Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Dünya Çocuk Hakları Gününde Türkiye’deki durum vahim

Bugün, Dünya Çocuk Hakları Günü. Yaşam hakkı ihlal edilen, anneleriyle cezaevlerine doldurulan, köle gibi çalıştırılan çocuklarla karşılıyor Türkiye 20 Kasım’ı…

BOLD – Çocuk hakları Türkiye’de her geçen gün geriliyor. Yaşam hakkı kamu otoritesi tarafından ihlal edilen çocuklar için etkin soruşturmalar yapılmış değil. 14 Kasım 2019’da açıklanan resmi rakamlara göre 780 bebek, binlerce çocuk siyasi nedenlerle tutuklu anneleriyle birlikte yeterli yaşam koşulları bulunmayan cezaevlerinde kalmak durumunda. On binlerce Suriyeli çocuk ise başta tekstil sektörü olmak üzere yasa dışı biçimde ve çok düşük ücretlerle köle gibi çalışmaya zorlanıyor.

CEMİLE HALA DERİN DONDURUCUDA

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Türkiye’de ise tablo karanlık…

Uğur Kaymaz, 15 yıl önce, 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’nden bir gün sonra 21 Kasım 2004’te öldürüldü. Bir çatışmanın ortasında kurşun yağmuruna tutulan Kaçmaz’ın bedeninden 13 kurşun çıktı. 12 yaşındaki Uğur’la ilgili davada yargılanan hiçbir sanık ceza almadı.

Çocuklar İçin Barış Hemen Şimdi Girişimi, sokağa çıkma yasakları sırasında en az 80 çocuğun yaşam hakkının ihlal edildiğini duyurmuştu. Cemile Çağırga (10), Tahir Yaramış (35 günlük), Elif Şimşek (8), Berat Güzel (12), Bişeng Goran (12), Ramazan Gümüş (14), Hidayet Tek (4), Esra Şalk (2), Müslüm İlhan (8), Enes Erdem (9) bunlardan sadece birkaçı.

Diyarbakır Lice’de kuzuları otlatırken havan mermilerinin hedefi olan Ceylan Önkol yaşamını yitirmişti. Cemile Çağırga ise Cizre’de sokağa çıkma yasağı sırasında evinin kapısında vurularak öldürüldü. Annesi yasak nedeniyle defnedemediği kızını günlerce derin dondurucuda sakladı. 10 yaşındaki Cemile Çağırga’yı vuran kurşunun çıktığı silaha yönelik etkin bir araştırma yürütülmedi.

İHD Diyarbakır Şubesi’nin Haziran 2019 raporuna göre; son 10 yılda şehir içinde kontrolsüz ve hızlı hareket eden zırhlı araçlar nedeniyle 16 çocuk yaşamını yitirdi. En son olarak Diyarbakır Bağlar’da polise ait zırhlı aracın ezdiği 6 yaşındaki Efe Tektekin, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

RAİBA NAZ VE BERKİN

Giresun’un Eynesil ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, 12 Nisan’da evinin önünde ağır yaralı olarak bulunmuş ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Baba Şaban Vatan, yetkililere Rabia Naz’ın ölümünün aydınlatılması için defalarca çağrıda bulunmuş ve gözaltına alınmıştı. Rabia Naz’ın intihar değil AKP’li yetkili Nurettin Canikli’nin akrabaları tarafından öldürüldüğü şüphesi var. 2013’te Gezi Direnişi sırasında polis tarafından vurulan Berkin Elvan’ın davası yıllardır sürüncemede bırakılıyor.

TUTUKLU BEBEKLER ÜLKESİ

Cezaevlerinde suç işledikleri için tutuklanan çocuklar yanında tutuklu anneleriyle birlikte kalan çocuk ve bebekler var.

Net rakam olmamakla birlikte geçtiğimiz yıl verilerine göre yaklaşık 2 bin 500 tutuklu çocuk bulunuyor. Çocuk cezaevleri sürekli olarak işkence ve kötü muamele olaylarıyla gündeme geliyor. Kontrolsüzlük nedeniyle akran şiddeti de ayrı bir sorun. Son olarak Sincan Çocuk Cezaevinde çocuklara ağır işkenceler yapıldığı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun raporunda yer aldı. Çocukların ışıklar kapatıldıktan sonra gardiyanların ağır işkencesine maruz kaldığı belirtildi.

Cezaevinde 0-6 yaş arası, 0-3 yaş arası çocuk ve bebekler de en önemli hak ihlallerinden biri. Anneleriyle birlikte tutuklanan çocuklar, cezaevlerinde kreş ve oyun alanı olmadan yaşamak durumunda kalıyor. Psikolojik sorunların yanında fizyolojik sorunlar da yaşanıyor. 2015 yılında yaygınlaşan hamile kadınların da tutuklanması dönemiyle birlikte, çok sayıda bebek tutukluyken doğum yapan anneleriyle birlikte hayatlarının ilk günlerinden başlayarak cezaevinde büyüyorlar.

