Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Varlık Fonu’na devredilen şirketler zarar yazdı, borçları katlandı

Yönetimi Cumhurbaşkanlığında olan Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Çaykur, Botaş, TCDD ve Kayseri Şeker zarar etti, şirketlerin borçları katlandı.

BOLD – Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredilen şirketlerin mali performanslarındaki başarısızlık dikkat çekiyor. TVF bünyesindeki Çaykur, Botaş, TCDD ve Kayseri Şeker zarar ederken, THY, Halkbank, Ziraat Bankası, Türkiye Denizcilik İşletmeleri ve PTT’nin kârlarında ise ciddi düşüşler yaşandı. Fon bünyesindeki şirketlerin borçlarındaki büyük artışlar da dikkat çekiyor.

Cumhuriyet’in haberine göre, kurulduğundan bu yana kamunun değerli şirket ve arazilerini elinde toplayan fon, 1 milyar Avro’luk borçlanma ve İstanbul Finans Merkezi’ni 1.67 milyar TL bedelle satın almak dışında henüz bir faaliyette bulunmadı.

KÂRLAR DÜŞTÜ

– 2016’da 82 milyon TL net kâr açıklayan Çaykur, TVF’ye devredildiği 2017’de 267 milyon TL, 2018’de 657 milyon TL, 2019’un ilk yarısında 369 milyon TL zarar etti. Şirketin 2016’da 1 milyar 503 milyon TL olan toplam borcu, iki yılda yüzde 53 artışla 2 milyar 300 milyon TL’ye yükseldi.

– 2016’da 6 milyar 935 milyon TL olan Botaş’ın net kârı, TVF’ye devredildiği 2017’de 2 milyar 676 milyon TL’ye düştü. Şirket 2018’de ise 2 milyar 481 milyon TL’lik rekor zarar açıkladı. Şirketin borçları ise iki yılda yüzde 164 artarak 10 milyar TL’den 26.6 milyar TL’ye yükseldi.

– 2016’da 2 milyar 506 milyon TL, 2017’de 1 milyar 784 milyon TL, 2018’de 2 milyar 557 milyon TL net zarar eden TCDD’nin son iki yılda toplam borcu, yüzde 114 artarak 2 milyar 796 milyon TL’ye yükseldi.

ŞİRKETLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİNDE OLAĞANÜSTÜ ARTIŞ

– Nisan 2018’de 81 milyon TL net kâr açıklayan Kayseri Şeker, Nisan 2019’da 70 milyon TL net zarar açıkladı. Şirketin borcu bir yılda yüzde 292.8’lik artışla 1 milyar 913 milyon TL’ye yükseldi.

– 2017’de 51.6 milyon TL olan Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin net kârı, 2018’de yüzde 78.5’lik düşüşle 11.1 milyon TL’ye geriledi. Şirketin toplam borcu iki yılda yüzde 1000 gibi olağanüstü artışla 385 milyon TL’ye yükseldi.

– 2017’de 517 milyon TL olan PTT’nin net kârı, 2018’de yüzde 67.5’lik düşüşle 168 milyon TL’ye geriledi. Şirketin toplam borcu ise iki yılda yüzde 21’lik artışla 3 milyar 289 milyon TL’ye yükseldi.

– 2018’in ilk 9 ayında 4 milyar 83 milyon TL olan THY’nin net kârı, 2019’un aynı döneminde yüzde 36.6’lık düşüşle 2 milyar 587 milyon TL’ye gerildi. Şirketin toplam borcu üç yılda yüzde 107.7’lik artışla 97 milyar 975 milyon TL’ye yükseldi.

2019’un ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre net kârlar, Ziraat Bankası’nda 31.9, Halkbank’ta yüzde 46.7 düştü.

BAŞKAN ERDOĞAN, BAŞKANVELİ ALBAYRAK

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Yönetim Kurulu Başkanı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Başkanvekili olduğu Türkiye Varlık Fonu’nun yönetiminde şu isimler bulunuyor: Selim Arda Ermut, Hüseyin Aydın, Rifat Hisarcıklıoğlu, Erişah Arıcan, Fuat Tosyalı ve Zafer Sönmez

“AKP ‘görev zararı’ diyerek vatandaşın parasını şirketlere aktarıyor”

Dünya

Dünya’da en yüksek cirolu 100 silah şirketi arasında 2 Türk şirketi yer aldı

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün en yüksek cirolu yüz silah şirketinin yer aldığı 2018 listesine Türkiye’den iki şirket girdi. İlk beşte ise ABD’li şirketler yer aldı.

BOLD – Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2018 yılında dünya çapında silah ve askeri teçhizat üretimi yapan en yüksek cirolu yüz şirketten oluşan listesini açıkladı. İlk beş sırayı ABD’li şirketlerin paylaştığı listede Türkiye de iki şirketle yer aldı.

