Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

En iyi on kadın aksiyon kahramanı

Aksiyon filmleri hiç şüphesiz sinemada en çok seyirci çeken filmler. Daha çok erkek oyuncuların egemen olduğu bir alan olsa da dikkat çeken kadın aksiyon starları da mevcut. Trinity, Sarah Connor ve Furiosa gibi karakterleri hangimiz unutabiliriz ki…

BOLD– Dünyanın en prestijli sinema sitelerinden IndieWire bu düşünceden hareketle aksiyon sinemasının en bilinen ve en iyi kadın yıldızlarından oluşan bir liste yayınladı. Biz de o listeyi sizlerle paylaşıyoruz.

10. CYNTHIA ROTHROCK- CHINA O’BRIEN

1980 VE 90’ların B sınıfı aksiyon filmlerinin önde gelen isimlerinden idi Cynthia Rothrock… Alamet-i farikası ise her filmde mutlaka birkaç kez sergilediği akrep tekmesiydi. Video salonlarının yaygın olduğu yıllarda lise öğrencilerinin hayran olduğu isimlerin başında geliyordu.

9. BLACK PANTER- WAKANDALI KADINLAR

Black Panter, Marvel filmleri arasında en çok ses getirenlerden biri oldu. Oscar alması bile konuşuldu. Filmin kadın savaşçıları bile şimdiden hatırı sayılır bir hayran kitlesi topladı. Özellikle de Danai Gurira’nın canlandırdığı Okoye…

8. TAMARA DOBSON- CLEOPATRA JONES

Büyük ve gösterişli Amerikan arabaları… 1970’lerin kendine has havası… Afro-American kadın bir aksiyon yıldızı… Tamara Dobson bu film dışında hiç ses getiremese de Cleopatra Jones sinema meraklıları için türün kendine has örneklerinden biri oldu.

7. CHARLIZE THERON-FURIOSA

1996’da Şeytanın Avukatı ile boy gösterdiğinde ileride nasıl bir oyuncuya dönüşeceğinin işaretini vermişti Charlize Theron…Sadece 8 yıl sonra 2004’te”Monster” ile Oscar aldığında henüz 29 yaşındaydı. George Miller’ın klasik filmi Mad Max’in 2015 tarihli uyarlaması Mad Max Fury Road’da ise Furiosa ile bir kez daha gönülleri fethetti. Aksiyondaki rüşdünü ispatlamış olacak ki 2017’de bu kez Atomic Blonde ile türe geri döndü.

6. UMA THURMAN-THE BRIDE(KILL BILL SERİSİ)

Quentin Tarantino klasiği Kill Bill’deki rolüyle Uma Thurman listeye altıncı sıradan dahil oluyor. Zaten çok az şey elinde bir Hattori Hanzo kılıcı olan sarı-siyah eşofmanlı Beatrixe Kiddo kadar estetik olabilir. “Mavi Yaprak Evi” hesaplaşması ise şimdiden klasik bir sahnedir… Tarantino tarzı bol kanlı bir klasik elbette…

5. ANNE PARILLAUD- NIKITA

1990 tarihli Luc Besson filmi “La Femme Nikita” kadın suikastçilere dair filmlerin en iyilerinden. Kendinden sonraki filmler üzerinde ciddi etkisi oldu. Daha sonra 5.Element’te de görüldüğü üzere Besson güçlü kadın karakterleri merkeze alan filmlerde çok başarılı. Başroldeki Parillaud’a eşlik eden Jean Reno ve Tcheky Karyo gibi isimler için bile Nikita bir daha izlenir.

4. MEIKO KAJI-YUKI KASHIMA (LADY SNOWBLOOD)

1973 tarihli bir Japon klasiği… Dönen şemsiyeler, kareografik katana dövüşleri, harika kış manzaraları… Şimdilerde yetmişli yaşlarında olan zamanın ünlü Japon şarkıcısı Meiko Kaji’nin filmde göz doldurduğunu söylemek lazım.

3. CARRI-ANNE MOSS- TRINITY (MATRIX ÜÇLEMESİ)

Sinema tarihine damga vuran Matrix Trinity’nin aksiyon sahnesi ile başlamıştı. Güçlü, inanmış ve korkusuz bir savaşçı; fedakar bir aşık… O zamanlar Trinity’yi canlandıran Carrie-Anne Moss şimdilerde 52 yaşında ve Mattrix 4’te yer alacağı kesinleşti. Nasıl bir performans sergileyeceğini doğrusu merakla bekliyoruz.

