Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Londra’daki dörtlü Suriye zirvesinden sivillere saldırıların sonlandırılması kararı

İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan Dörtlü Suriye Zirvesinde liderlerin, mültecilerin güvenli ve gönüllü bir şekilde geri dönüşlerinin koşullarını oluşturmak için çalışacaklarını ve terörün her türlüsüne karşı mücadelenin devam etmesi gerektiğini belirttikleri bildirildi.

BOLD – İngiltere Başbakanlık Ofisi’nde AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın katılımıyla Dörtlü Suriye Zirvesi gerçekleştirildi.

İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara’da gerçekleştirilen zirve sonrası görüşmeye ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı.

MACRON: HER KONUDA ANLAŞAMADIK

İngiltere, Fransa, Almanya ve Türkiye arasındaki dörtlü zirvenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a “Erdoğan ile uzlaşmadığınız noktalarda ortak bir görüşe vardınız mı?” diye soruldu.

Macron, “Suriye, Suriye’nin doğusu ve Libya’yı ele aldık. Her konuda uzlaşma sağlanamadı ama üç noktada çok net bir şekilde uzlaştık” dedi.

YPG konusundaki uzlaşmazlığın sorulması üzerine de Mcron, “YPG’yi de konuştuk. Bu noktada görüş ayrılıklarımız var ve hala ilerleme gerekiyor. PKK konusunda hiçbir çelişkimiz yok. Fransa PKK’yı terörist olarak görüyor ve kınıyor. Ama açık ki, bazı politik gruplar, tümüyle terörist olarak tanımlanamaz. Bu düğümü çözmek gerekir. Bugün bu konudaki anlaşmazlığı kaldıramadık. Türk topraklarının güvenliği konusundaki endişeleri paylaşıyoruz elbette. Ama aradaki farkı koymak lazım, IŞİD’e karşı savaşanın kim olduğunun bilinmesi lazım” diye konuştu.

4 ÜLKE LİDERİ ŞUBAT’TA TEKRAR BULUŞACAK

Londra’daki dörtlü zirve sonrasında açıklama yapan Merkel, Suriye ve Libya konularını ele aldıklarını söyledi. Merkel zirveye ilişkin “İyi, anlamlı bir buluşmaydı ama ancak uzun bir tartışma sürecinin başlangıcı olabilir. Bu bakımdan zaman bir sınırlıydı” ifadelerini kullandı.

Merkel dört ülke liderinin şubat ayında tekrar bir araya geleceğini söyledi.

ERDOĞAN: ZİRVE GAYET İYİ GEÇTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da zirve sonrasında bir gazetecinin görüşmeye ilişkin sorusu üzerine zirvenin “gayet iyi geçtiğini” söyledi.

ZİRVE SONRASI RESMİ AÇIKLAMA

İngiltere Başbakanlık Ofisi’nden zirve sonrası görüşmeye ilişkin yapılan yazılı açıklamaya göre, liderler, görüşmede ülkeleri arasındaki geniş stratejik, ekonomik ve savunma ortaklıklarını ele alırken, bu ilişkilerin NATO üzerinden de olmak üzere daha da derinleştirilmesinin önemini kabul etti.

Liderler, Suriye’de sınır ötesi de dahil olmak üzere insani erişimin sağlanması ve Suriye’nin kuzeydoğusuna yardımların ulaştırılmasının temelini Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yapılacak bir ihtiyaç değerlendirmesinin oluşturması gerektiği konusunda mutabık kaldı.

Mültecilerin güvenli, gönüllü ve sürdürülebilir bir şekilde geri dönüşlerinin koşullarını oluşturmak için çalışacaklarını ve terörün her türlüsüne karşı mücadelenin devam etmesi gerektiğini söyleyen liderler ayrıca, İdlib dahil Suriye’deki sivillere yönelik tüm saldırıların durdurulması gerektiği konusunda anlaştı.

Anayasa Komitesi sürecine desteklerini yineleyen liderler, Suriye’de acil bir ateşkesin sağlanması ve ülkede siyasi çözüme ulaşılması çağrısı yapılan 2254 No’lu BM kararının önemine vurgu yaptı.

Dörtlü Zirve’ye katılan liderler, Libya’da siyasi sürecin ilerletilmesi konusundaki desteklerini de yineleyerek, bu formattaki toplantıların yapılması gerektiği konusunda anlaştı.

Macron, Türkiye ve NATO hakkında “söylediklerimin arkasındayım”

Dünya

AB liderleri harekete geçti: Aşı pasaportu nedir, kimler destekliyor, endişeler neler?