Raporda, 2018 yılında ilk yüze giren iki Türk şirketi ASELSAN ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ) toplam silah satışlarının yüzde 22 oranında artarak 2 milyar 800 milyon dolara yükseldiği kaydedildi.

SIPRI raporuna göre askeri elektronik şirketi ASELSAN silah satışlarını yüzde 41 oranında artırarak cirosunu 1 milyar 700 milyon dolara yükseltti. ASELSAN uluslararası alanda en büyük yüz silah satıcısı arasında 54’üncü sırada yer alırken yüzde 0,5’lik artışla 1 milyar 100 milyon dolarlık ciro yapan TUSAŞ 84’üncü sırada bulunuyor.

Raporda, başka çok sayıda Türk silah üreticisinin de 2018 yılında önemli büyüme kaydettiği, ancak ilk yüz arasına giremediği belirtildi.

En yüksek cirolu 100 şirket arasında ABD ve Avrupa’dan 70 şirket yer alırken bu şirketlerin toplam cirosu 2017’ye göre yüzde 5,2 artarak 348 milyar dolara yükseldi.

İlk beşte yer alan ABD merkezli şirketler; Lockheed Martin, Boeing, Northrop Grumman, Raytheon und General Dynamics toplam 148 milyar dolarlık ciro yaptı. İlk yüzde yer alan ABD’li şirketlerin toplam cirosu ise yüzde 7,2’lik artışla 246 milyar dolara yükseldi.

LockheedMartin, Türkiye’nin program ortakları arasından çıkarıldığı F-35 savaş uçaklarını üreten şirket olarak biliniyor. Raytheon ise ABD’nin Ankara’ya satmak istediği Patriot hava savunma sisteminin üreticisi konumunda.

AVRUPA’DAN 27 ŞİRKET

Avrupalı silah şirketleri ise dünyadaki toplam silah satışlarının yüzde 24’ünü gerçekleştirdi. İlk yüzde yer alan 27 Avrupalı şirket 2017’ye göre yüzde 0,7’lik artışla 102 milyar dolar tutarında silah satışı yaptı.

İlk yüzde sekiz İngiliz, altı Fransız, dört Alman, iki İtalyan şirket yer alırken Polonya, İspanya, İsveç, İsviçre ve Ukrayna’dan da birer şirket listeye girdi.

Listede Almanya’dan dört şirket yer alırken Alman şirketlerin cirosu 2017’ye göre yüzde 3,8 oranında azalarak 8 milyar 400 milyon dolara geriledi.

RUSYA’DAN 10 ŞİRKET

Dünya çapında silah şirketlerinin ciroları ise yüzde 4,6’lık artışla 420 milyar dolar olarak kaydedildi. Rusya’dan ise ilk yüzde yer alan 10 şirket, toplam 36 milyar 200 milyon dolar ciro yaptı. Güvenilir veriler sağlanamadığı için Çin bu yıl da listenin dışında bırakıldı.

S-400 krizinin yeni yansıması: ABD, Atak Helikopterinin satışına izin vermiyor

Okumaya devam et

Dünya

S-400 krizinin yeni yansıması: ABD, Atak Helikopterinin satışına izin vermiyor

Türkiye-ABD arasında yaşanan kriz ATAK helikopterini vurdu. Helikopterin motorunu yapan ABD’den izin çıkmadığı için ATAK’lar ihraç edilemiyor.

BOLD – Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan’a satılacak toplamda 1,5 milyar dolarlık Atak Helikopteri’nin satışına izin vermiyor. Olay S-400 krizinin yansıması olarak değerlendiriliyor. Helikopter büyük oranda yerli olsa da motoru Amerikan malı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, 13 Temmuz 2018’de Pakistan’a 30 adet ATAK helikopteri satışı için anlaşma sağladı. O dönem bu ihracatın 1.5 milyar dolar tutarında olacağı ve böylece Türkiye tarihinin tek seferde en büyük savunma sanayii ihracatının gerçekleştireceği belirtilmişti.

Pakistan’a ilk ATAK helikopterinin 2019 yılı içinde teslim edileceği yönünde planlamalar yapılmış ancak ihracatın önünde helikopterin en önemli parçalarından olan motor engeli ortaya çıkmıştı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ/TAI) tarafından üretilen ATAK helikopterinde Amerikan Honeywell ile İngiliz Rolls Royce’un ortak girişimi olan LHTEC şirketinin ürettiği CTS800 tipi motor kullanılıyor. Bu motorun kullanılması sebebiyle helikopterin başka bir ülkeye ihracatında ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) izni gerekiyor.

BAŞVURU VAR, SONUÇ ÇIKMADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce ATAK helikopterinde kullanılan motoru yapan şirketlerden İngiliz Rolls Royce nezdinde de girişimlerde bulunulduğunu ancak buradan da sonuç alınamadığını söylemişti. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, dün katıldığı bir televizyon programında “‘Pakistan’a ATAK satamazsınız’ diye bir cevap gelmedi henüz. Başvuru var sonuç daha çıkmadı” derken yerli helikopter motoru konusundaki çalışmaların sürdüğünü, yerli motorun 2 yıl sonra ATAK helikopterinde kullanılmasının planlandığını söyledi.

