Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Kılıçdaroğlu: Man Adası davasını kazandım, demek ki götürdüğün paralar doğru

“Kılıçdaroğlu hakkında davalar açtım hepsini kazandım” diyen Erdoğan’a, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan cevap geldi: “Man Adası’nı da ben kazandım, ne diyeceksin şimdi? Demek ki götürdüğün paralar doğru!”

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı. Günlerdir devam edem “Saray’a giden CHP’li” iddialarına kısaca değinen Kılıçdaroğlu “Malum bizlere kumpas kuruyorlar. İsterseniz Çin Seddi’nin getirin yıkıp geçeceğiz” dedi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açtığı Man Adası davasını kazandığını belirten Kılıçdaroğlu, konuşmasında öğretmenler için de vaatler sıraladı.

YETER ARTIK DİYECEĞİZ

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmasından satır başları şöyle:

“Size bir sözüm var. Bütün Türkiye’ye bir sözüm var. Benim siyasetten özel olarak bir beklentim yok. Tek amacım var, bu memlekette herkes huzur içinde yaşasın. Kimin bir derdi varsa onu çözmek benim boynumun borcudur. Sorunu olan bir Türkiye geleceğe güvenle bakamaz. Ama 17 yıldır görevini yapmayanlara yeter artık diyeceğiz. 17 yıldır buradasın hangi derdimizi çözdün diyeceğiz. Hangi partiden olursa olsun bütün vatandaşların oyuna talibim.

SORUNLARI ÇÖZECEĞİNE CHP İLE UĞRAŞIYOR

Ben Türkiye’nin bütün sorunlarını CHP’si olarak çözmeye kararlıyım. Malum bizlere kumpas kuruyorlar. İsterseniz Çin Seddi’ni getirin yıkıp geçeceğiz. onlar sanıyor ki bir şey söyledik ve CHP hemen geri adım atacak. Neden atalım? Haklıyız. AK Parti’ye oy veren kardeşlerime de sesleniyorum; bir partiye kumpas kurmak doğru bir şey değildir. dedikodu üzerinde siyaset yapmak da doğru bir şey değildir. Memleketin dünya kadar derdi var, o sorunları çözeceğine CHP ile uğraşıyor. Çünkü önündeki en büyük engeli CHP olarak görüyor.

HALA BAŞÖRTÜSÜNDEN BİR ŞEY DEVŞİRME DERDİNDELER

Parlamentoda bir tartışma olmuş. İki partinin grup başkan vekilleri tartışmış. ‘Haddini bil’ demiş. Ondan sonra bizim arkadaşımız özür dilemiş karşı taraf ‘Tamam’ demiş. Ama hâlâ ‘Başörtüsünden bir şey devşirebilir miyim diyor. İnsan biraz utanır ya. Kadınlara saygı duyacağız. Hepimiz kadınların sorunlarını çözmek için mücadele edeceğiz.

KAYBETMEKTEN SÖZ ETMESİ BAŞLI BAŞINA BİR OLAY

EYT’liler aramızda… Erdoğan diyor ki ‘Seçimi kaybetsek de ben bu işte yokum. İskandinav ülkeleri bu yüzden battı’ 70 bin dolar bu ülkelerde ücret. Haberi yok. Hiç meraklanma sevgili Erdoğan seçimi zaten kaybedeceksin. Kaybetmekten söz etmesi de başlı başına olay. Düne kadar bu lafı ağzına almazdı. O da görüyor ki gidecek. Sizin sorununu da çözeceğiz. Dünyanın her tarafında reform yapılır, emeklilik yaşı uzatılır. Daha yüksek emeklilik aylığı alır. Beyefendinin yaptığı ne, tam tersine. Çözeceğim, hiç endişe etmeyin. Sizin sorununuzu çözeceğim. Bu taahhüdümü yazın bir yere.”

