Bizimle iletişime geçiniz

Medya

‘Din ve para kullanıldığı için iktidar bugüne kadar devam etti’

Gündemdeki konuları köşesine taşıyarak AKP iktidarının sonunun geldiğini anlatan Yeniçağ yazarı Arslan Bulut, hükumetin din ve parayı kullanarak ayakta durmaya çalıştığını söyledi.

BOLD- Yeniçağ gazetesi köşe yazarları Arslan Bulut, bugünkü yazından AKP iktidarının bitişini gösterdiğini iddia ettiği olayları kaleme aldı. Cumhuriyet değerlerine artan saldırılara atıfta bulunan Bulut, siyanür intiharları, Rabia Naz’ın şüpheli ölümü, Nadira Kadirova’nı AKP’li Milletvekili Şirin ünal’ın evinde Ünal’ın silahıyla vurularak hayatını kaybetmesi ve Dipsiz Göl’deki doğa katliamını AKP’nin nasıl ve neden bittiğini gösteren olaylar olarak niteledi.

Ülkede partizanlık ve adaletsizliğin hüküm sürdüğünü, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin bilinçli olarak çökertildiğini anlatan Bulut, ‘Türkiye’yi Türkiye yapan milli değerlere her gün bir saldırıda bulunulması bitişin göstergesidir ama, din ve para kullanıldığı için iktidar bugüne kadar devam etti’ifadelerini kullandı.

BİR ÇÖZÜMÜ OLMALIYDI

Bulut yazısının devamında, ‘Sosyal patlama olmadı deniliyor ama adaletsiz yönetim yurdun her köşesinden bir cerahat fışkırmasına sebep oluyor! Siyanür intiharları, umutsuzluğun, çaresizlik duygusunun sonucudur. Oysa bir ülkede insan iflas da etse maaşına haciz de konulsa, borçları dağ gibi omuzlarına yıkılsa da bir çözüm bulabileceğine inanmalıdır. Bu güveni ona toplumsal sistem vermelidir, devletin kurumları vermelidir, mesleki kuruluşlar vermelidir, mahalleli vermelidir, aile vermelidir’ dedi.

Yazısında son günlerde çok konuşulan Dipsiz Göldeki doğa katliamına da yer veren Arslan Bulut, ‘Gümüşhane’nin Taşköprü yaylasında valilik, define arayıcılarına izin veriyor; 12 bin yıl önce oluşan “Dipsiz Göl”ün suları çekiliyor. Kazı tamamlandıktan sonra valilik “eski haline getirildi” diye açıklama yapıyor ama fotoğraflar rezaleti gösteriyor. Bu mantık, “Kâbe’nin altında define var!” diyene de kazı izni verir. Bir doğa harikası, define için nasıl yok edilebilir?’ diye konuştu

BİZİM RABİA’MIZ

Rabia Naz’ın ölümünün bir trafik kazası olduğunu herkesin bildiğini ileri süren Bulut, ‘Öyle ki DHA ve İHA muhabirleri o gün bu şekilde haber geçiyor. Yargılama sırasında ise olay, intihar denilerek kapatılmak isteniyor. Baba isyan edince akıl hastanesine kapatmak istiyorlar. Sonra da akıl hastası olduğunu iddia ettikleri babayı gözaltına alıyor ve tutuklatmaya çalışıyorlar! Konu Eynesil’in meselesi olmaktan çıkıyor, Türkiye sınırlarını da aşıyor, dünya basınına yansıyor ama Giresun’da bir siyaset çetesi aşılamıyor.İktidar partisi, Mısır’daki ayaklanma sırasında Rabia meydanındaki gösterilerde öldürülen Esma adlı kız çocuğuna atfen, Rabia işaretini partinin sembolü haline getirmiş olmasına, hatta “Bizim Rabiamız var” söyleminde bulunmasına rağmen, Giresunlu Rabia Naz’ın hakkını hukukunu korumuyor. Aksine devlet gücünü Rabia’nin babası ve annesinin üzerine sevk ediyor. On bir yaşındaki Rabia Naz, “Bizim Rabiamız” değil miydi?’ ifadelerini kullandı.

