Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

NATO Zirvesi öncesi rest çekti: ABD’den cevap gecikmedi

Tayyip Erdoğan, Londra’ya hareketi öncesi YPG’nin NATO tarafından terör örgütü olarak kabul edilmemesi durumunda birliğin diğer planlarını engelleyeceğini söyledi. ABD’den tepki geldi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, NATO zirvesi için Londra’ya hareketi öncesi yaptığı açıklamada, “Dostlarımız terör örgütü olarak kabul etmezlerse atılacak her türlü adımın karşısında oluruz” mesajını yineledi.

Türkiye zirvede, NATO’nun YPG’yi “terör örgütü” olarak tanımasını talep ediyor. Aksi takdirde NATO’nun artan Rusya tehdidine karşı Baltık devletleri ve Polonya’nın korunmasına ilişkin hazırladığı Savunma Planı’nın yayımlanmasını veto edeceğini ifade ediyor.

Erdoğan: “Bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi, bizim NATO’daki dostlarımız eğer terör örgütü olarak kabul etmezse, kusura bakmasınlar, orada atılacak her türlü adımın karşısında oluruz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, YPG konusunda tavırlarının değişmeyeceğini belirterek , “NATO’nun bilhassa terör örgütlerinden kaynaklanan asimetrik tehditler karşısında çok daha kararlı, etkin davranması gerekiyor. Günümüzün tehdit önceliklerine göre NATO’nun kendini güncellemesi artık kaçınılmazdır.” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN RUSYA VE NATO İLE İLİŞKİLERİ

Zirveye hareketi öncesi Ankara’da soruları yanıtlayan Erdoğan, Rusya konusunda, “iyi ilişkilerimiz, müttefiklerimizle olan münasebetlerimizin alternatifi değil tam anlamıyla tamamlayıcısıdır.” ifadesini kullandı.

NATO’nun “güvenlik şemsiyesi”ni çok önemli bulduklarını açıklayan Erdoğan, “Londra toplantısı ittifakın 2020’li yıllara kendini uyarlamasının da ilk adımı olacaktır.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin NATO’nun vazgeçilmez bir ortağı olduğunu belirten AKP’li Erdoğan, “Terörle mücadelesinde ülkemize “amasız fakatsız” destek verilmesini istiyoruz. Londra toplantısı ittifakın 2020’li yıllara kendini uyarlamasının da ilk adımı olacaktır. Hem barış pınarında gelinen son durumu hem de Suriyeli sığınmacıların geri dönüşleriyle ilgili projelerimizi anlatma fırsatı bulacağız. Türkiye’nin PKK/YPG ile mücadele kararlılığını en üst düzeyde ifade edeceğiz.” dedi.

ESPER: YPG’Yİ TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK TANIMAYACAĞIZ

NATO zirvesi öncesi, ABD Savunma Bakanı Mark Esper de bir açıklama yaparak “Türkiye NATO’nun planlarını engellemekten vazgeçsin” çağrısında bulundu.

Esper ABD’nin, Türkiye’nin talebi üzerine YPG’yi terör örgütü olarak nitelendirmeyeceğini açıkladı.

Londra’ya uçuşunda Reuters haber ajansına röportaj vererek Türkiye hakkında değerlendirmelerde bulunan Mark Esper, Türkiye’nin Baltık ülkeleri ve Polonya’nın savunmasına yönelik NATO planının önünü tıkamaması gerektiğini söyledi.

“TÜRKİYE’NİN TEHDİT ALGISI PAYLAŞILMIYOR”

Esper, Ankara’nın tehdit algısının ittifakın geri kalanı tarafından paylaşılmadığını ve bu tıkanıklığı aşmak için YPG’yi terör örgütü olarak nitelemeyi desteklemeyeceğini belirtti.

Esper, “Ankara’ya mesajım savunma planlarını ilerletmek” dedi ve ekledi: “Bu Türkiye’nin kendine özgü çekinceleri nedeniyle engellenemez… Herkes Türkiye’nin gündemine göre hareket etme konusunda istekli değil. Herkes tehditleri Türkiye’nin gördüğü şekilde görmüyor.”

NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’den yeni S-400 sistemi alım sinyali

Dünya

Özgürlük tırı ABD yollarında: Türkiye’deki mağdurların sesi olacak

ABD’de faaliyet yürüten Advocates of Silenced Turkey, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekmek için yeni bir adım attı. Yaşanan hukuksuzlukları duyurmak amacıyla hazırlanan ‘Özgürlük Tır’ı bir ay süreyle Amerika’nın 10’a yakın eyaletini dolaşacak.

BOLD-Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve uygulanan tenkil sürecini ABD kamuoyunda gündeme getirmek amacıyla daha önce gerçekleştirdiği eylemlerle tanınan Advocates of Silenced Turkey, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü nedeniyle ‘Özgürlük Tır’ adı altında farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Faaliyet kapsamında hazırlanan eylem için, 16 metre uzunluğunda bir tır yaşanan mağduriyetler anlatan görsellerle giydirildi.

Afişlerde Erdoğan Türkiye’sinde 30.000’den fazla kişinin siyasi tutuklu olduğuna, tututluluk sürelerinin tek başına bir cezalandırma yöntemine dönüştüğüne ve dahası onlarca işkence vakası yaşandığına vurgu yapıldı. Kadın ve çocukların bile hapsedildiği ülkede sadece mesleğini yaptığı için özgürlüğünden mahrum edilen gazetecilere de ayrıca değinildi.

New York’tan yola çıkan 16 metre uzunluğundaki tır, tüm gün boyunca Birleşmiş Milletler Merkezi, Times Meydanı ve World Trade Center gibi şehrin en işlek noktalarında dolaşan tır batıdaki eyaletlere doğru yolculuğuna devam edecek.

10 Aralık Salı günü ise İnsan Hakları Günü kapsamında New York City basta olmak üzere Chicago, Kansas City, Oklahoma, Tulsa, Atlanta, Boston ve Philadelphia’da  anma programları gerçekleştirilecek. Eylem Amerika ile de sınırlı kalmayacak. Ayrıca Kanada’nın Ottawa ve Kitchener şehirlerinde de Türkiye’de yaşanan mağduriyetlere yönelik etkinlikler düzenlenecek.

BM’den Hizmet Hareketi mensuplarının iadesini engelleyecek emsal karar

Okumaya devam et

Dünya

Merkel ilk kez ölüm kampı Auschwitz’te…

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ilk kez Nazilerin Polonya’daki ölüm kampı Auschwitz’i ziyaret etti. “Sorumluluk ulusal kimliğimizin parçasıdır” diye konuştu.

BOLD – Almanya Başbakanı Angela Merkel, Auschwitz’i ziyaretinde kampın girişindeki “Arbeit macht frei” (Çalışmak Özgürleştirir) yazısının altında bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ile birlikte kamptakilerin kurtarılışının 75. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törene katılarak bir konuşma yapan Merkel, “Sorumluluk ulusal kimliğimizin parçasıdır” dedi.

KIŞLA OLARAK İNŞA EDİLDİ

Aslında kışla olarak inşa edilmiş olan Auschwitz, Polonya’yı işgal eden Naziler tarafından 1939’dan itibaren kullanılmaya başlandı ve kısa sürede 40 civarında kamptan oluşan dev bir ölüm merkezine dönüştü. 1941 yılında kampa, yakında gaz odaları ve fırınların bulunduğu Birkenau eklendi. Gaz odalarında öldürülenlere açlık ve hastalıktan kırılan yüzbinler eklendi.

Kampta Yahudiler dışında on binlerce Roman, Yahudi olmayan Polonyalı, Sovyet savaş esiri, eşcinsel ve siyasi tutsak da öldürüldü.

Erdoğan NATO toplantısı öncesi neden kriz çıkardı toplantıda neden tüm talepleri kabul etti

Okumaya devam et

Dünya

ABD’li rahip Brunson’dan “Türkiye komplo kurdu” açıklaması

Amerikalı rahip Andrew Brunson, Türkiye’de sahte ve yalana dayalı iddialarla bir “rehin alma diplomasisinin” kurbanı olduğunu, savcılığın belgelerinin her birinin komploya dayandığını söyledi.

