Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

CHP’li vekilden çarpıcı af iddiası: Önce tahliye sonra indirim gelecek

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Alpay Antmen, AKP’nin infaz yasası için zamanlama hesabı içinde olduğunu belirtti. “Bu nedenle af ve infaz değişikliklerini 2020’deki tahliyelerden sonra yapmayı düşünüyor” dedi.

BOLD – CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Alpay Antmen, iktidarın af ve infaz yasası için ‘Zamanlama hesabı’ içinde olduğunu savunarak, “Terör örgütü üyeliğinden 7 yıl civarında hapis alanlar, mevcut infaz yasası kapsamında cezalarının yüzde 66’sını çekip, 2020 yılı içinde tahliye edilmeye başlanacak” dedi.

TAHLİYE GÜNLERİ YAKLAŞTI

Yaklaşık 4 yıldır cezaevinde bulunan ve ‘Örgüte üye olmamakla birlikte yardım’ suçlamasından hüküm giyenlerden özellikle öğretmenler, bazı eski hakim ve savcıların infaz da dahil edildiğinde tahliye günlerinin yaklaştığını belirten Antmen, “İktidar ‘FETÖ’cüleri de affettiler’ eleştirisi gelmesinden korkuyor. Bu nedenle af ve infaz değişikliklerini 2020’deki tahliyelerden sonra yapmayı düşünüyor. 2. paket yerine 3. pakette infaz düzenlemesi olabilir” dedi.

Mersin Barosu Başkanlığı görevinde de bulunan CHP’li Alpay Antmen, Sözcü Gazetesi Ankara Bürosu’nu ziyaret etti. Alpay Antmen, hazırlığı süren yeni yargı paketi ile ilgili şunları söyledi:

İLK PAKET BEKLENENİ VERMEDİ

CHP’li Antmen, hazırlığı süren yeni yargı paketini anlattı. Antmen şunları söyledi: “Meclis’ten geçen ve 39 maddeden oluşan birinci yargı paketi basın ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere bekleneni karşılamadı. Şimdi 2. yargı paketi ve infaz düzenlemesi hazırlıkları devam ediyor. Daha çok Hukuk Muhakemeleri usulü kanununa ilişkin düzenlemeler olacak. Denetimli serbestlik de 2 yıldan 5 yıla çıkarılmak isteniyor.”

“685 gazetecinin basın kartını iptal ettik”

Gündem

Uzay Ajansı Ay’a yolculuk için tabela ve kapı isimliği ihalesine çıktı

Türkiye’nin 2023’te Ay’a iniş hedefi koyduğu Uzay Ajansı, VIP minibüs ihalesinin ardından binası için 30 bin TL’lik tabela ve kapı isimlikleri ihalesine çıktı. Tabela ve isimlikler 30 bin 529 TL’ye en düşük teklifi veren firmaya verildi.

BOLD – 2023’te Ay’a sert iniş yapmak ile görevlendirilen Türkiye Uzay Ajansı (TUA), VIP minibüs, garson ve temizlikçi alımının ardından üçüncü ihalesine yaptı.

Birgün’ün haberine göre TUA, 16 Mart’ta “Tabela ve kapı isimliği alımı” ihalesine çıktı. Açık ihale yöntemiyle gerçekleştirilen satın alınacak malzemelere 36 bin 761 TL tahmini maliyet tespiti yapıldı. Türkiye Uzay Ajansının, tabela ve kapı isimliği satın alınmasına ilişkin ihaleyi, 30 bin 529 TL teklif eden firmaya verdiği kaydedildi. İhalenin sözleşmesi 15 Nisan’da imzalandı.

İhale dosyasına göre ajans, üç farklı tipte toplam 55 kapı isimliği sipariş etti. Kat yönlendirme tabelaları ve “Işıklı kutu harf tabela” da isteyen TUA yönetimi, Türkiye Uzay Ajansı Başkanlık binasındaki otomatik kapıların da folyo ile giydirileceği şartını koydu. Başkanlık binası yerleşkesindeki direklere çekmek için başkanlık logolu bayrak da ihale şartnamesinde yer aldı.

Kardemir yönetiminde AKP vurgunu: 77 bin TL’lik ballı maaşlar

Okumaya devam et

Gündem

Hücredeki sanatçı Fevzi Yazıcı’ya Mükemmellik Ödülü

1217 gündür Silivri Cezaevinde hücrede bulunan Fevzi Yazıcı, hapiste çizdiği desenlerle Society for News Design’ın (SND) 42. En İyi Baskı Haber Tasarımı Yaratıcı Yarışması’nda Mükemmellik Ödülü’ne değer görüldü.