TALİMATI KİM VERDİYSE GÖREVDEN ALSANA

Kadına yönelik şiddete hep beraber karşı çıkmamız gerekir. Kadına yönelik şiddeti asla kabul etmiyoruz. Kadın dediğiniz sıradan bir kişi değildir. Kadınlara yeri geldiğinde pozitif ayrımcılık yapmak evrensel bir kuraldır. Siz eğer kadını öldürürseniz, şiddet uygularsanız buna hepimizin karşı çıkması lazım. Biz bunu yapmak zorundayız. Kadınlar dün meydanlara çıktı. Taksim Meydanı’na doğru geliyor kadınlar. Plastik mermiler ve biber gazları ile kadınlar dağıtıldı. Erdoğan’a soruyorum, yakışıyor mu? Polislere bu talimatı kim verdiyse neden görevden almıyorsun? Ne vardı bu kadınların ellerinde; sadece şiddeti protesto eden pankartlar vardı.

ÖĞRETMENLER AYBAŞINI NASIL GETİRECEĞİNİ DÜŞÜNMEMELİ?

Öğretmenlik mesleği dünyanın bütün toplumlarında diğer mesleklerde farklı bir yere sahiptir. Öğretmen kişileri eğitir. Onlara dünyayı, sevgiyi, beraber yaşamayı, tartışmayı, sorgulamayı, dünyayı, kainatı öğretir. Öğretmen bir toplumun, bir ailenin, bir bireyin ufkunu açan tek aktördür. Eğer öğretmene önem verirseniz, toplumu geleceğe hazırlarsa hiçbir sorun yok. Bir öğretmen tüm bilgisini çocuğa veriyorsa mükemmel öğretmendir. Öğretmeni yaşadığı sorunlardan arındırmamız gerekiyor. Aybaşını nasıl getireceğim diye düşünmemeli.

90 BİN ÜCRETLİ ÖĞRETMEN VAR

Bir kadrolu öğretmenler var 750 bin civarında, bir de sözleşmeli öğretmenler var 103 bin civarında. Hiçbir mazeret ve iş garantileri söz konusu değil. Bir de ücretli öğretmenler var. Ücretli öğretmenler en garibanları. Ona ders başına 16 lira 32 kuruş ödeniyor. 90 bin civarında da ücretli öğretmen var. 21. yüzyılda AK Parti iktidarının Türkiye’yi getirdiği nokta bu. Öğretmen bütün enerjisi eğitime verirse daha güçlü bir Türkiye çıkar. Hangisi aybaşını rahat getirebiliyorum diyor.

35 BİN KHK’LI ÖĞRETMEN VAR

Bir de ataması yapılmayan 700 bin öğretmen var. Bir başka öğretmen grubu daha var 2 bin 650 rehabilitasyon merkezlerinde eğitim veren öğretmen var. Bir de KHK’lı öğretmenler var, 35 binden fazla. Şimdi öğretmen arkadaşlarımdan istihdam ediyorum; bu dertleri size anlatmamın yararı yok.
Sorunu en iyi bilen sizsiniz. CHP iktidar olduğunda CHP için ne yapacak. 11 madde halinde anlatacağım:

* Konuşmamın başında bütün toplumlar öğretmenleri ayrı bir yerde tutar dedim. 657 sayılı kanından çıkaracağız. Ayrı ve bağımsız bir meslek kolları olacak. Özel bir yasa olacak.

* 3600 ek gösterge verecek olanlar da bizleri.

* Her 24 Kasım’da öğretmenlere birer aylık ikramiye vereceğiz.

* Sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen, kadrolu öğretmen, bunları kaldırıyoruz. Herkesin statüsü aynıdır. eşit işe eşit ücret verilecek.

* Okullarda öğretmen açığı bırakmayacağız.

* Taşımalı eğitime son vereceğiz.

* Öğretmenlere insan onuruna yakışır bir aylık vermek zorundayız. Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında aylık almayacak.