2. SIGOURNEY WEAVER- ELLEN RIPLEY (ALIEN SERISI)

Blade Runner, Gladyatör gibi başyapıtlara imza atmış Ridley Scott’ın yönettiği Alien 8.4 gibi yüksek bir IMDB puanına sahip. Scott 2012’de Prometheus ile hikayeye dönüş yapmış ardından 2017 tarihli Alien Covenant gelmişti. Bu filmleri sevsek de 1979 tarihli ilk “Alien”ın yeri başka. Özellikle de Ellen Ripley’in(Sigourney Weaver) yaratıkla hesaplaştığı final sahnesi…

1. LINDA HAMILTON- SARAH CONNOR (TERMINATOR)

Aksiyon filmleri içinde Terminatör’ün ayrı bir yeri var şüphesiz. İyi bir hikaye, Arnold Schawerzeneger ve Linda Hamilton’un kalburüstü oyunculukları ve elbette James Cameron gibi birinci sınıf bir yönetmenin yadsınamaz etkisi… Linda Hamilton’ın 1991’deki Terminatör 2’den tam 28 yıl sonra Dark Fate ile hikayeye geri dönmesine çok sevindik. JUdgment Day’de tek elle pompalı tüfek kullandığı final sahnesi ile kendisini selamlıyoruz.

Kültür

Bergüzar Korel ve Halit Ergenç İngiltere’ye yerleşti

Ünlü oyuncular Bergüzar Korel ve Halit Ergenç’in Londra’dan ev aldıkları ve orada yaşayacakları iddia edildi. Çift, film çekimleri olduğu zaman ise Türkiye’ye dönecek.

BOLD – Bergüzar Korel ve Halit Ergenç’in Türkiye’den taşınma kararı aldığı iddia edildi. Ali Ergenç, Han Ergenç ve Leyla Ergenç adında üç çocuğu bulunan çift, bir süredir ekranda yer almıyordu. Son olarak ‘Babil’ dizisinde yer alan Ergenç, daha sonra pandemi nedeniyle setlere ara verdi.

Korel, son günlerde sosyal medya platformu Instagram’dan sık sık Londra’da çektirdiği fotoğrafları paylaşıyordu. Ünlü çiftin, Londra’dan bir ev satın aldığı öğrenildi. İkilinin projeleri olmadığı dönemde üç çocuğuyla birlikte Londra’da yaşayacağı iddia edildi.

İkili, set olduğu zaman İstanbul’a gelip, kamera karşısına geçecek.

Canlı yayında A Haber’e bunu söyledi: Sen yalansın abi

Okumaya devam et

Kültür

Diyanet TV’nin Mehmet Akif dizisi çalıntı çıktı

Gazeteci Nedim Hazar’ın 2009 yılında hazırladığı “Safahat’tan Öyküler” isimli projenin Diyanet TV için çekildiği ortaya çıktı. Gazeteci Hazar, kendisinden izin alınmadan projesinin çekilmesine tepki gösterdi.

BOLD – Gazeteci Nedim Hazar, 28 bölümlük Ramazan ayında yayınlanmak üzere sunduğu “Safahattan Öyküler” adlı projenin kendisinden izinsiz Diyanet TV için çekildiği ortaya çıktı. 28 bölüm yerine Hazar’ın hazırladığı ilk 13 bölümün çekilmesi ise dikkat çekti.

HIRSIZLIK HER KADEMENİZE İŞLEMİŞ

Sosyal medya hesabında Sebilürreşad Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, Gazeteci Fatih Bayhan’ın 20 Ocak tarihli paylaşımını alıntılayan Hazar, “Bunu yeni gördüm. 7 yıl önceki çalışmamı çalıp, utanmadan, sıkılmadan “Çalışmamız” diyebilecek kadar cesur bir arkadaşmış. Hırsızlık her kademenize işlemiş” dedi.

13 BÖLÜM HAZIRLANDIĞI İÇİN 13 BÖLÜM ÇEKİLMİŞ

Daha sonra projesinin 7 yıl önce değil 2009 yılında hazırladığı ile ilgili paylaşım yapan Hazar, “O kadar kabız hırsızlar ki, o dönem proje teklifleri 13 bölüm hazırlandığı için sadece 13 çekebilmişler. Oysa proje 28 bölümlük Ramazan ayı projesiydi. Allahınızdan bulun!” diye tepki gösterdi.

