Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Ethem Sancak çantacıdır, Tank Palet’te esas iş Talip Öztürk’te”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, grup konuşmasında Tayyip Erdoğan ve ailesini Türk savunma sanayisini ele geçirmeye çalışmakla suçladı. “Ethem Sancak çantacıdır. Tank Palet Fabrikası’nda esas iş Talip Öztürk’te” dedi.

BOLD Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sakarya’daki Tank Palet Fabrikasını tekrar gündeme getirdi. Tank Palet fabrikasının değerinin 20 milyar dolar olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Bunu da Katar’a ve Erdoğan’ın akrabalarına verdiler. Erdoğan ailesi Türk savunma sanayiini ele geçirmek istiyor. Bunu satmadılar ben de biliyorum. İhalesiz 25 yıllığına Ethem Sancak’ın BMC’sine veriyorlar. Asıl ele geçiren Erdoğan ailesidir. Talip Öztürk dedim dut yemiş bülbül gibi sesi çıkmıyor. Niye veriyorsunuz Katar ordusuna. Bunun adı vatana ihanettir dedim. Dava açtılar, açmazsanız namertsiniz” dedi.

KİMSEDEN KORKMUYORUM

Man Adası davasında gündeme getirdiği belgelerin hepsinin doğru olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Erdoğan demişti ki, ‘Man Adası hakkında mahkemeye gitti, tazminata mahkum oldu” Bir daha söylüyorum, yeniden söylüyorum, söylediğim her cümle, kullandığım her belge yüzde yüz doğrudur. Zaten hiç kimse de bu belgeleri yalanlamadı. Hiç kimse. 1 sterlinlik şirket nasıl olur da 15 milyon dolarlık bir şirketi satın alır? Yine soruyorum, bu şirket hangi şirket? Türkiye’ye vergi ödememek için Man Adası’nda bir uyduruk şirket kuruluyor. Türkiye’ye gelen para için 5 kuruş vergi ödenmiyor. Tazminata mahkum edecekmiş, bütün davaları kazanacağım. Burada olmasa bile dünyada adalet vardır. Milletin vicdanında adalet vardır. Sanıyor ki, ben para pul işinden korkarım. Birisi açsa o iş benim işimdir. O hakimlere de meydan okuyorum. Sizde hakimlik ahlakı yok. Esnaf, çiftçi vergi ödüyor. Erdoğan ailesi Man Adası’ndaki kumpas dolayısıyla 5 kuruş vergi ödemiyor. Ben bunları söyleyince yeniden tazminat davası açacağız diyorlar. Açmazsanız namertsiniz. Ben bütün davaları kazanacağım. Hem Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturacaksın hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vergi vermemek için dolaplar çevireceksin. Kimseden korkmuyorum. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunacağım. Man Adası’nı tekrar hatırlattığı için Erdoğan’a teşekkür ederim.”

TOPLANAN PARALAR NEREYE GİTTİ?

15 Temmuz şehit ve gazileri için toplanan paraların ortada olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Beşiktaş’taki terör saldırısında hayatını kaybeden 46 vatandaş için 52 milyon lira para toplandı. Bu para nereye gitti? Çocuğunu kaybetmiş birine 121 lira 96 kuruş aylık bağlıyorlar” dedi.

İSTANBUL’UN FETHİ’Nİ NEREDE KUTLAYACAKLAR

Kırşehir Belediyesinin CHP’ye geçmesinin ardından hükumetin Ahilik haftası etkinliklerini Konya’ya aldığını belirten Kılıçdaroğlu, “Kırşehir belediye başkanlığını CHP aldı. Konya’da kutladılar. İstanbul’un fethini nerede kutlayacaklar? Onu da Bursa’ya alırlar. Ahi Evran bizim ortak değerimiz” ifadesini kullandı.

