Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD’deki ‘Azil Soruşturması’ raporu açıklandı: Trump makamını kötüye kullandı

ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu, Başkan Donald Trump hakkında yürütülen azil soruşturmasına ilişkin raporunu açıkladı.

BOLD-ABD Başkanı Donald Trump’ın başı ‘Azil Soruşturması’ nedeniyle dertte. ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu tarafından açıklanan raporda “Trump’ın, siyasi rakibi Joe Biden hakkında soruşturma açıldığını duyurması için Ukrayna’ya baskı yapmak amacıyla makamını kullandığına ilişkin somut kanıtlar var” denildi.

ABD kamuoyunun öncelikli gündemi olan ‘Azil Soruşturması’ kapsamında İstihbarat Komisyonu geçten haftalarda hem kapalı kapılar ardında hem de kamuya açık oturumlarda ifade veren isimleri dinledi. Komisyon tanıkların bu ifadelerine dayanarak 300 sayfalık bir rapor hazırladı.

Raporda, Başkan Trump’a yönelik iki ayrı kategoride suçlama yöneltildi. Suçlamaların ilki, Trump’ın Ukrayna’ya askeri yardımı ve Beyaz Saray görüşmesini, 2020 seçim kampanyasına yarar sağlayacak soruşturmaların kamuoyuna açıklanması şartına bağladığı yönünde yer alıyor.

Komisyon tarafından yürütülen soruşturmaya Trump’ın Kongre’de ifade vermeleri için celp gönderilen tanıklara “bu celpleri dikkate almamaları” talimatı vererek soruşturmayı engellediği yönünde de ikinci bir suçlama da yöneltildi.

Raporda yer alan bulguların “Trump’ın başka ülkelerin ABD seçimine müdahalesini talep ettiği, ulusal güvenliğe zarar verdiği ve Kongre’nin görevinin engellenmesi amacıyla benzersiz bir çalışma yürütülmesi” talimatını verdiğine dair resmi suçlamaların temelini oluşturması bekleniyor.

“TANIKLARA GÖZDAĞI VERMEK FEDERAL BİR SUÇ”

Raporda, “Trump’ın görevini kötüye kullanmasının münferit bir olay olmadığı ve bunun naif bir başkanın eseri olmadığı gerçeği bizi hayrete düşürdü” ifadesi kullanıldı. “Başkan Trump Kongre’de ifade veren isimleri açıkça hedef almış ve korkutmuştur. Tanıklara gözdağı verilmesi federal bir suçtur” denildi.

Raporda “Donald Trump, ABD tarihinde Temsilciler Meclisi’nin yürüttüğü azil soruşturmasını tamamen engellemeyi amaçlayan ilk Başkan oldu” ifadesi kullanıldı.

Yine raporda “görevi kötüye kullanma” suçlaması kapsamında, Başkan Trump’ın yolsuzlukla mücadeleye yönelik çabalarıyla bilinen ABD’nin Ukrayna Büyükelçisi Marie Yovanovitch’i görevden aldığı, Başkan’ın söz konusu planını kendi seçtiği isimlerin uygulamaya başladığı belirtildi. Trump’ın şahsi avukatı Rudy Giuliani, ABD’nin AB Büyükelçisi David Sondland, ABD’nin Ukrayna Büyükelçiliği’nde görevli maslahatgüzar David Volker, Enerji Bakanı Rick Perry’nin isimleri bu bağlamda rapora girdi. Başkan’a yakın bu isimlerin Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski üzerindeki baskıyı arttırdığı ve Ukrayna ile çirkin bir pazarlığa girdikleri savunuldu.

“12 YETKİLİ İFADE VERMEYİ REDDETTİ”

Başkan Trump’ın talimatı doğrultusunda Trump yönetiminden toplam 12 yetkilinin azil soruşturması bağlamında ifade vermeyi reddettiği ve bunların 10’unun onaylı celp çıkarılmasına rağmen ifade vermediği belirtildi. Beyaz Saray Genel Sekreter Vekili Mick Mulvaney, eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton, Enerji Bakanı Rick Perry, Dışişleri Bakanlığı hukukçularından Ulrich Brechbuhl, Ulusal Güvenlik Konseyi hukuk danışmanlarından John Eisenberg ve Michael Ellis bu isimler arasında sayıldı.

