Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İdlib yeniden hareketlendi: Son ayların en büyük çatışmalarında 82 kişi öldü

İdlib’de hükümet güçleri ile silahlı muhalif güçler arasında hafta sonunda yaşanan çatışmalarda en az 82 kişi öldü.

BOLD – Londra Merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (Syrian Observatory for Human Rights – SOHR) verdiği bilgilere göre İdlib’de meydana gelen çatışmalarda en az 82 kişi yaşamını yitirdi.

Ağustos sonunda devreye giren ateşkesten bu yana görülen en şiddetli çatışmaların yaşandığını açıklayan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abdurrahman iki ateş arasında kalan köylülerin daha güvenli bölgelere kaçtığını belirtti.

Çatışmaların cumartesi günü El Kaide’nin eski uzantısı Heyet Tahrir Şam örgütünün hükümet birliklerinin bulunduğu noktalara yönelik saldırıları nedeniyle başladığı kaydedildi. Rusya’nın desteklediği Esad güçlerinin buna yanıt olarak muhaliflere yönelik hava saldırıları düzenlediği belirtildi.

Haber ajansları, Rus savaş uçaklarının da muhaliflerin rejim güçlerinden kısa bir süre önce aldığı köyleri bombaladığını bildirdi.

SOHR, hükümet birliklerinin 36 kayıp verdiğini açıkladı.

İdlib ile Hama, Halep ve Lazkiye’nin bazı bölümleri büyük oranda Heyet Tahrir Şam örgütü ve diğer muhalif güçlerin kontrolü altında bulunuyor.

Türkiye’den sınırdışı edilen IŞİD’li İrlanda’da gözaltına alındı

Dünya

Hollanda Meclisi Ermeni Soykırımı’nın kabul edilmesini istedi

Hollanda Temsilciler Meclisi, 1915’te Anadolu’da meydana gelen olayları ‘Ermeni Soykırımı’ olarak tanımasını isteyen öneriyi kabul etti. Meclis, 2004, 2015 ve 2018’de de benzer yönde karar aldı. Ancak ülkede hükumetler kararı bugüne kadar onaylamadı.

BOLD – Hollanda Temsilciler Meclisi, istifa eden hükumetin küçük ortağı Hıristiyan Birliği Partisi’nin (CU) önerisiyle, 1915 olaylarını, ‘Ermeni Soykırımı’ olarak tanıdı. Ancak Hollanda’da hükumet, 1915 olaylarından ‘Ermeni Soykırımı meselesi’ diye söz ediyor. Hükümete göre, ‘soykırım’ ifadesinin kullanılması, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunlara hiçbir katkı sağlamayacak.

Hollanda hükumeti yasal tanım tartışması yerine Türkiye ve Ermenistan’ın karşılıklı diyaloğa girmesini sağlamanın daha yararlı olduğunu düşünüyor.

Hükumet daha önce de bu konuya yasal bir nitelik vermenin Hollanda kabinesinin görevi olmadığını vurgulayarak, “Soykırım olsun ya da olmasın, bir yargıç uluslararası ceza hukukuna göre karar vermelidir” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Hollanda Meclisi, 2004, 2015 ve 2018’de de benzer yönde karar almıştı. Ancak hükumetler mecliste alınan kararlara uymuyor.

DENK PARTİSİ DIŞINDAKİ TÜM PARTİLERDEN DESTEK

Öneri, Türkiye ve Fas kökenli seçmenlerin desteklediği Denk Partisi dışındaki tüm partilerin desteğiyle kabul edildi.

Önergeye karşı tek hayır oyu kullanan Denk Partisi’nin lideri Tunahan Kuzu, Hollanda’da yaşayan Türklerin, her seçim öncesi malzeme yapıldığını savundu.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN KARARA TEPKİ

Hollanda Meclisi’nin aldığı karar, Türkiye’nin tepkisini çekti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy kararı, tarihi siyasi saiklerle yeniden yazma niteliğinde hükümsüz bir teşebbüs diye değerlendirdi.

Hami Aksoy, yaptığı açıklamada, “Meclisler tarih yazma ve yargılama mekanları değildir. Bu karara katılanlar 1915’te gerçekte ne olduğunu aramak yerine, popülistçe oy peşinde koşmaktadır” dedi.

