Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Trump’a yönelik azil soruşturmasında kritik hafta: Trump, oturuma katılmayacak

Azil soruşturması çerçevesinde Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu ilk oturumunu 4 Aralık Çarşamba günü düzenleyecek. Oturumda azil soruşturması konusunda uzmanların dinlenmesi planlanıyor.

BOLD – Başkan Donald Trump hakkındaki azil soruşturmasında Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonunda kamuya açık oturumların tamamlanmasının ardından, bu hafta yeni aşamaya geçiliyor. Süreci, Çarşamba günü Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu devralıyor.

Temsilciler Meclisinin soruşturmayı yürüten istihbarat, denetim ve dış ilişkiler komisyonlarının resmi kanıtların yer aldığı raporunu ise Salı günü açıklaması bekleniyor. Soruşturma çerçevesinde Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu’nda kamuoyu önünde 12 isim ifade vermişti.

ADALET KOMİSYONU ÇARŞAMBA TOPLANACAK

Trump’ın da davet edildiği Adalet Komisyonundaki ilk oturum Çarşamba günü düzenlenecek. Trump’ın bu oturuma katılması zorunlu değil. Ancak oturuma katıldığı takdirde tanıkları sorgulama hakkına sahip olacak.

Adalet Komisyonu Trump’a kendisi ya da bir hukuk danışmanının oturuma katılıp katılmayacağını daha önce yazılı olarak sormuştu.

TRUMP, OTURUMA KATILMAYACAK

Beyaz Saray, ilk oturuma Başkan Trump’ın katılmayacağını bildirdi. Başkan Trump bu hafta İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılacak olan NATO liderler zirvesine katılacak.

ABD Başkanı Trump’ın hukuk danışmanı Pat Cipollone, Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Parti’den Jerrold Nadler’a yazdığı bir mektupta Trump hakkında yürütülen soruşturmanın adil olmadığı ve hukuki yöntemler göz önünde bulundurulduğunda soruşturmada ağır eksiklerin bulunduğu eleştirisini dile getirdi.

Cipollone mektubunda, henüz ifade verecek tanıkların isimlerinin dahi belli olmadığı oturuma Trump’ın ekibinin katılmasını beklemenin adil olmayacağını, ayrıca Temsilciler Komisyonu’nun bu ifadeler sonrasında ABD Başkanı’na adil davranıp davranmayacağının da belirsiz olduğunu kaydetti.

Temsilciler Meclisi Başkanı Nadler oturuma Başkan Trump’ın ya da kendisini temsil edecek avukatların katılması gerektiği çağrısında bulunmuştu. ABD Başkanı Trump’ın hukuk danışmanı Cipollone ikinci bir kez oturuma çağrılmaları durumunda Cuma gününe kadar yanıt vereceklerini de mektubuna ekledi.

TEMSİLCİLER MECLİSİ GENEL KURUL’UNDA OYLANACAK

Amerika’da Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu Başkan’a suçlama yöneltebiliyor.

Temsilciler Meclisi’nde Adalet Komisyonu Trump’ın azledilmesi gerektiği yönünde karar verirse, Temsilciler Meclisi’nde bu yönde oylama yapılacak. Demokratlar’ın çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi’nde Trump’ın azledilmesi gerektiği yönünde karar çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Azil soruşturmasında son kararı ise Senato veriyor. Trump’ın görevden alınıp alınmayacağına Senato karar verecek. Senato mahkeme konumuna geçece ve senatörler de jüri üyeleri kabul edilecekler.

Amerikan medyasına göre Senato’da 2 haftalık bir yargılama sürecinden bahsediliyor. Ancak Cumhuriyetçiler’in çoğunlukta olduğu Senato’da Trump’ın azledilmesine pek ihtimal verilmiyor.

TRUMP’A YÖNELİK İDDİALAR

Kongre üyeleri Başkan Donald Trump’ın 25 Temmuz’da Ukrayna Devlet Başkanı ile yaptığı telefon konuşmasında yetkisini kötüye kullanıp kullanmadığını araştırıyor.

