Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Skandal belgeler ortaya çıktı! MİT, 15 Temmuz’dan önce Harbiyelileri ve ailelerini tek tek fişlemiş

15 Temmuz’dan sonra çıkartılan KHK’larla TSK’dan ilişi kesilen binlerce Harbiyeli ve askeri okul öğrencisi, MİT ve Emniyet istihbarat tarafından tek tek fişlendiği ortaya çıktı. Fişleme belgelerinde askeri öğrencilerin ailelerinin de takibe alındığı öğrenildi.

BOLD-Nordic Monitor’den Levent Kenez imzalı haberde, 15 Temmuz’a ilişkin karanlıkta kalan birçok noktaya ışık tutacak belgeler yayınlandı. Binlerce askeri öğrencinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ayrılmasına ve yüzlerce askeri öğrencinin müebbet hapse mahkûm edilmesine neden olan MİT ve Emniyet İstihbaratının hazırladığı fişleme belgeleri ortaya çıktı.

MİT tarafından hazırlandığı öğrenilen gizli ibareli fişleme belgesi

Yayınlanan belgelerde askeri öğrencilerinin ailelerinin de yakından takip edildiği ve haklarında bilgi notu yazıldığı görüldü. Kanunlara aykırı olduğu iç yazışmalarda dile getirilen istihbarat çalışması sonrasında elde edilen bilgilerin beklendiği gibi çıkmadığı göze çarpıyor. 15 Temmuz’dan bir kaç gün sonra bütün askeri liselerin kapatılarak, harp okullarının Milli Savunma Üniversitesi çatısı altında toplanmasının çok önceden planlandığı iddiaları güçlenirken, darbe gecesi Harbiyelilerin terör saldırısı denilerek sokaklara neden çıkarıldığı bir kez daha cevaplanmış oldu.

Dönemin Kara Harp Okulları Komutanı Tümgeneral İzzet Çetingöz imzalı gizli bilgi notunda, askeri öğrencilerin “Paralel Devlet Yapılanması-PDY” adı verilen ve “malum yapı” olarak adlandırılan Gülen Cemaati ile irtibatlı olup olmadığının tespit edilmesi ve gelen güvenlik soruşturma raporlarının değerlendirilmesi için Genelkurmay bünyesinde bir heyet oluşturulduğu ifade ediliyor.

Aynı bilgi notunda yer alan bir diğer skandalda, heyet üyelerinin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı başta olmak üzere Cemaat ile ilgili davalara bakan hakimlerle bir araya gelerek akıl aldıkları bilgisi yer alıyor. Hakimlerin, MİT ve Emniyet’le koordineli çalışılması tavsiyesinde bulunduğu heyet üyelerine öğrenciler hakkında ihbarda bulunularak haklarında dava açılması salık veriliyor. Özel hayata dair gizli bilgilerin, telefon kayıtlarının ve banka bilgilerinin mahkeme kararı olmadan toplanamayacağı yine bilgi notunda yer alıyor.

MİT ve Emniyet’in Harbiyeliler hakkında istenen güvenlik soruşturmalarını yaparak Genelkurmay’a ilettiği açıkça görülüyor. Kara, Hava, Deniz, Jandarma ve Sağlık Komutanlıkları bünyesindeki tüm askeri okullarda okuyan 4813 öğrencinin tek tek araştırıldığı görülüyor. Fişleme notlarına göre 2014 ve 2015 yıllarında askeri okullara giren 4813 öğrenciden sadece 140’u ile ilgili Cemaat iltisakı tespit edilebilmiş. Bunlardan 20 tanesinin ordudan ilişiği kesilmiş, 120 öğrencide takip altına alınmış. Aynı fişlemelerde 2 öğrencinin Hizbullah, 11 öğrencinin PKK ve 39 öğrencinin “diğer” adı verilen örgütlerle ilişkili olduğu iddia ediliyor.

Gizli ibareli bir başka belgede de, Genelkurmay kayıtlarında yer alan başka bir istihbarat bilgisi yer alıyor. Nisan 2016 tarihi itibariyle tüm sınıflarda 149 Harbiyeli hakkında olumsuz bilgi sahibi olunduğu bunlardan sadece 25 tanesinin öğrencinin kendisi ile ilgili olduğu 124 tanesinin de aile ile ilgili olduğu açıkça belirtiliyor. Yine bu istihbarat notunda aileleri sebebiyle ya da bireysel 128 öğrencinin PDY, 5 öğrencinin PKK ve 16 öğrencinin “diğer” örgütlerle ilişkili olduğu ifade edilmekte. Bazı öğrencilerin karşısına kardeşi, amcası, babası şeklinde notlar düşüldüğü görülüyor.

