Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ayşe Tuba Arslan cinayetinde ihmali olanlar hakkında inceleme başlatıldı

Boşandığı eşi tarafından öldürülmeden önce 23 kez suç duyurusunda bulunan Ayşe Tuba Arslan cinayetiyle ilgili ihmal iddiaları araştırılıyor. Hakimler ve Savcılar Kurulu inceleme başlattı.

BOLD – Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Mehmet Yılmaz, eski eşi tarafından satırla katledilen Ayşe Tuba Arslan hakkında bir duyuru yaptı. Yılmaz, “Boşandığı eşi tarafından öldürülen Ayşe Tuba Arslan ilgili soruşturmaları yürüten Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının basın açıklamasında tüm ayrıntılar kamuoyu ile paylaşılmıştır. HSK olarak söz konusu hususun incelenmesi için gerekli izin verilmiş, inceleme sonucunda ihmali görülen kamu görevlileri hakkında gereğine tevessül olunacağı ve sonucun yine kamuoyu ile paylaşılacağı hususu saygı ile duyurulur” denildi.

BAŞSAVCILIK 23 KEZ BAŞVURDUĞUNU TESPİT ETMİŞ!

Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada ise şunlar aktarıldı: “Ayşe Tuba Arslan’ın gerek boşanmadan önce gerekse boşanma tarihinden sonra UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğüne genel olarak hakaret, tehdit, basit yaralama suçlamasıyla toplam 23 kez başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu başvurular üzerine derhal titizlikle soruşturmalara başlanılmış, toplanan delillere göre Yalçın Özalpay hakkında 10 ayrı iddianame düzenlenerek mahkemelere cezalandırılması talebiyle hakaret, tehdit ve basit yaralama suçlarından kamu davası açılmıştır. Açılan davaların bir kısmı halen devam etmektedir. 2 dosya, birleştirme kararı ile 1 dosya ise mükerrer kayıt nedeniyle kapatılmıştır. Geriye kalan 10 başvuru için ise delil yetersizliği ve bazı dosyalarda Ayşe Tuba Arslan’ın kendi talebi üzerine doktor raporunun alınmaması nedeniyle iddiasının delillendirilememesi gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiştir. Ayrıca her olayda 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu kapsamında evden uzaklaştırılma ve Ayşe Tuba Arslan’a yaklaşmaması hususunda koruma kararları verilmiş ve Ayşe Tuba Arslan hakkında koruma uygulanmıştır.”

3 KEZ UZAKLAŞTIRMA KARARI VERİLDİ

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 kez Yalçın Özalpay hakkında uzaklaştırma kararı verildiğini belirterek, “Ayşe Tuba Arslan’ın kendisine şiddet uyguladığını belirttiği Yalçın Özalpay hakkında talebi üzerine Eskişehir 1.Aile Mahkemesi tarafından 17 Temmuz 2018 tarihinden itibaren ayrı ayrı 1 ay, 2 ay ve 6 ay olmak üzere uzatıldığı tespit edilmiştir. Son uzatma kararı 08 Ocak 2019 tarihinde 6 ay süre daha uzatılmıştır. Son üzücü olayın meydana geldiği tarihte uzatılan koruma kararının süresinin dolduğu, bu tarihten itibaren de herhangi bir talep yapılmadığı ve herhangi bir ihlal olmadığı için yeni bir karar verilmediği anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Eskişehir’de boşandığı eşi Yalçın Özalpay’ın satırlı saldırısı sonucu hayatını kaybeden Ayşe Tuba Arslan’ın, 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ve el yazısıyla yazdığı son dilekçesinde, “Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz? Ben çok mağdurum” dediği ortaya çıkmıştı.

Barış Pınarı’nda evini ve traktörünü Cumhurbaşkanı’na bağışlayan Mustafa Dörtyollu kendini astı

BOLD ÖZEL

AYM Sevgi Sezer için ‘yaşam tehlikesi yok’ dedi, doktor kanser ilacı verdi

Yaşam hakkı ihlal edildiği gerekçesiyle AYM’ye başvuran hasta tutuklu Sevgi Sezer’in başvurusu reddedildi. 3 gün önce tekrar hastaneye götürülen Sezer’e doktor ise kanser hastalarının kullandığı ağrı kesici verdi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 26 Şubat 2018’den bu yana Giresun Cezaevinde bulunan hasta tutuklu Sevgi Sezer için Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru reddedildi. Sırtındaki damarın içinde bulunan 9X5 cm’lik tümör nedeniyle ağrı çeken ve yürümekte dahi zorlanan Sezer için 11 Aralık 2019’da yaşam hakkı ihlal edildiği gerekçe gösterilerek Anayasa Mahkemesine (AYM) başvuru yapılmıştı.

