Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Emekliye TOKİ tokadı!

TOKİ, emekliler için yapılan 2+1 dairelerin aylık taksit miktarını 388 TL’den 704 TL’ye, 3+1 dairelerin aylık taksit miktarını ise 750 TL’den 950 TL’ye çıkardı.

BOLD – Emekli maaşlarına tek haneli rakamlarda zam yapılmasına karşın TOKİ tarafından emekliler için yapılan konutların aylık taksitlerine büyük zam yapıldı. 2+1 dairelerin aylık taksitleri 388 TL’den 704 TL’ye, 3+1 dairelerin aylık taksitleri ise 750 TL’den 950 TL’ye çıkarıldı.

EV ALMAKTAN VAZGEÇTİLER

Konuyu TBMM gündemine taşıyan CHP Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Kırıkkale’de Yuva Mahallesi ve Çullu köyü arasındaki araziye TOKİ tarafından evi olmayan emekliler için 927 adet konut yapıldığını vurgulayarak, “Hak sahipliği kura yoluyla belirlendi. Daha önce 2+1 dairelerin aylık taksit miktarı 388 TL olarak, 3+1 dairelerin aylık taksit miktarı 750 TL olarak belirlenmişti ancak ekonomik kriz gerekçe gösterilerek evlerin peşinat, taksit ve ön ödeme fiyatları artırıldı. Birçok emeklimiz bu yapılan zamlardan sonra ev sahibi olmaktan vazgeçti” dedi.

EV HAYALLERİ BAŞKA BAHARA KALDI

TOKİ tarafından ev taksitlerine büyük zamlar yapıldığını hatırlatan Önal, “Şu an emeklimiz 2+1 daire sahibi olmak için aylık 704 TL, 3+1 daire sahibi olmak için aylık 950 TL ödemek zorunda. Ortalama emekli maaşının asgari ücrete dahi denk gelmediği ülkemizde Kırıkkaleli emeklilerimizin ev sahibi olma hayalleri yine başka bahara kaldı. Taksit miktarı azaltılmazsa emeklilerimiz TOKİ’yle yapılan sözleşmeyi feshetmeye hazırlanıyor ve seslerinin Ankara’dan duyulmasını talep ediyor” dedi.

Dünya Çocuk Hakları Gününde Türkiye’deki durum vahim

Gündem

Adalet Bakanlığı down sendromlu çocuğun babasıyla görüşüne izin vermedi; AYM hak ihlali kararı verdi

Manisa Cezaevinde tutuklu Ahmet Gülen, yüzde 90 engelli ve down sendromlu çocuğuyla açık görüş yapmak istedi. Cezaevi idaresi itirafçı olması halinde ödül olarak bu haktan yararlanabileceğini belirterek reddetti. AYM, görüşün engellenmesini hak ihlali saydı.

BOLD – Manisa T Tipi Cezaevi’nde mahpus Ahmet Gülen yüzde 90 engelli ve down sendromlu çocuğuyla haftalık olarak açık görüş yapmak istedi. Cezaevi idaresi Gülen’in talebini reddetti. Adalet Bakanlığı ise “15 Temmuz tehdidi devam ediyor” diyerek talebe ‘keyfi’ dedi.

15 Temmuz sonrası Ahmet Gülen, 30 Aralık 2015’te Hizmet Hareketine üye olduğu gerekçesiyle tutuklanarak Manisa T Tipi Cezaevi’ne konuldu. Baba Gülen hapishanede bulunduğu süre içerisinde yüzde doksan engelli ve down sendromlu çocuğu ile haftalık olarak açık görüşte bulunmak için cezaevi idaresine başvurdu. Gülen çocuğunun konuşamadığı ve zihinsel engeli olduğu için telefon aracılığıyla yapılan kapalı görüşün işlevli olmadığını belirtti.

İdare, Gülen’in talebini reddetti. Ancak yönetim Gülen’in ‘iyi halli’ olması ve bağımsızlar koğuşu olarak tabir edilen itirafçı ve kendilerini yargılandıkları davadan soyutlamış mahkumların kaldığı hücre ya da koğuşta kalması durumunda Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Yönetmeliği’nden yararlanabileceği cevabını verdi.

