Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Orhan Pamuk: tahammül edemedikleri Altan’ın sözleri değil, cesur tutumu ve kararlılığı

Nobel Edebiyat Ödüllü eserleri ile tanınan yazar Orhan Pamuk, geçtiğimiz günlerde yeniden tutuklanan Ahmet Altan için “onun yeniden hapse atılması için bir hafta boyunca ısrarla yayın yapanların tahammül edemedikleri Altan’ın sözleri değil, hapse atıldıktan sonra gösterdiği cesur tutumu ve kararlılığı” ifadesini kullandı.

BOLD-1138 gün Silivri Cezaevi’nde tutuklu kalan Gazeteci-Yazar Ahmet Altan, Yargıtay’ın bozma kararı sonra yargılandığı İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edilmişti. Ahmet Altan’ın tahliyesinden rahatsız olan iktidara yakın isimler, sosyal medyadan ve medya kuruluşlarından aleyhte haberler yapmaya başladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tahliye kararına itirazı üzerine İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi Altan’ın tahliyesi kaldırarak yeniden tutuklanmasına karar vermişti. Altan’ın yeniden tutuklanmasına uluslararası birçok kurum tepki göstermişti. Dünyaca ünlü Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk, Ahmet Altan için T24’de özel açıklamalarda bulundu.

“BİZLER SUSTUKÇA…”

Orhan Pamuk, “Altan’a yapılan sistematik haksızlıklar sürdükçe ve olup bitenler karşısında bizler sustukça hepimiz kendimizden ve insanlığımızdan utanıyoruz” dedi. “Toplumu korkuyla sindirerek yönetmek isteyenler için Ahmet Altan’ın cesareti ve kişiliğinin engel olduğunu” belirten Orhan Pamuk, “Ahmet Altan serbest kalmalı, Türkiye hak ettiği normal ve adil bir hukuk düzenine geri dönmelidir” çağrısı yaptı.

“HUKUKSUZLUK VE KEYFİLİĞİ OLAĞAN KARŞILIYOR, NORMALLEŞTİRİYORUZ”

“Artık Türkiye de gerçeği söylemek için kişinin Ahmet Altan kadar cesur ve güçlü olması gerekiyor” diyen Pamuk, “Altan, üç yıldan fazla zamandır, zaten siyasi nedenlerle inandırıcı olmayan kanıtlarla içerideydi. Üç yıldan sonra onu serbest bırakanlar cesur yazarın onca baskıya rağmen korkmadığını, yılmadığını, devleti ve hükümeti örnek bir cesaretle eleştirmeye devam ettiğini görünce onu yeniden içeri attılar. Hukukun bu derece bir keyfilikle çiğnenmesi, yüksek mahkeme kararlarının pervasızca ayaklar altına alınması kabul edilir değil. Altan’a yapılan sistematik haksızlıklar sürdükçe ve olup bitenler karşısında bizler sustukça hepimiz kendimizden ve insanlığımızdan utanıyoruz. Daha kötüsü hukuksuzluk ve keyfiliği olağan karşılıyor, normalleştiriyoruz.” dedi.

“TUHAFLAŞAN HUKUKSUZLUK HEPİMİZİ ZEHİRLEMEYE DEVAM EDECEK…”

“Altan içeride tutuldukça gittikçe tuhaflaşan hukuksuzluk hepimizi zehirlemeye devam edecek…” uyarısında bulunan Orhan Pamuk, “Hapisten çıktı diye sosyal medyada Altan’ın aleyhine kampanya düzenleyenlerin, onun yeniden hapse atılması için bir hafta boyunca ısrarla yayın yapanların tahammül edemedikleri Altan’ın sözleri değil, hapse atıldıktan sonra gösterdiği cesur tutumu ve kararlılığı. Toplumu korkuyla sindirerek yönetmek isteyenler için Ahmet Altan’ın cesareti ve kişiliği bir engel. Bu yüzden onun karşısında tek çare olarak hukuksuzluğa dönmeyi ve yeniden hapse atmayı görüyorlar… Ahmet Altan serbest kalmalı, Türkiye hak ettiği normal ve adil bir hukuk düzenine geri dönmelidir.” açıklamasında bulundu.