BOLD – Eşi Macar olan, hapisten çıktıktan sonra ABD vatandaşlığı yanında başvurduğu Macar vatandaşlığını da alan rahip Andrew Brunson, Türkiye’de kendisini rehin alındığını söyledi.

Andrew Brunson, Türkiye’de “darbe girişimine yardımcı olmak” ve “terör örgütlerine yardım etmek” suçlamasıyla 7 Ekim 2016’da gözaltına alınarak ardından tutuklandı. Hakkında müebbet hapis istenen Brunson, 25 Temmuz 2018’de ev hapsi adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Mahkeme, 12 Ekim 2018’deki karar duruşmasında Brunson’ı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı, hapiste geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak Brunson’ı serbest bıraktı.

Geçen yıl serbest bırakılan Andrew Brunson, Macar haber sitesi Mandiner’e konuştu. 

İDDİALAR TEMELSİZ VE YALANA DAYALIYDI

Türkiye’de geçirdiği 20 yılı anlatan Brunson, “Hakkımdaki iddialar temelsizdi, yalana dayalıydı” dedi.

Serbest bırakılması için ABD’nin Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırımlar uyguladığı Brunson, “Bir NATO ülkesinin bir başka NATO ülkesini cezalandırmasına neden oldum” dedi.

“AMAÇLARIMIZ TABAN TABANA ZIT”

ABD’li rahip, “Hayatımda Gülen hareketinden hiç kimseyle karşılaşmadım, onlarla irtibatım olmadı, hapse atılıncaya kadar…Orada ise beni onlarla aynı hücreye koydular” dedi.

Andrew Brunson kendisinin neden Gülen yapılanması yanlısı olamayacağını da şöyle açıkladı;
“Ben Hristiyanlığı yaymak için hayatımı adadım. Fethullah Gülen teşkilatı ise dünyadaki 170 okuluyla tam tersini yapıyor, İslamı yaygınlaştıramaya çalışıyor. Biz amaçları taban tabana zıt iki ayrı dünyaya mensubuz!”

REHİN ALMA DİPLOMASİSİ

Andrew Brunson, PKK konusunda ise şunları söyledi: “Sanırım bizi PKK ile ilişkilendirmelerinin nedeni, Orta Doğu’da savaştan kaçan mültecilere yardım etmek için çalışmalar yapıyor olmamızdı. İnsani yardım sunduğumuz mülteciler arasında savaştan kaçan Kürtler de vardı”.

Amerikalı rahip sahte ve yalana dayalı iddialarla bir “rehin alma diplomasisinin” kurbanı olduğunu, savcılığın belgelerinin her birinin komploya dayandığını iddia etti.

Savcılık tarafından kendisi hakkında kötü şeyler söylemekle görevlendirilen tanıkların bilhassa mahkemeye getirildiğini söyleyen Brunson, “tüm dava süresince kendisinden itiraf koparılabilmek için” üzerinde muazzam bir baskı olduğunu da ekledi.

HRİSTİYANLARA TOPLUMSAL BASKI UYGULANIYOR

Brunson söyleşide kendisinin Türk hükumeti tarafından propaganda kampanyasının bir parçası haline getirildiğini iddia etti, “Türk hükumeti beni Türk devletinin bir düşmanı olarak göstermek istedi. Bununla Türk halkını hem bana karşı ve hem de Hristiyanlığa karşı kışkırttı” dedi.

1990’lı yıllardan bu yana Türkiye’de bir Hristiyan olarak yaşamanın zorlaştığını söyleyen Brunson, “Evet, isteyen kağıt üzerinde teorik olarak Hristiyanlığı kabul edebilir, ama bunun ardından Hristiyan olanların üzerinde müthiş bir toplumsal baskı uygulanıyor” diye konuştu.

ABD’de “Ermeni Soykırımı” tasarısı 3. kez engellendi: Uygun zaman değil

Okumaya devam et

Popular