Annesi, babası ve teyzesi ile birlikte Sivas E Tipi Cezaevinde kalan 3,5 yaşındaki Adil Bera Işık bunlardan biri. Adil Bera’ya kansere dönüşen Men2A teşhisi konuldu. Teşhise rağmen Bera anne ya da babası tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmediği için cezaevinde kalmaya devam ediyor.

KÖLE ÇOCUKLAR

Çocuk işçiliği ülkenin en önemli sorunlarından biri. 60’a yakın çocuk yasa dışı çalıştırılırken son iki yılda hayatını kaybetti. Çocuk işçiliği özellikle Suriyeli Mülteci çocuklarda çok yaygın. Entegresyon eğitimi verilmeyen çocuklar ucuz işgücü olarak görülüyor. Özellikle Gaziantep ve İstanbul’daki tekstil atölyelerinde günde 10 saat çalıştırılan çocuklara 300-500 Tl arası ücret ödeniyor.

 

Genel

Fatih Terim, Instagram’dan paylaştı: Hepinizi çok özlemişim…

Koronovirüs teşhisiyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilen Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, sarı-kırmızılı futbolcularla görüntülü olarak görüştü.

BOLD – Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, kişisel Instagram hesabından oyuncularıyla yaptığı görüşmeden kareler paylaştı. Terim, “Hepinizi çok özlemişim. Sizleri görmek beni çok mutlu etti” ifadelerini kullandı.

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, kişisel Instagram hesabından takımıyla gerçekleştirdiği video konferanstan fotoğraflar paylaştı. Fatih Terim, paylaşımında “Hepinizi çok özlemişim. Sizleri görmek beni çok mutlu etti. Hep birlikte taraftarımızla da buluşacağımız günü bekliyorum. Sağlıkla kalın…” ifadelerini kullandı.

GÖRÜŞME 40 DAKİKA SÜRDÜ

Futbolcularının ve ailelerinin genel durumu ile sağlık bilgileri hakkında bilgiler alan tecrübeli çalıştırıcı, bu süreçte fizik performans kadar mental olarak güçlü kalmanın önemine dikkati çekti. Tecrübeli teknik adam, ayrıca liglerin başlama ihtimali ve olası tarihlere ilişkin teknik heyet olarak hazırladıkları, sağlık öncelikli zaman ve iş planlarından da bahsetti. Fatih Terim ve oyuncuları arasındaki görüşme, yaklaşık 40 dakika sürdü.

 

Okumaya devam et

Genel

Kılıçdaroğlu hükumeti suçladı: Bilim Kurulunun kararlarına uyulmadı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP hükumetini Bilim Kurulunun kararlarına uymamakla suçladı. “Kapatılan iş yerlerinin 3 aylık kirası ödenmeliydi. İşçilerin asgari ücretlerini ben ödeyeceğim denilmeliydi” dedi.

BOLD – Kılıçdaroğlu, “Fedakarlığı kim yapacak? Fedakarlığı devletten milyon dolarlar ile ihale alanlar yapacak. İsrafın önlenmesi lazım, Kanal İstanbul hayalinden vazgeçmek gerek” ifadelerini kullandı. Kanunda belediyelerin bağış alma yükümlülüğü olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, AKP’li belediyelerin de bağış topladığını belirtti.

FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın yayınına katılan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, iktidarın korona virüsüyle ilgili uygulamalarını eleştirdi. Kılıçdaroğlu şu mesajları verdi:

AKIL DIŞI UYGULAMA

“Başlangıçta vatandaşlara 65 yaş ve üstü sokağa çıkmasın dendi. Bu yanlıştı. 65 yaş ve üstü kişiler evden çıkmayacak ama onun çocuğu çıkacak işini yapacak eve gelince zaten bulaştıracak. Bu akıl dışı uygulamaları anlamak mümkün değil. Mecbur çıkacak insanlar sokağa. Evine ekmek getirecek. Evinizde kalın biz halledeceğiz denmeliydi, bunlar denmedi.

‘EVDE TUT’ DENMELİYDİ

Stratejinin üç ayaklı olmalıydı. Sağlık konusunda Bilim Kurulu ne karar veriyorsa ona uyacaktınız. Alınan kararlara uyulmadı. Evde kal dendi, sonra herkes evde kalsın diye bir kampanya başlatıldı. Evde tut kampanyası açılması gerekiyordu. Bu kampanyanın getirdiği bir şey oldu. Çok sayıda kişi işsiz kaldı.