Aksoy, Türkiye’nin 1915 olaylarına ilişkin ‘Ortak Tarih Komisyonu’ önerisinin, Ermenistan tarafından karşılıksız bırakıldığını kaydetti.

DÜNYA’DA HANGİ ÜLKELER VE PARLAMENTOLAR TANIYOR

Dünya’da şu ana kadar 31 ülke yönetimi veya parlamentosu Birinci Dünya Savaşı döneminde 1915 yılında yaşanan olaylarla ilgili soykırım kararı aldı. Ancak bazı ülkelerde meclislerin aldığı kararlara rağmen hükumetler soykırımı kabul etmiyor. Bazı ülkeler inkarını da suç sayıyor.

Bu ülkeler ve alınan kararların tarihleri şunlar:

Arjantin: Ülke tarihi boyunca 7 defa bu konuda karar alındı (1993, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2015)
Ermenistan: 1988
Avusturya: 2015
Belçika: 1998 ve 2015
Bolivya: 2014 (Meclis’in her iki kanadı tarafından alınana karar Dışişleri Bakanlığı’nca da onandı)
Brezilya: 2015 yılında Brezilya Federal Senatosu bu yönde bir karar aldı.
Bulgaristan: 2015
Kanada: 1996, 2002, 2004, 2006
Şili: 2007, 2015
Güney Kıbrıs: 1975, 1982, 1990. Ermeni Soykırımı’nın inkarı suç kabul ediliyor.
Çek Cumhuriyeti: 2015, 2017, 2020
Fransa: 1998, 2001. 2012 ve 2016’da çıkarılan yasa ile inkarı suç kapsamına alındı. Her iki yasa da Fransız Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.
Almanya: 2005, 2016.
Yunanistan: 1996. İnkarı suç kapsamında.
İtalya: 2000, 2019. İnkarı suç kapsamında.
Litvanya: 2005
Lübnan: 1997, 2000
Lüksemburg: 2015
Hollanda: 2004, 2015, 2018
Paraguay: 2015
Polonya: 2005
Portekiz: 2019
Rusya: 1995, 2005, 2015
Slovakya: 2004. İnkarı, 2011 yılında çıkarılan yasa ile ceza kapsamına alındı.
İsveç: 2010
İsviçre: 2003. İnkarı suç kapsamında.
Suriye: 2015, 2020
ABD: 2019. Kongre’nin her 2 kanadı, Temsilciler Meclisi ve Senato, “soykırım” yönünde karar aldı. Ancak ABD yönetimi bu kararları kabul etmiyor.
Uruguay: 1965, 2004. Uruguay, dünyada ilk “soykırım” kararı alan ülke.
Vatikan: 2000, 2015.
Venezuela: 2005

Hollanda parlamentosu da Uygurlara yapılanlara ‘soykırım’ dedi

Okumaya devam et

Dünya

Rus diplomatlar Kuzey Kore’yi tren yolunda drezin iterek terk etmek zorunda kaldı

Kuzey Kore’den ayrılması gereken bir grup Rus diplomat, ülkedeki sıkı koronavirüs önlemleri nedeniyle demiryolunda drezin iterek ülkeyi terk edebildi.

BOLD – Kuzey Kore’de görev sürelerini tamamlayan Rus diplomatların, ailelerini de içeren sekiz kişi, iki ülke arasındaki köprüde Rusya sınırına kadar bir kilometre drezin itti.

Kuzey Kore koronavirüs önlemleri kapsamında neredeyse tüm toplu taşıma araçlarını kullanımdan kaldırmış durumda.

Ülkede bugüne kadar tek bir vaka bile olmadığı açıklansa da gözlemciler bu iddianın gerçeği yansıtmadığı görüşünde.

Kuzey Kore’den uluslararası seyahatler de neredeyse tamamen yasaklandı.

Bu yüzden ülkelerine dönmek isteyen Rus diplomatların önünde bu sıra dışı yolculuk dışında bir seçenek yoktu.


Olayı Facebook sayfasında paylaşan Rusya Dışişleri Bakanlığı, “Sınırlar bir yıldan uzun süredir kapalı olduğu ve seyahat de yasaklandığı için eve dönüş için uzun ve zorlu bir yolculuk gerekti” ifadelerini kullandı.

Bakanlığın paylaştığı fotoğraflarda diplomatların valizleriyle doldurdukları bir drezini ittiği görülüyor.

