Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD’li senatörlerden S-400 alımı nedeniyle Türkiye’ye yaptırım talebi

ABD’de iki senatör, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya bir mektup yazarak Rus hava savunma sistemi S-400’leri satın aldığı için Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını talep etti.

BOLD Türkiye’nin S-400’leri teslim almasının ardından yaptırım tasarısı hazırlayan ABD’li iki senatör, “Sabır gösterme zamanı çoktan geçti” diyerek Trump yönetimine Türkiye’ye yaptırımların uygulanması çağrısında bulundu.

Cumhuriyetçi Parti’den Senatör Lindsey Graham ile Demokrat Partili Senatör Chris Van Hollen’ın yazdığı mektupta, “Sabır gösterme zamanı çoktan geçti. Yasaları uygulamanızın zamanı geldi. Bunun yapılmaması, hiçbir sonuçla karşılaşmadan ABD yasalarına uyulmayabileceği konusunda diğer ülkelere kötü bir sinyal veriyor” denildi.

Mektup, geçen hafta Türkiye’nin S-400’ler üzerinde denemelere başladığı yönünde haberlerin ardından gündeme geldi.

Pompeo’nun, Türkiye’nin S-400’leri satın almasının Amerikan yaptırımlarını tetikleyeceği ve yasaların bunu öngördüğü yönündeki sözlerinin hatırlatıldığı mektupta, “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) gereğince ABD’nin, Rus yapımı S-400 sistemini satın aldığı için Türkiye’ye yaptırım uygulaması gerekiyor” denildi.

SATIN ALMANIN ÖTESİNDE TEST EDİLDİ

Geçen hafta Ankara’da yapılan S-400 testlerine atıfta bulunan senatörler, “Son günlerde bir Türk savunma yetkilisi, Türkiye’nin satın almanın da ötesine giderek bu hafta Ankara’da S-400 sisteminin bir parçasını denediğine işaret etti. Ayrıca dün Rus silah şirketi Rosoboronexport başkanı da, gelecek yılın ilk yarısında Rusya’nın Türkiye’ye daha fazla S-400 füzesi satılmasını öngören bir anlaşmayı sonuçlandırmayı umduğunu kaydetti. Rus yetkili, ‘Türkiye ile askeri teknik işbirliğinin sadece S-400 tedariki ile sınırlı olmadığını vurgulamak isterim. Büyük planlarımız var’ diye konuştu.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN DEĞİŞECEĞİNE DAİR İŞARET YOK

Senatör Graham ve Hollen, Erdoğan’ın son ABD ziyaretini hatırlatarak, “Hem ABD Yönetimi hem de Kongre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, S-400’ler konusundaki kararını hayata geçirmesinin Amerikan yaptırımlarının uygulanmasını gerektireceği konusunda defalarca uyardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyaz Saray’a yaptığı son ziyarete rağmen, yön değiştireceğine dair açık bir işaret vermemiştir” dedi.

TÜRKİYE’NİN RUSYA’DAN S-400 ALIMI

Türkiye, Rusya’dan satın aldığı S-400 savunma sistemini geçtiğimiz Temmuz ayında teslim almaya başlamış, sistemin beşinci nesil yeni savaş uçağı teknolojisine ilişkin bilgileri çalabileceği endişesini dile getiren ABD de Türkiye’yi ortak üreticilerinden olduğu F-35 programından çıkarmıştı.

Trump yönetimi ise, kısaca CAATSA olarak bilinen ve Rus savunma sektörüyle iş yapan ülkelere yaptırım uygulanmasını öngören ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası uyarınca Türkiye’ye yaptırım uygulamamıştı.

SENATO’DAKİ İKİ ÖNEMLİ İSİM: GRAHAM VE HOLLEN

Lindsey Graham ve Demokrat Senatör Chris Van Hollen, Türkiye’ye yaptırım uygulanması çağrısını en sık gündeme getiren isimler.

İki senatör, S-400 alımı sebebiyle Türkiye’ye sert yaptırım uygulanmasını öngören bir tasarı da hazırlamıştı.

Senatör Graham, 13 Kasım’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beyaz Saray ziyareti sırasında Oval Ofis’te görüştüğü beş senatörden de biriydi.