ÜCRETLER ÖDENMELİYDİ

Sadece Cumhurbaşkanlığı kararı ile kapatılan iş yeri sayısı 144 bin 690. Sizin en azından 3 ay ya da bu iş sona erdikten sonra, burada çalışan işçilerin asgari ücretlerini ben ödeyeceğim denilmeliydi. İşsizilik fonunda 130 milyar lira para var. Gündelikçi kadınlar var evlere gidiyorlar, bunlar için önlem alın dedik. Hiçbir önlem alınmadı. Kapatılan iş yerleri için de senin 3 ay kiranı ben ödeyeceğim denmeliydi. Dolayısıyla kişi evine rahat kapanabilirdi. Bunlar yapılmadı, bunlar yapılabilseydi daha iyi bir tablo ortaya çıkacaktı.

BELEDİYE BAĞIŞ ALABİLİR

Çağrı yaptım, ekonomik sosyal konseyi toplayın dedim. Yardım kanunu ayrı. Belediye kanunu ayrı. Belediyelerin hizmetleri var, hizmetlerden biri de bağışlardır. Belediye kanunlarında yer alıyor, bağışları alma yükümlülüğü var. Belediye hizmet yapar, bu belediyenin görevidir. Her belde başkanı kendi sınırları içerisinde huzurlu insanları görmek ister. Bunu sadece CHP’li belediyeler için söylüyor aslında. AKP’li belediyeler de yapıyor. Birisi gelip yardım yapmak istiyorsa, ararım belediyeyi yardım yapmak istiyorum derim.

FEDAKARLIĞI KİM YAPACAK?

Fedakarlık elbette yapılacak ama sorun şu, fedakarlığı kim yapacak? Fedakarlığı yapacak olan devletten milyon dolarlar ile ihale alanlar yapacak. İsrafın önlenmesi lazım, Kanal İstanbul hayalinden vazgeçmek gerek. Sokağa çıkma yasağı ilan edilince kahveci bakıyor ki, gelen sayısı üçü dördü geçmiyor. Çalışan üç kişiden ikisine diyor ki, sizin işine son vermek zorundayım. İki kişi diyor ki, bize maaş verin, ağlıyor. Kahveci diyor ki, tamam sizin ikinize bir maaş veriyorum. O kahveci bugün kapandı.

Akşener’den Erdoğan’a tepki: Yeni Cami’de dilenip Sultanahmet’te sadaka dağıtamazsınız

 

Okumaya devam et

Genel

KHK’lı sağlıkçılar meslektaşları için el işi koruyucu üretti

Hükümet korona salgını nedeniyle KHK’lı sağlıkçıları mesleğe geri almaya direnirken, KHK’lı sağlıkçılar meslektaşlarını koruyacak ürünleri elleriyle üretmeye başladı.

BOLD – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Batman Şubesi üyeleri, Bölge Devlet Hastanesi’nde çalışan tüm sağlık emekçilerinin koronovirüsten korumak amacıyla 300 adet koruyucu siper üretti.

Şeffaf asetat kağıdının üst tarafına insan başını koruma altına alan koruyucu siperlerin maliyeti ise 4 lirayı geçmiyor. Piyasada 17 TL’den başlayan ve 100 liraya kadar yükselen koruyucu siperler, sağlık emekçilerine ücretsiz dağıtılacak.

SES Şubesi Eşbaşkanı Deniz Topkan, koruyucu siperleri yapanların ağırlıkta KHK’yle işlerinden ihraç edilen sağlık emekçileri olduğunu vurgulayarak, “En çok risk grubunda bulunan sağlık emekçileridir. Maske ve siperlerin Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanması gerekmektedir ama maalesef bunların yeterince karşılanmadığını bildiğimiz için dayanışmayı yükseltmek için maskeleri tüm sağlık emekçileri için ürettik” dedi.

KHK’LİLER SAĞLIK ORDUSUNUN BİR PARÇASI

Topkan, “Amacımız tüm sağlık kamu emekçilerinin insanlığı korurken oluşacak enfekte vakalarının en aza indirgemek istiyoruz. Onların korunması amacıyla biz de desteğimizi sunmaz istedik. Tüm malzemeleri sendikamızın desteği ile alırken, yapımları ise üyelerimiz tarafından yapıldı” dedi.

Siperleri üretenlerin ağırlıkta işlerinden KHK’lerle ihraç edilen emekçiler olduğunu vurgulayan Topkan, “İhraç edilmiş dahi olsalar kamu emekçileri kendilerini sağlık ordusunun birer parçası olarak gördükleri için bugün diğer sağlık emekçisi arkadaşları için emek harcıyor. Bu vesile ile bir kez daha Sağlık Bakanlığı’na, ihraçların komisyonlarda oyalanmadan işlerine geri dönmelerini ve koronavirüs ile mücadelede görevlerini yapmaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz” dedi.

Koronavirüs nedeniyle vefat sayısı 356’ya, vaka sayısı da 18 bin 135’e tırmandı

 

Okumaya devam et

Popular