Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Onun gözyaşları herkesi çok etkilemişti, 13 ay sonra eşine ve çocuklarına kavuştu

Felsefe öğretmeni Yasin Atik (38) 13 ay sonra eşine ve çocuklarına kavuştu. Atik ailesini havaalanında çiçeklerle karşıladı.

BOLD- Yasin Atik’i hemen hatırlayacaksınız. Eşi Yasemin Atik’in (35) evde doğum yapmak zorunda kaldığını gözyaşlarıyla anlamıştı.

Merkezi ABD’de bulunan insan hakları kuruluşu Advocates of Silenced Turkey (AST) tarafından hazırlanan videoda Yasin Atik, 13 ayrı ayrı kaldığı eşine ve 4 çocuğuna duyduğu özlemi dile getirmek için kamera karşısına geçmişti.

Ama asıl içini yakan olay, ailece Türkiye’de yaşadıkları zor günlerdi. 15 Temmuz’dan sonra doğumhanede kapısında bile kadınlar gözaltına alındığı için Yasemin Atik saklanmak zorunda kalmış ve oğlu Yusuf Muhsin’i başkasına ait bir evde, 4 metrekarelik bir odada, muşambanın üzerinde dünyay getirmişti.

Daha sonra da ailece Yunanistan’a geçerek Türkiye’yi terk etmeye karar vermişlerdi. Kucağında bebek, Enes (11), Reyhan (10), Nalan (4) olmak üzere toplamda 4 çocukla Meriç’i geçip Selanik’e yerleştiler. Yasin Atik Amerika vizesi olduğu için ABD’ye gitti. B ir iş bulup yerleşip amacı da ailesini yanına alabilmekti. Nihayet o gün geldi. Bütün aile bu akşam Amerika’da bir araya geldi.

Eğitimci Yasemin Atik, Hizmet Hareketi gönüllüsü olarak 15 Temmuz’dan sonra başlatılan Tenkil sürecinde yaşadıklarını 16 Haziran 2019’da BOLD Medya’ya anlatmıştı.

Muşambanın üzerinde yaptığı doğumu anlattı: Bebeğimi mutfak tartısıyla tarttık

Gündem

Yargıtay ‘Babacan tavır’ dedi, cinsel saldırı kararını bozdu

Yargıtay, yerel mahkemenin ‘cinsel saldırı’ kararını skandal ‘babacan tavır’ değerlendirmesiyle bozdu. 

 BOLD – Bursa’da bir devlet kurumunda yaşanan cinsel saldırı olayında, kurum müdürü iddiaya göre altında çalışan kadın memurun kalçasına dokundu. Yaşanan cinsel saldırının ardından gözyaşlarına boğulan genç kadın, olayı yargıya taşıdı. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ‘cinsel saldırı gerçekleşmiştir’ kararı verildi. 

Kamu kurumu müdürü yerel mahkemenin kararına itiraz ederek dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Müdür hakkında verilen ‘cinsel saldırı’ kararı, Yargıtay 14. Ceza Dairesi tarafından “Müdür, babacan tavır sergilemiştir” diyerek oy çokluğu ile bozuldu. 

Bursa’da bir kamu kurumunun müdürü iddiaya göre, odasına çağırdığı kadına memura, “Maşallah, çok güzelsin, fıstık gibisin” diyerek kalçasına dokundu. Cinsel saldırı sonrası gözyaşlarına boğulan genç kadın, olayı yargıya taşıdı. 

Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘basit cinsel saldırı’ davasında kurum müdürü mahkumiyete çarptırıldı. Sanık müdür kararı temyiz etti. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, kalçaya elleme yoluyla gerçekleştirilen cinsel saldırı olayında, müdürün ‘babacan tavır’ la hareket edip etmediğinin yeterince araştırılmadığına dikkat çekti. 

“BABACAN BİR TAVIRLA HAREKET ETTİĞİNE DAİR İFADESİ ORTADIR” 

Kararda şöyle denildi: “Olayın intikal şekli ve zamanı, tarafsız tanık K3’nin iş yerinde gördüğü sanığın babacan bir tavırla hareket ettiğine dair ifadesi ortadadır. Diğer tanık beyanları, CD içeriği ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın aynı yerde birlikte çalıştığı mağdurenin vücuduna dokunması şeklindeki eyleminin cinsel amaçla gerçekleştirildiği hususunun şüphede kaldığı ve mevcut haliyle cezalandırılmasına yeter başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından, müsnet suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırıdır. Sanık avukatının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bozulmasına oy çokluğu ile karar verildi.” 