BİRDEN BİRE YAŞASIN REİS DEMEYE BAŞLADILAR

Erdoğan’ın termik santrallerle ilgili düzenlemeyi veto etmesini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Veto ettiği için memnunuz ve teşekkür ederiz. Burada el kaldıranlar birden bire yaşasın reis demeye başladılar. Birden bire CHP tarafına geldiler. Ama biz saraydan CHP’li istemiyoruz. Onlar sarayın parlamentodaki 19 Mayıs hareketini yapan milletvekilleridir. Bunu veto ettiği Erdoğan, güzel. Kombassan mağdurları vardı, onları neden veto etmedin? Erdoğan veto etmeseydi götürecektik AYM’ye bunu da götüreceğiz” dedi.

ASGARİ ÜCRET ÖNERİSİ: 2 BİN 600 LİRA

Asgari ücretin 2 bin 600 lira olması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Verdiler 2 bin 20 lira. Açlık sınırı 2 bin 100 küsur lira. Şu anda asgari ücret dedikleri rakam açlık sınırının altında. Devletin enflasyonu yüzde 28. Türk-İş’in araştırmasına göre 2 bin 578 lira olsun diyor. Bunun normali 2 bin 600 lira civarında olması gerektiğidir” şeklinde konuştu.

SELAHATTİN DEMİRTAŞ AÇIKLAMASI

Selahattin Demirtaş’a geçmiş olsun dileğinde bulunan Kılıçdaroğlu, “Demirtaş beraat ediyor başka bir davadan alelacele yargılayıp mahkum ediyorlar. Sonra da dünyaya dönüp diyeceksiniz ki Türkiye Cumhuriyeti devletinde yargı bağımsızdır. Onu benim külahıma anlatacaksınız. Selahattin Demirtaşı’ı severseniz sevmezsiniz. Haksız ve hukuksuz bir biçimde hapiste. ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dediği için hapiste. Selahattin Bey rahatsızlanmış gecikerek hastaneye kaldırılmış. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” dedi.

“Erdoğan, yüzüğün sahibi; almış yanına ak sakallı Saruman’ı, damat Gollum’u mutlak iktidar peşinde…”

Politika

“Cezaevinde kaç çocuk var” sorusuna Adalet Bakanı Gül’den kaçamak cevap

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, cezaevlerindeki çocuk sayısına ilişkin soru önergesine kaçamak yanıt verdi. Cezaevinde annesiyle kalan bebeklerin sayısını açıklayamadı.

BOLD – CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün cevaplaması istemiyle verdiği önergeye yanıt geldi. Tanrıkulu, cezaevlerinde 18 yaş altında kaç çocuk bulunduğunu, özellikle de bu kurumlarda annesiyle kalan kaç bebek olduğunu öğrenmek istedi. Önergede çocukların gıda ve ilaç gibi zorunlu ihtiyaçlarına dair ne gibi uygulamalar yapıldığı ve bu ihtiyaçların karşılanmadığına dair iddiaların neticesi soruldu.

Adalet bakanı ise 0-6 yaş arası çocuklar ve anneleri için çeşitli eğitim ve destek programları bulunduğunu, annesinin yanında kalan çocuklar ve emziren anneler için bütçe imkanları dahilinde gıda ve diğer ihtiyaçlar için ödenek sunulduğunu savundu. Gül, anneleriyle birlikte kalan bebeklerin ihtiyaçlarının karşılanmadığı yönünde yapılmış herhangi bir şikayet ve başvuru bulunmadığı iddia etti.

Gül, 18 Şubat 2019 itibariyle ceza infaz kurumlarında 12 ila 15 yaşında 146, 15 ila 18 yaş arası 2 bin 764 tutuklu ve hükümlü bulunduğunu kaydetti. Cezaevlerinde annesiyle kalan bebeklerin sayısını ise açıklamadı.