İKİ ÜLKE KADİROVA’NIN DOSYASINI KAPATMAYA ÇALIŞIYOR

AKP’li Şirin Ünal’ın evinde, Ünal’a ait silahla vurularak hayatını kaybeden Kadirova cinayetine de değinen Bulut, ‘Ankara’da AKP’li milletvekilinin evinde Özbek kızı Nadira Kadirova, evdeki tabanca ile ölmüş veya öldürülmüş olarak bulunuyor. Soruşturma daha ilk günden intihar denilerek kapatılmak isteniyor. Daha da vahimi, Özbekistan hükümeti konuyla ilgili hiçbir açıklama yapmıyor, Kadirova’nın ailesini baskı altına alarak susturuyorlar! Kadirova’nın ölümü aydınlanırsa, uluslararası boyutta bir skandal mı ortaya çıkacak da iki ülke de konuyu kapatmaya çalışıyor?’ dedi.

BASIN DA ÖYLE

Bulut yazısına şöyle devam etti: ‘Gerçi İbni Haldun, devleti ayakta tutan iki gücü ordu ve ekonomi olarak gösteriyor ama, bir toplumda adalet duygusu kaybolursa orada ekonomi de olmaz ordu da bir işe yaramaz!Bu sebeple, konu siyaset üstü bir mesele olarak görülmelidir. Adı Adalet ve Kalkınma olan bir parti, adaleti de ekonomiyi de yok ettiği gibi, Ergenekon ve Balyoz gibi davalarla orduyu da yıprattı. Türkiye’nin etrafı ateş çemberine çevrilirken, ordunun büyük kısmı terhis edildi. İbni Haldun’un belirttiği gibi AKP iktidarında genellikle zenginlik ve servete, başkalarına boyun eğip yalakalık edenler sahip oldu.Bugün de zengin olmak, makam sahibi olmak isteyenler, varlarını, yoklarını lider için harcadıklarını belli ederlerse, hatta lideri eleştirenlere saldırırsa, hedefledikleri imkânlara kavuşuveriyorlar! Basında da böyle… Bu sebeple medyada doğruyu söyleyenler azalıyor.’

Soruşturma kağıdı geldi 240 dakika sonra yurttan atıldı

Okumaya devam et
Reklamlar

Medya

Yetkin: AKP’li belediyeler de yabancı fon kullanıyor

Türkiye’de medyanın tamamını kontrolü altına alan AKP hükumeti, yabancı ülke fonlarıyla bağımsız gazetecilik yapmaya çalışanları hedef aldı. AKP’li belediyelerin de yabancı fon kullandığını hatırlatan gazeteci Murat Yetkin, “Hükûmet yabancı fon gerekçesiyle medyaya baskıyı artıracak” dedi.

BOLD – Gazeteci Murat Yetkin, Türkiye’de faaliyet gösteren bazı medya kuruluşlarına yabancı ülkelerden fon sağlandığına dair haberleri gündemine taşıdı.

Yabancı fon kullanan medya organlarıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bu fonları kullananları casusluk yapmakla suçladı. Trol hesaplar ise yabancı fonla ayakta durmaya çalışan medya kuruluşlarını hedef alarak ‘vatan haini’ ilan etti.

AKP’Lİ BELEDİYELER DE FON KULLANIYOR

Yetkin yazısında, “Türkiye’deki faaliyetlere dış kaynaklardan bütçe, ya da fon kullanma konusunda bir yasak yok. Bu tür yasakların olduğu ülkeler var; Suudi Arabistan, Kuzey Kore, İran, Çin gibi. Türkiye dış fon kısıtlaması, özellikle de ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri başta Batı’ya fon kısıtlaması getirirse oralardan Türkiye’de, sadece medya değil ama AK Partili belediyeler dahil pek çok projede kullanılan kaynaklar kesilebilir” değerlendirmesini yaptı.