Baba Şaban Vatan ve 3 gazeteci hakkında tutuklama talebi

Medya

Aydınlık, AKP’yi ‘Kanal İstanbul’ üzerinden hedef aldı: Stratejik hata!

Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “Aynı gemideyiz” söylemiyle AKP’ye destek verdiği Vatan Partisinin yayın organı Aydınlık gazetesi, Kanal İstanbul konusunda Erdoğan’la ters düştü.

BOLD- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında geçen günlerde başlayan Kanal İstanbul projesi tartışmasına giderek büyüyor. İmamoğlu’nun ‘İstanbul’a ihanet’ dediği çalışma için Erdoğan’dan ‘Yapacağız ve proje çok sükse yapacak’ açıklaması gelmişti. Tartışmayı alevleyen bu açıklamaların ardından Türkiye proje konusunda ikiye bölündü. Kanal İstanbul projesi televizyonlardaki tartışma programlarının bir numaralı gündemi oldu. Bazı siyasetçi, gazeteci ve bilim adamları projeye İstanbulluların karar vermesi gerektiğini savunarak referandum çağrısında bulundu.

STRATEJİK HATA

Tartışmalar sürerken proje konusunda beklenmedik bir çıkış geldi. Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “Aynı gemideyiz” söylemiyle AKP’ye destek verdiği Vatan Partisinin yayın organı Aydınlık gazetesi, Kanal İstanbul konusunda Erdoğan’la ters düştü. Aydınlık gazetesi proje hakkındaki eleştirel haberini ‘Stratejik hata’ başlığıyla manşetten okurlarına duyurdu.

‘SORU İŞARETLERİ ORTADAN KALKMADI’

Erdoğan’ın çok sükse yapacak dediği Çılgın Proje ile ilgili gazete de şu ifadeler yer aldı, “Ak Partinin 2011’de ‘çılgın proje’ diye sunduğu Kanal İstanbul projesi bugün yine tartışma konusu. Aradan geçen yıllar içinde projenin geçeceği rota konusunda söylentiler yayıldı, arsalar el değiştirdi. Son olarak Ulaştırma Bakanlığı dört ilçeden geçecek rotayı açıkladı. Ancak projeye nasıl kaynak ayrılacağı, ekonomik katkısının boyutu ve Türk Boğazları Montrö Sözleşmesi’ne tesiri gibi kritik konularda soru işaretleri ortadan kalkmadı. Konunun uzmanları ekonomi, askeri strateji, afet yönetimi, ekoloji, şehir ve nüfus planlaması gibi alanlarda projeye ciddi eleştiriler yöneltiyor. İktidar ise projeyi, ticari gemilerin güvenli geçişi, İstanbul Boğazının korunması, geçişten gelir elde edilmesi gibi argümanlarla savunuyor.”

Ziraat’in ortak olduğu simitçiden Erdoğan’ın avukatı çıktı

Okumaya devam et

Medya

Ahmet Hakan’dan AKP medyasına öğüt: Telaşlı izlenimi vermeyin!

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ile ilgili gelişmelerde AKP’ye yakın medya kuruluşlarının telaşlı bir halde gözüktüklerini belirten Ahmet Hakan, “Sıkılmış yumruklar, öfkeli çıkışlar, hain sesleri Babacan/Davutoğlu cephesine “biz neymişiz be” dedirtiyor” dedi.

BOLD- Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Çoşkun, bugünkü köşesinde Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ı hedef alan havuz medyasını yazdı. Çoşkun, AKP’den istifa ederek yeni parti kuran eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve parti kurma aşamasındaki eski bakan Ali Babacan’a yönelik iktidar yanlılarının stratejilerinin çok yanlış olduğu görüşünü savundu. Ahmet Hakan Çoşkun, söz konusu medya için bir takım tavsiyelerde de bulundu

TELAŞLI İZLENİMİ VERMEMELİ

Yandaş medya olarak nitelendirilen iktidar yanlısı yayın organlarında telaş olduğu izlenimi edindiğini belirten Ahmet Hakan Çoşkun, ”Oysa telaşları olsa bile böyle bir izlenim vermemeleri gerekir” diye konuştu.

TAM TERSİ ŞART

Davutoğlu’nun yeni parti çıkışının, hükumet yanlısı medyada gereğinden çok ciddiye alındığını söyleyen Çoşkun, ”Tam tersini yapmaları şart!” dedi.

