Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Londra’daki terör saldırısını IŞİD üstlendi

Reuters, IŞİD’in yayın organı Amaq haber ajansına dayandırdığı haberinde, örgütün Londra’daki bıçaklı terör saldırısının sorumluluğunu üstlendiğini duyurdu.

BOLD – Habere göre IŞİD, Londra’da 2 kişinin hayatını kaybettiği bıçaklı saldırının sorumluluğunu üstlendi. “IŞİD, Londra’da cuma günü yapılan saldırının kendi militanlarından biri tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı” ifadelerine yer verildi.

Daha önce Londra Köprüsü’nde meydana gelen bıçaklı saldırıda 2 kişi hayatını kaybettiği, 3 kişinin de yaralandığı bildirilmişti. Polis saldırganı ateş açarak etkisiz hale getirmişti. İngiliz polisi, Londra Köprüsü’ndeki bıçaklı saldırganın öldürüldüğünü doğrulamış, olayın terör saldırısı olduğu açıklamasında bulunmuştu.

Daha sonra saldırganın 28 yaşındaki Usman Khan olduğu, bu kişinin 2012’de terör suçundan ceza aldığı ve 2018’de şartlı tahliye edildiği açıklanmıştı.

Erdoğan “Gemileri çekmeyiz” dedi, Yunanistan tehdit etti!

Okumaya devam et
Reklamlar

Dünya

IŞİD’in yeni lideri Türkmen asıllı Abdurrahman el Mevla el Selbi

IŞİD’in yeni liderinin şimdiye kadar iddia edildiğinin aksine el Kureyşi değil, Türkmen kökenli Emir Muhammed Abdurrahman el Mevla el Selbi olduğu öne sürüldü.

BOLD – İngiliz The Guardian gazetesi , IŞİD’in yeni liderinin örgütün kurucularından biri olan Türkmen asıllı Emir Muhammed Abdurrahman el Mevla el Selbi olduğunu iddia etti.

Haberini 2 istihbarat servisinin verdiği bilgilere dayandıran gazete, IŞİD’in üst düzey üyelerinden biri olan el Selbi’nin Irak’taki Ezidi azınlığın köleleştirilmesi dahil örgütün çok sayıda eylemini organize ettiğini ifade etti.

KUREYŞİ TAKMA BİR İSİMDİ

Ebubekir el Bağdadi’nin geçen Ekim ayında ABD’nin düzenlediği operasyonda öldürülmesinden kısa bir süre sonra örgütün yeni liderinin Ebu İbrahim el Haşimi el Kureyşi olduğu öne sürülmüştü. Ancak bu isim savaşta kullanılan bir takma addı ve örgütün başına geçen kişinin kimliğine dair bir bilgi bulunmuyordu. IŞİD’i izleyen uzmanlar da el Kureyşi’nin IŞİD’in yeni lideri olduğuna kuşkuyla bakıyordu.

The Guardian, Bağdadi’nin öldürülmesinden sadece birkaç saat sonra el Selbi’nin örgütün yeni lideri olarak belirlendiğini belirtti.

SELBİ, TELAFER DOĞUMLU BİR TÜRKMEN

Irak’ın kuzeybatısındaki Telafer kentinde doğan el Selbi, Türkmen kökenli bir aileden geliyor ve IŞİD’in üst yönetiminde az sayıda bulunan Arap kökenli olmayan üyelerinden biri.

Musul Üniversitesi’nde İslam hukuku eğitimi alan el Selbi’nin, 2004 yılında Irak’ta ABD’nin Bukka askeri kampında tutuklu olarak kaldığı ve bu kampta Bağdadi ile tanıştığı kaydediliyor.

İstihbarat servisleri, Selbi’nin IŞİD’de yükselişini ise kendisinin aldığı dini eğitime ve Yezidilere yönelik soykırımdaki kararlarına dayandırıyor.

NEREDE OLDUĞU MUAMMASI

İstihbarat bilgilerine göre Selbi bir de erkek çocuk sahibi. Nerede bulunduğu konusunda kesin bir bilgi olmadığının altını çizen Guardian, Selbi’nin Musul’da bulunduğunun sanıldığını belirtiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Aralık ayında yaptığı açıklamada El Bağdadi’nin yerine gelen bu ismin nerede olduğunu bildiklerini açıklamıştı.

Haberde, IŞİD’in yeni lideri olarak tanımlanan el Selbi’nin Irak Türkmen Cephesi’nin Türkiye temsilcisi Adil Selbi’nin kardeşi olduğu da iddia ediliyor ve IŞİD’in yeni liderinin, örgütün başına geçene kadar kardeşiyle temaslarını sürdürdüğü düşünülüyor” deniliyor.