Macron, Türkiye ve NATO hakkında “söylediklerimin arkasındayım”

Dünya

Ermenistan’da darbe girişimi: Ordudan Paşinyan’a muhtıra

Ermenistan ordusu Başbakan Nikol Paşinyan ve hükumetin istifasını istedi. Paşinyan ise Genelkurmay Başkanı Onik Gasparyan’ı görevden aldığını açıkladı. Paşinyan ayrıca bir darbe girişimi yaşandığını ilan ederek halktan destek istedi.

BOLD – Azerbaycan mağlubiyetinin ardından suların durulmadığı Ermenistan’da bu sefer darbe gerilimi yaşanıyor. Ermenistan ordusu, Başbakan Nikol Paşinyan ve hükumetinin istifasını istedi. Paşinyan ise istifa talebine, Genelkurmay Başkanı Onik Gasparyan’ı görevden aldığını ilan ederek karşılık verdi.

ORDU “İSTİFA” İSTEDİ

Azerbaycan mağlubiyetinin ardından zor günler geçiren Paşinyan hükumeti, bu sefer de muhtıra ile karşı karşıya kaldı. Ordu, Paşinyan’ın ve hükumetinin istifa etmesi için muhtıra verdiğini açıkladı.

ERMENİSTAN ORDUSU: HER ŞEYİN BİR SINIRI VAR

Genelkurmay Başkanı, yardımcıları ve çok sayıda üst düzey askeri komutan tarafından imzalanan açıklamada, “Başbakan ve hükumetin artık makul kararlar veremeyeceği” belirtildi. “Ermenistan Silahlı Kuvvetleri, görevdeki hükümetin silahlı kuvvetleri karalamayı amaçlayan saldırılarına uzun bir süre sabırla tahammül ediyordu, ancak her şeyin bir sınırı var” denilen açıklamada, hükümetin “etkisiz” yönetiminin ve “dış politikadaki ciddi hataların” ülkeyi yıkımın eşiğine getirdiği iddia edildi.

PAŞİNYAN’DAN KARŞI HAMLELER

Paşinyan ise “istifa et” çağrılarına olumsuz cevap verdi. Karşı hamlede gecikmeyen Ermenistan Başbakanı istifa çağrısını “darbe girişimi” olarak nitelendirerek, destekçilerini sokağa çağırdı.

Halk desteğini arkasına almak isteyen Paşinyan ayrıca Genelkurmay Başkanı Onik Gasparyan’ı görevden aldığını duyurdu.

Diğer yandan Dağlık Karabağ’daki yenilginin ardından sıkıntılı günler yaşayan Paşinyan, hafta içinde Genelkurmay Başkan Yardımcısını görevden almıştı. Son olarak ise yerel medyaya verdiği bir röportajda Rus İskender füzelerini çatışmalar sırasında Azerbaycan’a karşı kullandıklarını ilk kez açıkladı. Açıklamasında füzelerin ancak yüzde 10’unun patladığını geri kalan kısmının ise infilak etmediğini belirtti.

Paşinyan’a karşı muhtıranın, bu açıklamasının hemen ertesi günü yaşanması ise dikkat çekti.

Okumaya devam et

Dünya

BM: Akdeniz’de hafta sonu yaşanan faciada en az 41 göçmen hayatını kaybetti

Birleşmiş Milletler’e bağlı 2 kuruluş, hafta sonu Akdeniz’in orta kesiminde yaşanan göçmen faciasında en az 41 kişinin öldüğünü açıkladı.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) İtalya Şubesi ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinden (UNHCR) yapılan ortak yazılı açıklamada, 20 Şubat’ta yaşanan bot kazasında lastik botta bulunan en az 41 kişinin boğularak can verdiği belirtildi. Olayda Vos Triton isimli gemi tarafından 77 kişi lastik bottan kurtarılmıştı.

İtalya’nın güneyindeki Porte Empedocle limanındaki UNHCR yetkililerinin kurtulanların ifadesinden elde ettiği bilgilere göre, 18 Şubat’ta Libya’dan ayrılan lastik botta, biri hamile 6 kadın ve 4 çocuk olmak üzere 120 kişi bulunuyordu.

