Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Uluslararası Yazarlar Birliği PEN, Altan’ı onur üyesi ilan etti

Uluslararası Yazarlar Birliği PEN’in Almanya şubesi, tahliye edildikten bir hafta sonra tekrar tutuklanan Yazar Ahmet Altan’ı onur üyesi ilan etti.

BOLD-Birçok ülkede şubesi bulunan Uluslararası Yazarlar Birliği’nin (PEN) Almanya Merkezi Başkan Yardımcısı Ralf Nestmeyer, 12 Kasım günü tekrar tutuklanan Ahmet Altan’a destek olmak için girişimde bulundu. Altan’ı onur üyesi olarak ilan eden Almanya PEN, Türkiye’ye Altan’ı “derhal ve koşulsuz serbest bırakma” çağrısı yaptı.

DW Türkçe yer alan haberde PEN Almanya Merkezi Başkan Yardımcısı Ralf Nestmeyer, “İlgili Türk makamlarından, onur üyemiz Ahmet Altan’ın derhal ve koşulsuz olarak cezaevinden tahliye etmesini talep ediyoruz” açıklamasını yaptı.

“TÜRK REJİMİNİN DESPOT KAREKTERİ”

Altan’ın Türkiye’de siyasi gerekçelerle hapiste tutulduğunu söyleyen Nestmeyer, “Bu ne meşru ne de kabul edilebilir” dedi. PEN Almanya Merkezi, Türkiye’de yargının “keyfi kararlarının siyasi nedenlere dayandığına” dikkat çekerek bunun “hukuk devletiyle çeliştiği, Türk rejiminin despot karakterini de gözler önüne serdiği” yorumu yaptı.

Vaclav Havel’in de bir zamanlar onur üyesi olduğu PEN Almanya Merkezi’nin günümüzdeki diğer onursal üyeleri arasında Anabel Hernández ve tutuklu HDP eski eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da yer alıyor.

NE OLMUŞTU?

Yargıtay’ın bozma kararının ardından tekrar hâkim karşısına çıkan tutuklu gazeteciler; Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek, Şükrü Tuğrul Özşengül ve tutuksuz Mehmet Altan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.

4 Kasım’da görülen davada tutuklu sanıklardan Ahmet Altan “örgüte yardım” suçundan 10 yıl 6 ay, Nazlı Ilıcak ise “örgüte yardım” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, tutuklu bulundukları süre göz önünde bulundurularak her ikisinin de tahliyelerine karar verilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise 6 Kasım’da, tahliye kararının kaldırılması için itiraz etmişti. İtirazı değerlendiren İstanbul 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi, Altan’ın tahliye edilmesine yönelik kararı kaldırarak yakalama kararı çıkarmıştı. Bunun üzerine gözaltına alınan Altan 13 Kasım tarihinde yeniden tutuklanmıştı.

Erdoğan Doğan Grubu’nun enkazını Demirören’den alıp OYAK’a devretmek istiyor

Medya

Zarar eden TRT faturayı zorla emekli edilenlere kesti

Kurum dışına yaptırılan dizilere milyonluk bütçe veren ve geçen yıl 92 milyon lira zarar eden TRT, zararın nedeni olarak kurumdan zorla emekli edilen bin 786 kişiye ödenen kıdem tazminatlarını gösterdi.

BOLD – TRT’nin 2018 yılı hesap bilgileri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklandı. Geçen yıl elektrik katkı payı, bandrol ve reklam olmak üzere toplam 2 milyar 657 milyon 5 bin lira gelir elde eden TRT, bu gelirine rağmen 2018’i 92,1 milyon TL zararla kapattı. Zararın gerekçesi olarak kurumdan emekli edilen bin 786 kişiye ödenen kıdem tazminatları gösterildi.

2.4 MİLYAR HALKIN CEBİNDEN ÇIKTI

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan Kamu İşletmeleri 2018 raporunda yer alan TRT ile ilgili bilgileri kamuoyuyla paylaştı. TRT’nin onca gelire rağmen zarar etmesini kötü ve basiretsiz yönetime bağlayan Sertel, TRT’nin gelirinin yalnızca yüzde 10’unun reklamlardan, yüzde 90’ının ise halkın cebinden karşılandığını belirtti.

BANDROL GELİRİ 1,7 MİLYAR LİRA

TRT’nin gelirleri ile ilgili de bilgi paylaşan Sertel, “689,8 milyon TL’si elektrik katkı payı, 1 milyar 703 milyon lirası bandrol geliri, 264,7 milyon TL’si de reklam geliri olmak üzere TRT’nin 2018 yılı toplam geliri 2 milyar 657 milyon 5 bin lira olarak gerçekleşti. Eski parayla ifade etmek gerekirse 2 katrilyon 657 trilyonluk gelire rağmen TRT’nin brüt satışları 2 milyar 700 milyon olarak gerçekleşmiş ve 2018 yılı faaliyet zararı 92,1 milyon olmuştur” dedi.

BELLİ SAYIDAKİ YAPIMCI ZENGİN EDİLİYOR

TRT’den insanların zorla emekli edildiklerini hatırlatan Sertel, “Önce insanları bir anda emekliye zorlayacaksın sonra da ‘Bu nedenle zarar ettik’ diyeceksin. Soruyorum; bu nasıl bir yönetim anlayışı? TRT, kamu ve halkımız için adeta bir kara delik. Bu kara delik; belli sayıda kişi ve yapımcıyı zengin etmek uğruna ne verirsek yutuyor” dedi.

