Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Graham: Türkiye’ye yaptırım tasarısı gelecek hafta ABD Senatosu’na gelebilir

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Türkiye’ye Suriye’deki operasyonu nedeniyle yaptırımlar uygulanmasını içeren ve 29 Ekim’de Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen tasarının bir benzerini gelecek hafta Senato gündemine almayı planladıklarını söyledi.

BOLD – Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, “Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen yaptırım tasarısı S-400’le ilgili değil, Türkiye’nin Suriye’yi işgaliyle alakalı. Dolayısıyla gelecek hafta Temsilciler Meclisi tasarısının bir benzerini gündeme alacağımızı umuyorum” dedi.

Kongre binasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Graham, bir gazetecinin “Türkiye’ye yaptırımlar getirilmesi neden bu kadar uzun sürüyor? Başkan Trump, Erdoğan’a karşı çok mu hoşgörülü?” sorusuna, “Bence bir şeyler yapma zamanı geldi. Türkiye’ye ve Beyaz Saray’a S-400 meselesini çözmek için zaman tanımaya çalıştım. Ama süreç ileriye değil geriye doğru gidiyor gibi görünüyor. Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen yaptırım tasarısı S-400’le ilgili değil, Türkiye’nin Suriye’yi işgaliyle alakalı. Dolayısıyla gelecek hafta Temsilciler Meclisi tasarısının bir benzerini gündeme alacağımızı umuyorum. Temsilciler Meclisi tasarısını aynen geçirip Başkan’ın imzasına sunmayı tercih ederim çünkü bence iyi bir tasarı. Ancak Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı James Risch’in ne yapacağını göreceğiz” sözleriyle yanıtladı.

Temsilciler Meclisi, Suriye’nin kuzeyindeki operasyonu nedeniyle Türkiye’ye yaptırımlar uygulanmasını içeren bir tasarıyı 29 Ekim’de 16’ya karşı 403 oyla kabul etmişti.

S-400 ALIMINA KARŞI YAPTIRIMLAR

Graham, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın alması nedeniyle de yaptırım uygulanması gerektiği görüşünü yineledi.

Türkiye’nin S-400’leri teslim almasının ardından yaptırım tasarısı hazırlayan Graham ve Demokrat Senatör Chris Van Hollen, dün ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya bir mektup yazarak, “Sabır gösterme zamanı çoktan geçti” diyerek Trump yönetimine Türkiye’ye yaptırımların uygulanması çağrısında bulunmuştu.

ABD’li senatörlerden S-400 alımı nedeniyle Türkiye’ye yaptırım talebi

Dünya

ABD’deki Halkbank davasında Başsavcı Berman’dan dikkat çeken talep!

New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, Halkbank’ın hakkında açılan davaya dahil olmadığı her bir gün için bir milyon dolar para cezasına çarptırılmasını, katılmama konusunda ısrarcı olması halinde para cezasının katlanarak arttırılmasını talep etti.

Türkiye’nin yakından takip ettiği fakat Halkbank’ın katılmadığı ‘Halkbank Davası’nda New York Güney Bölgesi Başsavcısı Geoffrey Berman’dan mahkemeye dikkat çeken bir talep geldi. Başsavcı Berman, Halkbank’ın davaya katılımı reddetmesi halinde önerilen bir milyon dolarlık cezanın her gün iki katına çıkartılarak katlamalı olarak uygulanmasını imzaladığı talep yazısıyla istedi.

Halkbank’ın davaya katılmadığı ilk hafta bu ceza 7 milyon dolara, ikinci haftada 21 milyon dolara ve sekiz hafta sonunda da 1,8 milyar dolara ulaşabilir.

VOA Türkçe’nin haberine göre, New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, mahkemeye bugün yaptığı ekleriyle birlikte yaklaşık 1100 sayfalık başvuruda, Halkbank’ın İran’a yönelik yaptırımların delinmesi konusunda şimdiye kadar sergilediği tutumla yaptırımların delinmesinde odak noktası haline geldiğini belirtti.

Savcılığın mahkemeye sunduğu başvuru dilekçesinde Halkbank’ın eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın suçlu bulunarak hüküm giydiği kaydedildi.

Halkbank’ın İran’a yönelik yaptırımların delinmesi konusunda öncü bir rol üstlendiğini kaydeden savcılık, bankanın Amerika Maliye Bakanlığı’na da yalan söylediği kaydedildi.

Savcılık, Halkbank’ın İran’ın ABD’nin ekonomik yaptırımlarından kurtulmasına yardımcı olduğunu kaydetti. Savcılık, bankanın yaptırımların uygulandığı bu ülkeye yaklaşık 20 milyar dolarlık bir girdinin sağlanmasına aracılık ettiğini belirtti. Halkbank’ın 15 Ekim tarihinde itibaren aleyhlerine açılan davayı kasten görmediği ve adaletten kaçtığı belirtilerek, Halkbank’ın hakkındaki davayı kabul etmeyip adaletten kaçtığı her gün için katlamalı olarak cezalandırılması gerektiğini kaydedildi.

Bir sonraki duruşmanın tarihi 25 Şubat olarak açıklandı.