Denize açıldıktan 15 saat sonra bot su almaya başladı ve acil yardım çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, zor durumdaki bota, 3 saat sonra Vos Triton gemisinin zor bir operasyonla yardım ettiği, bu sırada çok sayıda kişinin öldüğü bilgisine yer verildi.

BM kurumlarının ortak açıklamasında, Libya üzerinden Orta Akdeniz’i geçmeye çalışan on binlerce göçmenin insan kaçakçıları ve milislerin “tarifsiz vahşetinin” kurbanı olduğu, 2021 yılının başından bu yana 160 düzensiz göçmenin denizde hayatını kaybettiği kaydedildi.

Açıklamada, 1 Ocak-21 Şubat 2021 tarihlerinde Akdeniz’i geçerek İtalya’ya ulaşanların sayısının 3 bin 800’den fazla olduğu, bunların 2 bin 257’sinin Libya’dan hareket ettiği belirtildi.

AKDENİZ GÖÇÜNÜN BİLANÇOSU

Akdeniz’de Avrupa’ya yönelik 3 temel göç rotası bulunuyor: Batı, Orta ve Doğu Akdeniz.

Bu rotalar içerisinde en ölümcül olan rota Libya’dan başlayıp deniz yoluyla Malta ve İtalya’ya ulaşan Orta Akdeniz göç rotası.

Afrika ve Asya’dan savaşlar, iç savaşlar, baskı ve ekonomik nedenlerle daha iyi bir hayat ümidiyle başlayan göç yolculuğunda binlerce umut yolcusu Akdeniz’de hayatını kaybetti.

Yıllara göre Akdeniz’de göçmen facialarında kaydedilen can kayıpları şöyle:

  • 2014 – 3 bin 283
  • 2015 – 4 bin 054
  • 2016 – 5 bin 143
  • 2017 – 3 bin 139
  • 2018 – 2 bin 299
  • 2019 – 1 885
  • 2020 – 979

(Kaynak: statistica.com)

Çin’in Uygur zulmü İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporuna da girdi

Okumaya devam et

Dünya

Diktatör Franco’nun son heykeli de yıkıldı

İspanya, ülkeyi yaklaşık 40 yıl boyunca diktatörlükle yöneten Francisco Franco’nun son heykelini de kaldırdı. Heykel, İspanya’nın kuzeybatı Afrika’daki özerk şehri Melilla’da bulunuyordu.

BOLD – Bir süredir diktatörlük döneminin ülkedeki izlerini silmeye çalışan İspanya, Francisco Franco’nun son heykelini de kaldırdı. Kuzeybatı Afrika’daki özerk şehir Melilla’da bulunan heykel, Franco’nun 1978’deki ölümünden 3 yıl sonra yapıldı.

Euronews’in haberine göre heykel, herhangi bir taşkınlık yaşanmadan bir kepçe ve vinç ile yerinden sökülerek kamyona yüklendi. Heykel Franco’nun Kuzey Afrika’daki Berberi kabileleriyle İspanya arasında 1920’lerde yaşanan Rif Savaşı anısına yapılmıştı.

Ülkedeki sosyalist partiler, sosyalist İspanyayı yaklaşık 40 yıl yöneten Franco’nun izlerini silmek için Mecliste 16 ay boyunca mesai harcamıştı. Bu kapsamda İspanya’da 2007 yılında çıkarılan Tarihi Bellek yasası ile Franco ve diktatörlüğe ait tüm izlerin silinmesi kararı alınmıştı. Yasa, Franco’ya ait ve kamuya açık devlet eliyle yaptırılan bütün heykellerin kaldırılmasını da içeriyor.

Yasa kapsamında başkent Madrid yakınlarındaki Şehitler Vadisi’nde bulunan Franco’nun anıt mezardaki naaşı ve kalıntıları 44 sene sonra aile mezarlığına taşınmıştı. Francisco Franco’nun döneminde büyük insan hakları ihlallerinin yaşandığı ve birçok insanın faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybettiği biliniyor. Ayrıca tam rakam bilinmemekle birlikte 200 bin ila 400 bin insanın öldürüldüğü tahmin ediliyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0