Gülen bunun üzerine Manisa İnfaz Hakimliği’ne başvurdu. İnfaz Hakimliği ise OHAL KHK’si ile çıkan açık görüşlerin iki ayda bir yapılacağına dair maddeyi gösterip başvuruyu reddetti. Fakat Gülen’e mağduriyeti nedeniyle Ödül Yönetmeliğinden yararlanması kararı verdi. Ancak cezaevi idaresi Gülen’in kapalı görüşü açık görüşe çevrilmesini öngören Ödül Yönetmeliği hakkını kullandırmadı.

BAKANLIK: KEYFİLİKTEN SÖZ EDİLEMEZ

Anayasa Mahkemesi’ne başvuran Gülen’in bireysel başvurusu kabul edildi. AYM Adalet Bakanlığı’ndan görüş istedi. Adalet Bakanlığı ise, “15 Temmuz darbe girişimi tehlikesinin sürdüğü, cezaevi yönetmeliğinde yapılan değişiklikler dolayısıyla bir keyfilikten söz edilemeyeceğini” savundu ve tutuklunun iyi halli olursa açık görüşe izin verileceğini belirtti.

AYM HAK İHLALİ KARARI VERDİ

AYM Gülen’in çocuğu ile görüştürülmemesinin hak ihlali olduğuna karar verdi. Kararda, “Somut olayda, yüzde 90 oranında engelli ve down sendromlu olan çocuğun kapalı görüş hakkından gereği gibi faydalanamadığı iddiasının ve normal bir çocuğa göre daha özel koşullar sağlanarak tutuklu olan babasıyla görüşmesi talebinin kamusal makamlarca değerlendirilmesinin gerektiği açıktır” denildi.

“Demokratik bir toplumda hükümlü ve tutukluların öznel durumları dikkate alınmalı ve esnekliğin temin edilmesi gerekir” denilen kararda, mevzuat hükümlerinin dar ve sınırlayıcı şekilde yorumlandığı, ayrıca asgari aile ilişkilerinin temini açısından müdahalenin ölçülü ve demokratik toplum düzeninde gerekli olmadığı kanaatine varıldığı vurgulandı. Yüksek Mahkeme Anayasa’nın 20. Maddesi’ne dayanarak Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

GERGERLİOĞLU: İNSANİ DUYARLILIK GÖSTERİLMİYOR

Mahpuslar ve çocukları ile ilgili hak ihlallerini gündeme getiren HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise AYM başvuruya gerek kalmadan da hak ihlalinin giderilebileceğini belirtti. Artı Gerçek’e konuşan Gergerlioğlu, “Cezaevinde maalesef hem kapasite üstü insan var. Bu zaten normal hizmetleri aksatıyor. İkincisi bu tür özel durumlarda cezaevi idareleri, Adalet Bakanlığı insani bir duyarlılık göstermiyor. Çocuğun hali ortada, babanın durumu ortada. Açık görüş olmalı. Çocuklar çünkü bunu anlamıyor. Bize gelen birçok şikayette normal çocukların bile sorun yaşadığını gösteriyor. Örneğin kapalı görüşte, gelip camdan annesine sarılmaya çalışıyor. Annesine sarılamayınca küsüyor, ağlıyor. Böyle bir çok manzara var” dedi. AYM kararının uygulanıp uygulanmayacağına dair de endişelerini dile getiren Gergerlioğlu, “Bunun ne kadar uygulanacağını da bilmiyoruz. Çünkü AYM karar veriyor. Bakıyorsunuz bakanlar, ‘Biz AYM’nin gözünden bakmıyoruz’ diyor. Böylesine inanılmaz bir düzen var. Bu yaklaşım dört yıldır bu ailenin neden bu zulmü çektiğini gösteriyor” dedi.

Üniversite sınavında derece yaptı ancak ‘terörist’ iftirasıyla eğitim hakkını elinden aldılar

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Üniversite sınavında derece yaptı ancak ‘terörist’ iftirasıyla eğitim hakkını elinden aldılar

Hukuk fakültesini derece yaparak kazanan tutuklu öğrenci Emine Altın’ın sınavlara girmesine izin verilmiyor. CİMER’in gerekçesi: “Toplumun güvenliğini tehlikeye düşürebilir!”