MİT ve Emniyet’in gizli yürüttüğü istihbarat çalışmaları sonrasında elde ettiği bulguların kamuoyunda yürütülen propagandayla örtüşmediği de ortaya çıkmış oldu.

25 Temmuz 2016 tarihinde yayınlanan KHK ile köklü askeri liselerin tamamı kapatılmış, harp okulları da kurulan Milli Savunma Üniversitesi bünyesine alınmıştı. Yeni sistemde orduya alınan askeri öğrencilerin disiplinsiz davranışları sık sık sosyal medyaya yansıyor.

15 Temmuz gecesi yüzlerce Harbiyeli yataklarından kaldırılarak terör saldırısı iddiasıyla önceden organize edildiği kesinlik kazanan otobüslerle İstanbul’un değişik noktalarına götürülmüşlerdi. Halkla karşı karşıya getirilen silahsız Harbiye öğrencileri arasında linç edilen ve yaralananlar olmuştu. 2017 yılında çıkarılan başka bir KHK ile darbe girişimi esnasında darbeyi önlemek için sokağa çıkan sivillerin herhangi bir cezai yükümlülüğü olmadığı ilan edilmişti. Bu sebeple Harbiyeli ailelerin açtığı davalar bu KHK gerekçe gösterilerek kabul edilmemişti.

259 Harbiyeli darbeden hemen sonra tutuklanmış ve 187 tanesi müebbet hapis cezalarına çarptırılmıştı. Kendilerine darbe gecesi toplanma talimatı veren bir çok komutanlarının daha sonra terfi ettiği basına yansımıştı. Bir askeri öğrencinin verilen emri yerine getirmeme gibi bir durumunun olmadığı sıkça vurgulansa da mağduriyetin giderilmesi için somut bir adım atılmadı.

Orhan Pamuk: tahammül edemedikleri Altan’ın sözleri değil, cesur tutumu ve kararlılığı

BOLD ÖZEL

Annesi ve babası bir gün arayla tutuklandı, oğulları böyle veda etti

Gaziantep’te gözaltına alınan Deveci çifti bir gün arayla tutuklandı. 5 yaşındaki Ahmet Eşref, kanser hastası dedeye ve anneanneye bırakıldı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 8 Temmuz 2020’de Gaziantep’te gözaltına alınan Abdullah ve Dilek Deveci çifti, bir gün arayla tutuklanıp cezaevine gönderildi. 5 yaşındaki oğulları Ahmet Eşref bir anda hem annesiz hem de babasız kaldı. Ahmet, 6 yıldır mesane kanseri tedavisi gören dedesine ve 20 sene önce kanser atlatan anneannesine teslim edildi.

İTİRAFÇI OLMAYI REDDETTİĞİ İÇİN

Annesiyle Kahramanmaraş, babasıyla Gaziantep adliyelerinin bahçelerinde boyunlarına sarılarak vedalaşan minik Ahmet’in hali yürekleri burktu. Aynı operasyonda Dilek Deveci’nin kız kardeşi Zeliha Doğan da tutuklanıp Gaziantep L Tipi Cezaevine gönderildi. Yaşananlara tepki gösteren aile yakınları, Dilek Deveci’nin kimseye iftira atmayıp isim vermediği için tutuklandığını vurguladı.

YÖRÜK ÇADIRLARINDA ÖKSÜZ VE YETİM BÜYÜDÜ

9 Temmuz’da tutuklanıp Gaziantep H Tipi Cezaevine gönderilen KHK’lı devlet memuru Abdullah Deveci (35), Bank Asya’ya 57 TL para yatırdığı ve tanık ifadelerine dayanılarak tutuklandı. Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilen Abdullah Deveci maliyede devlet memuru olarak çalışıyordu. Yörük çadırlarında büyüyen Deveci hem öksüz hem yetimdi. Akrabalarının verdiği yardım parasını Bank Asya’ya yatırması mahkemede karşısına tutuklanma nedenlerinden biri olarak getirildi. Dosyasında tanık ifadelerinden başka bir şey bulunmuyor.