YERLİ MOTOR ÇABASI

TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) yerli helikopter motoru olarak tasarladığı turboşaft motorunun ilk testi 2018 sonunda yapıldı. Bu motorun seri üretim aşamasına geçilmesinin ardından ATAK helikopterinde kullanılması planlanıyor. Türkiye’nin ATAK için LHTEC motoruna Fransa ve Polonya’dan alternatif aradığı yönünde geçen yılın sonunda haberler çıkmıştı. Ancak Pakistan ATAK helikopterinde ABD dışındaki bir ülkeden motor kullanılması durumunda Himalayalar’da yeniden test uçuşu yapılmasını şart koşuyor. Savunma Sanayii Başkanı Demir’in açıklamaları, alternatif arayışından vazgeçilerek yerli motora yoğunlaşıldığı anlamına geliyor.

54 ATAK ÜRETİLDİ

ATAK T-129 taarruz helikopteri projesi, TUSAŞ/TAI tarafından İtalyan AgustaWestland A-129 helikopteri üzerinden TSK’nin ihtiyaçlarına göre yeniden geliştirilerek 2007’de ortaya çıktı ve ilk helikopter teslimatı 2014’te yapıldı. Helikopterde yerli aviyonik ve silah sistemleri kullanılırken iki adet LHTEC-CTS800 motoru kullanılıyor. Halihazırda Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na 48, Jandarma Genel Komutanlığı’na 6 olmak üzere toplam 54 ATAK helikopteri teslim edildi.

Zafer Havalimanı hezimet oldu: Yolcu garantisi verilen şirkete 5 milyon euro ödendi

Okumaya devam et

Ekonomi

Ulaştırma Bakanı Turhan’dan Kanal İstanbul açıklaması: İBB ile işbirliği protokolü imzalandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Ekrem İmamoğlu’nun “cinayet” dediği Kanal İstanbul Projesiyle ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı. Turhan, bakanlıklar ve İBB arasında işbirliği protokolü imzalandığını belirtti.

BOLD –  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Kanal İstanbul Projesinin, İstanbul Boğazının geleceği için artık zaruret halini aldığını savunarak, “Kanal İstanbul, sadece bugünün değil yarının da projesidir. Kanal İstanbul, İstanbul Boğazını kazalardan kurtaracak projedir” dedi.

Turhan, şu anda 25 bin gemi kapasitesi bulunan İstanbul Boğazında her yıl ortalama 40-42 bin gemi trafiği olduğuna işaret ederek, Boğazı kullanacak gemilerin neredeyse bir hafta beklemek durumunda kaldıklarını, güvenliği sağlamak amacıyla da gemileri kılavuz ve römorklarla geçirdiklerini bildirdi.

7 BİN METRE SONDAJ YAPILDI

Turhan, projeyi İstanbul’a “sıfır hata” ile kazandırmak için yıllardır büyük bir özveriyle çalışıldığına işaret ederek, bu süreçte Kanal koridorunda ilave 7 bin metre sondaj tamamladıklarını anlattı. Trafik etüt çalışmaları kapsamında Kanal’dan geçecek gemi boyutlarının belirlendiğini ve bugünkü toplam Boğaz trafiğinin yüzde 99’unun Kanal İstanbulu kullanabileceğini dile getiren Turhan, bu çalışmaların yanı sıra çevre etkileri ile flora, fauna ve sualtı canlılarına etkileri çalışmasının da yapıldığını kaydetti. Turhan, güzergahtaki kurum kuruluşlara ait altyapı tesisleri ile projenin mütemmimi olan liman, yat limanı, kıyı tesisleri, işletme tesisleri gibi yapıların kavramsal çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

ÇALIŞMALAR SON AŞAMADA

Seçilen koridor üzerinde deprem, tsunami riski değerlendirme, hidrodinamik, su kalitesi, yer altı suyu model çalışmalarının da yapıldığına işaret eden Turhan, hiçbir şeyin şansa bırakılmadığının altını çizdi. Kanal İstanbul Projesi ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Turhan, güzergahta, mevcut ve planlanan diğer kurumlara ait projelerle ilgili görevlerin belirlenmesi ve yerine getirilmesi için Bakanlıklar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) arasında da iş birliği protokolü imzalandığını sözlerine ekledi.

İMAMOĞLU, ‘CİNAYET ‘ DEMİŞTİ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesini ucube olarak nitelendirirken, “Bu proje İstanbul’a bir ihanet projesi bile değildir. Resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için gereksiz bir felaket projesidir. Bu proje bittiğinde İstanbul bitmiş olacak” diye konuşmuştu.

Zafer Havalimanı hezimet oldu: Yolcu garantisi verilen şirkete 5 milyon euro ödendi

Okumaya devam et

Popular