BOLD –  KHK ile kapatılan Zaman Gazetesi Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı, Society for News Design’ın (SND) 42. En İyi Baskı Haber Tasarımı Yaratıcı Yarışması’nda Mükemmellik Ödülü kazandı. Yazıcı’nın Türkiye’deki hapishane hücresinde çizdiği eserler, geçen yıl Mayıs ayında The Washington Post’ta “Art of Darkness” başlığıyla yayımlanmıştı.

SND’nin sayfasında yer verilen haberde, Fevzi Yazıcı için şu ifadeler yer aldı:

“Zaman gazetesinin eski tasarım direktörü Fevzi Yazıcı, Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik baskıların bir parçası olarak 2016 yılında hapse atıldı. 2015’te SND Dünyanın En İyi Tasarım jürisiydi ve 10 yıl boyunca İstanbul’da +1T Tasarım Günleri’nde birinci sınıf bir tasarım konferansına ev sahipliği yaptı. 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptıran Yazıcı, dünya çapında tutuklu bulunan 200’den fazla gazeteciden birisidir. Ödül alan eserleri, onun loş bir şekilde aydınlatılmış hücresinde çizilmiş illüstrasyonlarında oluşuyor. Yazıcı eseriyle şunları söylüyor: “Bu resim düşüncelerin hapse atılamayacağını söylüyor. Çünkü düşünceleri hapsetmeye kalkarsanız, fikirler ışıktan prizmaya döner ve parlamaya başlar.”

100’DEN FAZLA TASARIM ÖDÜLÜ ALMIŞTI

2003-2016 yılları arasında Zaman’ın görsel yönetmenliğini yapan Fevzi Yazıcı ve tasarım ekibi, SND’nin yarışmalarında daha önce 100’den fazla ödüle değer görüldü. Cemaat soruşturmaları kapsamında 5 Ağustos 2016’da tutuklanan Yazıcı, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Yakup Şimşek ve Tuğrul Özşengül ile birlikte yargılandı.

Tweetleri ve Zaman’ın abone kampanyası reklamında ağlayan bebek konseptli reklam filmi toplantısına katıldığı için suçlanan Yazıcı, darbeye teşebbüs iddiasıyla müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay’ın cezayı bozması üzerine yeniden yargılanan Yazıcı’ya örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 11 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Dosyası Yargıtay’da olan Yazıcı, 1217 gündür Silivri Cezaevinde hücrede bulunuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 4,5 yıl sonra Ahmet Altan’ın tutukluğunda hak ihlali olduğuna karar verdi ve Altan geçen hafta tahliye edildi.

Yazıcı’nın hücresinde çizdiği resimler geçen yıl New York’un St. John’s Üniversitesi’nin Yeh Art Galerisi’nde sergilenmiş, yakın arkadaşı olan The Washington Post’un Kreatif Direktörü Greg Manifold da sergiyle ve Yazıcı’nın çizimleriyle ilgili “Karanlığın Sanatı” adlı bir yazı kaleme almıştı.

GREG MANIFOLD’UN YAZISI

Fevzi Yazıcı’nın gözaltına alınması ve hapsedilmesi sanatını nasıl değiştirdi.

Fevzi Yazıcı ilk profesyonel sanat sergisinin açılış gecesini kaçırdı. Başka sanatçılar New York’un St. John’s Üniversitesi’nde bir galeride eserlerinin yanında gururla durup fotoğraflara poz verirken, Yazıcı 8,000 kilometre uzakta, Türkiye’de bir hapishane hücresindeydi. Yazıcı 2016 gözaltına alındı, ve 2019’da yayınlanan Gazetecileri Koruma Komitesi tarafından yayınlanan bir rapora göre, şimdi hapiste yatan 47 Türk gazeteciden biri. Neredeyse 15 sene boyunca Yazıcı Zaman gazetesinin Tasarım Yönetmeni olarak çalıştı. Dört sene önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümeti tarafından şiddetlendirilen bir baskı uygulamasından dolayı aleyhine dava açıldı ve gözaltına alındı. Ülkenin dört bir yanında gazeteler kapatıldı ve bazı gazeteciler hapse atılma riskini göze almaktansa yurt dışına kaçtı. Baskı uygulamaları Yazıcı’yı ömür boyu hapis cezası ile 9 No’lu Silivri Cezaevine koydu. Yazıcı şimdi 48 yaşında, ve ceza sürece azaltılmış olsa da 800 günü aşan bir süredir tecritte bırakıldı.

