Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İnşaat mühendisine mezar olan cami ruhsatsız çıktı

Gaziantep’te iskele çökmesi sonucu inşaat mühendisi Korkut Küçükcan’ın hayatını kaybettiği Türkiye’nin ikinci büyük camisinin ruhsatsız olduğu belirtildi. 13 metre olması gereken iskelenin 60 metre olduğu kaydedildi.

BOLD – Geçen hafta Gaziantep’in Şahinbey ilçesindeki Akkent Camisi inşaatına ölçü almak için giren İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan, iskelesinin çökmesi sonucu enkaz altında kaldı. Küçükcan’ın cansız bedenine ancak bir gün sonra ulaşılabildi. Türkiye’nin ikinci büyük camisi olacağı belirtilen Akkent Camisi’nin ruhsatsız inşa edildiği öne sürüldü.

İNŞAATA 2012’DE BAŞLANDI ANCAK RUHSAT YOK

Konuyu TBMM gündemine taşıyan CHP Gaziantep Milletvekili Bayram Yılmazkaya, 14 Kasım’da yaşanan olayla ilgili “Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır diliyorum. Olayla ilgili yapılan incelemelerde, birçok ihmal ve hata olduğu görülmüştür. 2012 yılında başlamasına rağmen ruhsatı olmayan bu inşaatın 3 dekar alana oturmuş 60 metre yükseklikte ahşap iskelesinin olması ve bu ahşap iskelenin yıllarca dış koşullara maruz kalması sonucu çökmesi hiç de şaşırtıcı olmamıştır” dedi.

EN FAZLA 13 METRE OLMALIYDI

60 metre yüksekliğinde ahşap iskele olamayacağını vurgulayan Yılmazkaya, “En fazla 13 metre olması gereken kaçak inşaattaki ahşap iskeleye betonarme yüklerinin de taşıttırılması daha büyük bir faciaya da yol açabilirdi. 34 saat süren arama kurtarma çalışmalarında görüldüğü gibi kriz ve acil durum yönetimi konusunda ekiplerin hazırlıksız olduğu, kurtarma ekibinin bilgi ve koordinasyon yetersizliğinin yanı sıra liyakatsiz kişilerden oluştuğu görülmüştür. İhmal ve hatalar sonucu çöken inşaatın sorumlularının gereken cezayı alması adına yetkilileri göreve davet ediyor, büyük vebalin altında kalmasınlar diyorum” dedi.

“Nadira’nın sigortasını yaptınız mı” sorusuna Şirin Ünal’dan beddualı cevap

Dünya

Esad’dan Erdoğan’a: “Bu türden fırsatçı İslamcılarla masaya oturmaktan tiksinirim…”

Tayyip Erdoğan’la görüşme ihtimali sorulan Beşar Esad, “Bu türden fırsatçı İslamcılarla masaya oturmaktan tiksinirim. Müslüman demiyorum, İslamcı diyorum… Bu başka bir terim” dedi.

BOLD – İtalya Devlet Televizyonu Rai’ye mülakat veren Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, gelecekte AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme ihtimaliyle ilgili bir soruya, “Eğer bir gün bunu yapmak zorunda kalırsam bundan gurur duymam. Bu türden fırsatçı İslamcılarla iş yapmaktan tiksinirim. Müslüman demiyorum, İslamcı diyorum… Bu başka bir terim, siyasi bir terim” dedi” cevabını verdi.

Sözlerini sürdüren Esad, “Ama ben hep şunu söylerim: benim görevim yaptıklarımdan mutlu olmak ya da olmamak değil. Mesele benim duygularım değil, Suriye’nin çıkarları. Bu yüzden çıkarlarımız nereye gitmemi gerektirirse oraya giderim, neyi yapmamı gerekirse onu yaparım” dedi.