BİR ÜYE KARAR ŞERH KOYDU 

Karara şerh koyarak karşı oy kullanan Yargıtay 14. Ceza Dairesi üyesi ise manifesto niteliğinde ifadeler kullandı. 

Mahkeme kararının onaylanması gerektiğinde görüş belirten üye “Ceza yargılamasının esas amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu bakımdan hâkim davayı muhakeme kuralları gereğince huzurunda görecek, olayı ilk günkü haline götürecek bu konuda yüz yüzelik ilkeleri gereğince sanık ile mağduru dinleyecek ve gözlemleyecek, elde ettiği delillerle vicdani kanaati ile hüküm kuracaktır. Delil tüm davalarda hükme ulaştıracak kurucu unsurdur. Bu bakımdan en hassas suçlar cinsel istismar ve cinsel saldırı suçlarıdır. Bu suçlarda mağdur ile sanık arasında geçen eylem genellikle yapısı gereği tanık olmadan ve bariz delil bırakılmadan işlenen suçlardır. Bu açıdan Yargıtay’ca davanın temelini oluşturan delillerden en önemlileri, mağdur beyanı, doktor raporları, psikolojik inceleme evrakları, sanık ve mağdurun bulundukları çevre, aralarındaki yakınlık ve husumet incelemeleri olarak kabul edilmiştir. 

“ARADA HUSUMET YOK, CİNSEL SALDIRI GERÇEKLEŞMİŞTİR” 

Öte yandan tanıdık kişiler (akraba, komşu, öğretmen, iş arkadaşı, amir v.b) tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar ve saldırı vakalarında mağdurların bu kişilerle olan geçmiş ilişkileri, yakınlık düzeyleri olay öncesi ilişkilenme biçimleri ve daha sonra mağdur ile aynı çevrede kalmaya devam etmeleri sebebiyle ivedi biçimde şikayette bulunmamaları mağdurun aleyhine yorumlanmamalıdır. Çünkü bu kişiler hakkında yasal müracaatta bulunma konusunda tereddüt yaşadıkları ve yabancı failler konusunda gösterdikleri kararlılıkları kimi zaman gösteremedikleri bilinen bir gerçeklik olarak kabul edilmiştir. Sanığın bir kamu kurumu şubesinde müdür, katılanın da aynı şubede memur olarak çalıştıkları, o sebeple sürekli bir araya geldikleri, katılanın iddiasına göre sanığın zaman zaman ‘Maşallah, çok güzelsin, fıstık gibisin’ şeklinde kendisine laf attığı, olayın olduğu gün iş yeri kapısında karşılaştıkları sırada sanığın katılanın kalçasını ellediği ve katılanın karşı çıkması üzerine sanığın ‘Sen benim kızım gibisin’ diyerek olayı geçiştirmeye çalıştığı ancak bu olay sonrası katılanın ağlamaya başladığı ve olayı diğer arkadaşlarına anlattığı ortadadır. 

Son olayın oluş şeklinin dinlenen tanıklara mağdur tarafından hemen aktarıldığı, tanıklar K6, K5 ve K4 tarafından benzer şekilde doğrulandığı gibi o sırada şifre almak için şubede bulunduğu anlaşılan tanık K3’ın da olayı doğruladığı anlaşılmakla katılanın sanığı suçlaması için aralarında başkaca geçmişe dayalı bir husumetin bulunmaması da dikkate alındığında, sanığın olay günü katılana yönelik sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olduğundan mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir” ifadelerini kullandı. 

115 MASAK çalışanı ‘Erdoğan’ın T.C’siyle sorgulama yapmak’ suçlamasıyla gözaltında!

Okumaya devam et

Gündem

Boş yolda bir garip kaza

İstanbul Sultangazi’de boş bir sokaktan oldukça yavaş ilerleyen otomobil, biranda park halindeki aracın üzerine çıkarak devrildi. İki kişinin yaralandığı kaza güvenlik kamerasına da yansıdı.

BOLD- Sultangazi Mevlana Mahallesinde meydana gelen kazada kimliği henüz belirlenemeyen 34 AKC 204 plakalı otomobil sürücü, sokak üzerinde ilerlerken bir anda park halindeki aracın üzerine çıktı. Kontrol çıkan araç otomobil sonrasında da ters döndü. Otomobilin içinde bulunan biri erkek biri kadın iki kişi yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine polis sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Araçtan çıkarılan 2 yaralı ambulansla hastaneye kaldırıldı.