* KHK ile atılan öğretmenler var. Beraat edenler, takipsizlik kararı verilenleri derhal görevlerine göndereceğiz.

* Velilerden para alma uygulamasına son vereceğiz. Milli Eğitim’e ayrılan para devlet okullarına harcanacak.

* Birleştirilmiş sınıf uygulamasına derhal son vereceğiz. Okul yoksa okul yapacağız.

* Okul aile birliklerine yasal statü kazandıracağız. okul aile birliği ile okul arasındaki ilişkiyi sağlıklı bir zemine kavuşturacağız.

Bu kadar ayrıntılı bir vaat listesini bu güne kadar öğretmenlerin önüne hiçbir siyasi parti koymamıştır.

Sorunlardan korkmayacağız. Sorunların üzerine yürüyeceğiz.

Toplumun her kesiminin sorunu var. Bunu hepimiz biliyoruz.”

BADEM UNUYLA BESLENEN BUĞDAYI TANIMAZ

Toplumun belli kesimlerindeki sorunlar giderek ağırlaşıyor. 3. Tarım ve Orman Şurası yapılmış. Erdoğan, ‘CHP Genel Başkanı’nın sürekli istismar ettiği buğday konusunda üretimimiz iç talebi karşılayamazken şimdi yüzde 113 gibi bir oranı yakaladık’ diyor. Badem unuyla beslenen adam buğdayı tanımaz. Ben buğdayı da bilirim, ekmeği de bilir. Kendi toplumuna o kadar yabancılaşmış ki toprağa basarken galoş giyiyor. Sen badem unuyla besleniyorsun. Vatandaşa yanlış bilgi veriyor. 2002 yılında 294 kg, 2018 yılında 244 kg kişi başı buğday üretimi. Aynı şekilde 2002’de 93 milyon dekarda buğday üretimi vardı, 73 milyon dekara düştü.

CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK İŞSİZLİĞİ

İşsizlik ciddi bir sorun. İzmir’de bir tesisi açıyoruz. Genç bir kadın geldi ağladı ne olursunuz iş, diye. Herkesin gözü önünde ağladı. Böyle bir tabloyu acaba Saray’dakiler biliyor mu? İşsiz bir insanın ruh yapısını acaba biliyorlar mı? İşsiz bir insanın bütün kötülüklere açık olabileceğini biliyorlar mı? 17 yıldır memleketi yönetenler cumhuriyet tarihinin en büyük işsizliğinden sorumludur. İşsizlere sesleniyorum; eğer yine bu iktidara oy verirsen iki elim iki yakanda olacak. Ben senin çocuğunun hakkını hukukunu koruyorum sen gidip ona oy vereceksin.

İCRA DOSYALARI 21 MİLYONU BULDU

İcra dairelerinde 21 milyon dosya var. Aylık geliri 673 liranın altında olan kişi sayısı 8 milyon kişi. Aylık geliri 673 lira olarak kabul ediyorsun madem, bir gün geçir bari. 1000 liranın altında aylık alanlar, SGK internet sitesinde 2019 Eylül’de 1000 liranın altında alanlar 843 bin kişi. Ben mi sen mi milleti kandırıyorsun? Bunlar bizim rakamımız değil. 2019’un 10 ayında saniyede 3 bin 362 lira, 1 dakikada 201 bin 735 lira, 1 saatte 12 milyon 104 bin 144 lira, 1 günde 290 milyon 499 bin 365 lira, 1 ayda 8 milyar 714 milyon 980 bin lira faiz ödeniyor.

DEMEK Kİ GÖTÜRDÜĞÜN PARALAR DOĞRU

Tank-palet fabrikasını unutmayacağız. Kendi silah fabrikasını yabancı bir orduya peşkeş çekenlere vatan haini denir. Cesaret edip dava bile açamıyor. ‘Kılıçdaroğlu hakkında davalar açtım hepsini kazandım’ demiş. Man Adası’nı da ben kazandım ne diyeceksin şimdi. Demek ki götürdüğün paralar doğru. Millet öğrenmesin diye açıklamalara sansür getirdi. Senin açtığın davaları kazanacağım.