TÜRKİYE’Yİ İŞGALCİLİKLE SUÇLADI

Esad, Suriye’deki mevcut durumla ilgili bir soruyu yanıtlarken de “Suriye ordusu son birkaç yıldır ilerleme kaydetti ve birçok bölgeyi teröristlerden temizledi. Türklerin desteklediği El Nusra’nın bulunduğu İdlib ise hala duruyor, Türklerin geçen ay topraklarımızı işgal ettiği Suriye’nin kuzey bölgeleri de duruyor” dedi.

Esad, ülkedeki siyasi durumun “dahil olan aktör sayısının artması nedeniyle gittikçe karmaşıklaştığını” da söyledi. “Türk işgali, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin ihlalidir” diyen Esad, Rusya’nın pozisyonunun da bu yönde olduğunu belirtti.

Beşar Esad, sığınmacı kriziyle uğraşan Avrupa için “eden bulur” dedi

Okumaya devam et

Gündem

Tutuklu gazeteci sayısı 16 yılda 10 kat arttı

Türkiye’nin 2019 yılı basın özgürlüğü karnesini açıklayan CHP’li Utku Çakırözer, tutuklu gazeteci sayısının 16 yılda 10 kat arttığına dikkat çekti. Çakırözer, sadece 2019’da 59 gazetecinin 200 yıl hapis cezasına çarptırıldığını söyledi.

BOLD – CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Utku Çakırözer, 2020 bütçe görüşmelerinin devam ettiği TBMM Genel Kurulunda Türkiye’nin 2019 yılı basın özgürlüğü karnesini açıkladı. Gazetecilerin 2019 yılına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Basın 16 yılda daha özgür hale geldi” sözleri ile başladığını hatırlatan Çakırözer, “Ama tutuklu gazeteci sayısı 16 yılda 10 kat arttı. Sadece 2019 yılında 59 gazeteci 200 yıl hapis cezasına çarptırıldı” dedi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 157. SIRADAYIZ

Bütçe tartışmalarının halka ulaşması için özgür basın ve özgür gazetecilere ihtiyaç olduğunu dile getiren Çakırözer, “Bu yılın başında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘Basınımız on altı yılda daha demokratik, daha özgür hâle geldi.’ Gerçekten öyle mi oldu? 2001 ile 2004 yılları arasında tutuklu gazeteci sayısı 10’du, bugün 11 katına çıktı, 110 oldu. 2019 yılında 59 gazeteciye toplam 200 yıl hapis cezası verildi, 11 gazeteci gözaltına alındı, 19 gazeteci tutuklandı. Dünyada 180 ülke içinde basın özgürlüğünde 157’nci sıradayız, 16 yılda 58 basamak düşmüşüz” dedi.

TÜM DÜNYANIN BİLDİĞİNİ YAZDIĞI İÇİN HAPİS CEZASI ALDI

Paradise Papers dosyasının tüm dünyada gündem olduğunu belirten Çakırözer, “Yüzlerce ülkede dünya liderlerinin vergiden kaçırdığı mal varlıkları haber oldu; Paradise Papers dosyası. Ama sadece Türkiye’de Pelin Ünker bu belgeleri yazdı diye yargılandı, gazeteciliğine ceza kesildi. Tıpkı tüm dünyada şiddeti, tacizi protesto için dans eden kadınların sadece Türkiye’de yaka paça gözaltına alınması gibi. Ülkemizin dünyada böyle anılması hepimizi utandırmalı” dedi.

YARGI NE AİHM DİNLİYOR NE DE AYM

Tek adam yönetiminin baskısı altındaki yargının yüksek mahkeme kararlarını görmezden geldiğini belirten Çakırözer, “Bu yıl yüksek mahkeme kararlarına karşı direnme hukuksuzluğu da zirve yaptı. Cumhuriyet davasında Yargıtay “Bu, gazeteciliktir” dedi, beraat istedi ama alt mahkeme, manşet ve haberleri “terör” olarak görmekte ısrarlı. Yazar Ahmet Altan 1138 gün tutukluluktan sonra hükümle birlikte tahliye edildi ama örneği görülmeyen bir uygulamayla başka mahkeme tarafından yine tutuklandı” dedi.