BİZ NEYMİŞİZ BE! DEDİRTİYOR

Yeni pati kuran eski AKP’lilere basında hiç yer vermemenin de çözüm olmadığı öne süren Ahmet Hakan Çoşkun, yazının devamında, ”Konvansiyonel medyalarında yer vermiyorlar. Hiç görmemek, durup dururken bir gizem ve bir ilgiye yol açar ki sonuçta bu oluyor. Sıkılmış yumruklar, öfkeli çıkışlar, hain sesleri falan… Bütün bunlar Babacan/Davutoğlu cephesine “biz neymişiz be” dedirtir. Dedirtiyor da nitekim” ifadelerini kullandı.

Adli denetimdeki Yavuz Selim Demirağ’a gece yarısı gözaltı: ‘Bu nasıl demokrasi?’

Okumaya devam et

Medya

Fatih Altaylı’dan Simit Sarayının kurtarılmasına tepki: Batık iş sana bana sokuşturuluyor

Zor durumdaki Simit Sarayı’nın devlet tarafından kurtarılmasına tepki gösteren Habertürk Yazarı Fatih Altaylı, “Batık iş sana bana sokuşturuluyor. Daha nicelerine böyle paralar aktarılıyor” diye yazdı.

BOLD – Simit Sarayının yüzde 51 hissesinin Ziraat Girişim tarafından satın alındığını hatırlatan Fatih Altaylı, zor durumda olan markanın kurtarıldığını yazdı.

“Simit’i çıkardılar bize soktular” diyen Altaylı Habertürk’teki köşesine şunları yazdı: “Birkaç hafta önce bu köşede yeni getirilecek olan vergileri eleştirdim, insafsızca bulduğumu, hatalı olduğunu, ekonomiye can vermeyeceğin söyledim. Trol kafalardan işitmediğim hakaret kalmadı. ‘Zenginlere gelen vergi sana niye dokundu’ falan dedi ahmaklar. Hâlâ anlamamışlar, bu ülkenin ‘ana fikrini’. Zengin eğer iktidarlara yakın ise ondan alınmaz. Sizden benden alınan onlara verilir. Misal mi? Mesela hükumete yakın müteahhidin bitiremediği inşaat devlet tarafından satın alınır. Müteahhit kardeşin cebine parası konulur, batık iş sana bana sokuşturulur.

DAHA NİCELERİNE BÖYLE PARALAR AKTARILIYOR

Sanmayın ki, sadece finans bilmem neresindeki arsasına devlet kesesinden 1 küsur milyar ödenen Ağaoğlu’ndan söz ediyorum. Daha nicelerine böyle paralar aktarılıyor. Hadi orası inşaat sektörü batmasın, sonra domino gibi ekonomi yıkılır. Peki ya ‘simit sektörüne’ ne demeli? Simit Sarayı diye bir markamız var. Allah biliyor ya, gurur duyduk yıllarca. Kafamızdaki matematiğe uyduramadık ama güzel görünüyordu. New York’un 5. Caddesi’nde, Londra’nın Piccadilly Circus’unda görünce ‘Vay be’ diyorduk da, ‘Simit satarak her ay 50 bin dolar kira nasıl ödenir’ aklımız almıyordu. Gerçi kiranın çoğunu “Turquality” diye devlet ödüyordu ama yine de hesabı kafamızda tutturamıyorduk. Hele hele özel uçaklar, lüks lüks otomobiller falan olunca “Kazanıyorlar” diye düşünüyor, ‘Bizim bilmediğimiz bir şey biliyorlardır’ diyorduk. Bilmiyorlarmış meğer. Bildikler şu imiş. ‘Batarsak bir çıkaran olur.’ Nitekim çıkardılar. Yüzde 51’n Ziraat Girişim aldı. Simit’i çıkardılar, bize soktular. Sonra zengine vergi geldi öyle mi! Hadi canım siz de… Anlatırım bir ara vergi meselesini de. Anlarsınız kime geldiğin. 77 yıl sonra, yeniden!”

Ziraat’in ortak olduğu simitçiden Erdoğan’ın avukatı çıktı

Okumaya devam et

Popular