Çetinkaya, İngiliz rekor sahibi futbol şampiyonu Manchester United’ın logosu olan koyu renkli polar giyinmiş. Hapishane yatağında oturduğunu gösteren bir fotoğrafı var. Saçları kısa, cezaevinde 30 kilodan fazla kaybetti. Bugün aklar düşmüş saçları geri taranmış, daha güçlü görünüyor. Batı Almanya’daki boş mutfakta oturan Çetinkaya’nın fotoğraftaki adam olduğuna inanmak güç.

JETLER HAVADAYKEN LİSTE AÇIKLANDI

Çetinkaya, tutuklandığında 26 yıldır gazeteci olarak çalışıyordu. Uzun bir süre ülkenin en fazla tirajlı gazetesi Zaman’da çalıştı. Erdoğan ve Hareket arasındaki ittifak sonlanınca gazete muhalif yayınlarıyla öne çıktı. 2016’da gazeteye kayyum atandı.

Darbe gecesi Çetinkaya “Lanet olsun darbecilere” şeklinde bir yorum yazıyor. 28 Şubat sürecinde de darbecileri bir kitabında ağır eleştirmişti. Asker darbesini, hükumetlerin devrilmesi için meşru bir yol olarak kabul etmiyor. Ancak, İstanbul ve Ankara’da jetler hala havada iken adını hükumete yakın bir Twitter hesabından yayımlanan bir fişleme listesinde görüyor. “Tutuklanması gereken gazeteciler” diye bir yazı… 23 Haziran günü, Çetinkaya tutuklanıyor.

İŞKENCE MERKEZLERİ

Hapishanede ilk günler en kötüler arasında. Çetinkaya’nın tarif ettiği de bu; pek çok diğer tutuklu gibi. BM İşkence Özel Raportörü bir raporunda Türk hapishanelerinde “falaka, dayak, tehditler ve çeşitli cisimlerle tecavüz” vakalarından bahsediyor. Özellikle darbeden sonraki ilk birkaç gün içinde polis, kurulan geçici merkezlerde bu yöntemleri kullanmış.

Kısa bir sürede Çetinkaya üç farklı şehirdeki Cezaevlerine naklediliyor. Aksaray, Nevşehir ve Antalya.

Ailesi ve avukatıyla görüştürülmüyor. Hakkında hangi suçların istinat edildiği bilinmiyor.

OTURMAK BİLE İMKANSIZDI

“20 kişi ile birlikte 5 metrekarelik bir hücrede kaldık. Oturmak bile imkansızdı” diye hatırlıyor. “İçlerinden tek tek bazı mahkumları alıp gözlerini bağlayarak götürüyorlardı ve binanın çatısına çıkarttıktan sonra aşağı atmakla tehdit ettiler” diye ekliyor.

Memurlar ifade almak ve başka muhalifleri hakkında itiraf almak için bu işkenceleri yapıyorlar. Ülkenin dört bir yanında bu metot uygulanıyor. Çok sayıdaki insan hakları kuruluşunca BM’ye iletilen ve Die Welt’in de ulaştığı raporlarda, darbe sonrasında sistematik bir şekilde işlenen işkencenin nasıl yapıldığı kaydediliyor.

Çetinkaya sessiz. Gazeteci olduğunu ve darbenin kim tarafından yapıldığını hukuki olarak araştıramayacağını belirtiliyor.

MUHALİF OLMANIN BEDELİ

Abdullah Bozkurt, Tuncer Çetinkaya’nın eski bir mesai arkadaşı. Bozkurt da İsveç’te sürgünde ve Die Welt ile yaptığı bir görüşmede şunları dile getiriyor: “Tuncer önemli bir gazeteci. Güçlüleri ve hükümeti eleştirmekten hiç çekinmedi ve bunların yasa dışı işlerine ilişkin belgeleri bulması durumunda bunu yargıya taşımaktan geri adım atmadı hiçbir vakit. Muhalif olmanın bedelini ödüyor.”

Çetinkaya, cezaevine girdiğinde yüksek tansiyon ve böbrek rahatsızlığı vardı. İlk başta hiç ilaç verilmedi. Daha sonra da düzensiz olarak ilaçlarını alabildi. Gardiyanlar çoğu zaman ne olduğunu bilmediği ilaçları kendisine veriyordu. Sağlık durumu her geçen gün daha da kötüye gitti. Böbreği işlevini yitirdi. Die Welt Gazetesinin elindeki doktor raporları da bunu gösteriyor.

HAPİSHANEDE ÖLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜ

Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi F9 Koğuşu, Şubat 2018

Cezaevi yetkilileri onun acısını görmezden geldi. Bütün o yıllar ülkesinde, hukuk devletine, Cumhuriyete inanmıştı. Oysa anlıyor ki; bunların hiçbirinin değeri yok. Gazeteci ilk defa hapishanede ölebileceğini düşünüyor.