685 GAZETECİNİN BASIN KARTI İPTAL EDİLDİ

Basın kartı başvurularının tehdit eder gibi bekletildiğini hatırlatan Çakırözer, “Havuz müteahhitlerinin milyarlık borçları tek kalemde silinirken Anadolu’da yüzlerce gazete 3 kuruş vergi borcu var diye kapanmaya zorlanıyor. Yine sudan gerekçelerle gazetecilerin ekmeğiyle oynanıyor. 685 gazetecinin basın kartı gerekçesiz iptal ediliyor. Sürekli basın kartı sahibi yılların gazetecilerinin başvuruları tehdit gibi bekletiliyor” dedi.

MUHALİF GAZETECİLER DÖVÜLÜYOR

Tek adam yönetiminin basın özgürlüğünü korumak bir yana, kısıtlayan, hedef gösteren bu tutumu maalesef sokağa da yansıdığını söyleyen Çakırözer, “Ahmet Takan, Yavuz Selim Demirağ, Sabahattin Önkibar, Hakkı Sağlam ve daha onlarca gazeteci bu yıl sokak ortasında dövüldü ve failleri en ufak bir ceza bile almadı. İşte daha bugün Konya’da DHA muhabiri Hasan Dönmez canlı yayın sırasında saldırıya uğradı” dedi.

AKP’li Ali İhsan Yavuz ve Bekir Bozdağ, arabuluculuk sınavında barajı geçemediler

Okumaya devam et

Gündem

İşkence sanığı müebbetlik sanık firarda

KKTC’de askerlik görevini yaparken disiplin koğuşunda ağır işkence sonucu hayatını kaybeden er Uğur Kantar’ın davası yeniden başladı. Askeri mahkemenin müebbet hapis cezası verdiği sanığın firari olduğu ortaya çıktı.

BOLD KKTC’de 2011 yılında askerlik görevini yaparken, “disko” olarak nitelendirilen disiplin koğuşunda gördüğü ağır işkenceler sonucu yaşamını yitiren er Uğur Kantar davası, askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından Ankara’daki sivil mahkemede yeniden görülmeye başlandı. Askeri mahkemenin işkence suçundan müebbet hapis cezası verdiği sanıklardan Ayhan Arslan’ın firari durumda olduğu anlaşıldı.

Cumhuriyet’in haberine göre, Kıbrıs Girne Askeri Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda, sanıklar Ayhan Arslan ve Fırat Keser, işkence suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Askeri Mahkeme, iyi hal indirimi yaparak, cezayı müebbet hapse çevirdi.

İŞKENCE SUÇUNDA İYİ HAL İNDİRİMİ BOZMA NEDENİ

İki sanık tahliye edildikleri için cezaların infazı gerçekleştirilemedi. Mahkeme, cezaevi müdürü Ayhan Şentürk’e görevi kötüye kullanma suçundan ceza vererek, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti. Mahkeme diğer sanıklar Özkan Belmen ve Ahmet Yurdusevdi’nin beraatına karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanıklar için iyi hal indirimi yapılmasını bozma nedeni yaptı.

YARGILAMA BAŞLADI

Davanın ilk duruşması geçen hafta cuma günü Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldı. Kantar ailesinin avukatlarından Teoman Özkan, müebbet hapis cezası verilen sanıklardan firari Arslan hakkında tutuklama kararı verilerek kırmızı bülten çıkarılmasını istedi. Mahkeme kırmızı bülten çıkarılması ve müebbet hapis cezası verilen sanıklar için tutuklama talebini reddedip iki sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunmasına hükmetti.

Dedenin Cumhurbaşkanına isyanı yürekleri yaktı: Benim torunum iki parçaydı, çuval gibi diktiler!

Okumaya devam et

Popular