KİM BU TALİP ÖZTÜRK?

Tank Palet’te de götürdü BMC’ye verdi. Saray’da toplantı yapılıyor; Türk Sanayi Zirvesi. Ethem Sancak orada konuşuyor. Şöyle diyor: “Liderimiz bana dedi ki… (Yani Erdoğan demiş ki) ‘Sen o otomotiv şirketinin altından kalkabilir misin’” Adamın hayatta bu işlerle alakası yok ama olsa verecek. O da cevap veriyor “Vallahi ne emrederseniz onu yaparım” Ee doğru takla at dese takla atacak, para gelecek çünkü. Devam ediyor: “Ama buna gücüm yetmeyebilir?” Yapacağım ama para yok diyor. “Katar’la neredeyse tek millet iki devlet haline geldik. Emir de sizi kırmaz, Katar devleti ve silahlı kuvvetleri bana ortak ederseniz bu işin altından kalkarız. Sağolsun sayın Emir’i aradı, o da kırmadı. Tek başına yapmak istemiyordu. Benim gibi deli bir Laz ortak da önerdi bana.” Erdoğan bir kişiyi “Bunu yanına alacaksın” demiş yani. Kim? Talip Öztürk. Şimdi Saray’a soruyorum kim bu Talip Öztürk? Ve sen Talip Öztürk’ü niçin önerdin? Devletin silah peşkeş çekerken Talip Öztürk’ü neden Ethem Sancak’ın yanına monte ettin?

Eymür’den “Adil Öksüz yaşamıyor” iddiası

Politika

“AKP ve MHP dışında herkes ülkenin gidişatından rahatsız”

Herkes İçin Adalet Kampanyası kapsamında EMEP’i ziyaret eden HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, AKP ve MHP dışında tüm kesimlerin ülkenin gidişatından rahatsız olduğunu vurguladı. “Yol temizliğine ihtiyaç var” dedi.

BOLD – HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Herkes İçin Adalet Kampanyası kapsamında Emek Partisini (EMEP) ziyaret etti. Buldan başkanlığındaki HDP heyetini, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ve partililer karşıladı. Ziyarette Türkiye gündemine ilişkin açıklama yapan Buldan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkede herkesin adalete ihtiyacı var. Sadece HDP ve Kürtlerin değil, bu ülkede çok büyük haksızlık ve hukuksuzlukların yaşandığını görüyoruz. 15 Temmuz askeri darbe girişiminden sonra AKP’nin bunu bir fırsata çevirdiğini, ülkeyi KHK ile yönettiği, büyük adaletsizlikleri ülkeye yaydığını biliyoruz. Kampanya, Haziran ayına kadar devam ettireceğiz ama mücadele Haziran’da bitmeyecek.”

TEMEL PROBLEM ADALETSİZLİK

“Yol temizliğine ihtiyaç var” diyen Buldan, AKP ve MHP dışında Türkiye’de herkesin gidişattan rahatsız olduğuna dikkati çekti. Buldan, şunları söyledi: “Görüşmelerde Türkiye’nin temel problemleri, adaletsizlik, hukuksuzluk, yargıdaki ucube kararlar, Türkiye halklarının bu kararlarla karşı karşıya kaldığı durum, bunun yanında Türkiye’de belki bir kez daha tartışmaya açılan yeni anayasa meselesini muhalefet partileriyle konuştuk ve konuşmaya devam edeceğiz. Yürürlükteki anayasa, Türkiye’nin sorunlarına çözüm olacak bir anayasa değil. Yeni anayasa için ortamın düzeltilmesi gerekiyor. Hakaret, inkar dilinin, sorunların askeri ve güvenlikçi politikalarla çözme anlayışı olan iktidarın ülkeye yeni bir anayasa vereceğini düşünmüyoruz. ”

Okumaya devam et

Politika

Numan Kurtulmuş’un adamına 51 milyon liralık kıyak

Refah ve Fazilet partileri döneminde beri Milli Görüş içinde yer alan ve Numan Kurtulmuş’a yakınlığıyla bilinen Hasan Topaloğlu, AKP’li Bahçelievler Belediyesinin 51 milyon liralık araç kiralama ihalesini aldı.