Yazıcı İstanbul’un Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesine gidip, birçok gazete toplantıları esnasında zamanını çizerek geçirdi. Bunlar Zaman’dayken yaptığı çizimlerden bazıları.

Yazıcı Trabzon doğumlu, İstanbul’a yakın okudu. Genç bir yaşta, kardeşlerinin boş defter sayfalarında çizime başladı. İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde okuyup 1997’te grafik tasarım uzmanlığı ile mezun oldu. Çizimden gazeteciliğe kaysa da, sanattan hiç uzak kalmadı; New York sergisine Zaman’dayken peçete ve defterlerin arka kapakları üzerinde yarattığı çizimleri de dahil edildi.

Tasarım yönetmenleri genellikle gazete ve dergilere temel estetiklerini verirler; bu estetikle haberleri, imgeleri, ve başka bilgileri derleyip, hedef kitleyi okumaya davet ederler. Zaman’da Yazıcı’nın elemanları sık sık trend belirleyen ekip olarak tanınmıştı—Yazıcı’nın önderliği altında gazete 100’den fazla ödül kazandı. Aynı zamanda İstanbul’a dünyanın dört bir yanından tasarım öğrencileri ve profesyonellerine eğim vermeleri için konuşmacı getiren yıllık bir konferans düzenliyordu.

YUMURTA


“Kubbe yapısını çok seviyorum. Üstteki yapılanma adeta bir şemsiye. Kapalı bir alanda gökyüzünü hissetmenin en kolay yönü, kubbeli bir yapıya sığınmaktır.” —Yazıcı, bu eseri Kasım 2009’da, gözaltına alınmadan önce yarattı

Ben onunla ilk 2015’te, Haber Tasarımı Derneği’nin Dünyada En İyi Tasarım yarışmasının hakemliğini yaparken tanıştım. Yazıcı’yı Washington, D.C.’de ağırladım, ve o senenin sonunda İstanbul’da ağırlayacağı son konferansta, Zaman’da yarattığı etkiye kendim tanık oldum. Çalışanlar bana haber odasını gösterirken lobinin etrafında olası bir hükümet baskınını belgeleme amaçlı kurulan video kameralarını gösterdiler.

Mart 2016’da o kameralar polisleri ofisi basarken yakaladı. Zaman hükumet kontrolü altına alındı ve daha sonra Fethullah Gülen ile olduğuna inanılan ilişkisinden dolayı kapatıldı.

KRAL


“Bu çalışma, kağıdım ve kalemim tarafından özgür bir teknikle sergilenen bir dansın sonucudur. O karamsar ve karanlık bir kral. Fiziksel olarak bu dünyaya ait olmasa da, bizim dünyamızın bazı yönlerine sahip. Bence krallar her alemde yalnızdır.” —Yazıcı, bu eseri Şubat 2018’de hapishane hücresinde yaptı.

Zaman’dan sonra Yazıcı kısa bir müddet başka bir gazetede çalışıp sanat ve tasarım üzerine yazdı. Ama 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye’deki bütün gazetecilerin yaşadığı tehlikeleri çoğalttı. “Kendi ülkemi tanıyamıyorum” demişti bana darbe esnasında. “Televizyon kanallarını kapatıyor, milleti susturuyorlar. Bu gerçek olamaz.”

Yazıcı 27 Temmuz 2016’da gözaltına alındı.

ESİNLENME X


“Ben kendimin ele geçirilmesine izin verdim; durmaksızın çiziyorum. “Esinlenme X” çizimi benim için takıntı haline geldi, yanıyorum. Bu ipince, fazla ince, tükenmez kalem beni mahvediyor. Bitirmesi 2-3 gün süren çizim şimdi ikinci haftasında, hala bitmemiş. Her yer acıyor; tek düşündüğüm şey o. Bu bir hapis hikayesi. Başka bir zaman anlatırım.” —Yazıcı, bu eseri 2019’da hapishane hücresinde gerçekleştirdi.