Söz konusu telefon konuşmasında Trump siyasi rakibi eski Başkan Yardımcısı Joe Biden ve oğlu Hunter Biden’la ilgili soruşturma açılmasını istemişti.

Trump’ın Ukrayna’ya yönelik Kongre’nin kabul ettiği askeri yardımı soruşturmaya bağlı olarak bu ülkeye verilmesini değerlendirdiği iddia ediliyor.

NATO toplantısında kriz beklentisi yükseliyor: Üç lider toplantıyı yakabilir

Dünya

ABD istihbaratı rapor hazırladı: Cemal Kaşıkçı cinayetine Veliaht Prens onay verdi

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’nün (DNI) Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin raporunu bugün açıklaması bekleniyor. Bloomberg, raporda Kaşıkçı cinayetine Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın onay verdiği tespitinin bulunduğunu yazdı.

BOLD – ABD istihbaratının bugün açıklaması beklenen raporunda, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın onay verdiği bildirildi.

Bloomberg’in, söz konusu istihbarat raporunu bilen ancak adı açıklanmayan bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, raporun bulguları Veliaht Prens bin Selman’ı işaret ediyor.

Habere göre ağırlıklı olarak Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ile diğer istihbarat kurumlarının katkı ve Ulusal İstihbarat Direktörlüğü tarafından derlenen raporda, Kaşıkçı’nın 2018 yılı Ekim ayında Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesine Veliaht Prens’in onay verdiği sonucuna varıldı.

İLİŞKİLERİ OLUMSUZ ETKİLEMESİ BEKLENİYOR

Muhammed bin Selman’ın Kaşıkçı cinayetindeki rolünün detaylarının raporda ortaya çıkacağı belirtilen haberde, 2018 yılından bu yana kamuoyuna açıklanmayan raporun ABD-Suudi Arabistan ilişkilerine önemli ölçüde etki edebileceği kaydedildi.

ABD medyasına göre DNI’nın söz konusu raporu bugün kamuoyuna açıklaması bekleniyor.

Öte yandan ABD medyasında konuyla ilgili olarak çıkan diğer haberlerde, raporda MBS’nin cinayete onay vermesinin dışında muhtemelen talimatı veren kişi de olduğuna ilişkin bulguların paylaşılacağı belirtildi.

Reuters haber ajansı da dört Amerikan yetkilisine dayandırdığı haberinde, raporda Veliaht Prens’in gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine onay verdiği bilgisinin yer aldığını belirtmişti.

CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’a yönelik eleştirileriyle bilinen ve Washington Post gazetesinde köşe yazarlığı yapan Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de gittiği Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkmamıştı. Kaşıkçı’nın daha sonra konsoloslukta öldürüldüğü ve cesedinin parçalandığı ortaya çıkmıştı.

Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü haftalarca kabul etmeyen Riyad, uluslararası baskıların ardından Kaşıkçı’nın öldüğünü teyit etmiş ve “gözaltına alınırken yapılan bir hata sonucu” öldüğünü kabul etmişti. Ancak Veliaht Prens’in cinayetin talimatını verdiği yönündeki iddiaları reddetmişti.

AKP Hükumeti de o dönemde Kaşıkçı cinayetini Veliaht Prens karşıtı bir kampanyaya dönüştürmüş ve uluslararası alanda Veliaht Prens’i sıkıştırmaya çalışmıştı. Ancak o dönemki Trump yönetiminin Veliaht Prens ve Suudi Arabistan’la ilişkileri bozmak istememesi nedeniyle AKP hükumetinin bu politikası başarısız oldu.

ABD istihbaratının Kaşıkçı cinayetine ilişkin hazırladığı rapor eski başkan Donald Trump döneminde de tartışılmış, hatta bazı kısımları da basına sızmıştı. Ancak Trump yönetimi Kongre’deki her iki partinin temsilcilerinin ısrarlı taleplerine rağmen raporu kamuoyuna açıklamamıştı.