BOLD – AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’a yakınlığı ile bilinen eski milli görüşçü Hasan Topaloğlu, AKP’li belediyelerden aldığı büyük ihalelerle dikkat çekmeye başladı. Oğlu AKP’den İstanbul Belediye Meclis üyesi olan Hasan Topaloğlu’nun şirketi, son olarak AKP’li Bahçelievler Belediyesinden 51 milyon TL’lik araç kiralama ihalesi aldı.

Belediyenin, Bahçelievler İlçe Sınırları Dahilinde Kent Temizliği Hizmetlerinde Kullanılmak Üzere Araç Kiralama adı altında düzenlediği ihale sonuçlandı. İhaleyi Teknik Katı Atık Yönetimi Tic. Ltd. Şirketi 51 milyon 449 bin 426 TL’ye üstlendi. Sözleşmesi imzalanan ihale kapsamında, toplam 81 araç 23 ay süreyle atıkların toplanması işinde kullanılacak. İhale şartnamesine göre araçlar 2017 ve daha sonraki yıllara ait olması gerekiyor. Uzmanlar, ihale bedelinin yaklaşık yarısı ile tüm araçlar satın alınabileceğini belirtti. “İhale bedelinin yaklaşık yarısı kar olarak firmaya kalacak. Ayrıca 23 ayın sonunda araçlar da firmaya kalacak. Oldukça karlı bir ihaleye benziyor” değerlendirmesi yaptı.

MEMLEKETİ TRABZON

Bahçelievler Belediyesinin ihalesini üstlenen Teknik Katı Atık Yönetimi firmasının sahibi Hasan Topaloğlu, AKP’nin güçlü isimleriyle dostlukları olan biri. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çeşitli vesilelerle çekilmiş fotoğraflarını paylaşan Trabzonlu Hasan Topaloğlu, özellikle AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’a yakınlığı ile biliniyor. Siyasi faaliyetlerinde Kurtulmuş ile birlikte hareket etmesiyle dikkat çeken Topaloğlu, 1994-2004 yılları arasında Pendik Belediyesi’nde, Refah ve Fazilet Partisi dönemlerinde meclis üyeliği yapmıştı.

KLEOPATRA KOYU’NU KİRALADI

Türkiye kamuoyu Hasan Topaloğlu’nu, 2018 yılında Kleopatra Koyu’nun 29 yıllığına kiralanması ihalesiyle daha yakından tanıdı. İhaleyi Topaloğlu’nun bir başka firması olan Tekirova Kurumsal Turizm Otelcilik almış ancak mahkeme Kleopatra Koyu’nun kiralanması ihalesini daha sonra iptal etmişti. Rize ve Trabzon illerine hizmet verecek olan ve 2019’da 23 yıllığına yap-işlet-devret modeline göre ihale edilen, Araklı Taşönü Entegre Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi ihalesini de Hasan Topaloğlu’nun şirketi almıştı.

HARUN GİBİ KARUN GİBİ…

Şu an AKP’nin ikinci adamı olan Numan Kurtulmuş, geçmişte Erdoğan’ı Karunlaşmak ve Firavunlaşmak ile suçluyordu. Siyaseti bir çıkar ve zenginleşme aracı haline getirmeyeceğine namusu üzerine söz veriyordu.