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – İzmir Şakran Cezaevinde 14 Şubat 2018’den bu yana tutuklu bulunan Emine Altın, 2019 üniversiteye giriş sınavında derece yaptığı halde okumasına izin verilmiyor. Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Altın İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi sınavlarına giremiyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi ile (CİMER) 4-5 kez yazışma yapan aileye 7 Ocak 2020’de gelen en son cevaba göre Altın ‘toplum güvenliğini tehlikeye atabilir’ diye sınavlara alınmıyor.

Cevapta şöyle deniliyor: “Ceza infaz kurumu düzeni ile toplum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabileceği, yol, kalınacak ceza infaz kurumu ya da sınav merkezi veya okulda güvenlik açısından sakınca bulunabileceği değerlendirildiği takdirde Cumhuriyet Başsavcılığınca sınırlama…”

BEBEĞİNİ KAYBETTİ, TUTUKLANDI, EŞİ İLE GÖRÜŞTÜRMÜYORLAR

Anayasa’nın 42. maddesinde yer alan “Kimse eğitim öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” hükmü hiçe sayılarak eğitim hakkı elinden alınan Emine Altın’ın annesi Fadime Mersin, yaşanan hukuksuzluğa tepki gösterdi.

Mersin, “Tutuklu olanların okumasına müsaade eden okullar arasında İstanbul Üniversitesi olduğu için bu hukuk fakültesine kayıt yaptırdık. Şimdi sınavlara girmesine izin vermiyorlar. Kızınız terörle yargılanıyor, öğrencilere zarar verir. Mesuliyet alamayız. Burada okutamayız diyorlar. İlk başta devlet izin verirse, masrafları da siz karşılarsınız sınavlara girebilir demişlerdi. Şimdi devlet evlet izin vermiyor diyorlar. Madem okumasına izin verilmeyecekti neden sınava girmesine izin verildi. Hem sevindik hem de sevincimiz kursağımızda kaldı” dedi.

Kayıt sürecinde de çok uğraştıklarını belirten Mersin, “Vekalet için cezaevi ile noter arasında gidip geldik. İki ay son dakikaya kadar uğraştırdılar. Onu halledince bu sefer okul ile sorumuz başladı. Okul ilk önce önce sınavı kazanıp sonra içeri girseydiniz sizi kabul edebiliriz ama içerideyken kazandığınız için kaydınızı alamıyoruz dediler. Derslerine girmediğiniz için sınavlara kabul edemiyoruz dediler. Türkiye’de sadece 5 üniversitede dışarıdan eğitim almak özgürlüğüne sahipsiniz. Bunlardan biri de İstanbul Üniversitesi. O zaman bu ibareyi kullanmasınlar.” ifadelerini kullandı.

Kızının Manisa Turgutlu Rabia Hatun Lisesinden mezun olduğunu ifade eden Mersin, “İlk bine girdi kızım ve böyle şartlar altında okuyan bir çocuk. Görüşe gittiğimde, derece yapan senin kızın mı, o senin kızın mı diye soruyorlar bana. O kadar üzdüler ki bizi anlatamam. Çok mağduriyetler yaşadı” diye konuştu.

Emine Altın cezaevinde açılan kursa devam edip saz çalmayı da öğrenmiş, İzmir Şakran Cezaevi.

İKİNCİ ÜNİVERSİTESİ

Emine Altın aslında matematik öğretmeni. İzmir 9 Eylül Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun. İkinci üniversitesini Türkiye derecesi yaparak kazandı. Okulu bitirdikten bir yıl sonra evlenen Altın’ın maden mühendisi eşi Armağan Altın da Kasım 2017’den beri aynı cezaevinde tutuklu. Eşi tutuklandığında hamile olan Altın, 1,5 aylık bebeğini o süreçte kaybetti. Dört ay sonra da kendisi tutuklandı. Evlilik aşamasındayken de gözaltına alınan Emine Altın, o dönemde serbest bırakılmıştı.