Tanrıkulu şu soruları yöneltti:

  • Hukuki ve fiili sebeplerle yargılamayı gerçekleştiremeyen mahkemedeki davaların nakli yerine adli davaların güvenli şekilde gerçekleştirilmesinin sağlamak için alınan tedbirler nelerdir?
  • Cezaevinde tutuklu anneler ile birlikte bulunan bebeklerin zorunlu ihtiyaçlarının, mama, ilaç, vb karşılanmadığı iddiaları doğru mudur?
  • İddialar ile ilgili olarak inceleme başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır? Başlatılmışsa yapılan incelemelerde zorunlu ihtiyaçların karşılanmadığı mama, ilaç vb. karşılanmadığı tespi edilen cezaevleri hangileridir?
  • Bahse konu cezaevlerinin yönetimi hakkında inceleme ve soruşturma başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır?
  • Cezaevleri yöneticileri hakkında başlatılan inceleme ve soruşturmalar akabinde kaç cezaevi yönetimi hakkında ne tür yasal işlemler yapılmıştır?
  • Başlatılan inceleme ve soruşturmalar akabinde hakkında işlem yapılmayan kaç cezaevi yöneticisi vardır?
  • Bebeklerin başta ilaç olmak üzere ihtiyaçlarının karşılanmaması durumunda doğabilecek sağlık sorunlarının sorumluluğu Bakanlığınızca mı üstlenilecektir?
  • Türkiye genelinde illere göre cezaevlerinde 7 Ocak 2019 tarihi itibarıyla 18 yaş altında kaç çocuk vardır? Bu çocukların yaş grubuna göre dağılımı nedir?
  • Türkiye genelinde illere göre cezaevlerinde 7 Ocak 2019 tarihi itibarıyla kaç bebek vardır? Bu bebeklerden kaçı sağlık sorunları, zorunlu ihtiyaçların karşılanmaması, hastalık vb. sebeplerle hayatını kaybetmiştir?
  • Özellikle küçük yaşta bakıma ihtiyaç duyan çocuklar için bir düzenleme yapılması düşünülmekte midir? Bu yönde bir çalışma var mıdır?