BİDEN, KRAL SELMAN İLE GÖRÜŞTÜ

Bu arada ABD’nin Kaşıkçı cinayetine ilişkin raporunun açıklanması beklenirken, ABD Başkanı Biden ile Suudi Kralı Selman telefonda görüştü. Biden’in görüşmede “insan hakları ve hukukun üstünlüğünü” dile getirdiği açıklandı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, görüşmede Biden’in, hükümetinin “evrensel insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne” verdiği önemi vurguladığı belirtildi. Beyaz Saray’ın açıklamasında, Kaşıkçı cinayetinden söz edilmedi.

Bunun yanı sıra Biden’in, İran yanlısı grupların saldırıları söz konusu olduğunda Suudi Arabistan’ın yanında oldukları güvencesini verdiği ifade edildi.

Suudi resmi haber ajansı SPA ise Kral Selman ile Biden’in görüşmesinde iki ülke arasındaki “ilişkilerin derinliğinin” ele alındığını duyurdu. Görüşmede, İran’ın Ortadoğu’da “istikrara zarar verecek faaliyetleri” ile “terör gruplarına verdiği desteğin” gündeme geldiği kaydedildi.

ABD, YEMEN’DEKİ SAVAŞA DESTEĞİNİ ÇEKTİ

ABD Başkanı Joe Biden, 20 Ocak’ta görevi devralmasının ardından ilk kurum ziyaretini Şubat ayının başında Dışişleri Bakanlığı’na yapmış ve ABD’nin Yemen’deki savaşa desteğini çektiğini açıklamıştı.

Yemen’de 6 yıldır süren savaşta 110 binden fazla kişi öldüğü tahmin ediliyor.

Biden’dan önceki başkanlar Donald Trump ve Barack Obama, Yemen’e karşı Suudi Arabistan önderliğinde koalisyon güçlerinin yürttüğü savaşa destek verdi.

Yemen hükümeti ile Husiler arasında 2014’te başlayan çatışmalar, bir yıl sonra ABD, İngiltere ve Fransa’nın da desteğiyle Suudi Arabistan önderliğinde sekiz Arap ülkesinin de katıldığı koalisyon güçlerinin hava saldırılarıyla yoğunluk kazanmıştı. Ülkede büyük bir yıkım olmuş, açlık baş göstermişti.

Ayrıca Biden, Yemen’de Suudi Arabistan önderliğindeki ittifaka karşı savaşan İran destekli Husiler’i terör örgütü ilan eden kararı da iptal etmişti. Karar, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın görev süresinin bitmesine az bir süre kala alınmıştı.

Tayyip Erdoğan’ın ABD’den beklediği telefon hala gelmedi

Okumaya devam et

Dünya

İltica bilgileri Türkiye’nin eline geçenlerin bazıları Almanya’dan sınır dışı edilmiş olabilir

Der Spiegel, 2019’da Almanya büyükelçilik avukatı Yılmaz S’nin tutuklanmasıyla iltica bilgileri Türk makamların eline geçenler arasında Almanya’dan Türkiye’ye sınır dışı edilenler olabileceğini yazdı. Muhalefet, Federal Hükumet’e sert eleştiri getirdi, ‘koruma statüsü’ çağrısında bulundu.

BOLD – Alman haftalık haber dergisi Der Spiegel’in haberine göre, Türkiye’de Alman Büyükelçiliği için çalışan avukat Yılmaz S’nin 2019 yılında tutuklanmasının, iltica başvurularında tahmin edilenden daha olumsuz sonuçlara yol açtığı ortaya çıktı. Dergi, iddiasını Sol Partinin (Die Linke) hükumete verdiği soru önergesine verilen cevaba dayandırdı.

