Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP’den istifa eden Yeneroğlu: Hukuk devletinde insan kaçırma olur mu?

AKP’den istifa eden Mustafa Yeneroğlu, başkanlık sistemine 15 Temmuz psikolojisi ile destek verdiğini belirterek, “Bugünden bakınca maalesef” ifadesini kullandı. “İşkenceye sıfır tolerans diye geldik, hukuk devletinde insan kaçırma olur mu?” sözleriyle eski partisini eleştirdi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın isteği üzerine AKP’den istifa eden Yeneroğlu, Karar Gazetesi’ne konuştu. Röportajında AKP’ye yönelik eleştirilerini sürdüren Yeneroğlu, Hizmet Hareketi mensuplarının kaçırılma olaylarıyla ilgili, “İşkenceye sıfır tolerans diye geldik, hukuk devletinde insan kaçırma olur mu? Toplum adeta korku iklimine teslim oldu. Biz kaç defa hukukçu arkadaşlarımızla oturup acziyetimizden dolayı ağladığımızı biliyorum” ifadelerini kullandı.  Yeneroğlu, “İstanbul seçimleri sürecinde biz artık kendimizi tanıyamıyorduk. Bir de beka söyleminden Öcalan kardeşlere gidiyorsunuz. Her gün adeta yeni bir kabus. Zaten beka söylemi başlı başına bir facia” dedi.

Mustafa Yeneroğlu, Karar Gazetesi’ne röportaj verdi

30 Ekim’de AKP’den istifa eden Yeneroğlu, Erdoğan’a CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etme tavsiyesinde bulunduktan sonra tepki gördüğünü ve ilk kez istifayı düşündüğünü açıkladı.

ÜMİDİMİ YİTİRDİM

En kısa süre içerisinde güçlü ve demokratik bir blokun siyaset arenasına çıkması gerektiğini belirten Yeneroğlu, “Zaten devamlı uzatmaların uzatmaları içinde kıvranıp duruyorduk. İstanbul seçimleri süreci tabii belirleyici oldu. Çünkü son ümidi de yitirdim” dedi.

BEKA SÖYLEMİ BAŞLI BAŞINA BİR FACİA

AKP’nin beka söylemini eleştiren Yeneroğlu, şunları söyledi: “Düşünün milletin bekasını esas alan ve devletin bekasını da sadece hukukun üstünlüğünde ve çoğulcu demokraside, insan haklarında görerek yola çıkmış bir hareket, insanı ezen bir devlet tasavvuruyla sözde devletin bekası üzerinden korku siyaseti uygulamaya çalışıyor. Bunlar zaten kabul edilebilecek şeyler değil. Bir de bu beka söyleminden çıkıyorsunuz, Öcalan kardeşlere kadar geliyorsunuz. Parti içerisinde zaten İstanbul seçimleri son haftalarından herkes birbirine bakıyordu. İnsanlar zaten sokağa çıkmaya çekiniyorlardı. Çünkü millete ne anlatacaksınız? İnandığınız tüm değerler her gün altüst ediliyor. Benim için bir utanç vesilesiydi.”

ERDOĞAN’IN KILIÇDAROĞLU TEPKİSİ

23 Haziran seçimi sürecinde partiye ilişkin ümidini yitirdiğini kaydeden Yeneroğlu, “Bakın ben CHP’li Meclis Başkan vekilimiz Levent Gök’e bir geçmiş olsun ziyaretinde bulundum, en asgari insani haslettir bu. Sayın Kılıçdaroğlu’yla birlikte Çubuk’ta saldırıya uğramalarından sonra. Bana göre bir Devlet Başkanı’nın Sayın Kılıçdaroğlu’nu evinde ziyaret edip geçmiş olsun dilemesi gerekiyordu. Ben sayın Cumhurbaşkanımıza saygıda kusur etmeden bunu ifade etmeye çalıştım MKYK’da. Tepki gösterdi. Ben bunun üzerine de o zaman ilk olarak istifamı takdirlerine sundum, gereği yapılabilirdi” diye konuştu.

BAŞKANLIĞA MAALESEF DESTEK VERDİM

Yeneroğlu, “Cumhurbaşkanlığı sistemine Meclis’te destek verdiniz değil mi?” sorusuna “Bugünden bakınca maalesef. O zaman 15 Temmuz psikolojsi çok güçlüydü tabii. Şu anki haliyle başkanlık sisteminin sürdürülebilir olmadığını düşünüyorum” itirafında bulundu” dedi.