Bakanlık ‘drezinin motoru” konumundaki kişinin üçüncü katip Vladislav Sorokin olduğu açıklandı.

Sorokin’in ittiği drezin, Tumen Nehri’ni geçerek Rusya’ya ulaştı.

32 SAAT TREN, 2 SAAT OTOBÜS YOLCULUĞU

Yolculuğun tek zorlu kısmı bu değildi.

Sorokin’in üç yaşındaki kızı Varya’nın da yer aldığı grup, Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’dan kendilerini bekleyen drezine ulaşabilmek için 32 saatlik bir tren yolculuğunun ardından iki saat de otobüse binmişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkilileri grubu sınırda karşılayarak otobüsle Vladivostok Havalimanı’na götürdü.

Pandeminin başlamasının ardından pek çok yabancı diplomat Kuzey Kore’yi terk etti, bazı Batılı ülkeler büyükelçiliklerini kapattı.

Tüm uçuşlar durdurulduktan sonra Mart 2020’de Almanya, Rusya, Fransa, İsviçre, Polonya, Romanya, Moğolistan ve Mısırlı diplomatları taşıyan bir uçak Kuzey Kore’den Vladivostok’a uçarak diplomatların drezine mecbur kalmamasını sağlamıştı

Suriye’de sular ısınıyor: ABD İran destekli milisleri, Rusya IŞİD’i vurdu

Okumaya devam et

Dünya

AB liderleri harekete geçti: Aşı pasaportu nedir, kimler destekliyor, endişeler neler?

AB Liderler Zirvesinin ilk günü sona erdi. En tartışmalı gündem maddesi olan aşı pasaportu konusunda henüz detaylı bir karara varılamasa da hazırlık adımlarının atılması kararlaştırıldı.

BOLD – AB liderleri, aşı pasaportu için 3 ay sürecek teknik ve siyasi düzeyde görüşmeler yapılması konusunda anlaştı. Bunun için gelecek üç ay boyunca teknik ve politik açıdan konunun netleştirilmesi adına Brüksel’deki daimi temsilciler birlikte çalışacak. Bu şekilde aşı sertifikalarının yaz aylarında devreye girmesi söz konusu olabilecek.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel

HASSAS KİŞİSEL BİLGİLER OLMAYACAK

Zirve sonrası konuşan Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen aşı pasaportlarının hayata geçmesi halinde bu sertifikalarda asgari gerekli verinin bulunacağını, hassas kişisel bilgilerin ise sadece o kişinin vatandaşı olduğu ülkede tutulacağını kaydetti.

Buna göre sertifikalarda öncelikle hangi aşının vurulduğu, kaç doz yapıldığı ve kişinin bağışıklık seviyesini belirten bir kategori yer alacak. Örneğin kişinin hali hazırda hastalanıp hastalanmamış olduğu, en son testini ne zaman yaptırmış olduğu gibi bilgiler de bulunacak.

Ursula von der Leyen, “Önemli olan ortaya çıkacak olan sistemin bir Avrupa sistemi olması ve uluslararası bir standart ile iş görmesidir. Google ve Apple gibi oyuncuların bu konuda oluşan vakumu görüp Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte çalışmak için girişimlerde bulunduğunu görüyoruz. Ancak bunlar son derece hassas kişisel veriler.” dedi.

MART ZİRVESİNDE YENİDEN ELE ALINACAK

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel de, “Üye ülkeler AB daimi temsilcilerini konu üzerinde gerekli çalışmaları yapmaları için görevlendirdi. Mart zirvesine kadar bu alanda önemli bir ilerleme sağlamış olacağımızı tahmin ediyorum” dedi.

Almanya Başbakanı Angele Merkel

Almanya Başbakanı Angela Merkel de gelecek üç ay içinde AB nezdinde geçerli, ortak, dijital aşı pasaportu geliştirilmesini beklediğini söyledi. Aşı pasaportunun şu anda az sayıda kişi aşılandığı için seyahat serbestisi bakımından bir rol oynamayacağını söyleyen Merkel ancak buna hazırlanmak gerektiğini belirtti.

Pasaportun aşılananlara kimi avantajlar sağlayabileceğini söyleyen Merkel, pasaportun seyahat serbestisi konusunda tek başına belirleyici olamayabileceğini ifade etti.

AŞI PASAPORTU NEDİR?