Baransu davasında eski eşi konuştu: Maalesef annem ihbar etmiş

Okumaya devam et

Medya

Ahmet Hakan, Rahmi Turan’dan gelen tehditleri yazdı: “Bel altı vurmayı sevmem ama…”

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun, ‘Saray’a giden CHP’li’ yazısı yüzünden eleştirdiği Sözcü yazarı Rahmi Turan’ın kendisine gönderdiği tehdit mailini yayınladı.

BOLD – Sözcü Gazetesindeki köşesinde yazdığı ‘Saray’a giden CHP’li’ yazısı ile gündemden bir türlü düşmeyen Rahmi Turan’ın, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun’u maille tehdit ettiği ortaya çıktı. Konuyu Coşkun, Hürriyet’teki köşesinde dile getirdi. Coşkun, Turan’ın yazısı hakkındaki yorumları yüzünden, Sözcü yazarı tarafında tehdit edildiğini belirterek, “Rahmi Turan’dan gelen mail… Okudum. Canım sıkıldı. Adam resmen, ‘Hakkımda yazı yazmaya devam edersen sana bel altından saldırırım, sana iftira atarım, sana kara çalarım’ diye beni tehdit ediyordu” dedi.

MİLİM GERİLETEMEZSİN

Coşkun yazısının devamında “Son günlerde Türk basın tarihine geçecek çok büyük bir asparagasa imza attı, bunu da biliyoruz. Böyle biriyle tartışmaya girmeye değmez. Bırakayım ne hali varsa görsün. Fakat sonra düşündüm ki… Ben buna cevap vermeyince ‘Bak, Nişantaşı falan diyerek tehdit edince nasıl da sustu. İftira atacağımı söyleyince nasıl da korktu. Hahahaha!’ falan diyecek. Böyle bir zevki ona tattırmak istemedim. Elinden geleni ardına koyma Rahmi Turan! Senin düzeysizliğine, çirkinliğine, pespayeliğine teslim olacak değilim. Seninle sonuna kadar mücadeleye hazırım. Milim geriletemezsin beni” ifadelerine yer verdi.

BENİ DE SALDIRMAYA MECBUR ETME

Ahmet Hakan Coşkun yazısında Rahmi Turan’dan gelen maili de paylaştı. Coşkun’u, ‘Saray’a giden CHP’li’ yazısı hakkındaki yorumları yüzünden, olayı kan davasına çevirmekle suçlayan Turan, “Sürekli saldırıyorsunuz. Beni de saldırmaya mecbur etmeyin” dedi. Coşkun’u hakkındaki bazı dedikoduları yazmakla tehdit eden Turan, ” Mesela; Başkasının sevgilisine göz koyduğunuz için fena halde dayak yediğinizi Nişantaşı’ndaki maceralarınızı, hakkınızda abuk sabuk söylenenleri…” ifadelerini kullandı.

BELEDİYE İLE AKÇELİ İŞLER

Ahmet Hakan Coşkun’u, belediyede akçeli işlere bulaştığını yazmakla da tehdit eden Rahmi Turan, “Bunları tefrika etmeli miyim?” diye sordu. Turan’ın mesajının devamı şöyle, “Doğrusu öyle bir şeyi kendime yakıştıramıyorum. Belden aşağı vurmayı hiç sevmem. Her şeyi dürüstçe, mertçe yapmayı tercih ederim. Hakaretleriniz nedeniyle dava açacağım tabiidir…Fakat beni başka şeyler yazmaya zorlamayın. Olay daha çirkin bir hale gelmesin! Hakaret ve sövgüyü ben de en az sizin kadar bilirim. Ancak, kendime yakıştıramıyorum. Büyüklerimizden aldığım terbiye öyledir. Bilginize… Rahmi TURAN”

Melih Gökçek’e Moldovalı masöz

Okumaya devam et

Medya

AKP’nin havuz medyası; Davutoğlu’nun kızını hedef aldı!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın abisi Serhat Albayrak’ın yönetimindeki Turkuaz Medya Grubu’na bağlı olan Takvim Gazetesi, Ahmet Davutoğlu’nun kızı Hacer Bike Davutoğlu’nu hedef aldı.

BOLD-AKP’ye yakınlığı ile bilinen Takvim gazetesi, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kızı Hacer Bike Davutoğlu’nu, Şehir Üniversitesi’ndeki öğrencileri organize edip sokağa çıkartmakla suçladı. “Öğrenciler sokağa çağrılmıştı! Bakın perde arkasındaki isim kim çıktı?” başlığı ile haber yapan gazete, Davutoğlu’nu öğrencileri organize etmekle suçladı.

Halkbank ile Şehir Üniversitesi’nde yaşanan krize AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’da dâhil olunca süreç çirkinleşmeye başladı. İlk önce Erdoğan, eski yol arkadaşlarını “dolandırıcılıkla” suçladı. Erdoğan’ın sert suçlamalarının ardından AKP’ye yakın medya, Ahmet Davutoğlu’nu ve ailesini hedef alan haberler yapmaya başladı.

Hacer Bike Davutoğlu, “#Şehirhepimizin” etiketiyle gerçekleştirilen imza kampanyasını ve öğrencilerin katıldığı yürüyüşü organize ettiği iddiasıyla havuz medyasının hedefi oldu. Havuzun hedefinde olan Davutoğlu’na arkadaşları sahip çıktı. Şehirhepimizin İnsiyatifi öğrencileri, Hacer Bike Davutoğlu’nun lider pozisyonunda olmadığını, inisiyatifin bir parçası olarak yürüyüşe katıldığını belirtti.

“Medyayı özlüyorum” diyen Aydın Doğan: Tabii içim çekiyor

 

Okumaya devam et

Popular