“HAKİM: İSİM VERMEZSEN TUTUKLARIM”

Gaziantep’te gözaltına alındıktan sonra Kahramanmaraş’a götürülen eşi Dilek Deveci’ye (30) hakim mahkemede “İsim verirsen bırakırım, yoksa tutuklarım” dedi. “Ben kimsenin yuvasını yıkamam diyen” Dilek Deveci bunun üzerine tutuklanıp Kahramanmaraş Cezaevine gönderildi.

“MİSAFİRLERE HEM ANNESİZ HEM BABASIZ KALDIM DİYOR”

Dilek Deveci oğlu ile Kahramanmaraş, Abdullah Deveci Gaziantep adliyesinin bahçesinde vedalaşırken duygusal anlar yaşandı. Deveci ailesinin yakınlarının verdiği bilgiye göre Ahmet Eşref, kapıya gelen misafirlere “Ben hem annesiz hem babası kaldım” diyor.

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Tutuklu kalp hastası Adem Erdoğdu’ya önümüzdeki hafta kalp pili takılacak. Eşi Birsen Erdoğdu, “Eşimin hastalığı cezaevinde ilerledi. Nasıl kaldıracak, endişeliyiz.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN
BOLD ÖZEL – 33 aydır Sakarya Ferizli Cezaevine tutuklu olan kalp hastası Adem Erdoğdu’ya önümüzdeki hafta kalp pili takılacak. İlaçlarla kalbi ancak yüzde 35 çalışan Erdoğdu, hapse girdiğinden bu yana kalp sorunu yaşıyor. 9 Temmuz 2020’de Sakarya Araştırma Hastanesine götürülen Erdoğdu’ya doktor, “Kalp kapakçığı iyice yorulmuş, pil takacağız. Gerekirse daha sonra ameliyat yapacağız.” dedi.

Bold Medya’ya konuşan Birsen Erdoğdu, eşinin sağlık durumunun gün geçtikçe kötüye gittiğini söyleyerek, eşiyle dün yaptığı haftalık telefon görüşmesini şöyle aktardı:

“Eşim aradı. Önceki gün doktora götürülmüş. Kalp hastası olduğu için 6 ayda bir rutin kontrolleri var. Doktor, kalbinin kötüye gittiğini, kalp kapakçığının yorgun düştüğünü, dolayısıyla önümüzdeki hafta pil takılacağını söylemiş. Eğer pil çözüm olmazsa sonra da kalp kapakçığı değiştirilecek. Bu yüzden morali çok bozuktu, çok ağladı. Onu ilk defa böyle ağlarken görmek bizi çok üzdü. Cezaevinde bu şartlar altında hastalığı nasıl kaldıracak.”

HEYET RAPORLU KALP HASTASI

2015 yılında anjiyo olan Adem Erdoğdu, heyet raporlu bir kalp hastası. Ömür boyu aksatmadan kullanması gereken ilaçları var. 5 Mart 2018’den beri cezaevinde olan Adem Erdoğdu daha önce cezaevinde hak ihlaline uğramıştı. Bir süre kalp ilaçları verilmedi.

Eşinin aynı zamanda yüksek tansiyonu olduğunu belirten Birsen Erdoğdu, “Düzenli olarak tansiyon kontrolü yapılması gereken bir hasta ve bundan dolayı hayatı her an risk altında.” diye konuştu.

İKİ KEZ GÖZALTI ALINDI, İKİ KEZ TUTUKLANDI

Adem Erdoğdu ve ailesi, tıpkı cezaevinde kanser olup hayatını kaybeden akademisyen Ahmet Turan Özcerit ve ailesine yaşatıldığı gibi zor günler geçirdi. İki kez gözaltına alındı. İki kez tutuklandı. İkinci gözaltı sırasında çocuklarının gözü önünde darp edildi, işkence gördü.

24 Ekim 2016’da önce oğlu İdris Erdoğdu, iki saat sonra kendisi ve eşi gözaltına alındı. Bir sonraki gün bütün aile tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kendisi 4 ay, eşi 11 gün sonra, oğlu 11 ay sonra tahliye edildi.

“OĞLUMUN GÖZÜ ÖNÜNDE BABASI DARP EDİLDİ”

Adem Erdoğdu, 5 Mart 2018’de bu kez kayınpederinin Balıkesir’deki evinde 4 ekip otosu ile gelen 20 kişilik polis ekibi tarafından gözaltına alındı. Eşini de aynı gün aldılar. Bu sırada çocuklarının gözü önünde darp edildi. Birsen Erdoğdu, o gün polislere kapıyı 13 yaşındaki en küçük oğulları Numan’ın açtığını ve tanık olduğu insanlık dışı manzaralar karşısında oğlunun hala travma yaşadığını söylüyor.