KHK ÇOK CİDDİ FACİALAR DOĞURDU

Yeneroğlu, Bülent Arınç’ın AKP içerisinde tartışma oluşturan “KHK faciadır” açıklamasına ilişkin olarak ise, “Yani ben KHK’nın kendisinin facia olduğunu söylemem ama KHK’nın çok ciddi facialar doğurduğunu çok net olarak ifade edebilirim” ifadelerini kullandı.

BENİM İÇİN ÇOK ACI BİR OLAYDI

KHK’lı bir savcıyla karşılaşmasını anlatan Yeneroğlu, şöyle konuştu: “Benim için çok acı bir olaydı: 6 yaşındaki kızım ‘Baba bana hiç zaman ayırmıyorsun’ deyince kızımla Ankara’da bir lunaparka gittik. Orada işte papağanlarla falan fotoğraf çektiriyorduk. Fotoğrafları seçiyorsunuz. Baktım biri ‘Mustafa bey buradan seçebilirsiniz’ dedi. Şaşırdım tabii. ‘Siz beni tanımazsınız ama ben sizi tanıyorum” dedi. Yüzü kızardı, gözü yaşardı. ‘Tanışalım’ dedim ‘siz kimsiniz’ dedim. ‘Ben cumhuriyet savcısıyım’ dedi. Bir şey diyemedim. ‘Benim burada olmam benim ayıbım değil, sizin ayıbınız’ dedi. Eşim de ordaydı, herkes ağlamaya başladı. Ben kendimi zor tutuyorum. Dedi ki ‘11 ay tutuklu kaldım ve çocuğumu çocuk esirgeme kurumuna veriyorlardı. Babamın ve kız kardeşimin cenazesine gidemedim’ dedi. Araştırdım birinci mahkemede beraat ediyor. İkinci mahkemede de beraat ediyor. İki yıldır Yargıtay’da dosyası bekliyor. Eşi de hakim. Samsun’dan Ankara’ya gelmiş. 2 bin 500 liraya sigortasız şekilde hayatta tutunmaya çalışıyor. FETÖ’nün uzağından da geçmemiş. Tek sebebi zamanında HSYK seçimlerinde demişler ki ‘şuna oy vereceksin’ o da ‘hayırlısı olsun değerlendiririz’ demiş. Bunu isteyen şu anda da bir ilin başsavcılığını yapan savcı. Başkaları da bu şekilde kaç insanın hayatını mahvetmiştir.”

HERKES HEDEF OLUR MUYUM DİYE DÜŞÜNÜYOR

“Türkiye’deki temel problem yasal değil. Yasalarda ciddi bir sorun yok” diyen Yeneroğlu, “Uygulamada sorun var. Mevcut iklim içinde kimse yasanın gereğini yerine getirmiyor zaten. Onun için istediğiniz kadar yasa yapın. Türkiye AİHM’in içtihatlarına tabi bir ülke. Bu içtihatların uygulanması lazım. AYM kararı gibi uygulaması lazım. Takan var mı yok. Herkes hedef olur muyum diye düşünüyor” ifadesini kullandı.

Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın eşi hayatını kaybetti

Politika

Kılıçdaroğlu, deprem vergilerinden toplanan 34 milyar doları sordu: Nereye gitti bu paralar?

Kemal Kılıçdaroğlu, AKP iktidarına deprem vergilerinden toplanan 34 milyar doların akıbetini sordu: “Erdoğan, depremi durdurma şansımız var mı, diyor? Soru bu değil. Soru, nereye harcadınız siz bu deprem vergilerini? Nereye gitti bu paralar?”

BOLD CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Elazığ depreminde yaşamını yitiren 41 vatandaş için baş sağlığı dileyen Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelere depremzedelere yaptıkları yardımlarından dolayı teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

Bugün Gezi davası görülüyor. Vicdanı olan herkes Osman Kavala’ya haksızlık yapıldığını biliyor. En son Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu kadar da olmaz dedi. Osman Kavala’nın tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. Hala tahliye edilmedi. Böyle bir adalet olur mu? İnşallah bugün görülen davada Osman Kavala tahliye edilir ve adalet sağlanmış olur.