AB Liderler Zirvesinin ilk günü sona erdi. En tartışmalı gündem maddesi olan aşı pasaportu konusunda henüz detaylı bir karara varılamasa da hazırlık adımlarının atılması kararlaştırıldı.

BOLD – AB liderleri, aşı pasaportu için 3 ay sürecek teknik ve siyasi düzeyde görüşmeler yapılması konusunda anlaştı. Bunun için gelecek üç ay boyunca teknik ve politik açıdan konunun netleştirilmesi adına Brüksel’deki daimi temsilciler birlikte çalışacak. Bu şekilde aşı sertifikalarının yaz aylarında devreye girmesi söz konusu olabilecek.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel

HASSAS KİŞİSEL BİLGİLER OLMAYACAK

Zirve sonrası konuşan Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen aşı pasaportlarının hayata geçmesi halinde bu sertifikalarda asgari gerekli verinin bulunacağını, hassas kişisel bilgilerin ise sadece o kişinin vatandaşı olduğu ülkede tutulacağını kaydetti.

Buna göre sertifikalarda öncelikle hangi aşının vurulduğu, kaç doz yapıldığı ve kişinin bağışıklık seviyesini belirten bir kategori yer alacak. Örneğin kişinin hali hazırda hastalanıp hastalanmamış olduğu, en son testini ne zaman yaptırmış olduğu gibi bilgiler de bulunacak.

Ursula von der Leyen, “Önemli olan ortaya çıkacak olan sistemin bir Avrupa sistemi olması ve uluslararası bir standart ile iş görmesidir. Google ve Apple gibi oyuncuların bu konuda oluşan vakumu görüp Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte çalışmak için girişimlerde bulunduğunu görüyoruz. Ancak bunlar son derece hassas kişisel veriler.” dedi.

MART ZİRVESİNDE YENİDEN ELE ALINACAK

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel de, “Üye ülkeler AB daimi temsilcilerini konu üzerinde gerekli çalışmaları yapmaları için görevlendirdi. Mart zirvesine kadar bu alanda önemli bir ilerleme sağlamış olacağımızı tahmin ediyorum” dedi.

Almanya Başbakanı Angele Merkel

Almanya Başbakanı Angela Merkel de gelecek üç ay içinde AB nezdinde geçerli, ortak, dijital aşı pasaportu geliştirilmesini beklediğini söyledi. Aşı pasaportunun şu anda az sayıda kişi aşılandığı için seyahat serbestisi bakımından bir rol oynamayacağını söyleyen Merkel ancak buna hazırlanmak gerektiğini belirtti.

Pasaportun aşılananlara kimi avantajlar sağlayabileceğini söyleyen Merkel, pasaportun seyahat serbestisi konusunda tek başına belirleyici olamayabileceğini ifade etti.

AŞI PASAPORTU NEDİR?

Aşı pasaportu, Kovid-19 salgını döneminde ülkeler arası seyahat kısıtlamaları ve salgın tedbirleri sonrası seyahat ve diğer hizmetlere ulaşımın kolaylaştırılması için gündeme geldi.

Avrupa Birliği, uluslararası seyahatlerde aşı pasaportunu isterken, Dünya Sağlık Örgütü, bu uygulamayla ilgili soru işaretleri olduğunu duyurdu.

Aşı pasaportu, restoran, sinema, bar gibi alanlara girişte ve uçaklara erişimde Kovid-19 aşısı olduğunuzu ispatlamak için istenebilecek.

‘Pasaportların’ insanları aşılanmış ve aşılanmamış olmak üzere iki sınıfa ayıracağı için özellikle aşılara erişimin hala çok zor olduğu birçok ülkede haksızlıklara neden olabileceği uyarısı yapılıyor.

AB ÜLKELERİ AŞI PASAPORTU İÇİN NE DİYOR?

Ekonomilerinde turizmin büyük yer tuttuğu ve pandemi nedeniyle turizm sektörleri büyük yara alan Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkeler, AB çapında aşı pasaportlarının savunucuları arasında yer alıyor.

İzlanda, Ocak ayında dijital pasaportları dağıtmaya başladı. Danimarka, iş seyahatinde olanlar için basit bir koronavirüs pasaportunun şubat ayı sonuna kadar hizmete gireceğini duyurdu. İsveç de yaza kadar aşı pasaportu çıkaracak. Yunanistan da geçtiğimiz günlerde dijital aşı sertifikası vermeye başladı.

İspanya turizm sektörünün iyileşmesine yardımcı olmak için vatandaşlarına bir aşı pasaportu üzerinde çalışıyor.