Toplam 12 gün gözaltında kalan Erdoğdu çifti, 8. gün ifade verirken oğulları İdris, kızları Fatma Nur, 72 yaşındaki babaları Rıza Akgül tekrar emniyete getirildi. 3 gün süren sorgudan sonra Birsen-Adem Erdoğdu tutuklandı. Birsen Erdoğdu 5 ay sonra tahliye edildi. Adem Erdoğdu hala cezaevinde sağlık sorunlarıyla uğraşıyor.

DOSYASI YARGITAY’DA

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Adem Erdoğdu (50), KHK ile kapatılan Sakarya Fatih Koleji halka ilişkiler departmanında çalışıyordu. Velilerle görüştüğünü söyleyen tanık ifadeleri, Bank Asya hesabı, Zaman Gazetesi aboneliği, mesajlaşma programı Bylock, evde bulunan 3 adet Kırık Testi kitabı nedeniyle 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Erdoğdu’nun dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

4. evre kanser hastası Fatih Terzioğlu tahliye edildi

Midesi ve yemek borusu alınan kanser hastasına cezaevinde kalabilir raporu verildi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Midesi ve yemek borusu alınan kanser hastasına cezaevinde kalabilir raporu verildi

Midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alınarak tekrar cezaevine gönderilen kanser hastası Ümit Gökhasan’ın ceza erteleme talebi reddedildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Üç buçuk yıldır Afyon Cezaevinde tutuklu olan mide kanseri Ümit Gökhasan’a ‘cezaevine kalabilir’ raporu verildi. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 18 Haziran 2020’de yazdığı raporda “Hasta hayatını yalnız idame ettirebilir, infazın tehirine gerek yoktur” denildi.

Hastanenin raporunu dikkate alan Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökhasan’ın sağlık nedeniyle infazının ertelenmesi talebini reddetti. Savcılığın 6 Temmuz 2020’de düzenlediği belgede ret gerekçesi şöyle belirtildi:

“Hükümlünün sağlık nedeniyle erteleme talebi üzerine yapılan inceleme ve araştırma sonucu, hükümlü hakkında aldırılan Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin 18/06/2020 tarih 1571 no’lu sağlık kurulu raporunda, ‘Hayatını yalnız idame edebilir. İnfazın tehirine gerek yoktur’ olarak belirtildiğinden 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 16. maddesinde öngörülen koşulların varlığı saptamadığından hükümlünün erteleme talebinin reddine…”

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Gökhasan’ın, bu karara itiraz yolunun açık olduğu da belirtildi.

7 DOKTORUN İMZASI VAR

Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun verdiği raporda travmatoloji, nöroloji, ruh sağlığı, kulak-burun-boğaz, iç hastalıkları ve genel cerrahi uzmanı olmak üzere 7 doktorun imzası bulunuyor.

TEDAVİSİ GECİKTİRİLDİ GEÇ TEŞHİS KONULDU

Cemaat soruşturmaları kapsamında 8 Mart 2017’de tutuklanan KHK’lı komiser Ümit Gökhasan’ın şikayetleri Ağustos 2019’da başladı. Ancak süreçler uzadığı için hastaneye geç götürüldü. Ocak 2020’de mide kanseri teşhis konuldu. 13 Şubat 2020’de Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesinde midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alındı. Ameliyattan 14 gün sonra tekrar cezaevine gönderilen Gökhasan’ın kemoterapi tedavisi, Türkiye’de Mart 2020’de başlayan ve cezaevlerini de etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle aksadı. Kemoterapi geç kaldığı için tümör başka organlarına da sıçradı.

İki ay önce Bold Medya’ya konuşan eşi Şükran Gökhasan, “Eşimin büyük sıkıntıları var. Yemek yiyemiyor, geceleri istiğfar ediyor. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor. En kısa zamanda tahliyesini talep ediyoruz” demişti.

DOSYASI YARGITAY’DA

En son Bitlis’te komiser olarak görev yapan Gökhasan, Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilmişti. 6 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılan Ümit Gökhasan’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Kanser hastası tutuklu Ümit Gökhasan’ın eşinden videolu çağrı

Tutuklu kanser hastası Ümit Gökhasan’ın eşi: Geceleri kusmaya başladı, sesimizi duyan yok mu?

“Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor, kurul toplanıp rapor vermiyor”

Okumaya devam et

Popular