Türkiye’de aralarında Almanya’nın da aralarında olduğu bazı ülkelerin büyükelçilikleri için çalışan avukatın casusluk iddiasıyla 2019 yılında tutuklanması sonrası çok sayıda kişinin iltica dosyasındaki hassas bilgilerin Türk makamların eline geçtiği tahmin ediliyordu.

SAYI GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR

Federal Hükümet’in Sol Parti’nin soru önergesine verdiği yanıta göre, avukat Yılmaz S’in tutuklanması yoluyla Türk makamların eline geçen iltica dosyası sayısının 900’ü bulduğunu belirtti. Dosyaların aile fertlerini de kapsadığı düşünüldüğünde bu durumdan  bin 400’ten fazla kişinin etkilenmiş olabileceği ifade ediliyor.

Spiegel’in haberine göre, Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke’nin soru önergesine Federal Hükumet’in verdiği yanıt, bu kişilerden Türkiye’ye geri gönderilenler olabileceğini ortaya çıkardı.

DOSYALARIN YARISINDAN FAZLASI HAKKINDA KARAR VERİLMEDİ

Avukatın tutuklanması sonrasında emniyet çevrelerinden söz konusu kişilere koruma statüsü sağlanacağının belirtilmesine rağmen, Spiegel’in edindiği bilgilere göre dosyaların yarısından fazlası hakkında hâlâ karar verilmiş değil.

Federal Hükümet’in verdiği bilgilere göre, şimdiye kadar söz konusu 900 iltica dosyasının 336’sı karara bağlandı. 575 mağdurun 489’una koruma statüsü verilirken, 76 kişinin iltica başvurusu reddedildi, 8 kişinin başvurusu muhtemelen Dublin Prosedürü gereği uygun görülmedi. 2 kişinin başvurusu ise iptal oldu. Yaklaşık 600 başvurunun ise hala karara bağlanmayı beklediği belirtildi.

TÜRKİYE’YE SINIR DIŞI EDİLENLER OLABİLİR

Haberde, Federal Hükumet’in, bilgileri Türkiye’de devletin eline geçmiş olanlar arasında ülkelerine geri gönderilenler olmadığını teyit edemediği kaydedildi.

Sol Parti’nin soru önergesine verilen yanıtta, Federal Hükümet ve eyalet yönetimleri arasındaki yetkinlik paylaşımı nedeniyle, Berlin’in konuya ilişkin malumat veremeyeceği ifade edildi.

Yanıtta, ‘Münferit sınır dışıların planlanması ve uygulanmasının eyaletleri ilgilendirdiği” belirtilerek, bilgileri Türk makamlarının eline geçen ve Almanya’da iltica başvuruları reddedilenlerin akıbetine ilişkin malumatın eyaletlerdeki sorumlu Yabancılar Dairesi’nde olduğu belirtildi. Ayrıca, Federal Hükümet’in sınır dışıların ardından yapılan olası kovuşturmalara ilişkin de elinde bir bilgi bulunmadığı kaydedildi.

SOL PARTİ MİLLETVEKİLİ: SKANDAL

Federal Hükumet’in, iltica başvuruları reddedilenlerin akıbetiyle ilgilenmemesini ‘skandal’ olarak nitelendiren Jelpke, derhal durumun aydınlatılmasını ve bilgileri devletin eline geçenlere koruma statüsü verilmesini talep etti.

ALMAN BÜYÜKELÇİLİĞİ AVUKATI NASIL TUTUKLANDI?

Yılmaz S. iltica başvurusu yapan Türk vatandaşlarına ait gizli bilgileri casusluk amacıyla temin etme suçlamasıyla Ankara’da 17 Eylül 2019 tarihinde gözaltına alınmış ve hemen ardından 23 Eylül’de tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Avukat hakkında geçen yıl Mart ayında görülen ilk duruşmadan tahliye kararı çıkmıştı.

Aralarında Almanya ve Hollanda’nın da bulunduğu yabancı büyükelçilikler için çalışan avukat Yılmaz S., bu ülkelere iltica talebinde bulunan Türk vatandaşlarının ülke makamlarına verdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmakla görevliydi.