Estonya, geçen ay başlatılan bir pilot programla ‘akıllı sarı kart’ olarak bilinen bir e-aşı sertifikası oluşturmak için Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte çalıştı.

Macaristan, ikinci doz aşısını yaptıran vatandaşlarına, ülkedeki bazı kısıtlamalardan muaf tutacak bir aşı pasaportu çıkaracağını duyurdu.

Polonya aşı pasaportu için planları olmadığını söylese de aşılanmış vatandaşların ülkeye girerken karantinayı atlamasına izin veren bir QR kodu uygulama sistemi kullanıyor.

AŞI PASAPORTU İLE İLGİLİ SORU İŞARETLERİ

Bazı ülkeler, aşı pasaportlarının, hamile kadınlar ve bağışıklık sorunları veya alerjik reaksiyonları olan kişiler gibi aşı olamayanlara karşı ayrımcılık yapan bir sisteme neden olabileceğini ifade ediyor.

AB’nin en büyük nüfusa ve ekonomiye sahip olan iki ülkesi Almanya ve Fransa, aşı olan bir kişinin hastalıktan korunmasına rağmen virüsü bulaştırıp bulaştıramayacağı konusunda yeterli veri olmadığını ve bu yüzden henüz böyle bir karar almanın doğru olmayacağını düşünüyor.

Berlin ve Paris ayrıca aşı pasaportlarının belirli vatandaş sınıfları için ayrıcalıklı muamele anlamına geleceğini dile getiriyor. Almanya’nın etik konseyi, aşılananlara hiçbir özel koşul tanınmamasını tavsiye etti ve aşılanmış kişilerin virüsü hala yayıp yayamayacağına dair kanıt eksikliğine işaret etti.

Öte yandan aşı olan bir azınlık serbestçe seyahat edebilirken aşılamada öncelikli olmayan gençlerin uluslararası seyahatinin kısıtlanmasının da ayrımcılık olacağını düşünenler de var.

Tedbirlerle ilgili gizlilik endişeleri de var. Geçtiğimiz aralık ayında, İngiltere’de Exeter Üniversitesi, dijital sağlık pasaportlarının veri gizliliği ve insan hakları üzerindeki etkisine ilişkin endişeleri dile getiren bir rapor yayınladı.

İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya’daki gibi varyantların dolaşımının artmasıyla aşıların etkisinin azalacağı ve insanların yenilenmiş bir doz aşıya daha ihtiyaç duyacağına dair endişeler de bu fikrin önündeki bir diğer engel.

Uluslararası seyahatlerde ‘dijital seyahat kartı’ zorunluluğu

Okumaya devam et

Dünya

Suriye’de sular ısınıyor: ABD İran destekli milisleri, Rusya IŞİD’i vurdu

ABD’de göreve gelen Joe Biden yönetiminin Suriye’de ilk sahaya yansıması görüldü. Pentagon, Suriye’de İran destekli milislere hava saldırısı düzenledi. Bu arada Rusya’da bu hafta IŞİD hedeflerine hava saldırıları düzenledi.

BOLD – ABD Suriye’de İran destekli milislere hava saldırısı düzenledi. Pentagon sözcüsü John Kirby saldırıyla ilgili, “ABD Başkanı Biden’ın emriyle ordu, Suriye’nin doğusunda İran destekli milislerin kullanmakta olduğu altyapıyı hedef aldı” ifadelerini kullandı.

Kirby, saldırının niçin gerçekleştirildiğine ilişkin ise, “Bu saldırı son dönemde Irak’ta Amerikan ve Koalisyon güçlerine yapılan saldırılara misilleme olarak düzenlendi” diye konuştu.

IŞİD’LE MÜCADELENNİ YENİDEN CANLANMASI BEKLENİYOR

Eski Başkan Donald Trump döneminde IŞİD’in yenilgiye uğratıldığının açıklanmasının ardından ABD, Suriye’deki güçlerini ülkenin doğusuna çekmiş ve petrol bölgelerinin korunmasına odaklanmıştı.

ABD’deki Joe Biden yönetimin Suriye’de özellikle IŞİD’le mücadelede yeniden daha aktif bir politika uygulanması bekleniyor. Bu kapsamda, YPG’ye ve YPG ile bağlantılı Suriye Demokratik Güçleri’ne ABD’nin desteğinin artacağı ifade ediliyor.

Bugüne kadar Suriye’deki İran destekli gruplara karşı çok fazla saldırı düzenlemeyen ABD’nin bu grupları hedef alması da Washington’un politikasının değişeceğinin göstergelerinden birisi.