İKTİDAR HER KURUŞUNU HESABINI MİLLETE VERMEK ZORUNDA

Siyasi iktidar her kuruşun hesabını millete vermek zorundadır. Demokrasinin çıkış kaynağı da budur. Buna biz devlette şeffaflık diyoruz. Eğer bugün Türkiye Cumhuriyeti Uluslararası Yolsuzluk Endeksi’nde 13 basamak geriye gidiyorsa, bizden toplanan vergilerin hesabı verilmediği içindir. Bu soruyu sorarsam başım tehlikeye girer denilen yerde hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.

KIRILAN FAY HATTI DEĞİL, SARAY İKTİDARI

1999 depreminin ardından Rahmetli Ecevit deprem vergileri yasasını çıkardı. Ak Parti iktidarı bunu kalıcı hale getirdi. 34 milyar dolar para bizim ödediğimiz vergi. Deprem varsa, kentleri depreme dayanıklı hale getireceksek, bu fedakarlığa katlanırız. Malatya ve Elazığ’da çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Değerli arkadaşlar, vatandaş haklı olarak 17 yıldır iktidarsınız ve deprem vergisi alıyorsunuz. Elazığ ve Malatya’da deprem tahribatını önlemek için ne yaptınız? Vatandaş bunu sorabilir. Şimdi bu soru sorulur mu… Ne zaman soracak? Vatandaş üzerine düşen görevi yaptı mı? Yaptı. Önlem almak kime düşüyor? Siyasi iktidara. Önlem al arkadaş. Kırılan fay hattı değil, kırılan saray iktidarının fay hattı. Bu paraları nereye harcadın? Ben bunu bilmek zorundayım. 3 ay önce depremden önce alınması gereken önlemler için araştırma önergesi verdik. Ak Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Depremde ölenlerin bütün günahı onların boynundadır. Nereye harcadınız bu paraları?

VATANDAŞIN EVİNİ DEPREME DAYANIKLI HALE NEDEN GETİRMEDİN?

Erdoğan depremi durdurma şansımız var mı diyor? Soru bu değil. Soru, kardeşim 34 milyar dolar para topladın. Bu vatandaşın evini depreme dayanıklı hale neden getirmedin? Soru bu. Japonya örneği var. Bizden daha şiddetli depremler oluyor, bir kişinin burnu bile kanamıyor. Nereye harcadınız siz bu deprem vergilerini? Türkiye Cumhuriyeti Devletini borçlandırdınız. Nereye gitti bu paralar? Bütün vatandaşların bu soruyu sorması lazım. Depreme dayanıklı evler yap, okullar yap. İstanbul’da hala 1999’dan bu yana el atılmamış okullar var.

ŞOV YAPILIYOR

Liyakati bitirdiler. Her şeye bir kişi karar veriyor. Kimsin sen ya! Her türlü önlemi alırsın, ben her türlü önlemi aldım dersin. Siz hiçbir şey yapmıyorsunuz. Kurtarma mükemmel önlem alma sıfır. Herkes koşuyor kurtaracağız. Sanki beyefendiler inecek aşağıda vatandaşı kurtaracak. Bir de şov yapılıyor. Bu da doğru değil. Ahlaklı davranmak lazım. Devleti yöneten kişinin vatandaşa doğruları söylemesi lazım.

250 BİN DOLARI HANGİ DERNEĞE BAĞIŞLADIN?

Deprem toplanma alanlarının yeri bile bilinmiyor. Deprem diye dokunmadım. Deprem var diye Tank Paleti unutmadım. Türk Silahlı Kuvvetlerinin en önemli fabrikasını yabancı bir orduya peşkeş çekene vatan hani denir. 15 Temmuz şehitlerini unutmadık. Onların hakkını, hukukunu unutmadık. 52 milyon lira toplandı. Ne oldu bu paralar. Kaddafi’den 250 bin dolar para aldı. Dedi ki parayı insan hakları için çalışan derneklere bağışlayacağım dedi. 250 bin doları hangi derneğe bağışladın? Bana çık söyle. Haftaya FETÖ’nün siyasi ayağı nedir? Onu anlatacağım size.”

Akşener’den Berat Albayrak’a ekonomi dersi: Bedavacı bakan…

Okumaya devam et

Politika

Akşener’den Berat Albayrak’a ekonomi dersi: Bedavacı bakan…

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ekonominin her geçen gün kötüye gittiğini belirtti. “Milletim dertliyken susmam, susamam, susmayacağım” dedi. Parlamenter sistem çağrısını yineledi.