Çetinkaya, “En kötüsü psikolojik işkencelerdi” diyor. Tecrit, hakaretler ve tehditler. Unutulma hissi. Bugün bile Çetinkaya bunların sonuçlarından mustarip. Almanya’da psikiyatrik tedavi görüyor, endişe hissi ve depresyonda. Elimizdeki bir doktor raporunda, cezaevindeki işkencelere işaret ediyor.

SAĞLIĞINI NASIL GERİ GETİRECEKSİNİZ?

Gazeteci ailesinden ayrı yaşıyor, aile birleşimi kapsamında karısını ve çocuklarını Almanya’ya getirmeyi bekliyor. Güvenlik nedeniyle Türkiye dışına çıkmışlar. Çetinkaya’nın ailesi, vatanlarındaki özgürlüklerinden endişe ediyorlar. Hapsedildikten sonra kızı Rahime Gül, uluslararası medya kuruluşlarını duygusal bir mektup yazdı: Bir yardım çağrısı. “Babam masum ve mahkemede kanıtlanacak. Ama babamın sağlığını nasıl geri getireceksiniz? Hapishanede daha fazla kalmamalı” dedi.

AĞZINDAN KÖPÜK GELİRSE…

Çetinkaya hapishanede fıtık olunca günlerce yardım bekledi. Doktora gitmesine izin verilmedi. Gardiyan bir seferinde: “Ağzından köpük gelirse doktora götürürüz, kameraya el salla” diye alay etti. Sonra bir gün ansızın hastaneye götürüldü. Herhangi bir bilgi verilmeden… Olacak ameliyattan ailesinin de bilgisi yok. Kelepçeleri ancak ameliyat masasında çıkartıldı. O da doktor ve hemşirelerin işlerini daha rahat yapabilmeleri için… Askerler eşliğinde ameliyathaneye girdi. Kendine geldiğinde üzerinde kanlı bir ameliyat önlüğü vardı. Sonra kendini, hastanenin tutsaklar için ayrılmış aşırı soğuk bir odasının zemininde buldu. Hareket edemiyordu. Tuvalete sürünerek gitmek zorunda kaldı.

“BENİ ÖLÜME TERK ETTİLER”

Ameliyatın kendisine yardım edilmek için yapıldığına inanmıyor Çetinkaya. Ameliyatın kendisini zayıf düşürmek için yapıldığını düşünüyor. “Beni öldürmek istemiyor, beni ölüme terk ediyorlar” diye ekliyor. Bu, hapishanedeki ilk ölüm olmazdı. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfının bir raporunda 2016 sonrasında Türk hapishanelerindeki 61 şüpheli ölüm vakası bildiriliyor.

2018’in sonunda neden serbest bırakıldığını kendisi de bilmiyor. Bugüne kadar mahkemesi de sonuçlanmadı. Ama her an yeniden tutuklanabileceğini tahmin ediyor. Bunun olması durumunda yaşayarak hapishaneden çıkacağına inanmıyor. Bu nedenle kaçmayı kararlaştırıyor. Detaylar hakkında bilgi vermek istemiyor. O dönemde Türk medyası, kendisinin öldüğü haberini veriyor. Şubat 2019’da ise Almanya’da olmamasına rağmen burada olduğuna ilişkin haber yapıyorlar.

BİR GÜN ADALET TECELLİ EDECEK!

Haberler Çetinkaya’yı korkutuyor. Başkan Erdoğan’ın Almanya’da fanatik taraftarları olduğunu ve bunların muhalifleri hedef gözettiklerini biliyor. Daha önce Die Welt’in de yazdığı gibi, Türk İstihbaratı yurt dışında yaşayan en az 31 muhalifi operasyonla darbe sonrasında Türkiye’ye geri getirdi. Bu nedenle Çetinkaya, Human Rights Defenders Derneği ve dört işkence gören kişi ile birlikte Federal Savcılıkta Türk hükumetine karşı işkence ve insanlığa karşı işlenen suçlar çerçevesinde dava açtı. Çetinkaya, “Ümit ile yaşıyorum” diyor ve ekliyor: “Bir gün adalet tecelli edecek…”

Ahmet’in annesi: “Yurt dışı yasağımı kaldırın, oğlum ölüyor”

 

Dünya

Koronavirüs dünya ekonomisini vurdu: Kiralar uçtu maaşlar çakıldı

Koronavirüs nedeniyle birçok ülkede vatandaşların gelirini olumsuz etkileyerek yaşam standartlarını kötüleştirdi. Salgın nedeniyle İran’da kiraların artışı yüzde 121’i bulurken, Filistin’de ise maaşlarda kesinti yapıldı.

BOLD – Dünya genelinde koronavirüse yakalanan kişi sayısı 11 milyona ulaşırken birçok ülkede vatandaşlar pandemi koşullarının oluşturduğu ekonomik krizle boğuşuyor.