Davutoğlu’nun kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’na kayyum atandı

Okumaya devam et

Dünya

İklim değişikliğini tetikleyen gaz seviyesinde ürküten yükseliş

Dünyanın ısısının yükselmesinde etkili sera gazlarından hidroflorokarbon seviyesi önlemlere rağmen rekor seviyede yükseldi. Hidroflorokarbonu en çok yayan ülkeler Çin ve Hindistan.

BOLD En tehlikeli sera gazlarından hidroflorokarbon (HFC-23) salımına sınırlamalar getirilmesine rağmen rekor seviyede yükseldi. Bilim insanları, bir ton hidroflorokarbon emisyonunun, 12 bin ton karbon salımına eşit olduğunu açıkladı.

ÇİN VE HİNDİSTAN TAMAMEN  DURDU DEMİŞTİ

Zehirli gazın önemli ölçüde kaynağı konumundaki Çin ve Hindistan 2017’de, naylon, havalandırma ve buzdolabı fabrikalarına takılan filtreler aracılığıyla salınımın tamamen durdurulduğunu açıklamıştı.

Bilim insanları geçen iki yıllık sürede, hidroflorokarbon miktarında yüzde 90 oranında bir düşüş bekliyordu.

Ancak yapılan son araştırma, seviyelerde düşüş yerine şoke edici miktarda bir yükseliş tespit etti.

AÇIKLANDIĞI KADAR TUTULMADIĞI KESİN

Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, elde edilen sonuçların beklenenin tam aksi olduğunu, problemin bulmacaya dönüştüğünü belirtti.

Araştırmada yer alan Kieran Stanley, “Çin’in, HFC-23 gazının azaltılmasında, açıklandığı kadar başarılı olmadığı akla en yatkın çıkarım” değerlendirmesini yaptı.

Stanley, Hindistan’ın açıkladığı kesinti programını başarılı ile uygulayıp uygulamadığını anlamak için de hesaplamaların yapılması gerektiğini savundu.

FİLTRELEME BAŞARILI OLURSA RAHATLAMA OLACAK

Bilim insanları, hidroflorokarbon emisyonunda açıklandığı gibi bir filtreleme başarılmış olsa, 2015 – 2017 arasında İspanya büyüklüğünde bir ülkenin ürettiğine denk, karbon salımının engellenebileceğini hesaplıyor.

Hidroflorokarbonlar, dünyanın ısısının yükselmesinde etkili olan sera gazları arasında başlarda gösteriliyor.

Meksika’da son 20 yılın cinayet rekoru kırıldı: Bir yılda 35 bine yakın kişi öldürüldü

Okumaya devam et

Dünya

Meksika’da son 20 yılın cinayet rekoru kırıldı: Bir yılda 35 bine yakın kişi öldürüldü

Meksika’da işlenen cinayet sayısı 2019 yılında 34 bin 582’ye çıkarak yeni bir rekor kırdı.

BOLD – 2019’da Meksika’da işlenen cinayetlerin sayısı son 20 yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Resmi verilere göre, 130 milyon nüfuslu ülkede geçen yıl toplam 34 bin 582 kişi öldürüldü. 2018’de işlenen cinayet sayısı 33 bin 743 olmuştu.

Aslında Meksika’da cinayet sayısı son beş yıldır sürekli artış gösteriyor ve son yılların cinayet artış oranlarına bakıldığında 2019’da artış eğiliminde bir azalma dahi görülüyor. 2019’da cinayetlerin artış oranı yüzde 2,5 oldu. Bu oran, önceki yıllarda yüzde 17 ve 28 olmuştu.

Cinayetlerin büyük çoğunluğu uyuşturucu kartellerinin faaliyetleri ve aralarındaki mücadele ile bağlantılı.

CUMHURBAŞKANI BAŞARISIZLIĞINI KABUL ETTİ

Devlet başkanlığı görevinde bir yılını dolduran Andres Manuel Lopez Obrador’un seçim kampanyasındaki baş vaatlerinden biri, ülkedeki şiddet olaylarını azaltmaktı.

Obrador, yeni rakamları açıklarken hükumetinin şiddet olaylarını azaltmada başarılı olamadığını kabul etti.

ŞİDDETLE MÜCADELE

Meksika 2006 yılından beri uyuşturucu çeteleri ile mücadeleyi polis yerine askeri güçlerle yürütüyor. Fakat o tarihten beri yakalanan ya da öldürülen üst düzey çete liderlerine rağmen uyuşturucu ticaretini ya da çetelerin birbirleri arasındaki çatışmaları azaltmakta başarılı olamadı.

Obrador, ülkedeki şiddet olaylarını azaltmak üzere, uyuşturucu kartelleriyle askeri yöntemlerle mücadele etmeye öncelik veren eski hükumetlerden farklı bir strateji izleyeceğini açıklamış, ordu, donanma ve polis memurlarından oluşan bir Ulusal Muhafız Birliği kurmuştu.

Buna ek olarak gençlere yönelik eğitim ve istihdam programları, uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele stratejileri oluşturuldu.

ABD’ye gitmek isteyen 3 bin Orta Amerikalı Meksika’ya girmeye çalıştı

Okumaya devam et

Popular