Bağdadi’nin öldürülmesinden önce, ABD Dışişleri Bakanlığı Selbi’nin başına 5 milyon dolar ödül koymuştu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi: Türkiye yanlısı 2 bin 400 Suriyeli savaşçı Libya’da

Okumaya devam et

Dünya

Myanmar hükumeti, Arakan Müslümanlarına soykırım yapmadıklarına karar verdi!

Myanmar’da hükumetçe görevlendirilen komisyon, Arakan Müslümanlarına yönelik şiddeti soykırım değil savaş suçu saydı. Kararın gerekçesi ‘soykırım delillerine ulaşamama’ diye sunuldu.

BOLD – Maruz kaldıkları şiddet sebebiyle ülkeleri Myanmar’ı terk etmek zorunda kalan yüz binlerce Arakanlı Müslümana uygulanan soykırım değil savaş suçu olarak tanımlandı.

Hükumet tarafından vazifelendirilen bir komisyonun ilan ettiği ‘soykırım değil, savaş suçu’ ifadeleri ‘soykırım delillerine ulaşamama’ şeklinde gerekçelendirildi.

ULUSLARARASI KAMUOYU BÜYÜK TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Euronews’ten Yalçın Ademoğlu’nun haberine göre Myanmar hükumetinin görevlendirdiği bir komisyon 2017’de Arakan’da yaşanan ve uluslararası kamuoyunun büyük tepkisini çeken olayları araştırmakla görevlendirildi.

Yüz binlerce Arakan Müslümanı uğradıkları şiddet sebebiyle zor şartlar altında ülkelerini terk etti.

730 binden fazla Arakanlı Müslüman kendilerine yönelik haftalarca süren şiddet sebebiyle evlerini terk ederek komşu ülkelere sığınmak zorunda kalmıştı.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ETNİK TEMİZLİK HEDEFLİ DEMİŞTİ

Yaşanan olaylar sırasında Birleşmiş Milletler toplu tecavüz, ve katliamlar yaşandığını, bunların ‘etnik temizlik hedefiyle’ gerçekleştirildiğini açıklamıştı.

Her ne kadar olaylar savaş suçu diye lanse edilse de insan hakları savunucuları ve Rohingyalı yöneticiler komisyon raporunun birkaç gün sonra Birleşmiş Milletler’in yüksek mahkemesinde açıklanacak soykırım davası kararını ‘kamufle’ için yapıldığını ileri sürüp reddetti.

Myanmar hükumetinin oluşturduğu komisyona göre, yaşanılan şiddet ordu içi çatışmanın sonucu.

Soruşturma komisyonu, aralarında güvenlik güçlerine bağlı kişilerin de bulunduğu çok sayıda kişinin olası savaş suçları ve ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu olduklarına dair mantıklı nedenler olduğunu açıkladı. Komisyona göre hedef alınan kişiler evleri yakılarak öldürülen masum köylülerdi.

PROVOKE OLDUKLARI İÇİN ŞİDDET UYGULAMIŞLAR

Yayınlanan sonuç raporunda köylüler ve güvenlik güçleri ile yapılan görüşmelerde komisyon, Rohingyalı militanların 30 kadar güvenlik noktasına saldırdıklarının ortaya çıktığını ve bu saldırıların karşı tepkiyi provoke ettiğini belirterek, yaşananları ordu içindeki bir çatışma diye değerlendirdi.

Gazeteci Aziz Oruç İran ve Ermenistan’da yaşadığı işkenceleri anlattı

Okumaya devam et

Dünya

Rusya ateşkese rağmen Suriye’de saldırılarını sürdürüyor: 5’i çocuk 7 sivil öldü

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Rus savaş uçaklarının Suriye’nin kuzey batısında düzenlediği hava saldırılarında beşi çocuk yedi sivilin öldüğünü duyurdu.

BOLD SOHR, Suriye Ordusu ile Rusya’nın Suriye’nin kuzey batısındaki operasyonlarında sivillerin yaşamını yitirdiğini öne sürdü.

Gözlemevi’nden yapılan açıklamada, Rus savaş uçaklarının Halep’in batı kırsalındaki köyleri bombaladığını, beşi çocuk toplam yedi sivilin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

İdlib konusunda Rusya ve Türkiye arasında sağlanan ateşkes, 12 Ocak’ta yürürlüğe girmişti. Ancak Rus savaş uçakları ile Suriye ordusunun bu tarihten kısa bir süre sonra İdlib’e yönelik operasyonlara yeniden başladığı bildiriliyor. Suriye ordusunun da İdlib’deki ilerleyişini sürdürdüğü kaydediliyor.

Birleşmiş Milletler’in son açıklamalarına göre Aralık başından bu yana 350 bin Suriyeli İdlib’i terk etti. Bu siviller Türkiye sınırı kapalı olduğu için Türkiye sınırına yakın bölgelerdeki kamplara yerleşmeye çalışıyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi: Türkiye yanlısı 2 bin 400 Suriyeli savaşçı Libya’da

Okumaya devam et

Popular