İÇ GÖRÜŞ YAPTIRMIYORLAR

Yeni evli çifte, Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklandıkları için 2 yıl içinde sadece iki kere kapalı görüş hakkı tanındı. Cezaevinde sağlık sorunları başlayan Armağan Altın’ın aile yakınları “Kan tahlili vermesi gerekiyor ama bir türlü almadılar. 3-4 defa dilekçe yazıp talep etmiş, ama ilgilenilmemiş. Normalde kalp kapakçığından dolayı ameliyat olmuştu. Onun için de kontrol istedik. Uzun süre sonra kontrole götürdüler.” dedi.

Emine-Armağan Altın, 2016.

Tutuklu anne: Kızım intihara teşebbüs etti, oğlum manik depresif oldu

Okumaya devam et

Gündem

100 bin liralık koltuğu kaybetmemek için yönetmeliği değiştirdi

Üç dönem AKP Bilecik Milletvekilliği yaptıktan sonra Tarım Kredi Kooperatifleri genel müdürlüğü görevine tartışmalı şekilde atanan Fahrettin Poyraz’ın, kendisi için yönetmelik değişikliği yaptırdığı öne sürüldü.

BOLD 1 milyon 100 bin çiftçi ortağının sahibi olduğu Tarım Kredi Kooperatifleri’nin iki yıldır mevzuatlara aykırı bir şekilde yönetildiği ortaya çıktı. Mevzuata aykırı bir şekilde atanan genel müdürün, kendine özel yönetmelik değişikliği yaptırdığı ve aylık gelirinin 100 bin lirayı bulduğu öne sürüldü.

ATAMASI YÖNETMELİĞE AYKIRI

Milli Gazete’de yer alan habere göre, çiftçiye pahalı gübre ve yüksek faizle gündeme gelen Tarım Kredi Kooperatifleri, şimdi de büyük bir hukuk skandalı ile çalkalanıyor. 1581 sayılı özel kanunla yönetilen ve bu kanuna dayanarak hazırlanan insan kaynakları yönetmeliğine göre, Tarım Kredi Kooperatifleri’nde yaşlılık aylığı almaya hak kazananlar istihdam edilemiyor. Ancak Genel Müdür Fahrettin Poyraz’ın milletvekili emeklisi olmasına rağmen Tarım Kredi Kooperatifleri’nin insan kaynakları yönetmeliğine aykırı bir şekilde bu göreve atandığı ortaya çıktı.

AYLIK GELİRİ 100 BİN LİRAYI BULUYOR

Genel Müdür Poyraz’ın mevzuata aykırı atamanın üstünü örtmek için de 2019 yılında yapılan genel kurulda, insan kaynakları yönetmeliğinde kişiye özel bir değişiklik yaptırarak, kendisiyle ilgili emeklilik şartını kaldırttığı da ortaya çıktı. Poyraz’ın aylık geliri, milletvekili emeklisi olduğu için 15 bin lira emekli maaşı, 30 ile 40 bin lira arasında genel müdür maaşı, üç ayda bir ikramiye, ortalama üç maaş tutarında yılda bir teşvik primi, Gübretaş’tan aylık 9 bin lira huzur hakkı ücreti ve yurt dışı, yurt içi harcırahlarla birlikte asgari 100 bin lirayı buluyor.

YAPILAN DEĞİŞİKLİK GERİYE İŞLEMİYOR

İnsan kaynakları yönetmeliğinde yapılan kişiye özel bu değişiklik, geriye işlemeyeceği için Tarım Kredi Kooperatifleri iki yıldır hukuka aykırı bir şekilde yönetilmeye devam ediyor. Mevcut yönetmeliğe göre genel müdürün istifa ederek, değişiklik yapıldıktan sonra yeniden atanması gerekiyordu. Ancak değişikliğin ortaya çıkacağı endişesiyle bu istifanın ve yeniden atamanın yapılmadığı öne sürülüyor.

Öte yandan Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, hakkındaki iddialara yanıt vermedi.

Barolar, hükumetin yargıya baskısını protesto için el feneriyle Yargıtay’a yürüyecek

Okumaya devam et

Popular