Bakan Gül’ün verdiği yanıt

  • Anne ve çocuğun ruh sağlığını korumak, ebeveynlik becerilerini artırmak ve aynı zamanda çocuğun gelişimine katkıda bulunabilmek amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen ve ceza infaz kurumlarında görev yapan psikolog ve sosyal hizmet uzmanları ile grup çalışmaları kapsamında istekli annelere ‘Aile Eğitim Programı’ eğitimi verilmektedir. Kadın ceza infaz kurumlan başta olmak üzere tüm ceza infaz kurumlarında 2010 yılından itibaren 0 ila 3 ve 3 ila 6 yaş grubu çocuğu bulunan ebeveynlere yönelik olarak uygulanan Aile Eğitim Programı çerçevesinde, aynı yaş grubu içinde çocuğu bulunan anneler bir araya getirilerek o yaş dönemi içinde bulunan çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimleri hakkında bilgiler ile birlikte Çocuk Eğitim Materyalleri (ÇEM) ve ödevler verilmektedir. Kurum uzmanları, oda ziyaretlerinde bu materyalleri annelerin doğru uygulayıp uygulayamadıklarını gözlemlemekte, uygulamada sorun yaşayan anneler bireysel görüşmelere davet edilip desteklenmektedir. Kadın hükümlü ve tutuklulara uygulanan bu programlar, hükümlü ve tutukluların psiko-sosyal durumlarının iyileştirilmesi amacına hizmet ederek, çocukları ile kurdukları iletişimi dolaylı olarak olumlu yönde etkilemektedir.
  • Ayrıca, ceza infaz kurumlarındaki psiko-sosyal servis uzmanları tarafından kendini sözel olarak ifade edebilen çocuklarla yapılan bireysel görüşmeler aracılığıyla çocuklar ilgili oldukları alanlara yönlendirilmektedir.
  • Ceza infaz kurumlarında çocuğun altı yaşını tamamlamasından sonraki süreçte psiko-sosyal yardım servisinde görevli psikolog ve sosyal hizmet uzmanları, çocuğun dışarıda bakacak kimsesinin bulunmadığı tespitini yaptıktan sonra Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili birimleri ile iletişime geçerek çocukların devlet koruması altına alınmasını sağlamaktadır. Sonraki süreçte anne ve çocuğun bağının devamı için çocuğun teslim edildiği kurum ile iletişime devam edilerek çocukların ceza infaz kurumuna getirilip anneleriyle görüşmeleri ve telefonla konuşmaları sağlanmaktadır. Psiko-sosyal yardım servisinde görevli psikolog ve sosyal hizmet uzmanları; bu süreçte hem anneyi hem çocuğu hazırlamak için gerekli görüşmeleri yaparak mesleki müdahaleyi gerçekleştirmektedir.
  • Ceza infaz kurumu dışındaki ebeveyne ve akrabalara özlem konusunda çocukların desteklenmesine yönelik çalışma stratejileri geliştirilmektedir. Rol model konusunda dış ülkelerde uygulanan benzer uygulamalar da araştırılarak, yeni program düzenleme çalışmaları yapılmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan projelerde, annesinin yanında kalan çocuklarla ilgili rol model eksikliğini konu alan projeler mevcut olmakla birlikte, bu konuda yeni protokollerin imzalanmasına yönelik çalışmalar Bakanlığımızca yürütülmektedir.
  • Annesinin yanında kalan çocuklar, müstakil kadın ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının büyük bir bölümünde bulunan kreşlerde kreş hizmetlerinden faydalanabilmektedirler. Kurum içerisindeki kreşlerde çocuklar, psiko-sosyal servis uzmanları gözetiminde boş zamanlarını değerlendirmeye yönelik serbest oyun etkinlikleri, kutlama ve çeşitli faaliyetlere katılabilmektedir.
  • Bununla birlikte, 21/12/2011 tarihinde imzalanan Adalet Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında Ceza İnfaz Kurumlan ve Tutukevlerinde Annesinin Yanında Kalan Çocukların Gelişimlerinin Desteklenmesi Hakkında İşbirliği Protokolü ile ülke genelindeki ceza infaz kurumlarında annesinin yanında kalan 3 ila 6 yaş grubu çocuklar, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anaokulları ve ana sınıflarından ücretsiz olarak yararlanabilmektedirler.
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara ve süt emziren annelere, durumlarına uygun gıda verileceği düzenlenmiş olup, bu hüküm gereğince annesi ile kalan her çocuğa annesinin iaşesinden bağımsız olarak iaşe bedeli ödenmektedir. Çocukların çocuk bezi, elbise gibi ihtiyaçları öncelikle Adalet Bakanlığı tarafından bütçe imkanları ölçüsünde ve destekte bulunmak isteyen sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde karşılanmaktadır.
  • Ayrıca, ceza infaz kurumu tarafından temin edilen mamanın yetersiz kalması halinde özel beslenme diyetine uygun mamaların tedavi ve bebeğe uygun besin kapsamında değerlendirilerek bebeklerin yeterli ve sağlıklı bir şekilde gıda almaları sağlanmakta, bebeğin ihtiyaç duyduğu özel gıdalar tedavi gideri kapsamında karşılanmaktadır. Bu doğrultuda ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular ile annesinin yanında kalmakta olan çocukların da sağlık giderleri Adalet Bakanlığınca karşılanmaktadır. Öte yandan, çocuklara yönelik olarak Bakanlığımızca yapılan ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yürütülen ‘Oyun Odası Oluşturulması’ çalışmaları da tamamlanmıştır.
  • Yine, ceza infaz kurumlarında doğan bebekler ve kurumda doğum yapan anneler ile annesiyle beraber kuruma kabul edilen 0 ila 6 yaş grubundaki çocuklar, kurumda görev yapan aile hekimi tarafından muayene edilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerektiğinde devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerektiğinde ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
  • Bununla birlikte; anneleriyle birlikte kalan çocuklar, Ceza İnfaz Kumrularının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri ile Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün, Hasta Yakınları Refakati Bölümünün 36. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, doktor tarafından gerekli görülmesi halinde anneleri ile beraber ya da annelerinden alman bilgiler doğrultusunda hastaneye sevk edilerek her vatandaş gibi sağlık haklarından ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırılmaktadır.
  • Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; 18/02/2019 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında 12 ila 15 yaş arası 146, 15 ila 18 yaş arası 2.764 tutuklu ve hükümlü bulunduğu, kurumlarda anneleriyle birlikte kalan bebeklerin ihtiyaçlarının karşılanmadığı yönünde yapılmış herhangi bir şikayet ve başvuru bulunmadığı anlaşılmıştır.