Başka gazeteciler ile beraber Gülen ile ilişkili olma ve Türk hükümetini yok etmeye girişme suçlamalarıyla yargılandı. Yazıcı’ya karşı getirilen suçlamalardan biri, gülen bir bebek içeren bir reklam hakkında bir toplantıya katılmış olmasıydı. Hükümet, reklamın darbenin dokuz ay sonra yer alacağını bildiren gizli bir mesaj içerdiğini öne sürdü. Yazıcı süreç boyunca bütün suçlamalar karşısında masum olduğuna dair ısrar etti.

Dava Şubat 2018’te sona erince, altı sanığın hepsi suçlu bulundu. Birleşmiş Milletler, hükümleri şu sözlerle kınadı: “Bu yargı kararı, gazetecileri mesleklerinden dolayı, darbe girişimi bağlantılarına dair yeterince delil sunmadan ve adil bir yargı süreci sağlamadan, ömür boyu hapse mahkum ederek Türkiye’de gazeteciliği ve Türkiye’de az miktarda kalan ifade ve medya özgürlüğünü kritik tehlikeye getiriyor.”

HÜCRE VE FETÜS


“Kalem bir tükenmez kalem ve maalesef, bir sanatçıya fazla imkan tanımıyor. Karşılaştığım en kısıtlayıcı kalemlerde biri. Bu kalemle hiçbir akışkan şekil yapamıyorum. Çaresiz, bu talihsiz durumdan tek çıkış noktacılık tekniği oldu… Kalemin ucunu kağıtla birleştirmem hücre ve fetüs eseri ile sonuçlandı.”—Yazıcı, bu eseri Mart 2019’da hapishane hücresinde yaptı.

Yazıcı’nın sanatı gözaltına alınmadan önce daha hafif ve fütüristti—hayal diyarlarından alınma sahneler, ve sınırları belli olmayan, başka dünyalara ait geleceklerle doluydu. Yazıcı’nın sergisini ağırlayan Yeh Sanat Galeri Direktörü Owen Duffy’e göre: “Fevzi’nin sanatı neredeyse her zaman sürrealist bir eğilime sahip oldu. Erken eserleri (M.C.) Escher veya (Salvador) Dali’nin yaratıcı, şekil değiştiren dünyalarını dışa vuruyor.”

Gözaltına alındığından beri, çalışmaları daha karanlık ve koyu bir biçim aldı. Hapishane hücresi gün içinde çok az ışık görüyor, ve bu sanat üzerine çalışmasını zorlaştırıyor. Sadece basit bir tükenmez kalemi, ve A4 kağıtları var. Mecburen, bazen tek bir eser için bir ay gerektiren noktacılık tekniğini özenle kullanıyor. Sokrates’i Tutuklayın, Yazıcı ve yanındaki tutuklu gazetecilerin sefaletini yakalıyor. Hücre ve Fetüs’teki ince özen dikkat çekiyor—böyle itina isteyen bir stil sadece zaman sınırı olmadığında hayata geçebilir.

CENNETKUŞU


Nisan, 2018: “Acı çekmek insanı zaman zaman değiştirir. Aklını, fikirlerini, hatta ruhunu değiştirir. Belki dua ettiğimizde insan anatomisi bile değişebilir. Benim ve başkaları gibi, bizi her hafta ziyarete gelenler için resimdeki bu kuşa benziyorum, özellikle eşim.” —Yazıcı, bu eseri Nisan 2018’de hapishane hücresinde yaptı.

Geçen sonbahar, Yazıcı’nın hapis cezası, terör örgütü üyeliği suçlamasından dolayı 12 ayın altına indirildi. Eşi Firdevs ve iki oğlu koronavirüs salgınından önce haftada bir ziyaret hakkına sahipti, ama eşi son dönemde Yazıcı’yı bir aydır göremediğini ve bütün ziyaretlerin yasaklandığını açıkladı. Bana verilen bilgilere göre ruh hali iyiymiş, ve yüksek mahkemeye temyiz talebini göndermiş.

Serginin açılış gecesi okunan bir mektupta, “Ben bir sanatçıyım, çizdiğim resimler kadar masumum” diyor Yazıcı. “Ben bir gazeteciyim, düşüncelerim kadar özgür. Ama biliyorum ki hapsedilen ne ilk ne son masum adam olacağım.”

Fevzi Yazıcı geçen sene Silivri Cezaevine bir ziyarette oğlunun doğum gününü kutlarken. Dışardan yemek getirmek yasak olduğu için, çubuk krakerleri çikolataya batırıp, yıldönümü pastası ve mumların yerini alacak bir tatlı tasarlayarak kutlama yaptılar.