POMPEO: KAYGI VERİCİ

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 26 Kasım’da Türkiye’nin S-400 sistemini F-16 savaş uçaklarıyla test etmeye başladığı haberlerinin ardından yaptığı açıklamada gelişmeleri kaygı verici bulduğunu söylemiş, konuyla ilgili görüşmelerin sürdüğünü belirtmişti.

Aynı gün Rusya’nın savunma şirketi Rosoboronexport, Moskova’nın Türkiye ile 2020 yılının ilk yarısında daha fazla S-400 füze sistemi tedariki için anlaşma yapmayı umduklarını belirtmişti.

NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’den yeni S-400 sistemi alım sinyali

Dünya

Özgürlük tırı ABD yollarında: Türkiye’deki mağdurların sesi olacak

ABD’de faaliyet yürüten Advocates of Silenced Turkey, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekmek için yeni bir adım attı. Yaşanan hukuksuzlukları duyurmak amacıyla hazırlanan ‘Özgürlük Tır’ı bir ay süreyle Amerika’nın 10’a yakın eyaletini dolaşacak.

BOLD-Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve uygulanan tenkil sürecini ABD kamuoyunda gündeme getirmek amacıyla daha önce gerçekleştirdiği eylemlerle tanınan Advocates of Silenced Turkey, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü nedeniyle ‘Özgürlük Tır’ adı altında farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Faaliyet kapsamında hazırlanan eylem için, 16 metre uzunluğunda bir tır yaşanan mağduriyetler anlatan görsellerle giydirildi.

Afişlerde Erdoğan Türkiye’sinde 30.000’den fazla kişinin siyasi tutuklu olduğuna, tututluluk sürelerinin tek başına bir cezalandırma yöntemine dönüştüğüne ve dahası onlarca işkence vakası yaşandığına vurgu yapıldı. Kadın ve çocukların bile hapsedildiği ülkede sadece mesleğini yaptığı için özgürlüğünden mahrum edilen gazetecilere de ayrıca değinildi.

New York’tan yola çıkan 16 metre uzunluğundaki tır, tüm gün boyunca Birleşmiş Milletler Merkezi, Times Meydanı ve World Trade Center gibi şehrin en işlek noktalarında dolaşan tır batıdaki eyaletlere doğru yolculuğuna devam edecek.

10 Aralık Salı günü ise İnsan Hakları Günü kapsamında New York City basta olmak üzere Chicago, Kansas City, Oklahoma, Tulsa, Atlanta, Boston ve Philadelphia’da  anma programları gerçekleştirilecek. Eylem Amerika ile de sınırlı kalmayacak. Ayrıca Kanada’nın Ottawa ve Kitchener şehirlerinde de Türkiye’de yaşanan mağduriyetlere yönelik etkinlikler düzenlenecek.

BM’den Hizmet Hareketi mensuplarının iadesini engelleyecek emsal karar

Okumaya devam et

Dünya

Merkel ilk kez ölüm kampı Auschwitz’te…

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ilk kez Nazilerin Polonya’daki ölüm kampı Auschwitz’i ziyaret etti. “Sorumluluk ulusal kimliğimizin parçasıdır” diye konuştu.

BOLD – Almanya Başbakanı Angela Merkel, Auschwitz’i ziyaretinde kampın girişindeki “Arbeit macht frei” (Çalışmak Özgürleştirir) yazısının altında bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ile birlikte kamptakilerin kurtarılışının 75. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törene katılarak bir konuşma yapan Merkel, “Sorumluluk ulusal kimliğimizin parçasıdır” dedi.

KIŞLA OLARAK İNŞA EDİLDİ

Aslında kışla olarak inşa edilmiş olan Auschwitz, Polonya’yı işgal eden Naziler tarafından 1939’dan itibaren kullanılmaya başlandı ve kısa sürede 40 civarında kamptan oluşan dev bir ölüm merkezine dönüştü. 1941 yılında kampa, yakında gaz odaları ve fırınların bulunduğu Birkenau eklendi. Gaz odalarında öldürülenlere açlık ve hastalıktan kırılan yüzbinler eklendi.

Kampta Yahudiler dışında on binlerce Roman, Yahudi olmayan Polonyalı, Sovyet savaş esiri, eşcinsel ve siyasi tutsak da öldürüldü.