Giresun Cezaevi ile yazışma yaparak bir sonuca vardıklarını belirten AYM kararda şöyle dedi:

“Başvuru dosyasında bilgiler ve ilgili kurum tarafından Anayasa Mahkemesine gönderilen bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, başvurucunun sağlık hizmetlerine erişim imkanına sahip olduğu, ceza infaz kurumunda tutulmasının yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike oluşturduğuna dair bilgi veya bulgunun olmadığı anlaşılmıştır.”

Geçtiğimiz perşembe günü (20 Şubat 2020) Giresun’dan tekrar Samsun Tıp Fakültesi Hastanesine götürülen Sevgi Sezer’e ise doktorlar, “Artık bizim yapabileceğimiz bir şey yok, ameliyat yapılması gerekir. Ama o da riskli.” dedi. Ağrıları için kanser hastalarının kullandığı ilaç verildi.

ABLAM İYİ DEĞİL, AİHM’NE BAŞVURACAĞIZ

Sevgi Sezer’in kızkardeşi Özge Sezer ablasıyla hastane dönüşünden sonra yaptıkları son görüşü anlattı, sağlık durumu hakkında bilgi verdi. AYM’nin kararına anlam veremediklerini ifade eden Özge Sezer, ablasının iyi olmadığını belirterek artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuracaklarını söyledi:

“2o Şubat 2020 Perşembe günü ablam Sevgi Sezer ile kapalı görüş yapabilmek için Samsun’dan Giresun’a doğru yola çıktım. Öğrendim ki ablamı hastaneye Samsun’a getirmişler. Görüş iptal oldu. Sonraki gün gitmek için savcıdan izin aldım. Normalde 45 dakikalık görüşümüz olması gerekirken 30 dakika görüştürüldüm. Ablam hastanede yaşadıklarını anlattı.

1.5 yıldır geldiği Girişimsel Radyoloji bölümündeki doktoru ablama kendi bölümüyle alakalı bir durumunun kalmadığını, tümörün yanında oluşan havuzda biriken kanın durduğunu, daha birikmediğini ve tümörünün büyümediğini söyleyip artık ameliyat olması gerektiğini belirtmiş ve Göğüs Cerrahisi bölümüne sevk etmiş.

AMELİYAT RİSKLİ

Oradaki doktor böyle vakalarla çok karşılaşmadıklarını ve böyle bir ameliyatı her doktorun yapmak isteyeceği bir ameliyat olmadığını yine de alanında uzman doktora sorup yapıp yapmayacağını anlatmış. Ve ablama ‘Bu ameliyatı yaparım ama çok riskli. Ameliyat sırasında olabilecek reaksiyona karşı kanama çok olur ve tüp tüp kan gerekebilir ve bu tümörü kazıdığımda bir yere sıçrama ihtimali de olabilir bu tümörler sinsi olur.’ denilmiş. Ayrıca ameliyattan sonra kolunu kullanamama ihtimali de sözkonusu. En kötü ihtimal buraya yazarken bile elim gitmiyor,masada kalabilirsin demişler.

KANSER HASTALARINA VERİLEN İLACI KULLANIYOR

Zaten cezaevi şartlarının bu ameliyata uygun olmadığını ve bu tümörün bu hale gelmesinin tamamen stres ve sıkıntıya bağlı olduğunu da bizzat doktor söylüyor. Ablam da cezaevindeyken ameliyat olmak istemiyor zaten. Peki ameliyat olana kadar ne yapacak? Onun için de Algoloji bölümüne gönderilmiş. Ağrılarını hissetmemesi için ilaç vermiş oradaki doktor ve bu ilacı verirken ‘bu ilacı kanser hastalarına veriyorum’ demiş. AYM hayati tehlike yok diyor. Doktorlar ablama kanser hastalarının kullandığı ilacı veriyor.”

TÜMÖR DAMARIN İÇİNDE

Cemaat soruşturmaları kapsamında 26 Şubat 2018’de tutuklanan sınıf öğretmeni Sevgi Sezer, kısa bir süre sonra sırtında oluşan ağrı ve şişkinlik şikayetiyle önce Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Burada ameliyat edilmesi riskli bulununca Samsun 19 Mayıs Tıp Fakültesi Hastanesine gönderildi.