İRAN’DA KİRALAR 400 DOLARDAN 1000 DOLARA FIRLADI

Can kaybının 11 bini aştığı İran’da başkent Tahran’daki konut fiyatlarının pandemi döneminde yüzde 121 artış göstermesi dikkat çekti. Tahran’da ortalama bir konutun fiyatı geçen yıl eylül ayında 400 dolara tekabül ederken bu yıl haziran ayında bin dolara yükseldi. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “Ev kiralarında Tahran’da yüzde 25, büyük şehirlerde yüzde 20 ve diğer şehirlerde yüzde 15’ten fazla artış yapılmayacak” demişti.

FİLİSTİN’DE MAAŞLAR YARI YARIYA AZALTILDI

Filistin yönetimi, İsrail’den vergi gelirlerini almayı reddettiği kararın ertesinde ekonomik açıdan zor bir süreç geçirdiğini ilan etti. Filistin Maliye Bakanı Şükrü Bişara, devletin gelirlerinin yüzde 80 oranında azaldığını belirterek, 132 bin kamu çalışanının maaşlarının aylık 507 doların altına düşmeyecek şekilde yarı yarıya azaltılacağını açıkladı.

SİGORTA ŞİRKETİ KORONA FATURASININ 10’DA 1’İNİ KARŞILADI

Dünyada salgının en etkili olduğu ABD’nin Florida eyaletinde bir süre hastanede tedavi gördükten sonra Kovid-19’dan hayatını kaybeden bir vatandaşın tedavi masraflarının bir milyon dolardan fazla tuttuğunu gösteren fatura sosyal medyada gündem oldu. Hayatını kaybeden kişinin amcası olduğunu ve hastanede dört hafta geçirdiğini ifade eden ‘workshopgh’ isimli bir sosyal medya kullanıcısı, sigorta şirketlerinin faturanın yalnızca 101 bin 424 dolarını karşıladığını belirtti.

AKP üç ayda 2.6 puan kaybederken CHP oyunu 6 puan artırdı

Okumaya devam et

Dünya

“Ülkenin ekonomik sağlığı bizim sorumlu hareket etmemize bağlı”

İngiltere’de koronavirüsle mücadele tedbirleri esnetildi. Üç aydır kapalı olan bar, kuaför salonları, müze ve kütüphaneler açıldı. Başbakan Johnson, sorumluluk uyarısı yaptı.

BOLD – Koronavirüs nedeniyle 44 bin 216 kişinin hayatını kaybettiği İngiltere’de 3 aylık aradan sonra kuaför salonları ve barlar bugün açıldı. Restoranların da kapılarını açtığı ülkede polis ve sağlık görevlileri ‘süper cumartesi için hazırlıklı olduklarını’ aktardı.

Restoran, bar ve kuaför salonlarının yanı sıra ibadethaneler, parklar, kütüphaneler, lunaparklar, sinema salonları ve müzeler de sosyal mesafe kuralları göz önünde bulundurularak yeniden açılacak. İki hane halkının iç mekanda bir araya gelmesine ve en fazla 30 katılımcıyla düzenlenecek düğünlere de izin verilecek.

Hükumetin, ekonomiye destek için vatandaşları dışarıya çıkmaya teşvik ettiği İngiltere’de Sağlık Bakanı Matt Hancock, yerel basının ‘süper cumartesi’ olarak tanımladığı ve kısıtlamaların gevşetildiği hafta sonunda ‘kargaşaya neden olan sarhoş haydutların tutuklanacağını’ söyledi.

İngiltere Başkbakanı Boris Johnson, cuma günü düzenlediği basın toplantısında, işletmelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. İnsanları sorumlu davranma ve sosyal mesafe kurallarına uyma konusunda uyaran Johnson, “Ülkenin ekonomik sağlığı bizim sorumlu hareket etmemize bağlı” dedi.

Okumaya devam et

Dünya

Eski başbakan ve iki sağlık bakanına Fransa’da koronavirüs soruşturması

Fransa’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yönetimine ilişkin eski Başbakan Edouard Philippe, eski Sağlık Bakanları Olivier Veran ve Agnes Buzyn hakkında soruşturma başlatılıyor.

BOLD – Fransa Yargıtay Savcısı François Molins, salgının yönetimine ilişkin yapılan 90 başvurudan 53’ünün incelendiğini, bunların içerisinden 9’unun kabul edildiğini açıkladı. Molins, eski Başbakan Edouard Philippe, eski Sağlık Bakanları Olivier Veran ve Agnes Buzyn hakkında soruşturma açılacağını belirtti.

Kovid-19 salgınının yol açtığı krizi kötü yönettiği gerekçesiyle eski Başbakan Philippe ve birçok eski bakan hakkında 90 suç duyurusunda bulunulmuştu. Buzyn, yerel seçimlere katılmak için şubat ayında istifa etmişti ve yerine Olivier Veran getirilmişti. Toplumsal ve ekonomik sorunlarla çalkalanan ülkede Philippe, dün Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a kendisinin ve hükümetin istifasını sunmuş ve kabul edilmişti. Macron, Philippe’in yerine Jean Castex’i atamıştı.

Okumaya devam et

Popular