Okumaya devam et

Politika

“Sembolik de olsa hiç olmazsa iki tane bayan alalım”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nin açılışında söylediği “Sembolik de olsa hiç olmazsa iki tane bayan alalım” ifadeleri tepki çekti.

BOLD – Tayyip Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nin açılışını yaptı. Erdoğan’ın kadın vekilleri kürsüye çağırışında kullandığı kelimelere ise tepki gösterildi. Kadın vekilleri kürsüye çağıran Erdoğan, “Evet şöyle sembolik de olsa bayan milletvekillerimizden hiç olmazsa iki tanesini alalım. İki tane geliyor” ifadelerini kullandı. Erdoğan devamında ise “Fiziki mesafeye dikkat, bu tarafa gel” diyerek uyarı yaptı.

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a Ayasofya mesajı: CHP itiraz eder mi diye düşünme, kararnameyi imzala!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzalayacağı bir kararnameyle Ayasofya’nın ibadete açılabileceğini ve buna itiraz etmeyeceklerini açıkladı.

BOLD – Ayasofya Müzesi’nin cami olması tartışmalarına Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Independent Türkçe’ye konuşan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a, hodri meydan, dedi. CHP lideri, “Oturur, bir kararname yazar, resmi gazetede yazılır, ibadete açılır. ‘CHP bana itiraz eder de ben de buradan oy devşiririm’ diye düşünüyorsa, hayır bunu düşünmesin” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, şu açıklamaları yaptı:

“Şöyle, Ayasofya zaten şu anda ibadet yapılan bir yer. Yani oranın da bir görevli imamı var zaten. Yani ibadet yapılıyor, tümüyle ibadete kapalı bir alan değil aslında. Ayasofya tabi bir dünya kültür mirası aynı zamanda, öyle kabul etmek lazım. Bu iç siyasette zaman zaman kullanılıyor. ‘İşte cami yapalım, ibadete açalım’ diye kullanılıyor. Biz inanç merkezlerinin iç siyasete malzeme edilmesini doğru bulmuyoruz. İktidar, ben Ayasofya’yı ibadete açıyorum, diyorsa kararname elinde. Erdoğan oturur, bir kararname yazar, resmi gazetede yazılır, ibadete açılır, müze olmaktan çıkar. Bu kadar basit. Şimdi bu olayı büyütüp bu olayı Türkiye’nin, dünyanın gündemine getirmenin hiçbir mantığı yok. Sen eğer bunu kullanıyorsan siyaseten, ‘Bunu ben açtığımda takdirde, cami olarak açtığım takdirde oyum artacaktır’ diyorsan ve hedefi böyle koyup, ‘Acaba ben bunu söylediğimde CHP bana itiraz eder de ben de buradan oy devşiririm’ diye düşünüyorsa, hayır bunu düşünmesin. Otursun, hemen kararnameyi imzalasın. Resmi gazetede ilan etsin. Ayasofya’yı da ibadete açsın. Bu kadar basit olan bir olayı, kendisi açısından bu kadar basit olan bir olayı dünyanın gündemine getirmenin hiçbir mantığı yok yani. Bir kararnamede müze yapılmış, bir başka kararnamede de cami olarak açılabilir.”

Okumaya devam et

Popular