Aşı pasaportu, Kovid-19 salgını döneminde ülkeler arası seyahat kısıtlamaları ve salgın tedbirleri sonrası seyahat ve diğer hizmetlere ulaşımın kolaylaştırılması için gündeme geldi.

Avrupa Birliği, uluslararası seyahatlerde aşı pasaportunu isterken, Dünya Sağlık Örgütü, bu uygulamayla ilgili soru işaretleri olduğunu duyurdu.

Aşı pasaportu, restoran, sinema, bar gibi alanlara girişte ve uçaklara erişimde Kovid-19 aşısı olduğunuzu ispatlamak için istenebilecek.

‘Pasaportların’ insanları aşılanmış ve aşılanmamış olmak üzere iki sınıfa ayıracağı için özellikle aşılara erişimin hala çok zor olduğu birçok ülkede haksızlıklara neden olabileceği uyarısı yapılıyor.

AB ÜLKELERİ AŞI PASAPORTU İÇİN NE DİYOR?

Ekonomilerinde turizmin büyük yer tuttuğu ve pandemi nedeniyle turizm sektörleri büyük yara alan Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkeler, AB çapında aşı pasaportlarının savunucuları arasında yer alıyor.

İzlanda, Ocak ayında dijital pasaportları dağıtmaya başladı. Danimarka, iş seyahatinde olanlar için basit bir koronavirüs pasaportunun şubat ayı sonuna kadar hizmete gireceğini duyurdu. İsveç de yaza kadar aşı pasaportu çıkaracak. Yunanistan da geçtiğimiz günlerde dijital aşı sertifikası vermeye başladı.

İspanya turizm sektörünün iyileşmesine yardımcı olmak için vatandaşlarına bir aşı pasaportu üzerinde çalışıyor.

Estonya, geçen ay başlatılan bir pilot programla ‘akıllı sarı kart’ olarak bilinen bir e-aşı sertifikası oluşturmak için Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte çalıştı.

Macaristan, ikinci doz aşısını yaptıran vatandaşlarına, ülkedeki bazı kısıtlamalardan muaf tutacak bir aşı pasaportu çıkaracağını duyurdu.

Polonya aşı pasaportu için planları olmadığını söylese de aşılanmış vatandaşların ülkeye girerken karantinayı atlamasına izin veren bir QR kodu uygulama sistemi kullanıyor.

AŞI PASAPORTU İLE İLGİLİ SORU İŞARETLERİ

Bazı ülkeler, aşı pasaportlarının, hamile kadınlar ve bağışıklık sorunları veya alerjik reaksiyonları olan kişiler gibi aşı olamayanlara karşı ayrımcılık yapan bir sisteme neden olabileceğini ifade ediyor.

AB’nin en büyük nüfusa ve ekonomiye sahip olan iki ülkesi Almanya ve Fransa, aşı olan bir kişinin hastalıktan korunmasına rağmen virüsü bulaştırıp bulaştıramayacağı konusunda yeterli veri olmadığını ve bu yüzden henüz böyle bir karar almanın doğru olmayacağını düşünüyor.

Berlin ve Paris ayrıca aşı pasaportlarının belirli vatandaş sınıfları için ayrıcalıklı muamele anlamına geleceğini dile getiriyor. Almanya’nın etik konseyi, aşılananlara hiçbir özel koşul tanınmamasını tavsiye etti ve aşılanmış kişilerin virüsü hala yayıp yayamayacağına dair kanıt eksikliğine işaret etti.

Öte yandan aşı olan bir azınlık serbestçe seyahat edebilirken aşılamada öncelikli olmayan gençlerin uluslararası seyahatinin kısıtlanmasının da ayrımcılık olacağını düşünenler de var.

Tedbirlerle ilgili gizlilik endişeleri de var. Geçtiğimiz aralık ayında, İngiltere’de Exeter Üniversitesi, dijital sağlık pasaportlarının veri gizliliği ve insan hakları üzerindeki etkisine ilişkin endişeleri dile getiren bir rapor yayınladı.

İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya’daki gibi varyantların dolaşımının artmasıyla aşıların etkisinin azalacağı ve insanların yenilenmiş bir doz aşıya daha ihtiyaç duyacağına dair endişeler de bu fikrin önündeki bir diğer engel.

Uluslararası seyahatlerde ‘dijital seyahat kartı’ zorunluluğu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0