HÜKUMET YANLISI MEDYA OKUNMUYOR, İZLENMİYOR

AKP Hükumeti çizgisindeki düşünce kuruluşu SETA’nın yabancı basın kuruluşlarında çalışan Türk gazetecileri hedef aldığını aktaran Yetkin, “Bu meslektaşlarımızı yabancıların çıkarlarının “uzantısı” olmakla suçladı. Hükümet yanlısı medya okunmuyor, izlenmiyor. Bunu görüyorlar. Bunun sorumlusu olarak parti çizgisindeki medyanın habercilik yapmamasını değil, kontrol dışında kalan medyanın haber yapmasını görüyorlar. Onu engellemeye çalışıyorlar” dedi.

YASALAR ÇERÇEVESİNDE FON KULLANMAK SUÇ DEĞİL

Mesleklerini sürdürmek, doğru bildiklerini, araştırmalarını kamuoyuna aktarmak amacıyla fon kullanan gazetecilere destek veren Yetkin, “Yasalar çerçevesinde fon kullanmak suç değildir. Fon kullanımının gizlenmesi ve amacı dışında kullanılması ayrı konudur. Şimdi medya üzerindeki baskının daha da artmasına yol açacak yasal düzenlemeleri yabancı fon varlığını neredeyse casusluk faaliyeti gibi sunmayı deniyorlar.” ifadeleri kullandı.

38 gazeteci 24 Temmuz Basın Bayramına cezaevinde girdi

Okumaya devam et

Medya

38 gazeteci 24 Temmuz Basın Bayramına cezaevinde girdi

Tek adam tarafından yönetilen AKP Türkiye’si, hapisteki gazeteci sayısı ile dünyada zirveye oynuyor. Basın özgürlüğü sıralamasında dünyada sonlarda olan Türkiye’de 24 Temmuz Basın Bayramı’na 38 gazeteci cezaevinde girdi. 

BOLD – 24 Temmuz Basın Bayramı Türkiye’de yine buruk kutlanıyor. 128 davada 274 gazetecinin yargılandığı Türkiye’de 38 medya çalışanı cezaevinde bulunuyor.

TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE GERİLERDE

24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla yazılı açıklama yapan CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, sadece son 4 ayda en az 400 habere erişim engeli getirildiğini belirtti. Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’yi 180 ülke içerisinde 153. sırada yer aldığını hatırlatan Bülbül, basına yönelik sansür, şiddet ve tehdidin giderek attığını söyledi.

274 GAZETECİ YARGILANIYOR

2020-2021 yılında 101 gazeteci hakkında soruşturma açıldığını, 128 davada 274 gazetecinin yargılandığını vurgulayan Bülbül, “38 medya çalışanı cezaevindeyken 24 Temmuz Basın Bayramı’nı kutlamak nasıl mümkün olabilir?” diye sordu. Bülbül, AKP iktidarının basın mensuplarını işleri ve hayatlarıyla tehdit ettiğinin altını çizdi.

ERDOĞAN, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DÜŞMANI

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, 2016 yılından sonra ilk kez basın üzerinde baskı oluşturan liderlere yer verdiği ‘Basın Özgürlüğü Düşmanlar’ı listesini açıkladı. Dünyadaki 37 devlet ve hükumet başkanının yer aldığı listede AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da bulunuyor. Raporda Erdoğan’la ilgili “Türkiye Cumhurbaşkanı basından hoşlanmıyor ya da daha doğrusu, sadece ona itaat edip övgüde bulunduğunda hoşlanıyor” ifadelerine yer verildi.

BİR GECEDE BİNLERCE GAZETECİNİN BASIN KARTLARI İPTAL EDİLDİ

Tek adam rejiminin inşası için organize edilen 15 Temmuz sonrasında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a muhalefet eden binlerce gazetecinin basın kartları bir gecede iptal edildi. 2019’a kadar geçen üç yıllık süreçte Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından iptal edilen sarı basın kartı sayısı ise 2 bin 397’ye ulaştı.