SOHR: 17 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Cuma gecesi Irak sınırında gerçekleştirilen hava saldırılarında İran yanlısı Haşdi Şabi milislerine mensup en az 17 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

İran yanlısı milislere yönelik düzenlenen hava saldırısı Biden’ın beş hafta önce göreve başlamasından bu yana ABD Ordusu’nun Ortadoğu’daki ilk harekatı oldu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, saldırılar sonucunda Irak’tan Bukamal şehrinin güneyindeki gayri resmi bir Suriye sınır karakoluna gelen üç mühimmat kamyonunun imha edildiği bilgisini paylaştı.

Pentagon sözcüsü John Kirby, saldırının Suriye sınır karakolunun altyapısını hedef aldığını ve bölgedeki çeşitli tesislerin imha edildiğini belirti.

Kirby, söz konusu tesislerin aralarında Kataib Hizbullah’ın bulunduğu Haşdi Şabi’ye ait yapılanmalar tarafından kullanıldığını savundu.

“AÇIK BİR MESAJ”

Kirby, askeri operasyonlarla Biden’ın Ortadoğu’daki ABD birliklerini ve müttefiklerini korumak için harekete geçeceği konusunda ‘açık bir mesaj’ gönderdiğini vurgulayarak, saldırıları orantılı olarak nitelendirdi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise hava saldırıları hakkında Pentagon’un doğru hedefi seçtiğinden emin olduğunu belirterek, son zamanlardaki roket saldırılarından sorumlu olan milislerin vurulduğunu belirtti.

IRAK’TA AMERİKAN HEDEFLERİNE YÖNELİK SALDIRILAR

ABD’nin Irak’taki pozisyonlarına, uzun bir aradan sonra roketli saldırılar düzenlenmişti. Son üç saldırıda can kayıpları da meydana gelmişti.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’deki havalimanında bulunan ABD üssüne 15 Şubat’ta düzenlenen roketli saldırıda bir sivil askeri personel hayatını kaybetmiş, bir ABD’li asker ve 5 Iraklı personel yaralanmıştı. Havalimanı çevresinde roketlerin isabet ettiği yerleşim yerlerinde de yaralanan siviller olmuştu. O saldırıdan günler sonra da ABD askerlerinin Bağdat’taki bir üssü hedef alınmıştı.

ABD Hükumeti saldırıdan Kataib Hizbullah’ı sorumlu tutuyor. Ancak, Kataib Hizbullah saldırıları üstlenmemişti.

NEDEN SURİYE’DEKİ HEDEFLER SEÇİLDİ?

Reuters ajansı ABD’nin hava saldırısını Suriye ile sınırlı tutup Irak’ta bir saldırı düzenlememesinin, bu saldırılara dair bir soruşturma yürüten Irak hükümetini zor duruma düşürmeme amacını taşıdığını aktardı.

Reuters’a konuşan adını açıklamak istemeyen bir ABD yetkilisi, bu şekilde verilen bir yanıt ile bir yandan milisleri cezalandırırken bir yandan da bölgedeki gerilimi daha fazla artırmamasının gözetildiğini söyledi.

RUSYA’DA SURİYE’DE HAVA SALDIRISI DÜZENLEDİ

Bu hafta Suriye’de hava saldırısı düzenlendiğini açıklayan tek ülke ABD olmadı.

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Rusya’nın bu hafta Suriye’deki IŞİD hedeflerine onlarca hava saldırısı düzenlediğini aktardı.

Saldırıların Humus ile Deyr ez Zor arasındaki yolun güvenliğini sağlamak için operasyon başlatan Suriye ordusuna destek olmak amacıyla yapıldığı belirtiliyor.

Gözlemevine göre Salı ve Çarşamba günleri düzenlenen saldırılarda en az 10 IŞİD militanı öldürüldü.

Birleşmiş Milletler, IŞİD’in bölgesel hakimiyetini kaybetmesine rağmen Irak ve Suriye’de 10 bin aktif militanı olduğunu tahmin ediyor.

Tayyip Erdoğan’ın ABD’den beklediği telefon hala gelmedi

Okumaya devam et

Dünya

Tayyip Erdoğan’ın ABD’den beklediği telefon hala gelmedi

20 Ocak’ta ABD başkanlığını devralan ve arayıp görüşmediği devlet başkanı kalmayan ABD Başkanı Joe Biden, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı görmezden geliyor. Göreve başlamasının üzerinden yaklaşık 40 gün geçen Biden, önceki başkanların aksine Erdoğan’ı hala aramadı.    