Yaklaşık 4 yıldır tutsak gazeteci Fevzi Yazıcı Washington Post’ta

Okumaya devam et

Gündem

128 milyarı sıfırlayan damat Albayrak ağaç altında kitap okuyor

Bakanlığı döneminde Merkez Bankasının rezervlerini sıfırlayıp eksiye düşüren ve sonrasında istifa edip kayıplara karışan damat Berat Albayrak’ın nerede, neler yaptığı ortaya çıktı. Yazar Can Ataklı, Muammer Güler’in de yaşadığı site içerisinde yürüyüşler yapan damat Albayrak’ın güneşli havalarda ağaçlar altında kitap okuduğunu yazdı.   

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden sosyal medya üzerinden istifa eden Berat Albayrak’ın nerede olduğu ve vaktini nasıl geçirdiği ortaya çıktı. Damat Albayrak, Yazar Can Ataklı’ya göre vaktini ağaçlar altında kitap okuyarak geçiriyor.

MUAMMER GÜLER’LE ALTLI ÜSTLÜ OTURUYORLAR

Merkez Bankasının rezervlerini eritip kayıplara karışan eski Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’ın nerede olduğu ortaya çıktı. Korkusuz gazetesi yazarı Can Ataklı bugünkü yazısında, Berat Albayrak’ın nerede olduğunu açıkladı ve vaktini nasıl değerlendirdiğini duyurdu. “Damat nerede? Bakın bu soru 128 milyar dolar nerede? sorusu gibi önemlidir” diyen Ataklı, “Çekmeköy taraflarında neredeyse bütün sakinlerinin AKP’li olduğu çok lüks bir sitede yaşıyor damat ve ailesi. Üst katında 17/25 Aralık olayının en ünlü isimlerinden dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler oturuyor. Damat ise dubleks bahçe katında yaşıyor ve her gün site içinde yürüyüşler yapıyor, güneşli havalarda ise ağaçlar altında kitap okuyor. Ama damadın yerinin bilinmesi çok da dert değil” ifadelerini kullandı.

DAMADIN NEREDE OLDUĞUNU BİLİYORUM

Ataklı’nın, “Damat kıs kıs gülüyormuş” başlıklı yazısı işte şöyle:

İlk günden beri ısrarla soruyorum ama cevabı yok.

“Damat nerede?”

Bakın bu soru “128 milyar dolar nerede?” sorusu gibi önemlidir.

Çünkü önemli olan damadın fiziken nerede olduğu değildir.

Damadın gidişiyle birlikte yaşanan olayların ülkemize verdiği hasardır.

İşte bu nedenle damadın nerede olduğunu çok merak ediyoruz.

Aslına bakarsanız en azından kişisel olarak damadın nerede olduğunu biliyorum.

Daha önce de yazmıştım.

Çekmeköy taraflarında neredeyse bütün sakinlerinin AKP’li olduğu çok lüks bir sitede yaşıyor damat ve ailesi.

Üst katında 17/25 Aralık olayının en ünlü isimlerinden dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler oturuyor.

Damat ise dubleks bahçe katında yaşıyor ve her gün site içinde yürüyüşler yapıyor, güneşli havalarda ise ağaçlar altında kitap okuyor.

Ama damadın yerinin bilinmesi çok da dert değil.

Önemli olan ortaya çıkması, Merkez Bankası rezervlerinin nasıl eritildiğini anlatmasıdır.

Damat bey gittiği gece bıraktığı notta, “Bu 5 yıllık süre zarfında benimle bu zor ama kutsal yükü yüklenen tüm yakın mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Çokça hakkım geçmiştir, haklarını helal etsinler. At izinin it izine karıştığı, Hak ve batılı ayırt etmenin zorlaştığı böyle çetin bir zamanda, bizlerin samimiyetine inanarak dua eden her bir vatandaşımızdan Rabbim razı olsun. Gaybı, kalpleri ve hakiki niyetleri bilen mutlak güç sahibi Cenab-ı Allah bizleri Sırat-ı Müstakim’den ayırmasın. Sonumuzu hayreylesin…” demişti.

Artık şu “at izi-it izi” tanımlamasına ve “sonumuzu hayreylesin” duasına bir açıklık getirmesi gerekmiyor mu?

İktidarın el birliğiyle öldürdüğü Ahmet Burhan’ın fotoğrafını Kamu-Sen afiş yaptı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0