Samsun-Giresun arasındaki yaklaşık 3 saatlik yolu hasta haliyle defalarca kez gidip gelmek zorunda kalan Sezer’e 9 ay sonra Vemöz Malformasyon adı verilen hastalık teşhisi konuldu. Sezer, sırtındaki damarın içinde bulunan ve en son 9×5 cm olan tümör ile cezaevi ortamında ağrı çekerek yaşamaya mecbur bırakılıyor.

Sevgi ve Özge Sezer.

Hasta tutuklu Sevgi Sezer’in annesi: “Kızım tedavi edilsin, sağ salim cezaevinden çıksın”

Okumaya devam et

Gündem

Libya’da şehit olan Albay’ı gündeme getiren gazetecilere siber saldırı!

Libya’da bombalı saldırı sonucu şehit olan Albay Okan Altınay’ın cenazesinin kamuoyundan gizlenmesini gündeme getiren Yeniçağ yazarları Murat Ağırel ve Batuhan Çolak’ın Twitter ve e-posta hesaplarına el konulduğu belirtildi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Libya’da birkaç şehidimiz var” diyerek günler sonra doğruladığı şehit haberlerinin cenazesinin sessiz sedasız gömülmesini eleştiren yazarlar Batuhan Çolak ve Murat Ağırel’in Twitter ve e-posta adreslerine yasa dışı şekilde el konulduğunu Yeniçağ gazetesi duyurdu.

19 Şubat’ta Libya’nın büyük kısmına hakim olan Hafter güçlerinin Türk gemisine saldırısı sonucu 2 askerin şehit olduğuna dair iddialar Erdoğan’ın ‘bir kaç şehit’ açıklamasının ardından gündeme gelmişti.

Erdoğan’ın sözleri üzerine şehitlerin sessiz sedasız ve törensiz defnedildiği yönünde Twitter’dan paylaşım yapan Yeniçağ yazarları Murat Ağırel ve Batuhan Çolak, bu paylaşımlarını gece yarısından sonra silmişti. TSK ve MSB tarafından şehitlerle ilgili hiçbir duyuru yapılmaması ve sessiz sedasız ve törensiz bir şekilde defnedilmesine Albay Okan Altınay’ın devre arkadaşları ve ailesi tepki göstermişti. Çolak paylaşımında şehit olan askerlerimizden birinin Albay Okan Altınay olduğunu duyurmuş ve ölüm ilanının yer aldığı bir görseli paylaşmıştı.

AÇIK BİR OPERASYON

Yeniçağ gazetesinin Twitter hesabından yapılan açıklamada, Batuhan Çolak ve Murat Ağırel’in hesaplarına yasa dışı bir operasyonla el konulduğu ve şehitlerle ilgili paylaşımlarının silindiği ifade edildi. Açıklamada, “Telefonlarla açılabilen hesaplara normal şartlarda girilebilmesi mümkün değildir. Ayrıca yazarlarımızın tüm özel şifreleri, dosyaları arşivlenmiştir. Bu kabul edilmesi mümkün olmayan bir hukuksuzluk sürecidir. Açık bir operasyondur. Hesaplara hiçbir şekilde erişim sağlanamamaktadır” denildi.

15 Temmuz’dan sonra emekli ettiler göreve çağırıp Libya’ya yolladılar şehit cenazesini sessizce defnettiler

Okumaya devam et

Gündem

Kızılay’dan deprem bölgesi için çığ uyarısı

Merkezi İran’ın Hoy kentinde meydana gelen 8 vatandaşın hayatını kaybettiği depremin yaşandığı Van’ın Başkale ilçesi için Kızılay Başkanı Kerem Kınık’tan çığ uyarısı geldi.

BOLD- Van Baçhesaray’da 5 ve 6 Şubat’ta meydana gelen art arda iki çığ felaketi yüzünden 38 kişi hayatını kaybetmişti. Çığ, bu sabah İran merkezli meydana gelen ve Van’ın Başkale ilçesini vuran depremle yine gündeme geldi. Kızılay Başkanı Kerem Kınık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile çığ konusunda uyardı. Kınık paylaşımında, ”Depremler çığ ve heyelanı da tetikleyebilir. Özellikle Van Başkale bölgesinde çığ tehlikesi olabilecek bölgelerde vatandaşlar dikkatli olmalılar” uyarısında bulundu.

Yoğun kar yağışının etkili olduğu Van’da 5 ve 6 Şubat tarihlerinde art arda iki çığ felaketi yaşanmıştı. İlk çığın altında kalan vatandaşları kurtarmaya çalışan ekibin üzerine ikinci çığ düşmüş ve toplamda 38 kişi hayatını kaybetmişti.

Depremin vurduğu Van’ın Elbis köyünden ilk görüntüler

Okumaya devam et

Popular