DİYANET TV’DE GÖSTERİLDİ

Mehmet Akif Ersoy’un eseri Safahat’tan uyarlanan hikayeler, Hazar’ın hazırladığı şekilde 13 bölüm olarak TRT Diyanet için çekildi. Dizi, İstiklal Marşı’nın kabülünün 100. yılı olan geçen Mart ayında “Safahat’tan Öyküler” ismiyle Diyanet TV ekranlarında yayınlandı. Sebilürreşad Dergisi Genel Yayın yönetmeni Fatih Bayhan’ın projeyi sahiplenip, “3 yıllık bir emeğin ürünüdür. Sıkı bir senaryo dönemi geçirdik” demesi dikkat çekti.

 

Feyzioğlu’nun seçim müziği de Erdoğan’ınki gibi çalıntı çıktı

 

Okumaya devam et

Kültür

Cezaevinde yazdığı Hayat Hanım en iyi yabancı roman ödülünü kazandı

Ahmet Altan, cezaevinde yazdığı “Hayat Hanım” romanıyla, Fransa’nın önemli ödüllerinden “Femina 2021 – En İyi Yabancı Roman” ödülünü kazandı. Bu ödülü kazanan ilk Türk yazar olan Altan, aldığı ödülü cezaevindeki siyasi tutuklu Kürt ve Türk kadınlara armağan etti.

BOLD – Edebiyat ödülü Femina, Fransa’nın başkenti Paris’teki Carnavalet Müzesi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Silivri Cezaevi’nde kaldığı 5 yıllık sürede “Dünyayı Bir Daha Göremeyeceğim” ve “Hayat Hanım” adlı iki kitap yazan Ahmet Altan, Fransızca’da “Madame Hayat” adıyla basılan romanıyla en iyi yabancı roman ödülüne layık görüldü.

Türkiye’de basılmayan ‘Hayat Hanım’ın ödül kazandığı geceye hakkındaki yurtdışı yasağı yüzünden gidemeyen Altan’ı, kitabı basan Acte Sud Yayınları’nın Türkiye Sorumlusu Timour Muhiddin temsil etti.

HAPİSTEKİ TÜRK VE KÜRT KADINLARA ARMAĞAN ETTİ

Törende Muhiddin tarafından okunan mesajında Altan, “Edebiyat mucizedir ve edebiyatın yarattıkları tanrının yarattıklarından uzun yaşar. Tanrı’nın yarattığı hiçbir insan Truvalı Hector kadar, Hamlet kadar, Goriot Baba kadar, Faust kadar, Anna Karenina kadar, Kaptan Ahap kadar, Küçük Prens kadar uzun yaşayamaz. Üstelik edebiyatın yarattıkları, onları yaratanlardan daha güçlü, daha etkileyici ve daha kalıcıdır…. Hayat hanım bir hapishane avlusunda ortaya çıktı ama bugün Paris’te dolaşıyor. Özgür ve neşeli… Bu sevinci paylaşmak istediğim birileri var. Hukuk kendilerini unutsa bile, edebiyatın onları unutmadığını söyleyebilmek için bu ödülü siyasi nedenlerle haksızca kapatılan Türk ve Kürt kadınlarına armağan etmek istiyorum” sözlerini paylaştı.

VOA’nın haberine göre, Paris’te yaşayan Türk yazar Nedim Gürsel, ödülün açıklanmasının ardından, “Ahmet Altan’ı yürekten kutluyorum. Cezaevinden yazdığı ve kendi dilinde basılmayan bu kitabıyla ödül aldı. Femina Ödülü önemli bir ödül. Ben henüz romanı okumadım ama merak etmediğim için değil. Türkçe yazılmış bir romanı Türkçe okumak isterim. Duydum ki Kasım ayında Türkiye’de basılacakmış. Ben de o zaman Türkçesi’ni alıp Ahmet Altan’ın yazdığı dilde okuyacağım” dedi.

Ödül verilecek eserlerin, tamamına yakını kadınlardan oluşan bir jüri tarafından seçildiği için Femina olarak adlandırılan ödül bu sene, gazeteci ve yayıncı Clara Dupont-Monod’nun özürlü bir çocuğun aile ve yakınları arasındaki zorlu yaşamını anlattığı “S’adapter” adlı romana verildi.

Gazeteciler tutsak meslektaşları için Frankfurt’ta yürüdü

Okumaya devam et

Popular

Shares