Erdoğan NATO toplantısı öncesi neden kriz çıkardı toplantıda neden tüm talepleri kabul etti

Okumaya devam et

Dünya

ABD’li rahip Brunson’dan “Türkiye komplo kurdu” açıklaması

Amerikalı rahip Andrew Brunson, Türkiye’de sahte ve yalana dayalı iddialarla bir “rehin alma diplomasisinin” kurbanı olduğunu, savcılığın belgelerinin her birinin komploya dayandığını söyledi.

BOLD – Eşi Macar olan, hapisten çıktıktan sonra ABD vatandaşlığı yanında başvurduğu Macar vatandaşlığını da alan rahip Andrew Brunson, Türkiye’de kendisini rehin alındığını söyledi.

Andrew Brunson, Türkiye’de “darbe girişimine yardımcı olmak” ve “terör örgütlerine yardım etmek” suçlamasıyla 7 Ekim 2016’da gözaltına alınarak ardından tutuklandı. Hakkında müebbet hapis istenen Brunson, 25 Temmuz 2018’de ev hapsi adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Mahkeme, 12 Ekim 2018’deki karar duruşmasında Brunson’ı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı, hapiste geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak Brunson’ı serbest bıraktı.

Geçen yıl serbest bırakılan Andrew Brunson, Macar haber sitesi Mandiner’e konuştu. 

İDDİALAR TEMELSİZ VE YALANA DAYALIYDI

Türkiye’de geçirdiği 20 yılı anlatan Brunson, “Hakkımdaki iddialar temelsizdi, yalana dayalıydı” dedi.

Serbest bırakılması için ABD’nin Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırımlar uyguladığı Brunson, “Bir NATO ülkesinin bir başka NATO ülkesini cezalandırmasına neden oldum” dedi.

“AMAÇLARIMIZ TABAN TABANA ZIT”

ABD’li rahip, “Hayatımda Gülen hareketinden hiç kimseyle karşılaşmadım, onlarla irtibatım olmadı, hapse atılıncaya kadar…Orada ise beni onlarla aynı hücreye koydular” dedi.

Andrew Brunson kendisinin neden Gülen yapılanması yanlısı olamayacağını da şöyle açıkladı;
“Ben Hristiyanlığı yaymak için hayatımı adadım. Fethullah Gülen teşkilatı ise dünyadaki 170 okuluyla tam tersini yapıyor, İslamı yaygınlaştıramaya çalışıyor. Biz amaçları taban tabana zıt iki ayrı dünyaya mensubuz!”

REHİN ALMA DİPLOMASİSİ

Andrew Brunson, PKK konusunda ise şunları söyledi: “Sanırım bizi PKK ile ilişkilendirmelerinin nedeni, Orta Doğu’da savaştan kaçan mültecilere yardım etmek için çalışmalar yapıyor olmamızdı. İnsani yardım sunduğumuz mülteciler arasında savaştan kaçan Kürtler de vardı”.

Amerikalı rahip sahte ve yalana dayalı iddialarla bir “rehin alma diplomasisinin” kurbanı olduğunu, savcılığın belgelerinin her birinin komploya dayandığını iddia etti.

Savcılık tarafından kendisi hakkında kötü şeyler söylemekle görevlendirilen tanıkların bilhassa mahkemeye getirildiğini söyleyen Brunson, “tüm dava süresince kendisinden itiraf koparılabilmek için” üzerinde muazzam bir baskı olduğunu da ekledi.

HRİSTİYANLARA TOPLUMSAL BASKI UYGULANIYOR

Brunson söyleşide kendisinin Türk hükumeti tarafından propaganda kampanyasının bir parçası haline getirildiğini iddia etti, “Türk hükumeti beni Türk devletinin bir düşmanı olarak göstermek istedi. Bununla Türk halkını hem bana karşı ve hem de Hristiyanlığa karşı kışkırttı” dedi.

1990’lı yıllardan bu yana Türkiye’de bir Hristiyan olarak yaşamanın zorlaştığını söyleyen Brunson, “Evet, isteyen kağıt üzerinde teorik olarak Hristiyanlığı kabul edebilir, ama bunun ardından Hristiyan olanların üzerinde müthiş bir toplumsal baskı uygulanıyor” diye konuştu.

ABD’de “Ermeni Soykırımı” tasarısı 3. kez engellendi: Uygun zaman değil

Okumaya devam et

Popular