BOLD – Meclis’teki grup toplantısında konuşan Meral Akşener, doğal gaz fiyatlarındaki artışı gündeme getirerek, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı eleştirdi. Akşener, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi çağrısında bulundu.

Akşener’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

ÇALIŞANLARIN YÜZDE 40’I ASGARİ ÜCRETLİ

“Herkesin derdi ortak, vatandaşımız geçinemiyor… Her şey dahil, zincir marketler, vergi yükü insanımızın belini bükmüş… İktidar ‘Kanal İstanbul’ diyor, Antalyalı gencim bana ‘iş bulamıyorum’ diyor… Gıda güvenliği çok önemlidir. Piyasa şartlarına ve işinin ehli olmayanlara bırakılamaz. Bu iktidarın tarımdaki başarısızlığı ortada… Açlık sınırı AK Parti zamanında 4.6 kat arttı. Çalışanların yüzde 40’ı geçimini asgari ücretle sağlıyor. Bugün yoksulluk sınırı yaklaşık 7500 TL. Karı koca asgari ücret alan bir ailenin toplam gelirinin 1,5 katı.

SUSMAM, SUSAMAM, SUSMAYACAĞIM

Sadece gıda fiyatları değil doğal gaz fiyatları da ortada… Yüzde 60 zam… Sadece 2019 yılında elektriğe gelen zam yüzde 30… İstanbul’da 39 ilçeden 38’in de doğal gaz tüketiminde azalış var… Bütün dünyada enerji maliyetleri düşerken bizde devamlı artıyor. Bunun nedeni israf ekonomisi. Bizim sesimiz milletimizin vicdanından gelen sestir. Ne yapalım yani, susalım mı. Milletim dertliyken susmam, susamam, susmayacağım. Değerli arkadaşlarım sizler de susmayacaksınız…

BAKAN ALBAYRAK TEPKİSİ

Görünen o ki zamların ardı arkası kesilmeyecek. Baksanıza zamların gurusu, büyük ekonomist damat bey, elektrik zammını az bulmuş. Burası çok önemli! Buyurun size şımarıklığın resmi. Kayınpeder torpili ile bakan olmuş birinin milletin durumunu umursamayan haline bakın. Ömründe ev geçindirme derdi olmamış bedavacı bir bakanın vatandaşla kurduğu empatinin düzeyine bakın. İbretlik gerçekten. Öğrencisi açken tok yatan rektör bizden olmadığı gibi, vatandaşı açken tok yatan maliye bakanı bizden değildir. Ben de isterim Türkiye uçsun. Ama Türkiye televizyona çıkıp uçuyoruz demekle uçmaz. Daha da olsa gelmem dediğin DAVOS’a damadını gönderip konuşturmakla olmaz.

ERDOĞAN’IN BAŞROL OYNADIĞI VASAT DİZİNİN SONUNA GELDİK

Damada, geline, görümceye, eşe, dosta, ahbaba teslim edilen bu sistemi bir an önce kaldırmalı; iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sistemi kurmalıyız. Buna direnmek gerçeklere ve tarihe direnmektir… Gelin sözüme kulak verin, Türkiye nasıl zenginleşirmiş işte o zaman göreceksiniz. İhtiyaç duyduğumuz her şeye sahibiz, bunu başardığımız gün herkes görecek. Saraylarında zevk ve sefaya dalanlar buraya kulak versinler. Sayın Erdoğan’ın başrolünde olduğu bu vasat dizinin artık sonuna geliyoruz… Hazırız, kararlıyız, milletimizle el ele hep birlikte başaracağız. Depremde kaybettiğmiz canlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifa diliyorum…”

Erdoğan’ın makam filosunun Elazığ’a gidiş maliyeti: 42 bin lira

 

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’ın muhteşem dönüşü: “Rus uçağını vurduk”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan son dakika açıklamalarından birinde Rus uçağının düşürülmesinin pilot hatası olduğunu söylemişti. Fakat Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Davos’ta yaptığı konuşmada, ”Rus savaş uçağını biz vurup düşürdük” diyerek sorumluluğu Ankara adına tekrar üstlendi. İşte Ahmet Davutoğlu’nun da dahil olduğu ve bir dönem Erdoğan ile Putin’i karşı karşıya getiren tartışmanın dünü ve bugünü… BOLD

Okumaya devam et

Popular