MUHALİF İSİMLERE BASIN KARTI DA YOK

2 bin 397 iptal edilen sarı basın kartının yanı sıra başkanlık sistemine geçiş sonrası başlatılan basın kartlarının yenilenmesi sürecinde 10 bin 486 başvuru yapıldı. Saray’a bağlı İletişim Başkanlığı muhalif bin 371 kişinin basın kartını yenilemedi. Gazetecilerin, basın kartı başvurusunun iptal edilmesinin bir daha basın kartı alamayacakları anlamına gelmediği ifade eden İletişim Başkanlığı, eksikliklerin giderilmesi halinde başvuruların olumlu değerlendirileceği öne sürdü.

82 GAZETECİ CEZAEVLERİNDE

Suç örgütleriyle ilişkileri ortaya çıkan gazeteciler kollanırken Türkiye Gazeteciler Cemiyeti verilerine göre Türkiye’de 38 gazeteci cezaevlerinde bulunuyor. jailedjournos.com isimli site ise kendi imkanları ile ulaştığı tutuklu gazeteci sayısını 82 olarak açıkladı.

Göz yuman AKP’li belediyeler, suçlanan halk

Okumaya devam et

Medya

Yandaş medyada tirajlar çakılacak: Kamuya gazete alımı yasaklandı

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı genelgeyle kamuda tasarruf kapsamında devlet kurumlarının gazete alımı yasaklandı. Artık başta belediyeler olmak üzere diğer kamu kurumları balya balya gazete alamayacak. 2010 yılında 5 milyona ulaşan, ancak AKP kontrolüne girdikten sonra 1.7 milyona gerileyen toplam gazete tirajlarının genelge sonrası 1 milyonun altına inmesi bekleniyor.

BOLD – Kamuda tasarruf tedbirleri genelgesi AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlandı. Genelgeye göre, kamu kurumlarının günlük gazete alımı yasaklandı.

GÜNLÜK GAZETE ALIMI YASAKLANDI

Resmi Gazete’de yayımlanan genelgeye göre kamu kurum ve kuruluşlarının basını izleme ile ilgili birimleri ve kütüphane dokümantasyon merkezleri hariç hiçbir şekilde günlük gazete alımı yapılmayacak. Kamu kurum ve kuruluşları görev alanı ile ilgili olmayan alanlara abone olmayacak. Ayrıca idari faaliyetlerini tanıtmaya yönelik, rapor, kitap, dergi, bülten ve benzeri yayınlar basılmayacak, bunların hazırlanması ve paylaşımı elektronik ortamda yapılacak.

DENETİM YOK, TİRAJLAR ŞİŞİRME

Basın İlan Kurumu’nun ilan dağıtımında yararlandığı tirajlarla ilgili tartışmalar uzun süredir devam ediyor. Hükumete yakın birçok gazetenin Basın İlan Kurumu’ndan ilan almak için gerçek dışı şişirme tirajlar gösterdiği öne süren muhalif medya, tirajların bağımsız bir kurul tarafından denetlenmesi talep ediyor.

GAZETE SATIŞLARI 3’TE 2 ORANINDA AZALDI

2010 yılında Türkiye genelinde yayın yapan 35 ulusal gazetenin toplam tirajı 5 milyona yaklaşırken, günümüzde bu rakam 1 milyon 700 bine kadar geriledi. Balya balya hükumete yakın gazeteleri alan kamu kurumlarının alımı durdurması sonrası bu rakamın 1 milyonun altına gerilemesi bekleniyor. Daha önce 1 milyona yaklaşan tirajlı gazetelerin bulunduğu 84 milyon nüfuslu Türkiye’de şimdi en fazla satan gazetenin tirajı 190 binlerde.

41 GAZETE KAPATILDI

Hürriyet, Sabah, Milliyet, Posta, Yenişafak, Akşam, Takvim, Yeni Akit, Milat, Yeni Asır, Diriliş Postası hükumete açıktan destek veriyor. Genelge sonrası bu gazetelerin satışında büyük düşüş bekleniyor. AKP, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz bahanesiyle Özgür Düşünce, Zaman, Bugün, Meydan, Millet, Taraf, Today’s Zaman, Yarına Bakış, Yeni Hayat başta olmak üzere 41 gazete kapattı. 3 binden fazla basın mensubu da işsiz kaldı.

Adalet başka bir vadide

Okumaya devam et

Popular

Shares