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’ın ‘inadına’ dediği Kanal İstanbul’un getireceği felaketler

Ekonomiye sağlayacağı katma değeri tartışma konusu olan, ‘susuzluk’ başta olmak üzere bir çok felakete kapı aralayacağı bilim insanları tarafından defalarca dile getirilen Kanal İstanbul için Erdoğan bir kez daha “İnadına yapacağız” dedi. İşte Kanal İstanbul projesi hakkında uzman görüşleri…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul 7. Olağan İl Kongresi’nde konuştu.

Gezi eylemlerini hedef alan Erdoğan konuyu Kanal İstanbul’a getirdi. Projeyi nihayete erdireceklerini söyleyen Erdoğan: “Engellemeye çalışıyorlar ya, şimdi tüm teknik çalışmalar tamamlandı. İnadına yapacağız buna da alışacaklar” diye konuştu.

İBB PROTOKOLDEN ÇEKİLDİ

Kanal İstanbul projesi muhalefetle iktidar arasında en derin görüş ayrılıklarının bulunduğu konu başlığı.
23 Haziran 2019 tarihinde Yenilenen İstanbul Seçimi sonrası başkanlık koltuğuna oturan CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu projeyi iptal ettirmek için çalışacaklarını söyledi. İmamoğlu, eski yönetimin Kanal İstanbul projesi için 2018 yılında Ulaştırma Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile imzaladığı işbirliği protokolünden çekileceğini de duyurdu.

İHANET VE CİNAYET PROJESİ

İmamoğlu, projeyi “cinayet projesi” olarak nitelendirerek “Bütün bunlara 16 milyon insan adına karşı çıkacağız” ifadesini kullandı.

Projenin hem İstanbul’un güvenliği hem de Trakya’nın savunması için stratejik bir ihanet projesi olduğunu söyleyen İmamoğlu: “Hakikaten bizden bu projeye ‘Evet’ dememizi, milyonlarca insanımızın canını tehlikeye atmamızı nasıl bizden bekliyorsunuz?” diye konuştu.

İMAMOĞLU’NA SORUŞTURMA

İmamoğlu’nun çağrısıyla binlerce İstanbullu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine akın ederek projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna itiraz etti.

Geçen Kasım ayında Kanal İstanbul projesine karşı çıkan İmamoğlu’na “İdarenin bütünlüğü ilkesine ve devlet politikasına kamu kaynağı kullanılarak muhalefet” suçlamalarıyla soruşturma açıldı.

Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik tartışmalar sürüyor. AFAD proje nedeniyle “deprem riski yok” açıklaması yaptı. Uzmanlarsa, susuzluktan, geçim kaynakları ve canlı türlerinin yok olmasına kadar birçok riski sıralıyor.

EN BÜYÜK FELAKET SUSUZLUK OLACAK

Kanal İstanbul’un kente getireceği en büyük felaketin ‘susuzluk’ olacağını dile getiren İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, büyük çoğunluğu kentin kuzeyinde yer alan kumul alanları, muhafaza ormanları, akarsuları, meralar ve tarım alanları gibi doğal açıdan oldukça önemli olan ve yüzlerce bitki ve hayvana ev sahipliği yapan ekosistemlerin de proje nedeniyle zarar göreceğini belirtti.

EKONOMİYE KATMA DEĞER SAĞLAMAZ

İstanbul Boğazında hizmet açığının bulunmadığını söyleyen ekonomist Mustafa Sönmez de , Kanal İstanbul’un ekonomik rasyonalitesi olan bir proje olmadığını savundu. Sönmez, Kanal İstanbul’un gemi geçişlerine imkan tanıyacak bir proje olarak sunulması durumunda ise zaten İstanbul Boğazı’nın yeterli durumda olduğunu belirtti.

AFAD: DEPREME ETKİSİ YOK

Projenin depremle ilişkilendirilmesi iddialarına ilişkin 2019 yılında bir açıklama yapan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kanal İstanbul ve deprem ilişkisine atfedilen deprem tehlike ve risklerinin gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

Erdoğan’ın partililerle toplu ‘Rabia’ seansı meşhur Nazi üçlemesini anımsattı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0