Alman güvenlik birimleri, Yılmaz S’nin tutuklanmasıyla iltica başvurusunda bulunan Türk vatandaşlarına ait hassas bilgilerin Türk makamlarının eline geçtiği endişesiyle söz konusu kişileri uyarmıştı.

BM: Akdeniz’de hafta sonu yaşanan faciada en az 41 göçmen hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Dünya

Nijerya’da okul saldırısı: 300’den fazla kız öğrenci kaçırıldı

Nijerya’nın kuzeybatısında Zamfara’daki bir okul yurduna silahlı kişiler tarafından baskın düzenlendi. Okulda görevli bir öğretmen, saldırının ardından 300’den fazla kız öğrencinin akıbetinin bilinmediğini söyledi.

BOLD – Nijerya’nın kuzeybatısındaki Zamfara eyaletinde silahlı kişiler bir yatılı okula saldırı düzenledi. Jangebe bölgesindeki Devlet Kız Lisesine yapılan saldırıda, 300’den fazla öğrencinin kaçırıldığı belirtildi.

Okulda görevli bir öğretmen, yerel saatle 01.00’de düzenlenen saldırıda okula pikap ve motosikletleriyle gelen silahlı kişilerin ortaokul öğrencilerini araçlara bindirdikten sonra kaçtığını, saldırganlardan bazılarının üniformalı olduğunu anlattı.

AİLELER ÇOCUKLARINI ARIYOR

Saldırı sırasında okulda 421 öğrencinin olduğu belirtiliyor. Eyalet Valiliği saldırıyı doğruladı fakat ayrıntı vermedi.

Olayın ardından ailelerin okulun önünde toplandığı ve bazılarının ormanlık alanda çocuklarını aramaya çıktığı bildiriliyor.

Ülkede son haftalarda toplu insan kaçırma vakalarında artış yaşanıyor. Silahlı çeteler fidye için sık sık öğrencileri hedef alıyor.

SALDIRIYI KİM GERÇEKLEŞTİRDİ?

Zamfara eyaletinde faaliyet gösteren birkaç büyük silahlı grubun, para ve üyelerinin hapishaneden serbest bırakılması için bu şekilde saldırılar düzenlediği biliniyor.

17 Şubat’ta silahlı kişiler Niger eyaletindeki Kagara bölgesinde yatılı okula saldırı düzenleyerek 27 öğrenci ile 3’ü öğretmen 15 sivili kaçırmış ve 2 öğrenciyi öldürmüştü. Geçen hafta kaçırılan en az 42 kişi hala serbest bırakılmadı.

Geçtiğimiz aralık ayında yine ülkenin kuzeybatısında Nijerya Devlet Başkanı Muhammadu Buhari’nin memleketi Katsina’daki bir ortaokuldan 300’den fazla çocuk silahlı kişiler tarafından kaçırıldı. Silahlı kişiler müzakerelerin ardından çocukları serbest bırakmıştı.

OTLAK KAVGASI

Zamfara eyaleti 5 yıldır, hayvancılıkla uğraşan Fulaniler ile çiftçilik yapan bazı kabilelerin şiddetli çatışmalarına sahne oluyor.

Hayvanlarını otlatmak için ülkenin güneyine göç eden Fulaniler, çiftçilerin hayvanlarını çalmaya çalıştığını ve kendilerine saldırdığını iddia ediyor.

Bölgede çatışmalar nedeniyle yaklaşık 2 bin kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Zamfara Eyaleti Valisi Bello Mohammed Matawalle öncülüğünde 2019 yılında iki grup, aralarındaki çatışmaları bitirecek barış anlaşmasını imzalamış ve 2 binden fazla çete üyesi silah bırakmıştı.

Suriye’de sular ısınıyor: ABD İran destekli milisleri, Rusya IŞİD’i vurdu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0