BOLD – ABD Başkanlığı’na başlayan Joe Biden, kendisinin seçilmesinin ardından geç tebrik eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görüşme talebine cevap vermiyor. Biden bu süreçte birçok devlet başkanı ile görüşürken, Erdoğan ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Libya’da Başkanlık Konseyi Başkanlığına seçilen Muhammed el Menfi, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall gibi liderlerle görüştü.

İLK KANADA BAŞBAKANI’NI ARADI

Liderlerle görüşen Biden’ın neredeyse aramadığı tek lider Erdoğan oldu. Biden 20 Ocak görevine başlamasının ardından ilk görüştüğü kişiler Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Meksika Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador oldu. Biden 24 Ocak’ta ise İngiltere Başbakanı Johnson’la görüştü. Johnson, Biden’ı göreve başlaması dolayısıyla tebrik ederken, iki ülke arasındaki “yakın ittifakı derinleştirmeyi” istediğini dile getirdi.

MACRON’A “EN ESKİ MÜTTEFİK” VURGUSU

Ülke liderlerini aramayı sürdüren Biden’in ilk aradığı liderler arasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’i arayarak görüştü. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde “en eski müttefiki” Fransa ile ikili bağların güçlendirilmesi vurgusu yapan Biden, ABD’nin NATO ve Avrupa Birliği de dahil transatlantik ilişkilerini geliştirme konusundaki sözünü yineledi. Markel ile yapılan görüşmede ise Kovid-19 pandemisinin ancak yakın iş birliği yoluyla üstesinden gelinebileceğinde mutabık kalındı. Görüşmede Afganistan ve İran gibi dış politik konuların yanı sıra ticaret ve iklim politikaları da ele alındı.

PUTİN’LE GÖRÜŞME İLK HAFTA GERÇEKLEŞTİ

26 Ocak’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüşen Biden, görüşmede yeni START anlaşması, Solarwinds siber saldırısı, Ukrayna, Afganistan ve Rus muhalif lider Alexey Navany gibi konuları gündeme getirdi. 28 Ocak’ta Japonya Başbakanı Yoshihide Suga ile görüşen Biden, ülkelerinin ittifakını daha da güçlendirmek ve özgür, açık bir Hint-Pasifik hedefi için iş birliği içinde çalışma konusunda mutabık kaldı. 4 Şubat’ta ABD Başkanı Joe Biden ve Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, Kuzey Kore konusunda ortak strateji izleme konusunda anlaşıldığı açıklandı.

ÇİN LİDERİNE UYGURLAR’I SORDU

ABD Başkanı Biden, görüştüğü Çin lideri Şi Jinping’e Çin’in Sincan eyaletindeki insan hakları ihlalleri ve “zorlayıcı ve adil olmayan ekonomik uygulamalarından” endişe duyduğunu dile getirdi. Biden’in görüştüğü liderler arasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Irak Başbakanı Mustafa Kazımi de yer aldı.

ÇAVUŞOĞLU’NA “S-400’LERİ KULLANMAYIN” ÇAĞRISI

ABD yönetimi ile ilk resmi görüşme dışişleri bakanları arasında oldu. 15 Şubat’ta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’le görüştü. Bu, ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle Türkiye’nin bakanlar düzeyinde ilk teması oldu. İkili ilişkilerin ele alındığı görüşmede Çavuşoğlu, Blinken’ı yeni görevi münasebetiyle tebrik etti. Blinken’ın Türkiye’yi, ‘Rus S-400 sistemlerini kullanmamaya’ çağırdı.

ERDOĞAN KİMLERLE GÖRÜŞTÜ?

Biden’in görüşmediği bu süre zarfında Erdoğan Rusya Lideri Putin, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Gagavuz Özerk Yeri Başkanı Irina Vlah, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Libya’da Başkanlık Konseyi Başkanlığına seçilen Muhammed el Menfi ve Başbakanlığa seçilen Abdulhamit Dubeybe, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo ve Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall ile görüştü.

BİR ZAMAN ABD BAŞKANLARININ EN YAKIN ARKADAŞIYDI

Biden öncesinde ABD başkanlığı yapan Donald Trump Erdoğan’la görüşmesini şubat ayının ilk haftasında yaparken, görüşme 45 dakika sürmüştü. Obama ile görüşmeler ise ilk 3 haftada gerçekleşmişti. ABD başkanlığına ikinci kez seçilen Obama, Time dergisi için Fareed Zakaria’ya verdiği röportajda uluslararası alanda en iyi arkadaşları arasında o dönem Başbakan olan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ı da sıralamıştı.

Tutuklu gazeteci Mehmet Baransu’ya büyük destek

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0