BOŞ YOLDA YAVAŞÇA İLERLERKEN

Bu arada kaza anı çevredeki bir sitenin güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde otomobilin kaza anında oldukça yavaş olduğu görülüyor. Aynı görüntülerde, kaza anında yolun boş olduğu ve kaza sonrası yardıma koşan vatandaşlar da yer alıyor.

Trabzon sokaklarında yılan paniği

Okumaya devam et

Gündem

115 MASAK çalışanı ‘Erdoğan’ın T.C’siyle sorgulama yapmak’ suçlamasıyla gözaltında!

Ankara TEM’de 115 MASAK çalışanının “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti (TC) kimlik numarası ile sistemde sorgulama yapmakla” suçlamasıyla gözaltında olduğu öğrenildi. 

BOLD – Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, savcılığın talimatıyla Mali Suçları Araştırma Kurulu’nda (MASAK) 15 Temmuz’dan sonra göreve getirilen ve Kasım 2019’da başka kurumlara gönderilen 115 eski personele operasyon düzenledi. 

Cumhuriyet’te Alican Uludağ’ın özel haberinde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, geçmişteki para hareketlerinin sorgulandığı gerekçesiyle 115 MASAK çalışanının Ankara TEM’de gözaltında tutulduğu belirtildi.  

İHRAÇ EDİLENLERİN YERİNE GETİRİLENLERE CEMAAT SORUŞTURMASI!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 115 kişinin halen TEM’de tutulduğu öğrenildi. Başsavcılığın soruşturmayı “FETÖ” iddiasıyla yürüttüğü iddia ediliyor. 15 Temmuz’dan sonra MASAK’ta büyük oranda personel değişmesine savcılığın, soruşturmayı ‘FETÖ’ye bağlaması dikkat çekiyor.  

15 Temmuz’dan sonra yüzlerce kişi MASAK’tan ihraç edildi ve onların yerine diğer kurumlardan uzmanlar getirildi. Bu personel, cemaat kurumları ve ilişkili şirketler hakkında “mali suçları” araştırdı, savcılık ve mahkemelere raporlar gönderdi. Ancak 2016’dan beri MASAK Başkanı olarak görev yapan Osman Dereli, 9 Ağustos 2019’da sürpriz bir şekilde görevden alındı. 

Dereli’nin yerine Hayrettin Kurt getirildi. Bu görev değişikliğinin ardından MASAK’ta ciddi bir değişime gidildi. 2016’da MASAK’a getirilen 150’ye yakın personel, Kasım 2019’da görevden alınarak Sayıştay, Maliye ve illerdeki defterdarlıklara gönderildi. 

İTİRAFÇILIK TEKLİFİ 

Alınan bilgiye göre, 30 Haziran Salı günü, eski MASAK çalışanı 115 kişiye saat 06.00’da operasyon düzenlendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alınan 115 kişi Ankara Emniyeti TEM Şube’ye getirildi. 

“FETÖ üyeliği” iddiasıyla başlatılan soruşturmada, gözaltındaki MASAK çalışanlarına “mülakat” sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TC kimlik numarası ile sorgulama yapıp yapmadıkları, Cumhurbaşkanı’nın geçmişe yönelik para hareketlerini inceleyip incelemedikleri soruldu. Bazı çalışanların, “Bizim MASAK çalışanları olarak takdir yetkimiz yoktur. 

Önümüze bin 500 kişilik liste gelir, bunları tek tuşla sorgularız. Ancak biz bu kimlik numaralarının kime ait olduğunu bilmeyiz. Zaten, bilgisayarlar devlet büyükleri ve siyasileri sorgulamaya kapatıldı. Bizler darbe girişiminden sonra güvenlik soruşturmalarından geçirilerek buralara alındık” dediği öğrenildi. 

Öte yandan terörle mücadele polisleri, bazı şüphelilere, “Etkin pişmanlık hükümlerinden” yararlanarak itirafçı olmaları yönünde teklifte bulundu. 115 kişi, dün Ankara Adliyesi’ne getirilerek, sulh ceza hâkimliğine çıkarıldı. Hâkimlik kararıyla gözaltı süresi 4 gün daha uzatılan 115 kişi yeniden emniyete götürüldü. 

Akdeniz’de “Yüksek Askeri Şura” oyunları

Okumaya devam et

Popular